TİGEM'in ıslah çalışmaları yerli küçükbaşta verimi artırdı

KONYA(AA) – Hayvancılık alanında koyunculuk faaliyetlerinin başı çektiği Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Gözlü Tarım İşletmesinde, 30 bin küçükbaş ile üretim ve ıslah çalışmaları yürütülüyor.

Yaklaşık 300 bin dekarlık arazisiyle Türkiye’nin üçüncü büyük işletmesi olan Gözlü’de, 130 bin dekar mera ve 70 bin dekar anız alanında yürütülen koyunculuk faaliyetleriyle bahar dönemine kadar hayvan sayısının 55 bine çıkarılması hedefleniyor.

İşletmede, yerli küçükbaş ırkların ıslah çalışmalarındaki başarıya dikkati çekmek için 500 küçükbaş hayvan ile yapılan yemlemeyle ay yıldız figürü oluşturuldu.

Gözlü Tarım İşletmesi Müdürü Yüksel Akçay, AA muhabirine, işletmede 18 bin ana, 12 bin anayı takviye dişi toklu ve koç, 10 bin baş besilik kuzu olmak üzere 40 binin üzerinde küçükbaş hayvan olduğunu söyledi.

“Elit sürülerimizde yüzde 70’lere varan ikiz kuzulama oranını yakaladık”

Yürüttükleri ıslah çalışmalarıyla yerli ırkların verimliliğinin istikrarlı şekilde arttığını kaydeden Akçay, şöyle konuştu:

“Akkaraman, İç Anadolu Bölgesi’nin özellikle kurak ve kıraç şartlarına dayanıklı bir ırk. Her türlü hastalığa dayanıklı, süt ve döl verimi yüksek olduğunu buradaki çalışmalarda bariz şekilde tespit ettik. Islah çalışmalarımızla elit sürülerimizde yüzde 70’lere varan ikiz kuzulama oranını yakaladık. Bunun dışında Akkaraman ve Bafra ırkını melezleme yaparak bölgeye has, verimliliği daha yüksek, hastalıklara ve bölgeye daha dayanıklı yeni bir ırk ortaya çıkardık. ‘Gözlü’ tipi dediğimiz bu melez ırkın özelliklerini daha da yükseltmek amacıyla çalışmalarımız devam ediyor.”

“Ülke çiftçisine gen transferi yapıyoruz”

En önemli misyonlarının milli tarım ve hayvancılık hareketine katkı sunmak olduğuna dikkati çeken Akçay, “Özellikle Akkaraman ırkında ikizlik doğum oranını ve süt verimini artırmak amacıyla ikiz annelerin, ikiz dişi yavrularını ve erkek yavrularını damızlık bırakıyoruz. Bu şekilde ülkeye daha verimli, hastalıklara, kıraç ve kurak şartlara daha dayanıklı ırklar yetiştirerek ülke çiftçisine gen transferi yapıyoruz.” diye konuştu.

Akçay, şöyle devam etti:

“Yerli hayvanlarımızla sabırlı ve titiz çalışma yapıldığı takdirde istenilen verimlerin elde edilebildiğini işletmemizde yürüttüğümüz çalışmalarla gördük. Özellikle Akkaraman’da bunu çok bariz şekilde gördük. Hem yerli ırkların ıslahındaki başarıya dikkati çekmek hem de koyunculuğumuzla ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla farklı bir yemleme faaliyeti yapmak istedik. Bundan dolayı 500 küçükbaş hayvanımızı ay yıldız figürü oluşturacak şekilde yemledik. Güzel bir görüntü oluştu.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA(AA) – Bursa’daki Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Karacabey Tarım İşletmesinde yetiştirilen şampiyon adayı safkan Arap atları, açık artırmayla satılıyor.

“Osmanlı payitahtı” Bursa’da 7 asır önce sarayın ve ordunun at ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Çiftlikat-ı Hümayun, 1926’dan sonra Karacabey Harası ve 1984’ten bu yana ise TİGEM Karacabey İşletmesi adıyla faaliyetini sürdürüyor.

Karacabey ile Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında yaklaşık 87 bin 500 dekar alanda bulunan tesiste, geçen yıl 90 tay açık artırmayla satılarak 7 milyon 300 bin lira gelir elde edildi. En yüksek bedelli satış geliri ise 560 bin lira ile 2 yaşındaki “Hasanım” isimli taydan sağlandı.

Bu yıl “elit” ve “koşu tayı” olmak üzere iki kategoride yapılacak satışlar için ilk açık artırma 27 Temmuz’da düzenlenecek. Yıl boyunca tesisteki satışlarda 103 tay görücüye çıkacak.

Taylar, özel ilgiyle adeta bebek gibi yetiştirilip, 1-2 yaşına geldiklerinde açık artırmayla satışa çıkarılıyor.

1932’den itibaren Arap atları yetiştirilen işletme, at yarışı sektörüne milyonlarca liralık değer katıyor.

“Gözümüz gibi bakıyoruz”

İşletmenin Atçılık Şefi Veteriner Hekim Ali Yağlıcı, AA muhabirine, işletmede yıllık ortalama 600 baş at bulunduğunu söyledi.

Yılda 130-135 tayın dünyaya geldiğinde belirten Yağlıcı, bunların büyük çoğunluğunu açık artırmayla sattıklarını dile getirdi.

Tay doğumlarının ocak ayında olduğunu anlatan Yağlıcı, “İlk ay anne sütüyle besleniyorlar. 6 aylık olana kadar annesinden ayrılmıyor. Dişi ve erkek taylar daha sonra farklı tavlalara ayrılıyor. 1 yaşına gelene kadar bakıyoruz. Daha sonra oluşturulan komisyonla koşu tayları olarak sınıflandırılıyorlar.” dedi.

Yağlıcı, son aşamada tayların 1-2 yaşlarında satışa sunulduğu ifade etti.

Satılan taylar 3 yaşına geldiğinde hipodromlarda koşmaya başlayınca ve yarış kazandıklarında çok heyecanlandıklarını vurgulayan Yağlıcı, şöyle konuştu:

“Atlarımızın tamamı bizim için çok kıymetli. Gözümüz gibi bakıyoruz. Hepsi bizim için birer şampiyon adayı. Elimizde camia tarafından kabul görmüş çok kıymetli soydan gelen aygırların yavruları var. ‘Baba Mevlüt’, ‘Özhaber’, ‘Sonalp’ ve ‘Berksoy’ bunlardan dikkat çekenleri. Her tayımıza biz şampiyon adayı olarak bakıyor, ona göre bakımlarını ve tüm ihtiyaçlarını eksiksiz, titizlikle yerine getiriyoruz.”

ŞANLIURFA(AA) – Dünyada az sayıda bölgede nesillerini sürdürmeye çalışan ceylanların Türkiye’de en çok bulunduğu kentler arasında Şanlıurfa yer alıyor.

Üzerine türküler yakılan ve Ceylanpınar ilçesine adını veren ceylanlar, doğal ortamlarının bozulması ve neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalması nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ilçedeki işletmede 1977 yılında koruma altına alındı.

Koruma altına alındığında 23 ceylanın bulunduğu işletmede, ürkek ve narin bir yapıya sahip olan “gazella subgutturosa” türü ceylanlar için 850 dekar doğal yetiştirme alanı oluşturuldu. Yıllar içinde sayıları 668’e ulaşan ceylanların bu yıl doğumların tamamlanmasıyla bine yaklaşması öngörülüyor.

“Yavrular hepimizi heyecanlandırıyor”

TİGEM Ceylanpınar Küçükbaş Hayvancılık Şube Şefi Gökhan Tükenmez, AA muhabirine, 1950’li yıllarda Gaziantep’ten Mardin’e kadar uzanan sahada yaşam süren ancak kaçak avcılık nedeniyle sayıları azalan ceylanların korunmaya alındığını söyledi.

İlçeyle özdeşleşen ceylanların bakımlarının büyük bir titizlikle gerçekleştiğini anlatan Tükenmez, “İşletmemizde 368 tane erkek, 300 tane dişi olmak üzere toplam da 668 tane ceylanımız bulunmakta. Şu an doğum sezonunun ortasındayız. Bu yıl için yaklaşık 300 yavru beklemekteyiz.” dedi.

Tükenmez, doğumların devam ettiğini ve yavruların kendileri için çok kıymetli olduğunu belirterek, “Ceylanları doğum sezonunda 3 vardiya olarak takip ediyoruz, yavrular hepimizi heyecanlandırıyor ve sevinç yaratıyor. İşçiden tutun da müdürümüze kadar şu an herkes büyük bir heyecanla ceylan doğumlarını takip ediyor.” ifadelerini kullandı.

Ceylanların meralardaki otlardan beslendiğini aktaran Tükenmez, bunun yanı sıra ceylanlara yonca ve buğday da verdiklerini sözlerine ekledi.