TİKA’dan Karadağ'daki çiftçilere tarımsal destek

ANKARA (AA) – Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Balkanlar’da başlattığı nitelikli iş gücünü artırma, ülke genelinde tarım projelerinin geliştirilmesi, gıdaya erişim ve işsizliğin azaltılması kapsamındaki Tarımsal Kalkınma Programlarının alt bileşeni "Ahududu Yetiştiriciliği Projesi"yle Karadağlı çiftçilere destekte bulunuyor.

TİKA'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sancak bölgesindeki Plyevlya, Biyelo Polye, Petnitsa ve Plav şehirlerinde başlatılan Ahududu Yetiştiriciliği Projesi, bölgedeki tarımsal verimi artırıyor.

Genç nüfusun kendi köyünde iş kurabilmesine olanak sağlamayı amaçlayan projeyle Karadağ çiftçisine 33 bin adet fidan dağıtımı yapan TİKA, bu fidanlarla 4 bin metrekarelik alanda ahududu bahçeleri tesis etti.

İlk ürünlerini 2018'de alan çiftçilerin verdiği bilgiye göre, elde edilen ahududu miktarı ortalama 800 ile 1000 kilogram arasında değişiyor.

Biyelo Polye şehrinde yaşayan ve proje kapsamında destek alan emekli Juso Dervisevic, TİKA tarafından sağlanan destekle ahududu yetiştiriciliğine başladığını ve elde ettiği üründen memnun kaldığını ifade etti.

Dervisevic, bu sene temmuzda ikinci hasadını yapmayı ve geçen seneye göre daha fazla ürün elde etmeyi umduğunu belirtirken, sağlanan destekten dolayı Türkiye’ye, Türk milletine ve TİKA’ya minnettar olduğunu ifade etti.

– TİKA'nın Karadağ'daki projeleri

2007’de Karadağ’da faaliyetlerine başlayan TİKA, ülkede ekonomik canlılığın artırılması, göçün azaltılması, istihdam ve öncelikli alanlarda kendine yetebilme ve gıdaya erişim gücünün kazandırılmasına yönelik çok sayıda proje hayata geçirdi.

Dağıtılan fidanlardan elde edilen ürünler iç piyasanın ihtiyacını karşılarken, dış piyasa için endüstriyel koşullara uygun olması nedeniyle en büyük pazar olan Avrupa Birliği’ne (AB) ihracat kapısını da aralıyor.

Projeyle ailelere yıllık ortalama 800 ile 1500 avro arasında ek gelir sağlanıyor.

TİKA, tarımda ciddi bir potansiyeli bulunan Karadağ’da özellikle üretimde kaliteyi artırma, iç ve dış pazar imkanları, ihracat stratejileri gibi konularda üreticiye destek olacak çözümler üretmek için planlamalar yapmaya devam ediyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile kayıtlı üretici ve yetiştiricilerin, isteğe bağlı olarak tarımsal varlıklarını teminat altına almaları sağlanıyor. Her yıl alınan kararlarla TARSİM kapsamındaki riskler genişletiliyor.

Buna göre, 2020’den itibaren bitkisel ürünlerdeki don riskinin kapsamı genişletilirken, açık alanda yetiştirilen meyveler için don riski, yaban domuzunun tarla ürünlerine verdiği zararlar, kiraz, incir ve üzüm ürünlerinde yağmur riski, kuraklık kaynaklı verim azalışları, seraların maruz kaldığı hava koşulları, hayvanlar için ölüm ve hırsızlık riski ile kovanlara yönelik fırtına, sel, su baskını ve nakliye riski gibi konular da teminat altına alındı.

Tarım sigortası uygulamasıyla çiftçinin doğal afetlerden korunması için poliçe bedelinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Ayrıca açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresindeki don riski için verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, ilçe bazlı kuraklık verim sigortasında sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteği sağlanıyor.

Geçen yıl ülke genelinde, kapsam dahilindeki tüm branşlarda toplam 2 milyon 235 bin 626 devlet destekli tarım sigortası poliçesi kesildi. Kesilen poliçeler karşılığında 1,7 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 1,3 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı. Sigortalanan alan 26,9 milyon dekara, hayvan sayısı ise yaklaşık 10,3 milyon başa ulaştı.

Devlet destekli tarım sigortaları uygulamasının başladığı 1 Haziran 2006’dan 31 Aralık 2020’ye kadar tüm branşlarda toplam 14 milyon 973 bin 534 tarım sigortası poliçesi tanzim edildi. Bu dönemde 7,5 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 7,4 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı.

Doğal afetlerin etkileri izleniyor

Öte yandan doğal afetlerin tarımsal üretime olan etkileri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yapılan tespitlere göre düzenlenen afet ihbar formlarıyla izleniyor. Afetlerden etkilenen çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Afetlerden zarar gören çiftçilerin zararının bir miktarının karşılanabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığınca il acil destek ödemeleri de veriliyor.

TRABZON(AA) – Dik ve sarp yamaçlara sahip Doğu Karadeniz’de zorlu koşullara rağmen hayatlarını sürdüren çiftçi ailelerin tarlalarında yeni ekim öncesinde hareketli günler başladı.

Kışın ardından gelen ilkbahar ve sıcak havayla tarlalarında kalan otları temizlemeye başlayan çiftçiler, ekecekleri mısır ve çeşitli sebzeleri satarak elde edecekleri gelirle ev ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Coğrafi yapı nedeniyle ekilebilir alanların sınırlı olması nedeniyle her karış toprağı değerlendirmeye çalışan emektar çiftçiler, oldukça yorucu bu çalışmayı imece usulü yapıyor.

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Doğanköy Mahallesi’nde yaşayan Bayram Sepetçi de kendisine ait tarlada yetiştirdiği mısır, patates, domates ve çeşitli sebzelerle evinin geçimini sağlıyor.

İlkbaharın gelmesiyle eşi ve iki çocuğuyla erken saatlerde tarlada güne başlayan Sepetçi, akşama kadar ekim hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor.

Sepetçi, AA muhabirine, ekim öncesinde ilk aşamanın temizlik olduğunu, biriken otların kökleriyle temizlenmesinin yeni ürünün kalitesi ve verimini doğrudan etkilediğini belirtti.

Tarlanın temizlenmesinin ardından beden gücüyle belleme işlemi yapıldığını anlatan Sepetçi, daha sonra ahırlardan demir kovalara konulup sırtta taşınarak getirilen gübrelerin toprakla buluşturulduğunu söyledi.

Kendi tarlasında bu sezon ekilecek ürünler arasında önceliğin mısırdan yana olacağına işaret eden Sepetçi, “Erken kalkıp çalışabildiğimiz zamana kadar tarlada oluyoruz. Yorulduğumuzda dinlenip tekrar öğleden sonra devam ediyoruz. İlkbaharda yapılan bu çalışmaların ardından biz ve diğer komşularımız genelde mısır ekiyor. Ayrıca turp, lahana ve diğer sebze çeşitleri de yetiştirmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yazın hasat edilecek mısırların büyük çoğunluğunu satacaklarını belirten Sepetçi, şunları kaydetti:

“Burada hayat güzel ve memnunuz. Tarlada olduğumuz zaman komşularımızla dahi olsa pandemi nedeniyle mesafeyi koruyabiliyoruz. Şehre gittiğimiz zaman kalabalığa giremiyorsun, bir yerde oturup bir şey yiyemiyorsun. O nedenle burada ailecek güzel bir ortamımız var. Bu sene inşallah kuraklık olmayacak diye düşünüyoruz. Pandemi sürecini de inşallah bu sene atlatırız.”

Bu arada, ilkbaharla açan pancar ve lahanaların çiçekleri güzergahta yolculuk yapanlar için adeta görsel şölen sunuyor.