TMO ana tarım ürünlerinde fiyat artışı olması halinde devreye girecek

ANKARA (AA) – Ahmet Güldal, AA muhabirine, TMO’nun görev alanına giren hububat ve bakliyat gibi tarımsal ürünlerdeki fiyat gelişmelerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcından beri dünyada ve Türkiye’de gıda fiyatlarının artış eğilimi gösterdiğini ifade eden Güldal, bu artışların üretim eksikliğinden kaynaklanmadığını söyledi.

Güldal, salgın nedeniyle ülkelerin kendi tedbirlerini alma yoluna giderek, ürünleri stoklama ihtiyacı hissettiğine dikkati çekerek, “Bu dönemde özellikle gıda ham maddelerindeki fiyat artışlarının olabileceği değerlendirildiğinden, bunu fırsat olarak görüp ürünü satmama, elde tutma, ticarete konu etmeme ve değer kazanmasını bekleme gibi bir anlamda stokçuluk amacıyla hareket edilen alanlar görüyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’de de 2020 yılında birçok ürünün, bir önceki yıla göre daha yüksek oranda üretildiğini ve ülkede hiçbir gıda ürününde herhangi bir eksiklik, darlık ya da kıtlık çekilmediğini vurgulayan Güldal, bunda salgının başından itibaren Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere diğer ilgili kuruluşların aldığı tedbirlerin etkili olduğunu dile getirdi.

“Stok yönetimi yaptık”

Bu anlamda TMO olarak kendi görev alanlarındaki ürünlerle ilgili olarak salgının başlangıcından itibaren önemli stok yönetimi hazırlığı yaptıkları bilgisini veren Güldal, şu değerlendirmede bulundu:

“Hasat dönemiyle beraber ve hasat dönemi sonrasında da stoklarımızı takviye edici tedbirleri hem iç alım ve hem dış tedariklerle güçlendirerek, geldiğimiz gün itibarıyla yeni hasat ve harman dönemine kadar ülkemizin ana tarım ürünlerinde herhangi bir arz eksikliği olmayacağını ve fiyatlarda da çok ciddi artışların bundan sonra yaşanmayacağını görüyoruz. TMO olarak da regülasyon yapabilecek stokları ve yetkileri elimizde bulunduruyoruz. Özellikle, ekmeğin ham maddesi olan buğday noktasında TMO’nun elinde halihazırda yeni hasat dönemine kadar regülasyon sağlayacak stoklar mevcuttur.”

Güldal, Kasım 2020’den itibaren uygulamaya koydukları Elektronik Satış Platformu üzerinden un fabrikalarının taahhütname vererek TMO’dan buğday almaları yöntemini başlattıklarını anımsatarak, “Bu sayede Ekim 2020 sonunda 158 liraya kadar çıkmış olan bir çuval ekmeklik un fiyatını ocak sonu itibarıyla 130-135 lira aralığında tutmuş bulunuyoruz. Yaklaşık 300 un sanayicisinin, verdiğimiz buğday karşılığında piyasaya daha uygun fiyatlarla un arz ettiklerini takip ederek süreci yönetiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ülkede un ve makarna ham maddeleri noktasında arz sıkıntısının söz konusu olmadığına işaret eden Güldal, şöyle konuştu:

“Bütün bakliyat ürünlerinde de ülkemizde arz eksikliği yoktur. Piyasada yer yer uygun fiyatlarda satışlar yapılıyor. Satış, ambalaj ve satılan yerin niteliğine göre fiyat değişikliği olabiliyor. Fiyat artışı söz konusu olabilecek ürünlerde TMO olarak gerekli müdahale yapabilecek stoklara ve yetkilere sahibiz. Tüketicilerin piyasayı inceleyerek, araştırarak uygun fiyatlı noktaları tercih ederek alışveriş yapmalarında fayda var. Görev alanımız içinde yer alan hububat ve bakliyat ürünlerinin piyasa fiyatlarını yıl boyunca yakından takip ediyor, üretici, tüketici ve sektör paydaşlarımızın mağdur olmaması için gereken tedbirleri alıyoruz.”

“Piyasa fiyatının altında satıyoruz”

Kuru gıda maddelerindeki fiyat gelişmelerine de değinen Güldal, şunları kaydetti:

“TMO’nun görev alanındaki pirinç, nohut ve mercimek gibi ürünleri de tüketicilerimize piyasa fiyatlarının altında kendi satış noktalarımızda perakende olarak satıyoruz, toptan alıcılara da daha uygun fiyatlarla toplu satış yapıyoruz. Örneğin, piyasa fiyatı 8,75 ila 15 lira arasında değişen Osmancık pirinç, TMO’da kilogramı 7,30 liradan satılıyor. Piyasa fiyatı 10,5-20 lira olan baldo pirinç de TMO tarafından kilogramı 9 liradan satışa sunuluyor. Yarım kilogram kavrulmuş fındığın fiyatı piyasada 40-50 lira iken, TMO’da 30 lira. 5 litrelik rafine fındık yağının fiyatı piyasada 200 ila 280 lira arasında değişirken, biz 120 liraya satışa sunuyoruz. Kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıyı paketli olarak sırasıyla 10, 18 ve 19 liradan satıyoruz. Bu ürünlerin piyasa fiyatı 20, 35 ve 30 liraya çıkıyor. Biz nohudu tane boyutuna göre kilogramı 6-7 liradan, yeşil mercimeği de 6 liradan satıyoruz. Böylece, bu ürünleri piyasa fiyatlarının altına tüketicilere ulaştırıyoruz.”

Güldal, bu ürünleri temin için sayısı 154 olan TMO satış noktalarına ulaşamayan tüketicilerin, PttAVM’nin internet sitesi üzerinden de ürünlere erişebileceğini söyledi.

Geçen yıl aralık ayına kadar yağışların sınırlı miktarda olmasının endişe yarattığını vurgulayan Güldal, “Ancak özellikle ocak ayının ikinci yarısından itibaren ülkemizin yer yer önemli miktarda yağış alması bu riski tamamen ortadan kaldırmasa da büyük ölçüde hafifletti. İlkbahar döneminin yağışlı geçmesi durumunda da tarımsal üretim açısından kuraklık etkisinin çok sınırlı kalabileceğini değerlendiriyoruz.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğünden, 2021 dönemi hububat ve bakliyat alım fiyat ve politikalarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Türkiye’de hububat ve bakliyat hasadına bu ay başlandığı hatırlatılan açıklamada, ülke genelinde hasadın, bugün itibarıyla arpa, buğday ve kırmızı mercimekte yaklaşık yüzde 1 seviyesinde olduğu kaydedildi.

Hasat başlangıcından bugüne kadar piyasaların yakından izlendiği ve piyasaların seyrine göre TMO politikalarının şekillendirildiği ifade edilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hububat ve bakliyat alım fiyatlarını duyurduğu anımsatıldı.

Açıklamada, ofisin, üreticilerin iş yerleri önünde uzun süre beklemelerini önlemek amacıyla uyguladığı randevulu alım sisteminin devam edeceği belirtilerek, şu bilgiler verildi:

“TMO, Türkiye genelinde bulunan yaklaşık 200 iş yerinde ve protokol imzalanan lisanslı depolarda (yaklaşık 170 nokta) alım faaliyeti gösterecektir. TMO ile protokol imzalayan lisanslı depoculuk şirketleri www.tmo.gov.tr internet adresinde yayımlanmakta olup lisanslı depolara ürün teslim eden üreticiler, bu depolar üzerinden ürününü elektronik ürün senedi (ELÜS) ile TMO’ya satabilecekler. İş yerlerinde pazar günleri hariç haftanın 6 günü, lisanslı depolar üzerinden ise pazar günü de dahil her gün alım yapılacak. Üreticilerden bu yıl da boşaltma ücreti alınmayacak. Böylece üreticinin ton başına ilave 11,80 lira kazancı olacak. Ürün bedeli ödemeleri, ürünün TMO’ya teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. Ürününü lisanslı depolar üzerinden ELÜS olarak TMO’ya satanlara ödemeler ise en geç üç gün içerisinde yapılacak.”

Üreticilerin, lisanslı depoları kullanmalarının menfaatlerine olacağı vurgulanan açıklamada, “Nitekim lisanslı depolara ürün teslim edilmesi halinde; yüzde 2 stopaj, yüzde 2 SGK prim kesintisi muafiyeti, 750 liraya kadar ton başına 25 lira nakliye desteği, araç başına 25 lira analiz desteği, depo kira ücreti desteğinin yanında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden ürün bedelinin yüzde 75’ine kadar sıfır faizli 9 ay vadeli kredi kullanma imkanı (5 milyon liraya kadar) ile peşin ödeme gibi avantajlar mevcuttur.” ifadesi kullanıldı.

ÇKS’ye kaydı olmayan, ürünlerini 2 Kasım’dan itibaren satabilecek

Açıklamada ayrıca, bu yılki hasat dönemi hububat alımlarında Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerden, belgelerindeki üretim miktarı üzerindeki yüzde 50 fazlasına kadar ürünün tamamının satın alınacağı kaydedilerek, söz konusu sisteme kayıtlı olmayan kesimlerin ise üreticiden aldığını belgelemek kaydıyla stoklarındaki ürünü 2 Kasım’dan itibaren TMO’ya satabileceği belirtildi.

Ofisin, altyapısı uygun olan ticaret borsalarında hububat alımı yapacağına dikkat çekilen açıklamada, şöyle devam edildi:

“Ticaret borsası üzerinden alım yapan iş yerlerinde üreticiler, randevu almak suretiyle hem borsalar üzerinden hem de doğrudan iş yerlerine gelerek ürünlerini TMO’ya satabileceklerdir. Borsa üzerinden lisanslı depoya ürün teslim etmek isteyen üreticiler randevu almasına gerek duymadan ürününü istedikleri zaman ELÜS yoluyla TMO’ya satabilecek. Geçen yıl tonu 1650 olan Kırmızı/Beyaz Sert Ekmeklik Buğday fiyatı bu yıl yüzde 36,4 artırılarak ton başına 2 bin 250 lira olarak belirlendi. Buğdayın kalitesine göre açıklanan fiyatlar üzerine ayrıca yüzde 2 ilave fiyat uygulanacak. Bu şekilde kaliteli ürünün fiyatı ton başına 2300 liraya ulaşacaktır. Ortalama verimler dikkate alınarak Bakanlığımızca hububata ton başına 275 lira, bakliyata ise 910 lira prim ve destek verilmektedir.”

Öte yandan açıklamada, TMO’ya ürün teslim edecek üreticilerin, alım noktalarında herhangi bir zorlukla karşılaşmamaları için yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı önlemlerini mutlaka almaları gerektiğine işaret edilerek, ÇKS bilgilerini güncellemeleri, anlaşmalı bankalardan alınacak ürün kartı veya banka hesap numaraları ile alım noktalarına gelmeleri gerektiği kaydedildi.

Lisanslı depolara ürün teslim edeceklerin, bankadan ELÜS işlem emrine izin veren yatırım hesabı açmaları ve en yakın Türkiye Ürün İhtisas Borsası’na başvurarak üye olmaları gerektiği belirtilen açıklamada, ürünün, iş yerlerine/lisanslı depolara ürün sahibi tarafından veya vekalet verilerek getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), nisan ve mayıs aylarında meteorolojik anlamda beklenmedik bir durum söz konusu olmazsa buğday, arpa ve kırmızı mercimek rekoltesinin geçen yıla göre daha yüksek olacağını tahmin ediyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, hububat ile bakliyatın durumunu sürekli takip eden TMO, bu amaçla Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi Raporu hazırladı.

Buna göre, ülkede mart ayı yağışları, normaline göre yüzde 22, geçen yıla göre yüzde 29 daha fazla gerçekleşti.

Yazlık arpa ve yazlık yulaf ekilişlerinin çoğu mart ayında tamamlanırken, İç Anadolu’da mart ayı yağışlarının normallere yakın ve yağış rejiminin düzenli olması bitki gelişimine olumlu katkı sağladı.

Ekilişler, geçen yıla göre toplam buğdayda yüzde 1-2 civarında azalırken, makarnalık buğdayda yüzde 10 ve arpada yüzde 5-6 civarında arttı.

Taban gübresi ve sertifikalı buğday tohum kullanımı da geçen yıla göre yüzde 20 artış gösterdi. Bu dönemde ülke genelinde birinci üst gübreleme tamamlanırken, ikinci üst gübreleme ve yabancı ot mücadelesi devam ediyor. Ekonomik anlamda zarar oluşturacak herhangi bir hastalık veya zararlı görülmezken, rastlanan lokal hastalık ve zararlılara karşı da mücadele başlatıldı.

Hububat, Doğu Anadolu Bölgesi hariç sapa kalkma dönemine girerken, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Ege sahil kesiminde yer yer başaklanma süreci devam ediyor.

Bakliyatta ise nohut ekilişleri Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tamamlanırken, bu bölgede geçen yıla göre yüzde 20-25 azalış tahmin ediliyor. İç Anadolu Bölgesi’nde ise devam eden ekilişlerin geçen yılla benzer seyir izleyeceği öngörülüyor.

Yeşil mercimek ekilişlerinin ise İç Anadolu Bölgesi’nde nisan ayı içinde tamamlanması bekleniyor.

Kırmızı mercimek ekilişleri Yozgat hariç ülke genelinde tamamlanırken, geçen yıla göre yüzde 20 artış öngörülüyor. Ekilişin yüzde 90’ını oluşturan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çıkışlar tamamlanırken, gelişim normal seyrinde sürüyor.

Mısır ekilişi de arttı

Nisan ve mayıs aylarında meteorolojik anlamda beklenmedik bir durum söz konusu olmadıkça bu yıl toplam buğday, arpa ve kırmızı mercimek rekoltesinin 2019 yılına göre daha yüksek olacağı öngörülüyor.

Birinci ürün mısır ekilişleri ise Adana, İskenderun, İzmir ve Diyarbakır, Adıyaman, Batman, Gaziantep ve Şanlıurfa’da başlarken, diğer yerlerde yağış durumuna bağlı olarak bu ay içinde başlayacağı tahmin ediliyor. Akdeniz Bölgesi’nde ekilişlerde geçen yıla göre yüzde 15-20 civarında artış olduğu gözlendi.