Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği'nden ” Çiftçiye ucuz girdi sağlansın” çağrısı

İSTANBUL (AA) – Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler, son dönemde artan girdi fiyatlarının üreticiyi ve tüm toplumu etkilediğini belirterek, gıda enflasyonuyla mücadelenin yolunun çiftçiye ucuz girdi sağlamaktan geçtiğini bildirdi.

Güler, yaptığı yazılı açıklamada, tarım sektörünün Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesinde çok önemli görevler üstlendiğini anlattı.

Tarım sektörünün toplum için önemine değinen Güler, salgın nedeniyle tüm sektörlerde olduğu gibi gıdada da yaşanan fiyat dalgalanmalarından bahsetti.

Güler, gıdaya ulaşanın öneminin artmasıyla tarımsal girdi fiyatlarında son bir yılda yaşanan artışların tekrar gündeme geldiğinin altını çizerek, "Türkiye'de gübre başta olmak tarımsal girdi fiyatları; kur etkisiyle yaşanan yükseliş sonrası kurdaki geri çekilmeye paralel oranda gerilemiyor. Fiyatlar genelde zamlandığıyla kalıyor." ifadelerini kullandı.

Son dönemde artan girdi fiyatlarının üreticiyi çok zor durumda bıraktığını aktaran Güler, hem tarımsal maliyetlerin hem de gıda fiyatlarındaki spekülatif artışların toplumun her kesimini olumsuz etkilediğini bildirdi.

Tarımsal üretime ilişkin çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürebilirliğin sağlanması için tarım sektörünün daha çok desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Güler, "Mazot, gübre, ilaç ve tarımsal sulamada kullanılan elektriğin girdi maliyetlerindeki artışlar denetlenmeli. Ayrıca tarımsal sulamada kullanılan elektrik sübvanse edilmeli, dağıtım şirketlerinin inisiyatifine bırakılmamalıdır." açıklamasında bulundu.

– "En çok kullanılan gübrelerde son bir yıldaki fiyat artışı yüzde 53-87 aralığında"

Güler, Türkiye'de kullanılan gübrelerin 3'te birinin, gübre ham maddelerinin ise yüzde 95'inin ithal edildiğini belirterek, 2019'da ülke genelinde kullanılan gübre miktarının 6,08 milyon ton olduğu bilgisini verdi.

Son bir yılda ÜRE gübresinde yüzde 82, sülfat fiyatlarında yüzde 74, DAP gübresinde yüzde 87, taban gübrelerinde ise yüzde 53-55 aralığında fiyat artışı yaşandığını kaydeden Güler, "Çiftçinin en çok kullandığı 5 gübre çeşidinde son 1 yıldaki fiyat artışları yüzde 53 ila yüzde 87 arasında. Gübre fiyatları durdurulamıyor, bu iş böyle gitmez." ifadelerini kullandı.

Güler, çok yüksek bölümün ithal olan tarımsal ilaç kullanımının da son 3 yılda 21 bin ton arttığını belirterek, kayıt dışı kullanımın da çok fazla olduğunu anlattı.

– "Piyasa daha etkin denetlenmeli, düşük enflasyon için ucuz girdi sağlanmalı"

Hacı Ömer Güler, piyasanın daha etkin denetlenmemesi halinde tarımsal üretimin düşeceğini ve gıdaya ulaşmanın daha da zorlaşacağını kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye'de tarımsal üretimde maliyeti düşürmek için zirai ilaç, tohum, fide, yem, tarımsal alet ve ekipmanlar ile gübre gibi önemli girdilerin fiyatlarını daha yakından izlenmeli fiyat artışlarında spekülasyonlara müsaade edilmeden gerekli müdahaleler yapılmalıdır. Gıda enflasyonuyla mücadele konusundaki çözüm önerileri, yıllardır neredeyse tüm sektör paydaşları tarafından ortak akıl çerçevesinde dile getiriliyor. Gıda enflasyonuyla en iyi mücadele; çiftçimize ucuz girdi sağlayarak, üretim planlamasıyla daha fazla üretmesi, verimliliğin artırılması, pazarlama zincirindeki aksayan yönlerin yeniden düzenlenmesi ve fazla ürettiğimiz ürünler için yeni yurt dışı pazarlar bulunmasıyla yapılabilir."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü mezunu Müge Yeniada, bitirme projesi kapsamında çekirdekten bitki yetiştirme kiti yaparak nostaljik fasulye deneyini günümüze taşıdı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, günümüze göre uyarlanan kit, okul öncesi çağdaki çocuklara (4-7 yaş) yönelik tasarlandı.

Projeyle çocukların ekolojik okuryazarlığının ve çocukla ebeveynin arasındaki ilişkinin verimli bir şekilde artırılması hedefleniyor

Müge Yeniada, birçok çocuk gelişimci ve anneyle yaptığı görüşmeler sonucunda hayata geçirdiği projesiyle okul öncesi çağdaki çocukların ekolojik okuryazarlığını artırmayı hedefliyor.

Yeniada'nın çekirdekten bitki yetiştirme kitinin içerisinde, hedeflediği yaş grubundakilerin ergonomilerine uygun, çekirdek toplama ve ekim süreçlerine ilişkin el aletleri ile tohumun ekilmesi ve saklanması için çeşitli ürünler yer alıyor.

Ürünlerin malzemelerini ve üretim yöntemlerini doğaya zarar vermeyen ahşap, porselen ve geri dönüştürülmüş karton gibi malzemelerden tercih eden Yeniada, kendisi de sürecin en başından beri projesiyle paralel olarak çekirdekten domates yetiştiriyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Müge Yeniada, şunları kaydetti:

"Bilgi Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Özlem Er, Dr. Öğr. Üyesi Selin Gürdere Akdur, Refik Burak Atatür, Yetkin Yazıcı, Ar. Gör. Gizem Öz yürütücülüğünde ve Gözde Şekercioğlu mentorluğunda hayata geçirdiğim bitirme projem ile çocuk ve ebeveynin arasındaki ilişkiyi verimli bir şekilde artırmayı ve tohumun potansiyeli ile meyve/sebze atıklarının toprağa geri dönüşümünü sağlamayı hedefliyorum. Projemin şu an çalışan bir prototipi var. Kendim de sürecin en başından beri projemle paralel olarak çekirdekten domates yetiştiriyorum. Bu süreçte tek yıllık bitkileri yetiştirmeyle ilgili her şeyi öğrendim diyebilirim. Çeşitli bitki yetiştiricileriyle görüştüm ve bir permakültür çiftliğini ziyaret etme imkanı buldum.

Konunun uzmanlarından aklımdaki tüm sorulara yanıt bulduktan sonra kendi domateslerimi marketten aldığım domateslerin çekirdeklerinden yetiştirmeye başladım. Projemi geliştirerek sürdürülebilir faaliyetler olan (kompost yapma, organik boyama) gibi küçük setlere dönüştürmeyi planlıyorum. Ailelerin kendi ilgileri doğrultusunda seçeceği kitlerle, sürdürülebilirlik faaliyetlerini çocuklarıyla birlikte gerçekleştirmelerini istiyorum."

İSTANBUL(AA) – HEKTAŞ’ın tohum çalışmalarının merkez üssü Areo Tohumculuk’un bünyesindeki “Tohum Teknoloji Merkezi”, Akdeniz Üniversitesi Teknopark’ta gerçekleşen açılış töreni ile faaliyete geçti.

HEKTAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, açılış törenine, Areo Tohumculuk Genel Müdürü Gökhan Köseoğlu, HEKTAŞ Mali İşler Direktörü Uğur Akbaş, HEKTAŞ Mali İşler Danışmanı Halit Murat Irmak ve Antalya Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz katıldı.

Areo Tohumculuk, “Tohum Teknoloji Merkezi’ndeki bitki doku kültürü laboratuvarı ile 2021 sonbahar sezonu ile birlikte biber, patlıcan ve hıyar türlerinde double haploidi yöntemi ile hızlı bir şekilde yüzde 100 saf hatları kendi laboratuvarlarında geliştirecek. Biyoteknoloji laboratuvarında gerçekleştireceği entegre edilmiş ıslah çalışmaları ile de hem yeni hibrit eldesi için ihtiyaç duyulan zamanı önemli oranda kısaltacak hem de hedef pazarların ihtiyaç duyduğu hastalık zararlı dayanımlarına sahip hibrit çeşit geliştirme kabiliyeti sunacak.

-Tohum pazarındaki payını artıracak

HEKTAŞ’ın 2019 yılında bünyesine kattığı ve tohumculuk alanındaki merkez üssü haline getirdiği Areo Tohumculuk, “Yerli Ar-Ge, Yerli Tohum’ mottosuyla çalışmalarını sürdürüyor. Son teknolojileri kullanarak yüksek nitelikli sebze ve tarla bitkilerine yönelik ıslah çalışmalarına hız veren Areo Tohumculuk, mevcut çalışmalarını Akdeniz Üniversitesi Teknokent araştırma sahasının yaklaşık 26 bin m2 alanında kurulu olan Ar-Ge seralarında yürütüyor. Yakın zamanda tescil alan yeni çeşitleri piyasaya sürecek olan Areo Tohumculuk’un faaliyetleri ile birlikte HEKTAŞ, ülkemizin ulusal tohum ihtiyacını karşılama ve dünya tohum pazarındaki payını artırmayı hedefliyor.

Geçen yıl, Avusturalya’da girişim sermayesi olarak kurulan Agriventis Technologies (A.T) şirketinin yüzde 51 hissesini satın alma kararını duyuran HEKTAŞ, tohum alanında yurt dışı Ar-Ge iş birliklerinin güçlendirecek stratejik adımlar atıyor. İklim değişimine karşı önemli tohum ıslah çalışmaları bulunan Agriventis Technologies (A.T) şirketinin HEKTAŞ bünyesine geçmesiyle, Areo Tohumculuk ile ortak çalışmalara imza atılarak kuraklığa dayanıklı çeşitlerin üreticilerle buluşturulması ve Türkiye adaptasyonlarının Areo Tohumculuk üzerinden gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

​​​​​​​Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından tescillenen Türkiye’nin ilk tescilli siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze’nin satış haklarını 5 yıllığına devralan HEKTAŞ, Areo Tohumculuk ile 2022 yılı itibarıyla buğdayların üretimine, 2023 yılı ile de satışına başlamayı hedefliyor. Genetik olarak dünyanın ilk buğdayı olarak da kabul edilen siyez buğdayı, Anadolu topraklarında 12 bin yıldır genetiğini koruyor.