Tokyo Paralimpik Oyunları şampiyonu Öztürk: Paris'te üçüncü altın madalyayı da alıp adımı tarihe yazdırmak istiyorum

ANKARA (AA) -2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda masa tenisi branşında altın madalya kazanan Abdullah Öztürk, Anadolu Ajansı (AA) Spor Sohbetleri’nin konuğu oldu.

Spora önce arkadaşlarının yönlendirmesiyle tekerlekli sandalye basketbolu oynayarak başladığını ve Ümit Milli Takımı’na kadar yükseldiğini belirten Abdullah, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonunun “Yerinde spor” projesi kapsamında antrenör İlhami Kılınçkaya tarafından 2007’de masa tenisine başlatıldığını söyledi.

Masa tenisini çok sevdiğini dile getiren Abdullah, bu branşta Avrupa ve dünya şampiyonalarında birçok madalya elde ettiğini ifade etti.

Milli sporcu Abdullah Öztürk’ün sorulara verdiği cevaplar şöyle:

2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda finale kadar gidebileceğini düşünüyor muydun?

Ferdi sporları yapanlar için bizim dönüm noktamız çeyrek finaldir. Çeyrek finalden yarı finale kaldığımız zaman iyi sporcular çok rahatlar. Antrenörlerime ve yöneticilerime ‘Ben eğer yarı finale kalırsam o altına çentiği atın.’ diyordum. Çeyrek final maçım çok rahat geçti, hiç heyecan yapmadım ve yarı finale kaldım. Yarı finale kalınca çok rahat oynuyorum. Yarı finali ve finali 3-1 aldım. Rakiplerime 5 maçta 2 set verdim. Çok konsantreydim. Final maçının 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk gelmesi beni ayrı motive etti. Final maçının olduğu sabah telefona baktım ve sosyal medya paylaşımlarından 30 Ağustos Zafer Bayramı olduğunu anladım. Kendime ‘Bugün ne yapıp ne edip altın madalyayı almalısın. Bugünün telafisi yok ve günün önemine oynayacaksın.’ dedim. Kendimi böyle motive ettim.

Final maçına çıkacağın günün gecesi nasıldın, heyecan var mıydı?

Tokyo’da kalabalık bir kafileydik. O gece kimseyle diyaloga girmemeye çalıştım. Normalde geç saatlere kadar arkadaşlarla sohbet ediyorduk. O gün saat 20.00 gibi odama gittim. Daha önce rakibimle yaptığım maçları izledim. Hemen hemen oyun tarzı aynıydı. Taktik olarak görmem gereken şeyler vardı. Antrenörümle toplantı yaptık ve son taktikleri verdi. Hocam bana, ‘Gece yatarken bunları hayal et, kafanda oyna, yarın aynılarını sahada istiyorum.’ dedi. Yattıktan sonra hayal ettim, zihnimde canlandırdım. Son sayıyı aldığımı hayal ettim. Son sayıdan sonra nasıl sevineceğimi, kimlere koşacağımı düşündüm. Öyle hazırlandım. O gece 4 saat uyuyabildim. Kafamda maçı 4-5 sefer oynadım. Sağlamasını yaptım. O yüzden kazandım.

Maçı kazandıktan sonra neler hissettin?

“Avantaj bendeydi, bir sayı daha aldığım anda Paralimpik Oyunları şampiyonu oluyordum. Biraz gergindim ve kenara çekildim. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun ayağa kalktığını gördüm. Elini başına koydu, sanırım totem yapıyordu ve son sayıyı bekliyordu. ‘Bu sayıyı alıp sevincimi Bakan Bey’le yaşamam lazım.’ dedim. Rakibim güçlü olduğundan son sayıyı aldığım ralli uzun sürdü. Sayıyı aldım ve maçı kazandım. Bakan Bey’in bana doğru koştuğunu gördüm. Görevlinin araya girdiğini görünce ‘Ben Bakan Bey’e koşayım ve sevincimi onunla yaşayayım.’ dedim. Giderken zeminin azizliğine uğradım. Orada ufak bir tümsek vardı. Tekerim ona takılınca bel dengemi sağlayamadım ve düştüm. Yerden kaldırdılar ve Bakan Bey geldi bana sarıldı. İnanılmaz mutluydum, ben hemen ağladım, o da ağlıyordu. Beni yetiştiren hocalarım ve takım arkadaşlarım ağlıyordu. Duygu seli oldu. Branş ve ülke olarak bu altın madalyaya çok ihtiyacımız vardı. Çok sıkıntılı dönemlerdi. Bunu başardığım için ülkem, milletim ve branşım adına inanılmaz onurlu ve mutluyum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğün için ne hissettin?

“Bakanımız sarıldı, benimle sevindikten sonra ‘Sana bir sürprizim var.’ dedi. Maç bittikten 5 dakika sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan telefonun öbür ucundaydı. Beni tebrik ettik. ‘3-1 kazanmışsın çok mutluyuz. Ülkem ve milletim adına sana teşekkür ediyorum. Konuşmamız kısa sürecek ama döndüğün zaman Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde uzun uzun sohbet edeceğiz. Allah nice başarılar nasip etsin.’ dedi. Çok güzel, motive edici bir konuşma yaptı. Kendisine de çok teşekkür ediyorum. Allah onu başımızdan eksik etmesin. Gerçekten sporcuların her daim yanında olan bir Cumhurbaşkanımız var. Çok şanslı bir milletiz. Kendisi de spordan geldiği için yatırımlar ona göre yapılıyor. Bu yatırımlar devam ettikçe biz de Avrupa ve dünyada paralimpik oyunlarında madalyaları toplamaya devam edeceğiz.”

Rio 2016 ve Tokyo 2020’de altın madalya kazandın. Paris 2024’te hedefin nedir?

Üçüncü altın neden olmasın? Ben spora başladığım günden itibaren çok hırslı biriyim. O da Trabzonlu olmamdan kaynaklanıyor olabilir. En büyük başarıları elde etmek istiyorum. O yüzden üçüncü paralimpik altın madalyasını da alıp adımı tarihe yazdırmak istiyorum. Neden olmasın? Bir ay dinlendikten sonra Paris için çalışmaya devam edeceğiz.

Altın madalya kazanan bir sporcu olarak Türkiye’ye dönüş yolunda neler hissettin?

Çok heyecanlıydım. O yolculuk bitmedi. Pilotumuz ve hosteslerle fotoğraf çekildik. Bir dediğimizi iki yapmıyorlardı. İlgi daha uçakta başlamıştı. İstanbul’a indiğimizde saat sabaha karşı 05.00’ti. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu bizi karşılamaya geldi. İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürümüz de vardı. Trabzonsporlu olduğumuz için Ahmet Ağaoğlu geldi tebrik etti, sohbet ettik. Ankara’ya geldik. Bakan yardımcılarımız, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, il müdürümüz bizi mehter takımıyla karşıladı. Daha sonra Trabzon’a gittim, orada çeşitli etkinliklere katıldım. Şu 3 günde muazzam şeyler yaşadım. Bu gibi şeyler biz sporcuları onore ve motive ediyor. ‘Hemen yarın çalışmalara başlayayım ve 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda şampiyon olup bu tür şeyleri yeniden yaşayalım.’ diyorsunuz. Ancak biraz daha bu durumun tadını çıkarmak istiyorum (gülüyor).

Neden spor?

Çocukluğumda futbol maçlarını dinlemeyi ve izlemeyi çok seviyordum. Engelimden dolayı futbolcu olamayacağımı biliyordum. Engelli sporların olduğunu öğrendim. Okulumuzda masa tenisi masası olduğu için masa tenisine yöneldim.”

Sporcu olmasaydın ne olurdun?

Gerçekten spor benim için şans. Herhalde memur olurdum.

Arkadaşların Abdullah Öztürk’ü nasıl tanımlar?

Neşeli, esprili, yardımsever, iyi kalpli. En iyi tarafım, merhametli oluşum.

Yanlış yaptığınızı anladığınızda ne yaparsın?

Telafi yoluna giderim. Hatalıysam özür diler, gönlünü almaya çalışırım.

Kötü huyun var mı?

Başarısızlığı asla kabul etmiyorum. O zaman agresifleşebiliyorum.

En büyük hayalin nedir?

2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda üçüncü altın madalyayı alıp tarihte iz bırakanlar arasında olmak.

Azimli misin?

Azimliyim. 15 yıldır bu sporu yapıyorum. Her turnuvada madalya kazanıyorum.

Sorumluluk alır mısın?

Birleştirici bir yönüm var. Takımda kaptanım. Sorumluluk almayı severim.

Hangi takımı tutuyorsun?

“Doğduğumdan beri Trabzonspor taraftarıyım. Hafta sonu Galatasaray maçımız var. Ona da gideceğim. Trabzonspor’a uğurlu geliyorum. Başkanımız Ahmet Ağaoğlu maça davet etti. Şampiyonluk için o sene bu sene diyoruz. Şampiyonluk ateşini ben başlattım sezon sonu da Trabzonspor devam edecek. Sezon sonu şampiyonluk kupasını bekliyorum.”

Trabzonspor takımında kime mesaj göndermek istersin?

Takımda kaleci Uğurcan Çakır’a mesaj göndermek istiyorum. Uğurcan, gol yemediğin sürece elbet biz 1-2 tane gol atarız. Böyle devam et (gülüyor).

Son olarak ne söylemek istersin?

Engelli kardeşlerime sporun herhangi bir branşıyla uğraşmalarını tavsiye ediyorum. Spor sizi özgürleştirecektir. Eğer çok yetenekliyseniz antrenörlerimiz ülkemizin bayrağını temsil etme fırsatı verecektir. Mutlaka ve mutlaka spor yapın. Sloganımız, gelin birlikte spor yapalım, hayata yeni bir başarı hikayesi sunalım.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TRABZON (AA) – Kadın Boks Milli Takımı Teknik Direktörü Cahit Süme, AA muhabirine, olimpiyatların ardından çalışmalara henüz başlamadıklarını, önlerindeki dünya şampiyonasının tarihinin ve yerinin netleşmesini beklediklerini, bu gelişmelerin hazırlıklarda belirleyici olacağını ifade etti.

İlk olarak tenisle çalışmalarına başlayacaklarını belirten Süme, “Özellikle tenisi boksla çok bağdaştırıyoruz. Diğer farklı spor aktiviteleri ile bokstan uzak formumuzu belli bir seviyede tutmak istiyoruz.” dedi.

Süme, aralık ayında dünya şampiyonasının yapılmasının planlandığına işaret ederek, “Şampiyonanın, Türkiye’de yapılması durumu var. Busenaz da organizasyonun Türkiye’de gerçekleşmesi halinde katılmayı çok istiyor. Bu netleşince çalışma programımızı ona göre düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Hedeflerinin 3 olimpiyat madalyasını ülkeye getirmek olduğunu vurgulayan Süme, şöyle devam etti:

“Bizim için asıl hedef, Paris’te gerçekleştirilecek olimpiyat olacak. Hepimiz bir olimpiyat madalyasına daha inanacağız. Hep birlikte altın madalya için mücadele vereceğiz. 2024 yılında altın madalya alalım, sonra 2028 yılındaki olimpiyatlara bakacağız. Busenaz, daha 22 yaşında bir sporcu. Neden 3 olimpiyata katılmasın, altın madalyalar almasın? 41 yaşına kadar kadınlar boks yapabiliyor. En önemli şey sporcunun, antrenörün moralidir. Ona yardımcı olmak, imkan sağlamaktır. Bunun gibi şeyler olduktan sonra, sporcu severek yaptıktan sonra başarı da gelir.”

Süme, Busenaz’ın severek boks yaptığına da dikkati çekerek, “Ona, ‘en sevdiğin yer neresi?’ desen, ‘ringin içi’ der. Çünkü orası ayrı dünya. İnsan zevk aldığı yerde başarılı olur. Türkiye’nin olimpiyat madalyası ihtiyacı var. Ülkemizde 13 madalya az. 85 milyon nüfus, 45 milyon genç var. Daha fazla madalya alabiliriz.” yorumunda bulundu.

“Karadeniz dalgası gibi hırçın”

Trabzon insanının inatçı bir yapısı olduğunu belirten Süme, “Tuttuğunu bırakmayan, mücadeleyi sonuna kadar kovalayan sporcular var. Kaybetse dahi sonuna kadar pes etmeyen bir yapıdalar. Karadeniz dalgası gibi hırçın, zirvelerdeki dağları gibi keskin diye tarif edebiliriz.” dedi.

Süme, burada antrenörlerin de büyük payının bulunduğunu vurgulayarak, “Trabzon’da antrenör olarak bu işi yapan insanlar fazla sayıda, yetenekli antrenörler var. Sporcuları yetiştiren bilgili, deneyimli, alt yapıyı, temel tekniği sporcu üzerine iyi oturtan bir antrenör ekibi var. Bundan dolayı çok şanslı.” diye konuştu.

Süme, Busenaz’ın başarısından sonra çok sayıda mesaj aldığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü.

“O kadar çok mesaj geliyor ki ‘bende çocuğumu boksör yapacağım’, ‘Busenaz gibi yapacağım’ diye. ‘Çocuğumun elleri büyük, çok iyi yumruk atıyor’ diyenler de var. Benim böyle şahsen zamanım yok. Bir de çok yoruldum. Elimde 2, 3 erkek sporcu var. Alt yapıdan tekrardan bu işler, meşakkatli işler. Eğer olimpiyat, dünya şampiyonluğu düşünüyorsanız çok sporcu ile ilgilenemiyorsunuz. 2, 3, 4 tane sporcuyla ilgilenmen gerekiyor. Mevcut sporcularımla gidebildiğim yere kadar gideceğim.”

Busenaz Sürmeneli’nin de bu konuda diyaloglar yaşadığını ifade eden Süme, “Bir gün taksici durdurmuş, ‘ben de kızımı senin gibi boksör yapacağım’ demiş. Şampiyonlukların o spora ilgiyi arttırması doğal. Okçulukta da aynı şey oldu. Taha, Rıza gibi Busenaz’ın da iyi model oluşturduğunu düşünüyorum. Özellikle bayan sporcuların üzerinde çok artısı oldu.” ifadelerini kullandı.

ANKARA (AA) – Türkiye Tenis Federasyonundan yapılan açıklamaya göre Çağla Büyükakçay, 2 numaralı seri başı Rus Natalia Vikhlyantseva’yı 6-4, 6-1’lik setlerle yenerek adını yarı finale yazdırdı.