Tosyalı Holding Cezayir’de “dünyanın en çevreci çeliğini” üretiyor

İSTANBUL (AA) – Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, "Kullandığımız teknolojilerle küresel rekabette öne çıkan Tosyalı Algerie, Doğrudan İndirgenmiş Demir (DRI) teknolojisi sayesinde dünyanın en yeşil ve çevreci çeliğini üreten tesisler arasında yer alıyor." ifadesini kullandı.

Tosyalı Holding açıklamasına göre, Holding, global çelik üreticisi olarak 3 kıtada sayıları 30’u bulan tesis ve yaklaşık 15 bin çalışanıyla küresel büyümesini sürdürüyor. Dünya Çelik Üreticileri Birliği verilerine göre, 2020 yılında dünya çelik üreticileri arasında 82'nci sırada yer alan Tosyalı Holding, Cezayir’deki 4'ncü etap yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor.

Açıklamada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Cezayir programı sırasında Tosyalı Algerie’yı ziyareti sonrasındaki görüşlerine yer verilen Fuat Tosyalı, Tosyalı Algerie’nın bir Türk şirketinin yurt dışındaki en büyük yatırımı ve aynı zamanda dünya çelik endüstrisinde, son yıllarda hayata geçen en önemli komplekslerden biri olduğunu belirterek, "Kullandığımız teknolojilerle küresel rekabette öne çıkan Tosyalı Algerie, Doğrudan İndirgenmiş Demir (DRI) teknolojisi sayesinde dünyanın en yeşil ve çevreci çeliğini üreten tesisler arasında yer alıyor." ifadesini kullandı.

Tosyalı Holding’in tüm global başarılarının temelinde şirketin yurt dışındaki ilk yatırımı olan Tosyalı Algerie’nın önemli bir yeri olduğunu dile getiren Tosyalı, şunları kaydetti:

"Bu tesisimiz, hidro-karbon temelli şirketleri dışarıda tuttuğumuzda, Cezayir’de gerçekleştirilen en büyük sanayi yatırımı. Sanayide öncü yatırımlarımız, yarattığımız istihdam ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojilerimizle Cezayir’de devletin üst kademesi başta olmak üzere farklı platformlarda örnek gösteriliyoruz. Bu bizi ülkemiz ve insanımız adına gururlandırıyor ve daha iyisini yapmak için cesaret veriyor. Cezayir’deki tesisimizdeki katma değer yaratan yatırımlarımız devam edecek. Temellerini 2011 yılında attığımız ve 4. etap yatırımı devam eden Tosyalı Algerie, tüm etaplar tamamlandığında, 7,5 milyon tonu entegre maden tesisinden olmak üzere, 8,5 milyon tona ulaşan yassı ve uzun mamul kapasiteli bir sanayi tesisine dönüşerek küresel büyümemizin sürükleyici gücü olacak."

– Tosyalı Algerie’dan dünya rekoru

Diğer yandan açıklamaya göre, Tosyalı Algerie’nın ilk etabı 2013, ikinci etabı 2015 ve üçüncü etabı da 2018’de tamamlandı.

Yıllık 2,5 milyon ton kapasiteli dünyanın en büyük DRI üretim tesisleriyle birlikte, DRI ile çalışan dünyanın en büyük ark ocağını barındıran Tosyalı Algerie, 2020 yılında 2,23 milyon ton/yıl üretim rakamına ulaşarak dünya rekoru kırdı.

– Cezayir’in en büyük limanı da Tosyalı’dan

Sanayi ve endüstri bölgeleri yönetimi ve işletmesinde uluslararası seviyede bilgi birikimine sahip bir grup olan Tosyalı Holding, liman işletmeciliğine yönelik yatırımlarını da sürdürüyor.

Türkiye’de İskenderun’da mevcut liman işletmesi ve Erzin’de yapımı planlanan liman yatırımının yanı sıra Tosyalı’nın Cezayir’de de büyük bir liman yatırımı bulunuyor. 200 bin DWT büyüklüğünde gemilerin yanaşarak tahliye edilmesine imkan sağlayan Cezayir’deki bu liman işletmesi, gemi yanaşma ve 150 bin tonluk yük indirme kapasitesiyle Cezayir’in en büyük limanı olma özelliğini taşıyor.

Avrupa’nın en uzun hatlarından biri olan 12 kilometrelik konveyör bant sistemi sayesinde limandan fabrikaya kadar hiçbir araç kullanmadan saatte 4 bin ton taşıma yapılabiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İslam İşbirliği Teşkilatından (İİT) yapılan yazılı açıklamada, Cezayir’in Fas ile diplomatik ilişkilerini kestiğine ilişkin basında yer alan haberlerin Teşkilatın Genel Sekreterliği tarafından takip edildiği kaydedildi.

İki ülkenin yüksek çıkarlarına ve iyi komşuluk prensibine öncelik vermesi gerektiği aktarılan açıklamada, tarih ve ortak çıkarların bir araya getirdiği Fas ve Cezayir’in, İİT’nin faal üyesi olduğu ve ortak İslami çalışmada etkili iki ülke olduğu vurgulandı.

İİT ayrıca Fas ile Cezayir’e ortaya çıkabilecek görüş farklılıklarının çözümü konusunda diyalog dilini benimseme çağrısında bulundu.

Cezayir Dışişleri Bakanı Ramtan Lamamra, dün yaptığı açıklamada, “son dönemlerde yaşanan düşmanca eylemler” neticesinde ülkesinin Fas ile diplomatik ilişkileri kesme kararı aldığını duyurmuştu.

Fas Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada ise Cezayir’in tek taraflı aldığı kararın gerekçelerinin kabul edilmediği belirtmişti.

CEZAYİR (AA) – Cezayir’de 12 Haziran’da yapılan genel seçimlerde 2019’daki halk hareketleri sonucu yönetimi bırakmak zorunda kalan eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika döneminin “rejim yanlısı” partilerinden Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (UKC) bir önceki seçime göre oy kaybı yaşasa da birinci çıkması ve bağımsızların elde ettiği başarı “sürpriz bir gelişme” olarak değerlendirilirken, İslami eğilimli partilerin oylarını artırması da dikkati çekiyor.

Ülkede seçimleri yöneten Bağımsız Ulusal Seçim İdaresi (ANIE) Başkanı Muhammed Şerfi, dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Ulusal Halk Meclisindeki 407 temsilcinin belirlenmesi için 12 Haziran Cumartesi günü yapılan genel seçimlerin sonucunu açıkladı.

Şerfi, UKC’nin Mecliste 105 sandalye kazanarak seçimlerin galibi olduğunu söyledi.

Mecliste bağımsızların 78, İslami eğilimli Barış Toplumu Hareketi’nin 64, rejim yanlısı Demokratik Ulusal Birlik (RND) partisinin ise 57 sandalye kazandığını belirten Şerfi, Gelecek Partisi’nin 48, Ulusal Bina Hareketi’nin de 40 sandalye aldığını kaydetti.

Buteflika döneminin rejim yanlısı partilerinden UKC, seçimlerde birinci gelse de oy oranı düştü

Muhalefetin boykot çağrıları ve yüzde 30’da kalan düşük katılım nedeniyle, seçim sonuçları genel olarak, halk gösterileri sonucu yönetimi bırakmak zorunda kalan Buteflika döneminin (1999-2019) rejim yanlısı partilerinde yeni bir “dirilişin” işaretlerini verdi. Bu partiler, Meclisteki temsil oranlarının düşmesine rağmen yine de seçim öncesi tahminlerin aksine güçlü bir performans sergiledi.

Buteflika’ya verdiği destek nedeniyle halk gösterileri sonrası dağılacağı beklenen UKC, 105 sandalyeyle yarışı birinci bitirdi. Ancak partinin yeni yönetimi, önceki rejimle bağlantısı olan kişilerle yollarını ayırdıklarını ifade etse de seçimden birinci çıkmasına rağmen Meclisteki sandalye sayısı düştü. Parti 2017 yılında yapılan seçimlerde 161 sandalye kazanmıştı.

İslami eğilimli partiler önemli başarı elde etti

Öte yandan, daha önce Mecliste 50 sandalyesi bulunan İslami eğilimli partiler, toplamda yaklaşık 110 sandalye kazanarak kayda değer bir başarı elde etti.

Ülkedeki en büyük İslami eğilimli parti Barış Toplumu Hareketi, 64 sandalye alarak seçimden en kazançlı çıkan taraflardan biri oldu. Barış Toplumu Hareketi, parti yönetiminin seçimi birincilikle bitirme hedefini gerçekleştiremese de sandalye sayısını 35’ten 64’e çıkararak neredeyse ikiye katladı ve önemli bir başarı kaydetti.

Seçim öncesinde ise Barış Toplumu Hareketi’nin, partiden ayrılanların kurduğu yine İslami eğilimli bir diğer parti Ulusal Bina Hareketi ile girdiği mücadele nedeniyle sandalye sayısında azalma olacağı ya da sandalye sayısını koruyacağı değerlendirmeleri yapılıyordu. Partinin elde ettiği başarı bu anlamda da sürpriz olmuş oldu.

Abdulkadir bin Karine’nin partisi Ulusal Bina Hareketi, 40 sandalyeyle, Abdulaziz Belid’in başkanlık ettiği Gelecek Partisi de 48 sandalyeyle seçimlerde önemli başarı elde eden diğer partilerden.

Seçim sonuçlarına göre, bağımsızlar 78 sandalyeyle Meclisteki ikinci güç oldu. Bu arada bağımsızların 1200 seçim listesi sunarak, partilerin listelerini geride bıraktıklarını da hatırlamakta fayda var.

Dört yıl önceki seçim sonuçlarıyla son seçimler arasındaki sandalye farkları

UKC, 2017 yılında yapılan seçimlerde 161 sandalye kazanmışken son seçimlerde bu sayı 105 oldu. Demokratik Ulusal Birlik ise 100 sandalyeden 57’ye düştü.

Öte yandan, son seçimlerde Barış Toplumu Hareketi, Ulusal Bina Hareketi ve Gelecek Partisi sandalye sayısını artıranlar tarafında yer aldı. Buna göre Barış Toplumu Hareketi, 33’ten 64’e, Gelecek Partisi 14’ten 48’e, Ulusal Bina Hareketi de 15’ten 40’a sandalye sayısını artırdı.

Seçim sonrası Tebbun, siyasi olarak rahat konumda

Seçim sonrası Mecliste oluşan tabloya bakıldığında, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un siyasi olarak rahat bir konumda olduğu ve önünde hükümet kurulması için birçok seçenek bulunduğu görülüyor.

Seçim sonuçlarına göre oluşturulacak yeni hükümet konusunda iki seçenek bulunuyor. Hükümet, ya muhalif vekillerin oluşturduğu bloklar tarafından ya da bağımsızlar ve Cumhurbaşkanı’nın yanında duran partiler tarafından desteklenecek.

Cumhurbaşkanı yanlısı hükümet mi yoksa uzlaşı hükümeti mi?

Cezayir’de Meclis çoğunluğu, hükümetin en az 204 milletvekilinden oluşan bir parlamenter blok veya ittifakın desteğine sahip olması gerektiği anlamına geliyor. Çünkü hükümetin güvenoyu alabilmesi için 407 milletvekilinin yarısından bir fazlası gerekiyor.

Muhaliflerden Barış Toplumu Hareketi dışında, seçimlerde en fazla sandalye kazanan blokların veya partilerin siyasi konumu, “rejim yanlısı” oldukları yönünde. Bağımsızların siyasi eğilimi konusunda ise henüz bir belirsizlik hakim.

Daha önce, partilerin çoğu Tebbun’a yakın durmaya ve birlikte hareket etmeye istekli olduklarını ifade etmiş, Barış Toplumu Hareketi ise bir uzlaşı hükümetine hazır olduğunu belirtmişti. Hareket, reformlar konusundaki açık hedefleriyle alakalı şartlarının bulunduğunu açıklamıştı.

Yeni Meclisin bileşimi göz önüne alındığında, Tebbun’un, UKC, Demokratik Ulusal Birlik, Gelecek Cephesi, Ulusal Bina Hareketi ve bağımsızları içeren bir koalisyonun desteğiyle hükümet kurulması gibi rahat seçeneklere sahip olduğu görülüyor.

Diğer seçenek ise uzlaşı hükümetinin kurulması. Cumhurbaşkanlığı ittifakına girmeyi kabul ederse Barış Toplumu Hareketi’nin dahil olduğu geniş katılımlı bir uzlaşı hükümeti kurulması yoluna gidilebilir.

Ülke tarihinde “rekor” sayılabilecek en düşük katılımlı genel seçim

Cezayir’de Ulusal Halk Meclisindeki 407 temsilciyi seçmek üzere yapılan genel seçimde, 24 milyondan fazla kayıtlı seçmenin sadece yüzde 30,2’si oy kullandı.

Bunun yüzde 37,09 katılımla gerçekleşen 2017’deki seçimlerin ardından ülke tarihindeki “rekor” sayılabilecek en düşük katılımlı genel seçim olduğu belirtiliyor.

Cezayir, 2019 yılında Cumhurbaşkanı Buteflika’nın kitlesel halk protestoları üzerine devrilmesinin ardından Buteflika dönemindeki isimlerin tasfiyesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni bir anayasa gibi birçok değişimi peş peşe yaşadı.

Rejim, seçimlerle geçiş sürecinin devam ettiği mesajını verirken, Buteflika’yı koltuğundan eden lidersiz protesto hareketi “Hirak”, seçimleri “kozmetik vitrin değişikliği” şeklinde tanımlayarak boykot çağrısı yapmıştı. Aralarında sol ve liberal partilerin de yer aldığı bazı partiler seçimlere katılmayarak boykot çağrısında bulunmuştu.