TRAI 5G ve Yapay Zeka Konferansı

İSTANBUL (AA) – Turkcell Bilişim Üst Yöneticisi (CIO) Serkan Öztürk, "Bazı teknolojiler çok kısa sürede demode olurken bazılarının önemi hiç bitmez. Son 1 yıldır çok enteresan bir dünyada yaşıyoruz. Pandemi, teknoloji dünyasında inanılmaz bir katalizör görevi gördü. Son 10 yılda kat ettiğimiz kadar yol aldık 1 yıl içerisinde." dedi.

Öztürk, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Etiya’nın desteğiyle online olarak düzenlediği "TRAI 5G ve Yapay Zeka Konferansı" açılışında konuştu.

Teknoloji alanında yapılan her şeyin çok hızlı gerçekleşmeye başladığını belirten Öztürk, "Bazı teknolojiler çok kısa sürede demode olurken bazılarının önemi hiç bitmez. Son 1 yıldır çok enteresan bir dünyada yaşıyoruz. Pandemi, teknoloji dünyasında inanılmaz bir katalizör görevi gördü. Son 10 yılda kat ettiğimiz kadar yol aldık 1 yıl içerisinde, hemen her sektörde inanılmaz değişiklikler oldu. Millet olarak teknolojiye o kadar hızlı adapte olabiliyoruz ki eğitim, sağlık, ticaret gibi birçok alan dijital ortama taşındı." ifadelerini kullandı.

Söz konusu gelişmeler sonucunda yapay zekanın önem kazandığına değinen Öztürk, "Daha önce telefonu yeterli olmasına rağmen akıllı özelliklerini kullanmaya yeni başlayan dijital kullanıcıların sayısı arttı. E-ticarete soğuk yaklaşan büyük bir kitle bugün artık buradan alışveriş yapıyor. Bunlarla birlikte altyapının ne kadar önemli olduğunu anladık. Çünkü internet ya da bağlantı olmayınca üzerine inşa edilen yapıların da anlamlı olmadığını gördük. Yapay zeka bu dünyada artık parlayan bir yıldız, bunu her türlü dijital teknoloji ile de karıştırmamak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Öztürk, yapay zekanın tanımına ilişkin, "İnsanların yapamadığını yapmasının ötesinde bir takım faaliyetlerin yazılım ya da yazılım kontrollü makinelerin yapabilmesi. Biz de uzun süredir bu konuda üretim ve gelişim yapan bir firmayız. Bunun için de birçok aşamadan geçilmesi lazım. Veri çok önemli, ilgi alanınız neyse o veriye ulaşmanız sonrasında da model geliştirebilecek kapasiteniz olması lazım. Bu modellerin sürekli eğitilebilmesi de gerekiyor. Veri analitiğine geçiş, zenginleştirme, analitik dünyada iş zekası kurarak başladık bu yolculuğa, yani müşteriye doğru zamanda doğru teklifi nasıl sunabildiğimiz önemli. Müşteri bize sorunun anlatmadan, aramadan o soruna çözüm bulabilme kaygısıyla yapay zeka maceramıza başladık." şeklinde konuştu.

– "Yapay zekanın katkı sağlamadığı sektör bulunmuyor"

Türk Telekom Network Direktörü Ahmet Fethi Ayhan ise, "Yapay zekanın sağlıkta erken teşhis, kişisel hataların engellenmesi, hastanın yakından takip edilmesi, eğitim, ulaşım, kamu güvenliği, medya, enerji gibi dokunmadığı temas etmediği alan yok. Ayrıca katkı sağlamadığı sektör bulunmuyor. Yapay zeka ve endüstri 4.0'ı yan yana koyduğunuzda işin resmi çok farklı bir noktaya doğru gidiyor. Yapay zeka ve makine öğrenmesi konusu ağırlıklı olarak güncel oyunu değiştirecek bir faktör olarak görülüyor." ifadelerini kullandı.

Yapılan bir araştırmaya göre, sektörün neredeyse yüzde 47'lik kısmının veri analizinin yapay zeka ile birlikte birçok şeyi değiştirebileceği noktasında hem fikir olduğunu kaydeden Ayhan, "Herkes bu konuya odaklanmış durumda. Yapay zeka ile beraber şebekede on binlerce ekipman üzerinde çalışan, yüz binlerce servise ya da insan eliyle manuel operasyonda değilsiniz. Bir miktar self servis kanallarla metrikleri takip edip, kalite parametrelerine bakıp aslında şebekede yapacağınız bir takım müdahaleleri yavaş yavaş insan kontrolünden çıkarıp otomasyonla destekleyerek optimizasyonu bu tarafa evirmeniz gerekiyor." dedi.

Türk Telekom'un geniş bantta sektörün lokomotifi durumunda olduğunu hatırlatan Ayhan, "Ev içindeki deneyimin problem çıkardığını anladığımız anda kişiye özel bir takım uyarıcılar, ya da yakın zamanda duyurusunu yapacağız, kişinin ev içindeki modem düzeltmesini yapabileceğimiz geliştirmelerimiz olacak. Kanal yoğunluğu gibi şebeke performansı ve yetkinliğini takip edip kullandığı hız deneyimine ilişkin bir şekilde müşteriye proaktif öneriler ve tedbirlerle geleceğiz, yakın zamanda bunu hayata kazandıracağız." değerlendirmesinde bulundu.

– "Önceden iş kararları veriyi sürüklüyordu şimdi iş tersine döndü"

Konferans kapsamında düzenlenen "5G ile Deneyim ve Yapay Zeka" panelinde konuşan Vodafone Veri Analitiği ve BT Operasyonları Direktörü Haydar Erdem Yılmaz da telekomünikasyon sektöründe ciddi anlamda abone kitlesi ile arkada çalışan ekibin donanımı sayesinde altyapıdan elde edilen kaliteli bir verinin olduğunu söyledi.

Verinin gelişmesiyle aslında daha önce hedefte olmayan ya da akla gelmeyen çıkarımların da yapıldığını belirten Yılmaz, "Önceden iş kararları veriyi sürüklüyordu şimdi iş biraz tersine döndü. Artık bir kurum için öngörüde bulunabilmek, müşteriye özelleşmiş hizmet verebilmek, doğru zamanda gerçek zamanlı hizmet verebilmek, veriye içerde herkesin ulaşabilmesi ve bunlardan anlam çıkarabilmesi önemli hale geldi. En önemli fark ve fayda burada ortaya çıkarıyor." diye konuştu.

Artık sadece teknik kadrolarda değil şirketlere yön veren kadrolarda da verinin öneminin yer bulduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Vodafone günde 7 telebayt gibi bir veri işliyor. Yaklaşık 2 bin farklı özellik üzerinde yüzden fazla model çalışıyor. Bugün müşterilerimizle etkilerimizin hemen hemen hiçbiri tesadüf ya da bir iki kişinin kararıyla olmuyor. Bunların hepsinin arkasında bir makine öğrenmesi, yapay zeka modeli çalışıyor. Örneğin, günlük olarak müşterilerimizin bizden ayrılma olasılığını hesaplıyoruz ve buna göre aksiyonlar hazırlıyoruz. Tarifesini ona göre ayarlıyor özelleşmiş olarak öneriler hazırlıyoruz. Hangi müşterimizin neyi almaya eğilimi olduğu analizini yapıp ona göre hazırlık yapıyoruz."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Aksigorta'nın, Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma Projesi, IDC European Data Strategy & Innovation Awards tarafından ödüle layık görüldü.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sabancı Holding iştiraki Aksigorta'nın, müşteri deneyimini üst sıralara taşıyan Yapay Zeka ile Risk Fiyatlandırma projesi, IDC Data Strategy & Innovation Awards 2021'de Avrupa'dan katılan 58 şirket arasından Yapay Zeka ile İnovasyon kategorisinde genel kategori birincisi seçildi.

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel, konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:

"2020'de bütün bireysel trafik portföyümüzü yapay zeka ile fiyatlamaya başlamamız Aksigorta'yı Türkiye'de bunu yapan ilk şirket, dünyada da sayılı şirketlerden biri haline getirdi. Bu ödüllü proje ile artık yapay zekayı trafik ve kasko ürünlerinin fiyatlamasında kullanıyoruz. Özellikle markette çok önemli yeri olan kasko ve zorunlu trafik sigortalarında yapay zekayla fiyatlama yapıyoruz bunun etkilerini de pazar payımızdaki artışta hemen görmeye başladık. Bu bizi rekabette öne geçirirken müşterilerimize de en uygun ve adil fiyatı vermemizi sağlıyor."

ANKARA (AA) – ODTÜ URAP Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, yapay zeka alanında Türkiye kaynaklı bilimsel makalelerin sayısını dünyadaki 136 ülke ile kıyaslayan araştırmanın sonuçlarını AA muhabirine açıkladı.

Çalışmalarında, Türkiye’de yüksek öğretimde yapay zeka araştırmalarının dünyada olduğu gibi genel bilgisayar bilimleri alt alanları arasında öne çıkan bir alan olduğunun görüldüğünü dile getiren Akbulut, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yapay zeka araştırmaları gelişmiş ülkelere benzerlikler göstermekle birlikte farklılıklar da sergilemektedir. Örneğin, birçok ülkede araştırmacılar yayınlarını dergilerde olduğu gibi çalıştay, konferans, sempozyum gibi etkinliklerde bildiri olarak da yayınlamaktadır. Günümüzde üniversite sıralamaları çoğunlukla dergi yayınlarına ağırlık vermekle birlikte bilgisayar bilimleri gibi bazı alanlarda konferans bildirileri de dergi yayınları kadar önemlidir. Yapay zeka alanındaki araştırma çıktılarına bakıldığında, dünya genelinde, indislenen yayınların yüzde 36,9’u dergi yayını, yüzde 58,6’sı ise konferans bildirisi olarak yayınlandığı görülmektedir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 58 dergi yayını, yüzde 39 konferans bildirisi olarak gerçekleşmiştir. Dergi makalesi oranının yüksek olduğu ülkelere bakıldığında bu durum sadece İran ve Türkiye’de yüksek farklılık olarak göze çarpmaktadır. “

URAP’ın her yıl dünya alan sıralaması yaptığını, bu yılki sıralamayı da yakında açıklayacaklarını belirten Akbulut, “Bu yılki dünya alan sıralamalarında, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki bilimsel makale sayısında dikkat çekici sonuçlara ulaştık. Dünyada yapay zeka alanında bilimsel makale üreten ülkeler ile Türkiye’yi kıyaslayan bir sıralama yaptık. Buna göre, Türkiye yapay zeka alanındaki bilimsel makalelerin sayısı açısından 137 ülke arasında 13’üncü sırada yer aldı. Türkiye’nin sıralamadaki yeri itibarıyla gelişmekte olan ülkeler arasında en başarılı ülkelerden birisi olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

YÖK’ün çalışmaları önemli

Akbulut, yapay zeka alanında konferans bildirilerinin önemine işaret ederek, “Türkiye’deki araştırmacıların bu alanda önde gelen bilimsel toplantılara katılması, uluslararası çalışmalarda daha aktif rol almasını sağlayarak yapay zeka alanındaki yayınlarımızın güçlenmesini sağlayacak, bu da etki değeri olan yayın sayısının artmasına yol açacaktır.” dedi.

Ural Akbulut, yapay zeka araştırmacılarının bir kısmının akademik araştırmacı değil bilişim firması çalışanı olmasının, yapay zeka araştırmalarına özgü bir diğer boyut olduğuna dikkati çekti.

Yapay zekanın bilgi ve iletişim teknolojileri ile entegre olarak gelişmesi sonucunda bilişim firmalarının bu alanda yapılan yayınlarda, halen ağırlığı elinde tutan akademik kurumların yanında varlık göstermeye başladığını anlatan Akbulut, son 10 yıldaki yayınlara bakıldığında ABD’de bilişim firmaları tarafından yapılan yayınların yapay zeka alanındaki tüm yayınların yüzde 7,4’ünü oluşturduğunu aktardı.

Bu oranın Japonya’da yüzde 8.3, Almanya’da yüzde 8,4, Güney Kore’de yüzde 4,9, Türkiye’de ise yüzde 2.2 olarak gerçekleştiğini dile getiren Akbulut, şunları kaydetti:

“Akademik yayın ağırlığına bakıldığında Türkiye’de akademik kökenli yayınların payı yüzde 94,1’i bulmaktadır. Türkiye’de yapay zeka araştırmalarının üniversiteler yanında bilişim firmaları, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından yürütülmesi ülkenin yapay zeka alanında global ölçekte söz sahipliğini artıracaktır. Bu doğrultuda YÖK’ün Türkiye genelindeki üniversitelerde yapay zeka bölümleri kurmasına yönelik atılımların sürdürülmesi ve veri bilimi araştırmaları ile zenginleştirilmesi Türkiye için bu alanda çalışabilecek insan kaynağının yaratılması için önemli bir fırsattır.

Yapay zeka alanındaki bilimsel araştırmalar için en kısa sürede bu konuda başarılı olan üniversitelere ek araştırma bütçeleri verilmesi çok yararlı olacaktır. Üniversitelerde yapay zeka alanında çalışan akademisyenlerin uluslararası sempozyumlara katılarak uluslararası iş birlikleri geliştirmeleri için ek bütçe ayrılması önem taşımaktadır. Benzer şekilde bu alanda başarılı olan bilişim şirketlerine de teşvikler verilmesi ve mali kolaylıklar sağlanmasında büyük yarar vardır.”