Trakya'da buğday hasadı başladı

EDİRNE (AA) – Türkiye'de ekmeklik buğday üretiminin yüzde 3'lük bölümünün karşılandığı Edirne'de buğday hasadına başlandı.

Geçen hafta etkili yağışlar nedeniyle önceki yıllara göre geç başlayan hasat, sıcak ve güneşli havada devam ediyor.

Edirne Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, AA muhabirine, Edirne'de bu yıl 1 milyon 250 bin dekar alanda buğday yetiştirildiğini söyledi.

Yağmur nedeniyle gecikmeli başlayan hasadın yüzde 30'unun tamamlandığını belirten Bayazıt, "İl ve ilçe müdürlüğü ekiplerimizce hasat kontrollerimiz devam ediyor. Dane kayıpları kontrol ediliyor, üreticilerimiz bu konuda bilgilendiriliyor." dedi.

Bayazıt, hasadın temmuz ortasında sona ermesini beklediklerini ifade etti.

Edirne'de geçen yıl 1 milyon 304 bin dekar alanda 497 bin 94 ton buğday üretimi gerçekleştiğini aktaran Bayazıt, şöyle konuştu:

"İlimiz, Türkiye ekmeklik buğday üretiminin yüzde 3'lük bölümünü karşılamakta, bu üretim oranıyla iller sıralamasında 8. sırada yer almaktadır. Anız yangınları konusunda çiftçilerimize dikkatli olmaları çağrısı yapıyor, 2020 hasat döneminin hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum."

Değirmenyeni köyünde çiftçi Metin Küçükduvan da bu yılki verimin geçen yıllara oranla düşük olduğunu söyledi.

Verimin dekar başına 200-400 kilogram arasında değiştiğini belirten Küçükduvan, "Mayıs ayı kurak geçti, son dönemdeki yağışlar buğdayları biçmemizi geciktirdi. Bu da kaliteyi düşürüyor ve işçiliği zorlaştırıyor. Hasat ülkemiz ve çiftçimiz için bereketli ve hayırlı olsun." dedi.

Öte yandan bu yıl Tekirdağ'da 1 milyon 900 bin dekar, Kırklareli'nde de 230 bin dekar alanda buğday yetiştiriliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – OYAK Tarım Hayvancılık şirketlerinden HEKTAŞ, genetik olarak dünyanın ilk buğdayları kabul edilen siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze’nin tohumlarını üretmeye hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, geçen nisan ayında tescillendiği duyurulan Türkiye'nin ilk tescilli siyez buğdaylarını 2022 yılı itibarıyla üretmeye başlayacak olan HEKTAŞ, 2023 yılında satışa başlamayı hedefliyor.

HEKTAŞ, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından tescillenen Türkiye’nin ilk tescilli siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze’nin satış haklarını 5 yıllığına devralmış olup, buğdayların üretimini ve satışını yapmayı planlıyor.

HEKTAŞ, biyolojik özellikleri nedeniyle rakım ve nem ihtiyacına en uygun bölge olan Kastamonu ilinin İhsangazi ilçesi ve civarında üretilecek olan siyez buğdaylarının tohumlarını 2023 yılı itibarıyla satışa sunmaya hazırlanıyor.

Genetik olarak dünyanın ilk buğdayı olarak da kabul edilen siyez buğdayı, Anadolu topraklarında 12 bin yıldır genetiğini koruyor. Kromozom sayısı 14 ve yüzde 100 orijinal olan buğdaylar, genetiği değiştirilerek kromozom sayıları 42 ve 48'e çıkartılan mevcut modern buğdaylardan ayrışıyor.

Hititlerin zız olarak adlandırdığı siyez buğdayının tarihi, dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu Göbeklitepe'ye kadar dayanıyor. Çeşit saflığı tam olan tescilli siyez buğdayları Ata Siyez ve Mergüze, yüksek çimlenme (çıkış) kabiliyeti ve ıslah edilmiş olması sebebiyle üreticilere sayısız fayda sunuyor.

Tohum miktarında yüzde 25'e varan tasarruf sağlayarak tohum maliyetini düşürüp, üreticiye kazanç sağlayan siyez buğdayları, yeknesak ve kaliteli olduğundan yüksek pazar değeri ile satış kolaylığı sağlıyor.

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yaşayan eski banka çalışanı Mutlu Ergin, 3 yıldır “sağlıklı bir nesil” hedefi doğrultusunda atalık buğday tohumlarıyla üretim yapıyor.

Bankacılık sektöründe 14 yıl çalıştıktan sonra stres nedeniyle şehir yaşamından uzaklaşıp eşiyle Korkuteli ilçesindeki Bayat Mahallesi’ne yerleşen Ergin, ailesine ait arazilerde tarım yapmaya karar verdi.

Doğal ve sağlıklı tohum üretmek isteyen Ergin, atalık buğday tohumlarını araştırmaya başladı.

Ergin, 3 yıl önce Anadolu’nun çeşitli kentlerinden temin ettiği siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğday tohumlarını ekti.

Üretimden hasada işinin başında olan Ergin, elde ettiği ürünleri taş değirmende un ve bulgur haline getirdikten sonra paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyor. Ev makarnası da üreten Ergin, bir taraftan da arpa ekimi yaparak hem üretimini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.

“Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek”

Ergin, AA muhabirine, zor ve stresli koşullara sahip bankacılık sektöründeki işinden ayrılıp tarımsal üretime yöneldiğinde ilk zamanlar zorlandıklarını ancak tarlada zaman geçirdikçe alıştığını söyledi.

“Tamamen doğal ve sağlıklı tohumlar elde etmek adına bu işe girdik.” ifadesini kullanan Ergin, “Üç yıldır da atalık tohum üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öncelikle işe başlarken kendimiz için bu adımı atmıştık ancak arazilerimizi değerlendirmek adına şu anda herkes için bunu yapmaya çalışıyoruz. Eşimle tohumların ekiminden toplanmasına kadar işin başındayız. Yapabildiklerimizi kendimiz yapıyoruz, zorlandığımız konularda da diğer çiftçilerden destek alıyoruz.” dedi.

Ergin, şunları kaydetti:

“Ata tohumundan elde ettiğimiz siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğdayları ihtiyaç oldukça taş değirmende tamamen doğal yöntemlerle un haline getiriyoruz. Ayrıca, bulgur ve ev makarnası da yapıyoruz. Ürünleri daha sonra kendimiz paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyoruz. Ne üretimde ne de paketlemede herhangi bir katkı maddesi ve kimyasal kullanmıyoruz. Tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıyoruz. Sadece ilk ekimde bir gübre kullanıyorduk, bu yıldan itibaren de hayvan gübresine dönüyoruz. Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek. En büyük hedefimiz bu.”

Atalık tohumlardan dönüm başına 150-200 kilogram ürün alabildiklerini belirten Ergin, talebin artması halinde şu anda yaklaşık 40 ton olan üretim miktarını artırmayı düşündüğünü ifade etti.