TÜBİTAK Fen Lisesine 3 bine yakın başvuru yapıldı

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında “Bilimsel Araştırma, Girişimcilik ve Gençlerde Bilimsel Farkındalığın Artırılmasına İlişkin İş Birliği Protokolü”nün imza töreni bakanlar Varank ile Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

Varank, buradaki konuşmasında, protokolle bilimin ışığında, gençlik ve spor alanındaki nitelikli Ar-Ge projelerinin sayısını artırmayı ve bu alanda yetkin insan kaynağını daha da geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Protokol sayesinde çok boyutlu iş birliği mekanizmaları geliştireceklerini dile getiren Varank, bunların başında gençlere ve spora yönelik Ar-Ge çalışmalarının, TÜBİTAK’ın Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamına alınmasının geldiğini anlattı.

Varank, bakanlıkların belirleyeceği önceliklere göre Gençlik ve Spor Çağrı Programı’nı hayata geçireceklerine işaret ederek, bu çağrılara başvurup başarılı bulunan projeleri yüzde 50 eş finansman modeliyle destekleyeceklerini, 2023’e kadar her yıl yeni bir çağrı açmayı planladıklarını bildirdi.

İkinci olarak, TÜBİTAK’ın Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında, kurumların gençlik ve spor alanındaki projelerini destekleyeceklerini belirten Varank, burada da aynı finansman modeliyle çalışacaklarını kaydetti.

“Spor ve gençlik alanında da ‘Turcorn’lar çıkabilir”

Varank, üçüncü iş birliği alanının girişimcilik olacağını ifade ederek, “TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci Programı (BİGG) kapsamında girişimcilerimizin spor teknolojilerine yönelik yenilikçi fikirlerini ticarileştirmelerini destekleyeceğiz. Bu yöntemle, yapay zeka, robotik ve yaşam bilimleri gibi teknolojilerin spor alanında kullanımını teşvik edeceğiz. Böylece ciddi bir katma değer sağlamayı ve sporun gelişimini hızlandırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Son dönemde Türkiye’den milyar doların üzerinde değerlemeye sahip girişimcilerin çıktığını anımsatan Varank, spor ve gençlik alanında da verilen desteklerle yakında yeni “Turcorn”ların görülebileceğine inandığını söyledi.

Varank, bu kapsamda, firmaları güçlendirmek ve motive etmek amacıyla spor teknolojileri başlığı altında her yıl seçilecek başarılı 5 girişimciye 1 milyon lira ödül verileceğini bildirdi.

4’üncü olarak, TÜBİTAK’ın 3 ayrı destek programı çerçevesinde gençlik ve spor alanında nitelikli Ar-Ge personelinin yetiştirilmesinin önünü açacakları bilgisini veren Varank, şunları kaydetti:

“Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile Gençlik ve Spor Bakanlığımızın katkılarıyla gençlik ve spor konularında çalışan uluslararası anlamda başarı yakalamış araştırmacıları, bilim insanlarını Türkiye’ye davet edeceğiz. Bu bilim insanları bir yandan araştırmalarını ülkemizde sürdürürken diğer yandan doktora öğrencileri yetiştirecekler. Böylece spor ve gençlik konularında çalışan yurt dışındaki parlak beyinlerimizi de tersine beyin göçüyle tekrar memleketimize kazandırmış olacağız.”

Varank, 5’inci olarak gençlerin kişisel, bilimsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacak faaliyetleri çeşitlendirip güçlendireceklerini vurguladı.

TÜBİTAK’ın bilim söyleşileri, popüler bilim dergileri ve kitaplarının yurdun her köşesine ulaşması için çalıştığını belirterek, protokolle Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlar, gençlik merkezleri ve gençlik kamplarını da sürece dahil edeceklerini dile getirdi.

Varank, gençler için attıkları bu adımların büyük ve güçlü Türkiye yolunda önemli görevler icra edeceğine dikkati çekerek, “Bunlar, teknolojik ve ekonomik bağımsızlığımızın teminatı olan Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirecek insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli bir rol oynayacak.” değerlendirmesine bulundu.

“Gökyüzü gözlem şenliklerini yaygınlaştıracağız”

Gençlerin önünü açacak adımlar atmanın en önemli önceliklerinden olduğunu ifade eden Varank, bu kapsamda yürütülen Deneyap Teknoloji Atölyeleri ve TEKNOFEST gibi çalışmaları anlattı.

Varank, bu yıl başlattıkları TÜBİTAK Fen Lisesine de değinerek, şöyle konuştu:

“2-4 Temmuz’da okulumuz için başvuruları toplamıştık. Hamdolsun büyük bir ilgiyle karşılaştık. 90 kişilik kontenjana yüzde 1’lik dilimden 3 bine yakın başvuru oldu. İnanıyorum ki bu okul, dünya çapında değer gören, dünya çapında ses getiren bilim insanlarını mezun edecek bir okul olacak ve önemli başarılara imza atacak.”

Her yıl Türkiye’nin en büyük teleskobunun yer aldığı 2 bin 50 rakımlı Antalya-Saklıkent’te Gökyüzü Gözlem Şenliği düzenlediklerini anımsatan Varank, geçen yıl salgın nedeniyle gerçekleştirilemeyen şenliğe bu sene uluslararası bir statü kazandıracaklarını bildirdi.

Varank, 12-15 Ağustos’ta düzenlenecek şenliğin Milli Uzay Programı’na da katkı sunacağını dile getirdi.

Etkinliğin astronomi, havacılık ve uzay alanlarına ilgi duyan gençler için bulunmaz bir fırsat olduğunu söyleyen Varank, gözlem şenliklerini Erzurum ve Diyarbakır başta olmak üzere gözlem yapılabilecek diğer şehirlere de yaymak istedikleri bilgisini verdi.

“Gençlerin önünüzü açmaya devam edeceğiz”

Varank, gençleri ümitsizliğe sevk ederek, onların hayallerine ket vurmaya çalışanlar olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Geçenlerde Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay, ‘Uçan arabalarda dünya liderliğine oynayan bir Türkiye olacak.’ dedi. Bunun üzerine yine bilindik grup, bu sözle alay etmeye kalktılar. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın ifadesini tekrarlıyorum, Türkiye kendine inanmış, ufku samanyolu galaksisi kadar geniş, çalışkan gençleriyle uçan arabalarda da dünya liderliğine oynayacak. Nasıl ki insansız hava araçlarındaki başarımız tüm dünyanın gündemindeyse tüm yenilikçi alanlarda da iddiamızı kanıtlayacak başarı hikayelerini gençlerimizle birlikte yazacağız. Ufku samandan öteye geçemeyen muhalefet inansa da inanmasa da yazacağız.”

Türkiye’nin İHA teknolojisinde zirveyi yakalamış durumda olduğunu ifade eden Varank, “Şu anda çalıştığımız projelerden biri İHA’larımızı TCG Anadolu havuzlu çıkarma gemimize indirip kaldırabilmek. Bir manada kendimizin insansız hava araçları uçak gemisini yapabilmek. Bunu başardığımızda dünyadaki tek ülke olacağız ve dünya bize gıptayla bakmaya devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Varank, son dönemde, ana muhalefet partisinin gençler üzerinden bir propaganda yürüttüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Gençlerin yurt dışı ilgisini, ülkemize olan inançsızlık gibi göstermeye çalışıyorlar. Ülkemizin gençlerinin, bilim insanlarının yurt dışında gerek eğitim gerekse iş tecrübesi anlamında deneyim kazanmak istemeleri rahatsız olunacak bir husus değil. Önemli olan akıllarının bir köşesinde ülkelerinin olması, bu ülke, güzel topraklar ve millet için katma değer oluşturmayı unutmamalarıdır. Hem böylelikle, bizdeki gibi ufku ve vizyonu dar bir muhalefetin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını da görmüş olurlar. Yurt dışındaki bilim insanlarını gönüllü elçilerimiz olarak görüyoruz. Onların başarılarını gururla takip ediyoruz. Bizdeki ana muhalefet lideri, sosyal medyada stok fotoğraflar kullanarak gençleri etkileyeceğini sanıyor. Bunların gençlere yönelik hassasiyeti işte bu kadar sahte.”

Gençlerle her alanda birlikte olmaya devam edeceklerini vurgulayan Varank, “Gençlerimizden beklentimiz, bundan önceki nesillere sunulmayan imkanları sahiplenerek katma değere dönüştürmeleridir. Biz sizin önünüzü açmaya, imkanlarınızı artırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Konuşmaların ardından bakanlar Varank ile Kasapoğlu iş birliği protokolünü imzaladı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

SİNOP(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi Temel Atma, Keten Müzesi Projesi İmza ve Satem Biyokütle Enerji Santrali açılış töreninde konuştu.

Biri enerji, diğeri su ürünleri alanında olan iki yatırımın toplam bütçesinin 260 milyon liranın üzerinde olduğunu söyleyen Varank, söz konusu projelerin Sinop ekonomisine güç katacağını vurguladı.

Varank, bu projelerden Bakanlık destekleriyle kurulan Satem firmasının Sinop Biyokütle Enerji Santrali’ne değinerek şu ifadeleri kullandı:

“180 milyon lirayı bulan bu yatırım, doğrudan ve dolaylı olarak 500 Sinoplu hemşehrimize istihdam oluşturacak. Bu tesis her anlamda çevre dostu bir yenilenebilir enerji santrali. Fosil yakıt yerine rüzgar ve güneş enerjisinden sonra en az karbon salınımına sahip üçüncü enerji kaynağı, doğal biyokütle kullanıyor.”

Tesiste en modern teknolojilerle baca gazı emisyonunun anlık kontrol edildiğinin bilgisini veren Varank, Sinop’un havasına, insanına zararsız, ekonomisine yararlı tesisi kazandıran firma yetkililerine teşekkür etti.

Varank, Satem’e yatırımları için önemli destek verdiklerine işaret ederek, düzenledikleri teşvik belgesiyle birçok avantaj sağladıklarını anlattı.

“Şehirlerimizi kalkındırmanın derdindeyiz”

Bakanlığa bağlı kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin biyokütleden gaz ve enerji üreten 17 projeye 60 milyon lirayı aşkın destek verdiğini, bu alanda 400’ün üzerindeki araştırma ve yatırım projesine TÜBİTAK aracılığıyla 440 milyon lira kaynak aktardıklarını bildirdi.

Varank, gelecek dönemde de sürdürülebilir kalkınmanın önemli araçlarından olan bu alanlardaki destekleri sürdüreceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Birilerinin gündemi en güzel yalanı atmak, en etkili kara propagandayı yapmak, sadra şifa olmayan ama göz boyayan işlerle medyalarda boy göstermek olabilir. Bizim gündemimizse belli, yatırım, üretim, istihdam ve katma değer. Biz şehirlerimizi nasıl daha iyi kalkındırırız, nasıl daha fazla vatandaşımıza istihdam sağlarız, refahı toplumun geneline nasıl yayabiliriz bunun derdindeyiz.”

“Yerelde iş birliğine örnek”

Bugün temeli atılan “Su Ürünleri İşleme, Şoklama ve Depolama Tesisi”nden bahseden Varank, tesis tamamlandığında Sinop’un bu alanda daha verimli işleyen bir ekosisteme sahip olacağına dikkati çekti.

Varank, 105 milyon lira bütçeli projeyi, Avrupa Birliği ile beraber yürütülen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında desteklediklerini ifade ederek, koordinasyonunu da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının sağladığını belirtti.

Projenin yerelde iş birliği konusunda örnek olduğunu vurgulayan Varank, sürdürülebilirlik konusunda da paydaşlara önemli işler düştüğünü söyledi.

Varank, projenin 3 kısımdan oluştuğunu belirterek şunları kaydetti:

“İlk olarak Sinop OSB’de Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini atıyoruz. Maliyeti 85 milyon liranın üzerinde olan bu tesis, 20 dönümlük bir alanda, yılda 3 bin ton kapasiteyle hizmet verecek. Sinop başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin tamamı da bu tesisten faydalanabilecek. Projenin ikinci ayağında, su ürünleri ve turizm işletmelerinin iş geliştirme ve girişimcilik faaliyetlerini desteklemek üzere bir KOBİ Destek Merkezi kuracağız.

Amacımız Sinop’taki girişimcilerimizin bu alandaki üretim ve hizmet kapasitelerini artırmak. Projenin son ayağındaysa bölgemizin turizm potansiyelini harekete geçirmek üzere vizyon projeler geliştireceğiz. Bu kısımdaki öncelikli işimiz, kapsamlı destinasyon planlamaları yapmak, yani bölgesel tanımlamaları yerine oturtabilmek.”

Benzer bir çalışmayı Güneydoğu Anadolu’da “Mezopotamya” markasını oluşturarak yaptıklarını anımsatan Varank, burada da bölge illerinin kültürel ve doğal varlıklarını markalaştırarak, ekonomiye kazandıracaklarının ve böylelikle Sinop’un turizm gelirlerini artıracaklarının altını çizdi.

Varank, çalışmanın bir bölgesel kalkınma projesi olduğuna dikkati çekerek, proje tamamlandığında bölge insanının hak ettiği refah düzeyine erişmesini hızlandırmış olacaklarını dile getirdi.

“OSB’lerin altyapılarını tamamladık”

Sinop’a yapılan yatırımların bunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Varank, AK Parti hükümetleri yönetimi devraldığında Sinop’ta sadece ismen kurulu 2 OSB bulunduğunu belirtti.

Varank, 50 milyon liraya yakın yatırımla buraların altyapılarını tamamlayarak sanayicilerin hizmetine sunduklarını, bugün bu OSB’lerde yaklaşık 2 bin 700 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

Boyabat Marangozlar ve İnşaatçılar Sanayi Sitesi’nin 50 iş yerlik yapım işi ihalesini bu ay tamamladıklarının bilgisini veren Varank, kısa zamanda bu projeyi de sonuçlandıracaklarını, burada da en az 250 vatandaşın istihdam edileceğini anlattı.

Varank, ildeki özel sektör yatırımlarını artırmak üzere sağladıkları desteklere işaret ederek, 2012’den bu yana Sinop için 120 teşvik belgesi düzenlediklerini, bu belgelerde yaklaşık 1,5 milyar liralık yatırım öngörüldüğünü ve yatırımlar tamamlandığında 4 binin üzerinde istihdam sağlayacağını kaydetti.

Kalkınma ajansları, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla Sinop’taki 2 bin 500’ün üzerinde projeye 110 milyon lira destek sağladıklarını dile getiren Varank, kalkınma ajansının bölgede sanayiden turizme, mesleki eğitimden girişimciliğe, KOBİ’lerden sosyal kalkınmaya kadar birçok alanda çalışma yürüttüğünü hatırlattı.

“6,5 milyon lira bütçeli”

Varank, Keten Müzesi Projesi’nin imzalarını da bugün attıklarını belirterek, Ayancık başta olmak üzere Türkeli ve Erfelek’te üretimi yapılan ketenin Sinop kültürünün bir parçası olduğuna işaret etti.

Bu kültürü yaşatmak ve turizme kazandırmak üzere Keten Müzesi Projesi’ni destekleme kararı aldıklarını söyleyen Varank, “Yaklaşık 6,5 milyon lira bütçesi olan bu proje de şimdiden Sinopumuza hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Varank, Sinop’a bir teknopark kazandırılması için çağrıda bulunarak, kurulacak teknoparka bakanlık olarak destek vereceklerini bildirdi.

“İkinci çeyrekte çift haneli büyüme sürpriz olmaz”

Varank, yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmanın sürpriz olmayacağına dikkati çekerek, “2021’i salgınla mücadeleyi kazandığımız ve orta vadede nitelikli büyüme dönemine girdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Gerek sağlık alanında gerekse sanayi ve ekonomi alanında tüm çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturduk.” diye konuştu.

TÜBİTAK COVİD-19 Türkiye Platformu aracılığıyla tüm Türkiye’den bilim insanlarının katkılarıyla aşı geliştirme çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Varank, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi de oldukça yenilikçi bir teknolojiye dayanan VLP aşı adayımız. VLP aşısının ilk insan denemelerinde ben de gönüllü oldum. VLP aşısında Faz 2 aşamasına geçmiştik. Faz 2 çalışmalarında 1. doz aşılamaları tamamladık, 2. doz aşılar uygulanmaya başladı. Şu ana kadar herhangi bir yan etki hiçbir gönüllümüzde görülmedi.

İkinci dozlar da uygulanıp gönüllülerden alınacak sonuçlar değerlendirildikten sonra son aşama olan Faz 3’e geçeceğiz. Tüm süreçler olumlu tamamlanırsa da yerli VLP aşımıza kavuşacağız. Kovid-19 belasıyla mücadeleye Türkiye’den tüm dünyaya şifa olabilecek bir katkı sunmuş olacağız.”

Törene Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Serkan Genç, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, Satem Sinop Biyokütle Enerji Müdürler Kurulu Başkanı Ali Birinci de katıldı.

Konuşmaların ardından Varank ve beraberindekiler, butonlara basarak Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini attı. Varank ile Vali Karaömeroğlu, Keten Müzesi Projesi’ne ilişkin protokolü imzaladı.

Daha sonra Varank, Satem Biyokütle Enerji Santrali’nin açılışını gerçekleştirdi ve tesiste incelemelerde bulundu.

ANKARA (AA) – Paylaşımında, “Pek çok disiplini bir araya getirecek çalışmaların destekleneceği ‘Müsilaj Araştırmaları Çağrısı’ kapsamında müsilaja karşı aktif çözümler üretecek proje sahiplerini bekliyoruz.” ifadesini kullanan Varank, çağrının ayrıntılarının yer aldığı infografiğe de yer verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, son dönemde Marmara ve Kuzey Ege’de deniz ekosistemi için önemli bir tehdit haline gelen, yarattığı olumsuz ekolojik, ekonomik, sosyal ve halk sağlığı etkileri sebebiyle müsilajın oluşumu, izlenmesi, önlenmesi, bertarafı, değerlendirilmesi ve müdahale yöntemleri konularında sürdürülebilir çözümler sunacak çalışmaların desteklenmesi için TÜBİTAK tarafından “Müsilaj Araştırmaları Çağrısı”na çıkılmasına karar verildi.

Çağrı kapsamında; Müsilajın Biyoçeşitliliğe Etkilerinin Araştırılması ve Restorasyon Çalışmaları, Müsilajın Oluşum Mekanizmalarının Ortaya Çıkarılması/Müsilajı Tetikleyen Faktörlerin Açığa Çıkarılması, Denizel Ortama Girecek Kirletici Miktarının Azaltılması ve İzleme ve Takip Sistemlerinin Oluşturulması, Müsilajın Mekanik/Biyoteknolojik Yöntemlerle Bertarafı ve Değerlendirilmesi, Müsilajın Halk Sağlığına Etkileri, Müsilajın Sosyoekonomik Etkilerinin Analizi başlıklı proje önerileri bekleniyor.

26 Temmuz’a kadar başvurulabilecek

Üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel kuruluşlarca sunulacak projeler, üst limiti 300 bin lira ve süresi en fazla 9 ay olmak üzere desteklenecek.

İki hafta boyunca başvuruya açık olacak çağrıya 26 Temmuz’a kadar müracaat edilebilecek. Çağrı sonuçları 9 Ağustos’ta açıklanacak.

Gerçekleştirilecek araştırmalar, deniz bilimleri ve mühendisliği alanlarının yanı sıra bütünsel bakış açısıyla çevre, su bilimleri, inşaat, ziraat, geomatik, kontrol ve otomasyon, yazılım ve kimya mühendislikleri, şehir ve bölge planlama ile kimya, biyoloji, biyoteknoloji, sosyoloji, ekonomi, halk sağlığı gibi birçok disiplini bir araya getirmesi açısından önem taşıyor.