TÜBİTAK, müsilaja karşı sürdürülebilir çözümler sunacak çalışmaları destekleyecek

ANKARA (AA) – Paylaşımında, “Pek çok disiplini bir araya getirecek çalışmaların destekleneceği ‘Müsilaj Araştırmaları Çağrısı’ kapsamında müsilaja karşı aktif çözümler üretecek proje sahiplerini bekliyoruz.” ifadesini kullanan Varank, çağrının ayrıntılarının yer aldığı infografiğe de yer verdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, son dönemde Marmara ve Kuzey Ege’de deniz ekosistemi için önemli bir tehdit haline gelen, yarattığı olumsuz ekolojik, ekonomik, sosyal ve halk sağlığı etkileri sebebiyle müsilajın oluşumu, izlenmesi, önlenmesi, bertarafı, değerlendirilmesi ve müdahale yöntemleri konularında sürdürülebilir çözümler sunacak çalışmaların desteklenmesi için TÜBİTAK tarafından “Müsilaj Araştırmaları Çağrısı”na çıkılmasına karar verildi.

Çağrı kapsamında; Müsilajın Biyoçeşitliliğe Etkilerinin Araştırılması ve Restorasyon Çalışmaları, Müsilajın Oluşum Mekanizmalarının Ortaya Çıkarılması/Müsilajı Tetikleyen Faktörlerin Açığa Çıkarılması, Denizel Ortama Girecek Kirletici Miktarının Azaltılması ve İzleme ve Takip Sistemlerinin Oluşturulması, Müsilajın Mekanik/Biyoteknolojik Yöntemlerle Bertarafı ve Değerlendirilmesi, Müsilajın Halk Sağlığına Etkileri, Müsilajın Sosyoekonomik Etkilerinin Analizi başlıklı proje önerileri bekleniyor.

26 Temmuz’a kadar başvurulabilecek

Üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel kuruluşlarca sunulacak projeler, üst limiti 300 bin lira ve süresi en fazla 9 ay olmak üzere desteklenecek.

İki hafta boyunca başvuruya açık olacak çağrıya 26 Temmuz’a kadar müracaat edilebilecek. Çağrı sonuçları 9 Ağustos’ta açıklanacak.

Gerçekleştirilecek araştırmalar, deniz bilimleri ve mühendisliği alanlarının yanı sıra bütünsel bakış açısıyla çevre, su bilimleri, inşaat, ziraat, geomatik, kontrol ve otomasyon, yazılım ve kimya mühendislikleri, şehir ve bölge planlama ile kimya, biyoloji, biyoteknoloji, sosyoloji, ekonomi, halk sağlığı gibi birçok disiplini bir araya getirmesi açısından önem taşıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

SİNOP(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi Temel Atma, Keten Müzesi Projesi İmza ve Satem Biyokütle Enerji Santrali açılış töreninde konuştu.

Biri enerji, diğeri su ürünleri alanında olan iki yatırımın toplam bütçesinin 260 milyon liranın üzerinde olduğunu söyleyen Varank, söz konusu projelerin Sinop ekonomisine güç katacağını vurguladı.

Varank, bu projelerden Bakanlık destekleriyle kurulan Satem firmasının Sinop Biyokütle Enerji Santrali’ne değinerek şu ifadeleri kullandı:

“180 milyon lirayı bulan bu yatırım, doğrudan ve dolaylı olarak 500 Sinoplu hemşehrimize istihdam oluşturacak. Bu tesis her anlamda çevre dostu bir yenilenebilir enerji santrali. Fosil yakıt yerine rüzgar ve güneş enerjisinden sonra en az karbon salınımına sahip üçüncü enerji kaynağı, doğal biyokütle kullanıyor.”

Tesiste en modern teknolojilerle baca gazı emisyonunun anlık kontrol edildiğinin bilgisini veren Varank, Sinop’un havasına, insanına zararsız, ekonomisine yararlı tesisi kazandıran firma yetkililerine teşekkür etti.

Varank, Satem’e yatırımları için önemli destek verdiklerine işaret ederek, düzenledikleri teşvik belgesiyle birçok avantaj sağladıklarını anlattı.

“Şehirlerimizi kalkındırmanın derdindeyiz”

Bakanlığa bağlı kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin biyokütleden gaz ve enerji üreten 17 projeye 60 milyon lirayı aşkın destek verdiğini, bu alanda 400’ün üzerindeki araştırma ve yatırım projesine TÜBİTAK aracılığıyla 440 milyon lira kaynak aktardıklarını bildirdi.

Varank, gelecek dönemde de sürdürülebilir kalkınmanın önemli araçlarından olan bu alanlardaki destekleri sürdüreceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Birilerinin gündemi en güzel yalanı atmak, en etkili kara propagandayı yapmak, sadra şifa olmayan ama göz boyayan işlerle medyalarda boy göstermek olabilir. Bizim gündemimizse belli, yatırım, üretim, istihdam ve katma değer. Biz şehirlerimizi nasıl daha iyi kalkındırırız, nasıl daha fazla vatandaşımıza istihdam sağlarız, refahı toplumun geneline nasıl yayabiliriz bunun derdindeyiz.”

“Yerelde iş birliğine örnek”

Bugün temeli atılan “Su Ürünleri İşleme, Şoklama ve Depolama Tesisi”nden bahseden Varank, tesis tamamlandığında Sinop’un bu alanda daha verimli işleyen bir ekosisteme sahip olacağına dikkati çekti.

Varank, 105 milyon lira bütçeli projeyi, Avrupa Birliği ile beraber yürütülen “Rekabetçi Sektörler Programı” kapsamında desteklediklerini ifade ederek, koordinasyonunu da Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının sağladığını belirtti.

Projenin yerelde iş birliği konusunda örnek olduğunu vurgulayan Varank, sürdürülebilirlik konusunda da paydaşlara önemli işler düştüğünü söyledi.

Varank, projenin 3 kısımdan oluştuğunu belirterek şunları kaydetti:

“İlk olarak Sinop OSB’de Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini atıyoruz. Maliyeti 85 milyon liranın üzerinde olan bu tesis, 20 dönümlük bir alanda, yılda 3 bin ton kapasiteyle hizmet verecek. Sinop başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin tamamı da bu tesisten faydalanabilecek. Projenin ikinci ayağında, su ürünleri ve turizm işletmelerinin iş geliştirme ve girişimcilik faaliyetlerini desteklemek üzere bir KOBİ Destek Merkezi kuracağız.

Amacımız Sinop’taki girişimcilerimizin bu alandaki üretim ve hizmet kapasitelerini artırmak. Projenin son ayağındaysa bölgemizin turizm potansiyelini harekete geçirmek üzere vizyon projeler geliştireceğiz. Bu kısımdaki öncelikli işimiz, kapsamlı destinasyon planlamaları yapmak, yani bölgesel tanımlamaları yerine oturtabilmek.”

Benzer bir çalışmayı Güneydoğu Anadolu’da “Mezopotamya” markasını oluşturarak yaptıklarını anımsatan Varank, burada da bölge illerinin kültürel ve doğal varlıklarını markalaştırarak, ekonomiye kazandıracaklarının ve böylelikle Sinop’un turizm gelirlerini artıracaklarının altını çizdi.

Varank, çalışmanın bir bölgesel kalkınma projesi olduğuna dikkati çekerek, proje tamamlandığında bölge insanının hak ettiği refah düzeyine erişmesini hızlandırmış olacaklarını dile getirdi.

“OSB’lerin altyapılarını tamamladık”

Sinop’a yapılan yatırımların bunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Varank, AK Parti hükümetleri yönetimi devraldığında Sinop’ta sadece ismen kurulu 2 OSB bulunduğunu belirtti.

Varank, 50 milyon liraya yakın yatırımla buraların altyapılarını tamamlayarak sanayicilerin hizmetine sunduklarını, bugün bu OSB’lerde yaklaşık 2 bin 700 kişinin istihdam edildiğini bildirdi.

Boyabat Marangozlar ve İnşaatçılar Sanayi Sitesi’nin 50 iş yerlik yapım işi ihalesini bu ay tamamladıklarının bilgisini veren Varank, kısa zamanda bu projeyi de sonuçlandıracaklarını, burada da en az 250 vatandaşın istihdam edileceğini anlattı.

Varank, ildeki özel sektör yatırımlarını artırmak üzere sağladıkları desteklere işaret ederek, 2012’den bu yana Sinop için 120 teşvik belgesi düzenlediklerini, bu belgelerde yaklaşık 1,5 milyar liralık yatırım öngörüldüğünü ve yatırımlar tamamlandığında 4 binin üzerinde istihdam sağlayacağını kaydetti.

Kalkınma ajansları, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla Sinop’taki 2 bin 500’ün üzerinde projeye 110 milyon lira destek sağladıklarını dile getiren Varank, kalkınma ajansının bölgede sanayiden turizme, mesleki eğitimden girişimciliğe, KOBİ’lerden sosyal kalkınmaya kadar birçok alanda çalışma yürüttüğünü hatırlattı.

“6,5 milyon lira bütçeli”

Varank, Keten Müzesi Projesi’nin imzalarını da bugün attıklarını belirterek, Ayancık başta olmak üzere Türkeli ve Erfelek’te üretimi yapılan ketenin Sinop kültürünün bir parçası olduğuna işaret etti.

Bu kültürü yaşatmak ve turizme kazandırmak üzere Keten Müzesi Projesi’ni destekleme kararı aldıklarını söyleyen Varank, “Yaklaşık 6,5 milyon lira bütçesi olan bu proje de şimdiden Sinopumuza hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

Varank, Sinop’a bir teknopark kazandırılması için çağrıda bulunarak, kurulacak teknoparka bakanlık olarak destek vereceklerini bildirdi.

“İkinci çeyrekte çift haneli büyüme sürpriz olmaz”

Varank, yılın ikinci çeyreğinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmanın sürpriz olmayacağına dikkati çekerek, “2021’i salgınla mücadeleyi kazandığımız ve orta vadede nitelikli büyüme dönemine girdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Gerek sağlık alanında gerekse sanayi ve ekonomi alanında tüm çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturduk.” diye konuştu.

TÜBİTAK COVİD-19 Türkiye Platformu aracılığıyla tüm Türkiye’den bilim insanlarının katkılarıyla aşı geliştirme çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Varank, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi de oldukça yenilikçi bir teknolojiye dayanan VLP aşı adayımız. VLP aşısının ilk insan denemelerinde ben de gönüllü oldum. VLP aşısında Faz 2 aşamasına geçmiştik. Faz 2 çalışmalarında 1. doz aşılamaları tamamladık, 2. doz aşılar uygulanmaya başladı. Şu ana kadar herhangi bir yan etki hiçbir gönüllümüzde görülmedi.

İkinci dozlar da uygulanıp gönüllülerden alınacak sonuçlar değerlendirildikten sonra son aşama olan Faz 3’e geçeceğiz. Tüm süreçler olumlu tamamlanırsa da yerli VLP aşımıza kavuşacağız. Kovid-19 belasıyla mücadeleye Türkiye’den tüm dünyaya şifa olabilecek bir katkı sunmuş olacağız.”

Törene Sinop Valisi Erol Karaömeroğlu, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Serkan Genç, AK Parti Sinop İl Başkanı Uğur Giresun, Satem Sinop Biyokütle Enerji Müdürler Kurulu Başkanı Ali Birinci de katıldı.

Konuşmaların ardından Varank ve beraberindekiler, butonlara basarak Su Ürünleri İşleme Şoklama ve Depolama Tesisi’nin temelini attı. Varank ile Vali Karaömeroğlu, Keten Müzesi Projesi’ne ilişkin protokolü imzaladı.

Daha sonra Varank, Satem Biyokütle Enerji Santrali’nin açılışını gerçekleştirdi ve tesiste incelemelerde bulundu.

ANKARA(AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Elmadağ Mobilyacılar İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) Altyapı İnşaatı Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, son dönemde yurdun dört bir tarafında gerçekleştirdikleri açılışlardan bahsetti.

Bakanlık olarak OSB’nin altyapı çalışmalarına kredi desteği sağladıklarını ve sonraki süreçleri de yönettiklerini söyleyen Varank, “Tamamlandığında Ankara Siteler’de sıkışık ve verimsiz halde bulunan mobilya üretim atölyelerini bölgeye taşımış olacağız.” diye konuştu.

Varank, Siteler’in 5 binin üzerindeki işletmeyle Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük mobilya üretim merkezlerinden biri olduğuna işaret ederek, oradaki altyapı ve kurulu atölyelerin, sanayicilerin ihtiyaçlarını karşılayamadığını, üretimin şehir merkezinde kalmasının da handikapları bulunduğunu anlattı.

Elmadağ OSB ile sanayicinin sırtındaki ham madde depolama, enerji ve nakliye sorunu, teknoloji yetersizliği gibi yükleri kaldıracaklarına dikkati çeken Varank, “Elmadağ OSB, şehrin merkezine sıkışıp kalmış mobilyacılarımız için önemli bir açılım olacak. OSB’miz, doğu-batı aksı üzerinde bulunması, otoyola yakınlığı ve tren yolu bağlantısıyla benzersiz bir lokasyona sahip. Tamamlandığında inşallah 5 binin üzerinde doğrudan istihdam oluşturacak.” ifadelerini kullandı.

“Yenilikçi teknolojileri işlerinize adapte edin”

Varank, “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonuyla hazırladıkları 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde ortaya konulan “imalat sanayisinin milli hasıla içindeki payını yüzde 21’e, ihracatı da 210 milyar dolara yükseltme” hedefine değinerek, bu kapsamda OSB’lere büyük iş düştüğünü vurguladı.

Hükümetleri döneminde OSB’lerin nitelik ve nicelik yönünden kaydettiği gelişmelere değinen Varank, şöyle devam etti:

“2002’de faal durumda 70 OSB vardı ve bunların çoğu ülkemizin batısında yer alıyordu. 19 yıllık süreçte yaptığımız 7,2 milyar liralık yatırımla OSB sayımızı 326’ya çıkardık. Bugün OSB’si olmayan ilimiz kalmadı. OSB’lerde çevre dostu üretimi teşvik ediyor, sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi için gayret gösteriyoruz. OSB’lerde yer alan siz sanayicilerimizi kaliteli altyapı imkanlarından, nitelikli iş gücü havuzlarından ve cazip teşviklerden faydalandırıyoruz. Çünkü sanayicilerimizin sadece yatırıma ve istihdama odaklanarak, enerjisini üretimde harcamasını arzuluyoruz.”

Varank, sanayicilerden OSB’lerde yürüttükleri faaliyetlerde kendilerini sınırlamamalarını, yenilikçi teknolojileri ve süreçleri öğrenerek işlerine adapte etmelerini istedi.

Kurdukları Ar-Ge ve inovasyon ekosistemiyle, sayısız destek mekanizmasının sanayicilerin emrinde olduğunu dile getiren Varank, “Teknoparklara gidin, genç girişimcileri keşfedin. İnovatif projeleri geliştirmeye çalışın. Yeni ürünler ve süreçler geliştirecek Ar-Ge çalışmalarına odaklanın. Aldığınız risk, bu alanlara yaptığınız yatırım, size yüksek getiri olarak geri dönecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara önemli bir üretim üssüne dönüştü”

Varank, Ankara’nın başta savunma sanayisi olmak üzere tüm sektörlerde önemli bir üretim üssüne dönüştüğüne dikkati çekerek, başkentin 2002-2020 döneminde ihracatı, sanayi sektörü istihdamı ve sınai milli hasılasındaki artışa ilişkin bilgiler paylaştı.

Ankara’nın sanayi alanında yükselen performansında, ilin sanayi altyapısında yaptıkları iyileştirmeler ve verdikleri teşviklerin büyük katkısı olduğunu vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Şehrimizdeki OSB sayısını 8’den 12’ye çıkardık. Ankara ekonomisinin teknolojik dönüşümünde çok önemli katkıları bulunan teknoloji geliştirme bölgelerinin (TGB) sayısını da 3’ten 10’a çıkardık, yeni kuracağımız tekoparklarımız da mevcut. 2020 itibarıyla TGB’lerdeki firma sayısı 1500’e, ihracat ise 2 milyar dolara yaklaştı. Ankara’nın sahip olduğu potansiyel yatırımcıların da ilgi odağı haline geldi.”

Varank, 2003’ten bu yana Ankara için düzenledikleri teşvik belgesi sayısının da arttığını belirterek, sadece imalat sanayisinde 40 milyar lira sabit yatırım öngörüsü olan ve 70 bin istihdama kapı aralayacak 2 bin 500’ün üzerinde teşvik belgesi düzenlediklerini söyledi.

Ankara’daki gelişim ve dönüşümün mobilya sektöründe de kendini hissettirdiğini dile getiren Varank, ilden 2003’te 45 milyon dolarlık mobilya ihracatı yapıldığını, 2020’de ise Kovid-19 salgınına rağmen 400 milyon doların üzerinde mobilya ihracatı gerçekleştirildiğini bildirdi.

“540 milyon lira kaynak aktardık”

Varank, mobilya sektörünün sadece başkentte değil, ülke genelinde önemli mesafe aldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Son yıllarda dünya standartlarında üretim yapan tesislerimizin sayısı da arttı. 2009’dan bu yana sektördeki girişim ve işletme sayısının 2 katına çıktığını görebiliyoruz. Tesis ettiğimiz yatırımcı dostu iş ortamı ve sunduğumuz cazip destekler burada etkili oldu. Öncelikle sektörümüzün ihtiyaç duyduğu planlı sanayi altyapılarını geliştirip yatırımcıların hizmetine sunulması gerekiyor. Kümelenme yaklaşımıyla 3 yeni mobilya ihtisas OSB, 2 sanayi sitesini son dönemde ülkemize kazandırdık. Bu bölgelerdeki işletmelerimiz, nitelikli altyapının yanında, sektörel bilgiye ve uzman insan kaynağına çok daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyor. Sanayi altyapılarının yanında, müteşebbislerimize sağladığımız destek miktarları da her geçen gün artıyor. Mobilya sektöründe 4 milyon liranın üzerindeki yatırımlar bölgesel teşviklerimizden faydalanabiliyorlar.”

İşletmelere proje bazlı destekler de verdiklerini anlatan Varank, KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansları aracılığıyla sektörden gelen yaklaşık 7 bin projeye 540 milyon liranın üzerinde kaynak aktardıklarını ifade etti.

Varank, mobilya sektöründe faaliyet gösteren Ar-Ge merkezi sayısının 15’e, tasarım merkezi sayısının da 17’ye yükseldiğini belirterek, bu merkezlere yaklaşık 321 milyon liralık vergisel avantaj sağladıklarını söyledi.

“Her alanda gaza bastık”

Sanayi ve teknoloji alanında uyguladıkları politikalar ve yapılan yatırımların semeresini verdiğini vurgulayan Varank, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayisinden otomotive, tekstilden gıdaya, elektronikten mobilyaya her alanda gaza basmış durumda olduğuna dikkati çekti.

Varank, ABD bankası JP Morgan’ın iki gün önce yayımladığı bir rapora işaret ederek, “Felaket tellallarına inat Türkiye’nin beklenenden çok hızlı bir şekilde toparlanıp başarı performansı göstereceğini öngörüyor. Uluslararası kuruluşların bir bir teyit ettiği bu gelişmelere karşı ne hikmetse muhalefet lal olmuş durumda. Birilerinin kara propagandası, ekonomimizin gelişmesini ve büyümesini engelleyemeyecek. Pandeminin etkilerinin bertaraf edilmesiyle beraber, ülkemiz hedeflerine daha hızlı, kararlı bir şekilde ilerleyecek.” dedi.

Projenin müteahhitlerine de çağrıda bulunan Varank, “Burayı bir an önce bitirmemiz lazım. İnşallah bu altyapı inşaatında gaza basalım, sene sonuna kadar bitirelim, buradaki parselleri bir an önce yatırımcıların hizmetine sunalım.” diye konuştu.

“İnşallah bu yanlıştan dönerler”

Varank, salgın döneminde insanların açık havada daha fazla vakit geçirmeyi istediğini belirterek, şunları söyledi:

“Maalesef bunu fırsata çevirmek isteyenleri de görebiliyoruz. Dün Kızılcahamam’da bazı vatandaşlarımız bana şikayette bulundu: ‘Burada Soğuksu Milli Parkı’nın işletmecisi Ankara Büyükşehir Belediyesi. Daha önce burası bedavaydı, şimdi ancak ücretli girebiliyoruz.’ Bu fırsatçılığı yapmamak lazım. İnsanlarımızın açık havaya ihtiyacı olduğu bir dönemde milli parkı ücretsizken ücretli hale getirmek doğru bir uygulama değil. İnşallah bu yanlıştan da dönerler. Bu hususu Ankaralıların takdirine bırakıyorum.”

Törende, Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve Ankara Mobilyacılar Lakeciler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Taklacı da birer konuşma yaptı.

​​​​​​​Konuşmaların ardından Bakan Varank, beraberindekilerle Mobilyacılar İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin altyapı inşaatının temelini attı.