Türk akademisyen Vatikan Kütüphanesi arşivinde Yunus Emre Divanı'nın bir nüshasını tespit etti

ESKİŞEHİR(AA) – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Eskişehir Valiliği, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Mihalıççık Kaymakamlığı, Mihalıççık Belediyesi, Türk Dünyası Vakfı ve Türk Ocakları Eskişehir Şubesi iş birliğinde Osmangazi Üniversitesi Yunus Emre Araştırma Merkezi (YUMER) yürütücülüğünde çevrim içi “Uluslararası Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe Bilgi Şöleni” düzenlendi.

Etkinliğin son bölümünde söz alan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Himmet Büke, bugüne kadar Yunus Emre ile ilgili pek çok çalışma yapıldığını belirterek, onun dil ve kültür dünyasının, Türkçe ile söylediği şiirleri defaten farklı yönleriyle ele alındığını söyledi.

“En eski nüshadan istinsah edilmiş bir yazma olma ihtimali çok güçlü”

Bu çalışmaların bugün elde bulunan mevcut nüshalara dayanılarak yapıldığını belirten Büke, şöyle devam etti:

“Yunus Emre’nin Risaletü’n-Nushiyye ve Divan-ı İlahiyat adlı iki eserini içeren divanının yurt içi ve yurt dışında farklı nüshaları bulunmaktadır. Bu nüshalar içerisinde Fatih, Karaman, Raif Yelkenci, Ritter, Nuruosmaniye gibi nüshalar en derli toplu ve muteber nüshalar olarak kabul edilmiştir. Çalışmaların önemli bir kısmı bu nüshalara göre yapılmıştır. Şimdi bu nüshalara yeni bir nüsha daha eklenmesinin sevincini ve büyük heyecanını yaşıyoruz. Akademik çalışmalarıma bağlı olarak yaptığım arşiv taramalarım esnasında Vatikan arşivinde yeni bir Yunus Emre Divanı nüshası tarafımızdan tespit edilmiştir. Bu nüsha daha önce gün yüzüne çıkmamış, tanıtımı yapılmamış ve incelenmemiş bir nüshadır. 196 varaktan oluşan Vatikan nüshasında Yunus Emre’nin her iki eseri önce Risaletü’n-Nushiyye daha sonra Divan-ı İlahiyat olarak kaydedilmiştir. Nüsha hicri 1038, miladi 1629 yılında, günümüzden yaklaşık 400 yıl önce istinsah edilmiş olup içinde Yunus Emre’ye ait 200’e yakın şiir bulunmaktadır. Şiirler Eski Anadolu Türkçesi döneminin Türkçesine uygunluk arz etmekle birlikte arkaik ögeler de barındırmaktadır.”

Büke, nüshanın dil özellikleri ve söz varlığı bakımından değerlendirildiğinde eldeki nüshalar içinde en eski nüshadan istinsah edilmiş bir yazma olma ihtimalinin çok güçlü durduğunu bildirdi.

Yaklaşık 5 aydır süren yoğun çabaları neticesinde nüshayla ilgili çalışmasının bittiğini aktaran Büke, gerekli dil ve içerik çalışmalarının yapıldığını, sözcük dizininin hazırlandığını dile getirdi.

Türk Dil Kurumu (TDK) yetkililerinin konuyla yakından ilgilendiği bilgisini veren Büke, “Çalışma iki ayrı kitap halinde TDK yayınları arasından bir iki ay içinde çıkacak ve okuyucusuyla buluşacaktır.” dedi.

Büke, Yunus Emre ve Türkçe Yılı’nda Yunus Emre ile ilgili bu güzel haberi, Yunus’un diliyle “muştu-müjde” vermek için Eskişehir’de düzenlenen bu etkinliği beklediklerini sözlerine ekledi.

Etkinliğin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Türk Ocağı Eskişehir Şube Başkanı Nedim Ünal ise 3 gün süren Uluslararası Yunus Emre ve Dünya Dili Türkçe Bilgi Şöleni’ne 46 bilim insanının katıldığını ifade ederek, Vatikan Kütüphanesinde Yunus Emre Divanı’nın bir nüshasının tespit edilmesinden büyük mutluluk duyduklarını belirtti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye’deki sinema solanlarında bu hafta 6’sı yerli 10 film vizyona girecek.

Senaryosu Mehmet Akif Ersoy’un ailesinin verdiği muvafakatname ve Sebilürreşad dergisinin katkısıyla oluşturulan, çekimleri İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kastamonu ve Konya’da yapılan “Akif” filmi izleyiciyle buluşacak.

Yapımcılığını HT Yapım’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Sadullah Şentürk’ün oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Yavuz Bingöl, Murat Han, Fikret Kuşkan, Mine Çayıroğlu, Hazım Körmükçü, Erkan Bektaş ve Ruhi Sarı gibi isimler yer alıyor.

Filmde, sözleri Mehmet Akif Ersoy’a ait olan ve 12 Mart 1921’de Birinci Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin milli marşı olarak kabul edilen “İstiklal Marşı”nın yazılış öyküsü Akif’in hayatından aktarılan kesitlerle anlatılıyor.

“Gölgeler İçinde”

Erdem Tepegöz’ün yönettiği ve Numan Acar, Vedat Erincin, Ahmet Melih Yılmaz ile Emrullah Çakay’ın oynadığı “Gölgeler İçinde” filmi bilim kurgu meraklılarının ilgisini çekmeye aday.

Yönetmenin Gürcistan’da bir maden kasabasında 5 haftada çektiği bağımsız bilim kurgu filmi, distopik bir dünyaya kuşkucu bakışlarla yaklaşıyor.

Zamansız ve mekansız bir hikayeyi sinemaseverlerle buluşturan yapım, ilkel bir teknolojiyle yönetilen bir fabrika bölgesinde, emirlere ve kameraların takibine boyun eğerek köle gibi çalışan işçileri ele alıyor.

“Louvre Müzesi’nde Bir Gece: Leonardo da Vinci”

Leonardo Da Vinci Sergisi’nin özel rehberli turunun beyazperdede gösterilmek için çekildiği belgesel de bu hafta vizyona girecek yapımlar arasında.

“Louvre Müzesi’nde Bir Gece: Leonardo Da Vinci”, sinemaseverlere ünlü ressamın eserlerini yakından incelemek için fırsat sunuyor.

Leonardo’nun bir ressam olarak kariyerinin ve resmi diğer disiplinlerin üzerine yerleştirmesinin gösterildiği filmin çekimlerinde, sergi küratörleri tarafından yapılan açıklayıcı ve teferruatlı yorumlar bulunuyor.

“İyi Olan Kazansın”

Tim Hill’in yönettiği “İyi Olan Kazansın” adlı film, eşini kaybettikten sonra kızının evine taşınan Ed ile evlerinin düzeninin değişmesinden hoşlanmayan torunu Peter arasındaki çekişmeyi anlatıyor.

Komedi ve aile türlerinin bir araya geldiği filmde Robert De Niro, Uma Thurman, Christopher Walken, Oakes Fegley ve Jane Seymour rol alıyor.

“Korku Kapanı: Başlangıç”

Mike P. Nelson’un yönettiği ve Charlotte Vega, Adain Bradley, Bill Sage ile Emma Dumant’un oynadığı “Korku Kapanı: Başlangıç” da bu hafta vizyona girecek filmler arasında.

En temel insani korkuları su yüzüne çıkaran, Resident Evil’ın yapımcıları ve serinin ilk filminin senaristinin iş birliğiyle izleyiciyle buluşan korku filmi, New Yorklu 6 yakın arkadaşın Batı Virginia dağlarına doğru yürüyüş gezisi yaptığında, farkında olmadan The Foundation olarak bilinen vahşi bir mezhep tarafından ele geçirilmesini konu alıyor.

“Darlin”

Pollyanna McIntosh’un yönettiği ve Cooper Andrews, Kristina Arntz, Mackenzie Bateman ile Bryant Batt’ın oynadığı “Darlin'” vizyona girecek bir diğer korku filmi.

Vahşi bir ruhun gölgesindeki genç bir kadının esrarengiz hikayesini beyaz perdeye yansıtan film, bir Katolik Hastanesinde tedavi gören Darlin’in rehabilite için, bir psikopos ve birlikte çalıştığı rahibeleri tarafından yönetilen bir bakımevine götürülmesini ve buradaki sırları beyaz perdeye taşıyor.

“Fecr”

Yönetmenliğini Rotin Engin Tutuş’un yaptığı yerli korku filmi “Fecr”in oyuncuları arasında Sahra Erbaykent, Yağmur Bağlan, Hüseyin Yaşar, Müslüm Tutuş ve Cennet Şevran gibi isimler yer alıyor.

Filmde tesadüfen rastladıkları bir kamp yerinde garip olaylar yaşayan bir ailenin, esrarengiz köyde daha önce karşılaşmadıkları insanlarla karşı karşıya kalmalarını ve çözmeye çalıştıkları gizemi anlatıyor.

“Me Nokta Ali”

Bu hafta vizyona girecek bir diğer yerli film olan “Me Nokta Ali”, nüfus müdürlüğü çalışanının ismini yanlış yazmasıyla farklı adına kavuşan Me Nokta Ali’nin hikayesini sinemaya aktarıyor.

Yönetmenliğini Engin Akyıldırım’ın üstlendiği komedi filminde İlkin Oğuzhan Çakır, Merve Sevi, Hacı Ali Konuk, Ayhan Taş ve Orçun Kaptan gibi isimler bulunuyor.

“Kolej Rüyası: Lise Günlükleri”

Yönetmen koltuğunda Can Sarcan’ın oturduğu “Kolej Rüyası: Lise Günlükleri” adlı yerli komedi filminde fenomenlerin maceraları ve lise hayatına dönüşleri konu ediliyor.

“Bir Nefes Daha”

Nisan Dağ’ın ikinci uzun metraj filmi “Bir Nefes Daha”, İstanbul’un bir mahallesinde birinde yaşayan genç bir rapçinin, müzik hayallerine koşarken bir yandan da bağımlılığa karşı verdiği savaşı anlatıyor.

Filmin oyuncuları arasında Oktay Çubuk, Hayal Köseoğlu, Ushan Çakır, Eren Çiğdem ve Ayris Alptekin yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde “Satranç Sınıfı” açıldı.

Türkiye Satranç Federasyonu (TSF), mimari yapısı, koleksiyonu, kültür ve sanat alanları, çağın getirdiği teknolojik olanaklarıyla Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde açılacak satranç sınıfında eğitim programları oluşturarak, katılımcılara satranç dersleri verecek.

Satranç sınıfının açılış etkinliği, TSF Başkanı Gülkız Tulay, Cumhurbaşkanlığı Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürü Mahmut Kazan ve Millet Kütüphanesi Daire Başkanı Ayhan Tuğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

“Türkiye Satranç Federasyonu olarak satrancı ülkenin her yerine yaymak gibi bir misyon edindik.” diyen Tulay, açılış konuşmasında şunları kaydetti:

“Bugün 1 milyonun üzerinde lisanslı sporcumuz var. Satrancın gençler ve çocuklar üzerindeki olumlu etkilerini her zaman anlatmaya çalışıyoruz. Bugün, Cumhurbaşkanlığımızın Millet Kütüphanesi’nde satranç sınıfının açılmasının büyük gururunu yaşıyoruz. ‘Satrancın girmediği yer kalmasın, satranç her yerde’ sloganımızla, bugün 1 milyon sporcumuzu temsil ediyoruz. Satranç sadece bir spor branşı değil. Özellikle de salgın döneminde, evde kalınan süreçte, zamanın faydalı geçirilmesinde satrancın önemi anlaşıldı. Salgın döneminde de dijital ortama hızlı adapte olarak, etkinliklerimizi, turnuvalarımızı, eğitim programlarımızı gerçekleştirebildik. Okulların açıldığı, normal hayata geçilen şu dönemde de artık yüz yüze eğitimlerimize başladık.”

Tulay, sporun faydalarının anlatılması açısından Satranç Sınıfı’nda verilecek yüz yüze eğitimlerin önemini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Satrancın saymakla bitmeyecek kadar faydası var. En büyük faydası ise temel eğitime olan katkısı. Satranç oynayan çocukların zaman kullanımından, motive olmasına kadar son derece güzel alışkanlıklar kazandıklarını biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın satranç sporuna olan desteği, her zaman devam ediyor. Özellikle dağıtılan satranç takımlarıyla, ilk defa satranç ile tanışıp, Avrupa dereceleri yapan çocuklarımız var, bu sayede çok fazla çocuğumuzun hayatına olumlu etkisi de oluyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ve şükranlarımı iletiyorum.”

Satranç sınıfının, satranç sporuna önemli bir değer katacağına inandığını dile getiren Mahmut Kazan ise,”Satrancın motive olmayı, düşünmeyi gerektiren çok özel bir spor olması nedeniyle açılacak bu sınıf, bizler için çok kıymetli. Buradan beklenen faydanın çok geniş ve anlamlı olduğu düşüncesiyle, bu sınıfın beklenen amaca çok güzel katkılarının olacağından eminiz. Katkıları için Türkiye Satranç Federasyonuna teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Kadın büyük usta unvanına sahip Kübra Öztürk, satranç sporcuları ile çoklu gösteri maçı yaptı.

‘Satranç Sınıfı’ etkinlikleri, Millet Kütüphanesi’nin web sitesi, “mk.gov.tr”‘den duyurulacak.