Türk dizileri bu ramazanda da Lübnan'da en çok izlenenlerin başında geliyor

BEYRUT(AA) – Lübnan’ın en çok izlenen televizyon kanalı El-Cedid, ramazanın başlamasıyla 2 Türk dizisini ekranlarına taşıdı. Kanal, ana haber bülteni öncesi ve sonrasında Türk dizileri “Aşk Laftan Anlamaz” ve “Dolunay”ı Lübnanlı izleyicinin beğenisine sunuyor.

Ülkenin önde gelen kanallarından MTV de Türk dizilerinden “Afili Aşk”ı izleyicileriyle buluşturuyor.

Lübnan’da uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanallarından LBCI ise geçen yıl birinci sezonunu yayımladığı “Paramparça”nın ikinci sezonunun yanı sıra “Sefirin Kızı” dizisini ekranlarına taşıyor.

Orta Doğu’nun diğer halkları gibi Türk dizileriyle ilk defa 2007’de tanışan Lübnanlılar, özellikle ramazan aylarında Türk dizilerini izleyen Arap toplumlarının başında geliyor.

Lübnan merkezli Ipsos Araştırma Şirketinin yayımladığı rapora göre, Lübnan’da 2020 yılı ramazan ayında en çok izlenen ilk iki dizi Türk yapımı olurken, ilk sırada yer alan 10 diziden 6’sı da Türk yapımı oldu.

Rapora göre, Lübnan’da geçen yıl ramazan ayında “Karadeniz” dizisi yüzde 18,46 ile reyting yarışında birinci olurken, “Siyah Beyaz Aşk” da yüzde 18,37 ile ikinci sırada yer aldı.

“Türk kültürü Lübnan toplumuna sızdı artık”

Birçok drama eserinde imzası olan Lübnanlı yönetmen Elie Habib, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk dizilerinin sadece ramazanda değil yıl boyunca Lübnan ekranlarından izlendiğini belirtti.

Habib, “Lübnan televizyonları, Türk dizilerini yerel yapımlardan daha uygun fiyata alabiliyor. Ayrıca Türk dizi sektörü çok büyük olmasının yanı sıra konuları çok ve yapımcılar ile oyuncuları da başarılı. Türk kültürü Lübnan toplumuna sızdı artık. Lübnanlılar, profesyonelliğinden dolayı Türk dizilerini yerel dizilere tercih ediyor.” ifadelerini kullandı.

Türk oyuncuların profesyonel olduğuna ve yapımlarında hata kabul etmediklerine dikkati çeken Habib, dizi sektöründe Türk-Lübnan ortaklığı konusunda bir niyetlerinin olup olmadığına ilişkin ise şunları kaydetti:

“Bir yönetmen olarak evet, niyetim var. Tabii senaryo başta olmak üzere tüm yönleriyle koordinasyonun olması şartıyla. Yani Türkiye ile Lübnan arasında dönecek bir hikayenin ele alınmasıyla olabilir.”

Türk dizileri ramazanda ilk sırada yer alıyor

Lübnanlı sanat eleştirmeni Zekiyye ed-Deyrani, bu ramazanda televizyonların yayımladığı dizilerin başarısını konuşmak için henüz erken olduğunu belirterek, “Ancak Türk dizilerin büyük bir izleyici kitlesini cezbettiği kesin.” dedi.

Türk dizilerinin Lübnan’da son yıllarda ramazanda güçlü olarak öne çıkmaya başladığını dile getiren Deyrani, “Türk yapımı dizilerin Lübnan ekranlarından düşmediğini görüyoruz, ramazandan sonra da böyle devam ediyor. Türk dizileri, şu anda ramazanda izlenenler arasında ilk sırada yer alarak dikkati çekiyor.” ifadelerini kullandı.

Türk dizilerinin kolay bir dil kullandığı ve ilgi çeken hikayelerle çok güzel sunulduğuna vurgu yapan Deyrani, “Lübnan yerel televizyon kanalları, bu yıl maratonlarına birden çok Türk dizisini almışlar. Bu yeni bir şey ve özel bir tat veriyor.” diye konuştu.

Türk dizileri programlara ekstra değer katıyor

Lübnan’daki önemli televizyon kanallarından MTV’nin Program Müdürü Joseph el-Hüseyni de MTV olarak geçen yıl ilk defa ramazan programına aldıkları Türk dizilerinin çok ses getirdiğini söyledi.

Hüseyni, “Türk dizilerinden geçen yıl çok olumlu geri bildirimler aldığımız için bu ramazanda da Türk yapımı dizilerle yolumuza devam ettik. Şüphesiz Türk dizileri, ramazan ayı başta olmak üzere televizyon programlarına ekstradan bir değer katıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk dramı her zaman tazeliğini koruyor”

Lübnanlı gazeteci Ragib Hallavi ise drama yapımları arasında mutlak anlamda en güzel ve en iyisi olan Türk dizilerinin ramazan programlarına girmesini doğal olarak her yıl beklediklerini söyledi.

Türk dizilerini tüm yönleriyle öven Hallavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk dizilerinin sadece Lübnan yapımı dizileri değil, zaman zaman Arap dramlarını geride bıraktığını gizleyemeyiz. Profesyonel işlenen Türk dizileri, izleyicilerin büyük kesimini cezbediyor. Türk dramı, oyuncular olsun, çekim yerleri olsun veya birbirinden güzel senaryolar olsun her zaman tazeliğini koruyor.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BEYRUT (AA) – Cumhurbaşkanı Avn, Beyrut Limanı’nda meydana gelen şiddetli patlamaya tepki eylemlerinin ardından 10 Ağustos 2020’de istifa eden Hassan Diyab hükümetinin yerine yeni kabineyi oluşturacak ismin belirlenmesi için Meclisteki siyasi gruplarla yürüttüğü istişare görüşmelerini tamamladı.

İstişare görüşmelerinin ardından Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Mikati’nin yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmek üzere Baabda Sarayı’na çağrıldığı aktarıldı.

Lübnan’da 2005-2011 yıllarında başbakanlık yapan iş adamı ve Milletvekili Mikati, Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki görüşmelere katılan 115 üyeden 72’nin oyunu aldı. Geriye kalan milletvekillerinin 42’si çekimser kalırken, bir vekil de Nevaf Selam için oy kullandı.

Mikati, Baabda Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Avn ile görüştükten sonra düzenlediği basın toplantısında, yeni hükümeti kurma görevinin kendisine verildiğini duyurdu.

Kendi başına zorlukların üstesinden gelmeyi başaramayacağını ve halktan güven talep ettiğini söyleyen Mikati, “Yangın ancak herkesin iş birliği ile söndürülür. Dışarıdan gerekli garantilere sahip olmasaydım bu yönde bir adım atmazdım.” dedi.​​​​​​​

Mikati, Cumhurbaşkanı ile iş birliği halinde Fransa’nın girişimi doğrultusunda yeni hükümeti kuracaklarını ifade etti.

Mikati kimdir?

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam kentinde 1955 yılında Sünni Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mikati, Beyrut Amerikan Üniversitesi mezunu ve ülkedeki önemli siyasi isimler arasında yer alıyor.

Saygın bir iş adamı olarak tanınan Mikati’nin medya, telekomünikasyon başta olmak üzere birçok alanda yatırımları bulunuyor. Lübnan’da 1990’lı yıllardan itibaren farklı hükümetlerde bakan olarak görev alan ve 2005-2011 yıllarında da başbakanlık görevini yürüten Mikati, 2009’dan bu yana Trablusşam’dan milletvekili olarak parlamentoda yer alıyor.

Edib ve Hariri’nin çabaları sonuç vermemişti

Başbakan Diyab’ın istifasından birkaç hafta sonra geçen yıl yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Lübnan’ın Berlin Büyükelçisi Mustafa Edib, 26 Eylül 2020’de, “Hükümeti kurma görevini aldığım sıradaki mutabakat artık yok.” diyerek görevi iade etmişti.

Edib’in sunduğu kabine üzerinde anlaşamayan Müslüman ve Hristiyan siyasi gruplar, 22 Ekim 2020’de hükümeti kurmakla görevlendirilen Müstakbel Hareketi Genel Başkanı Saad el-Hariri’nin yaklaşık 9 ay süren çabaları neticesinde teknokratlardan oluşacak yeni bir hükümetin kurulmasına da imkan tanımamıştı.

Son olarak 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Avn ile bir araya gelen Hariri, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, “Cumhurbaşkanı ile anlaşamadığı için hükümeti kurma görevini iade ettiğini” duyurmuştu.

Görevi iade ettiği sırada yeni hükümeti kurmakla görevlendirilecek hiçbir isme destek vermeyeceğini açıklayan Hariri, bu sabah Cumhurbaşkanı Avn ile görüştükten sonra Mikati’ye desteğini açıklayan ilk isim oldu.

Lübnan’daki ekonomik ve siyasi durum

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan’da, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik kriz yaşanıyor.

Beyrut Limanı’nda Ağustos 2020’de meydana gelen büyük patlama, Lübnan’daki ekonomik sıkıntıları artırdı ve yeni bir hükümet krizi doğurdu.

Başbakan Hassan Diyab hükümeti, patlama sonrası gelen tepkiler üzerine 10 Ağustos 2020’de istifa etti ancak siyasi gruplar arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ülkede yaklaşık bir yıldır yeni hükümet kurulamadı.

Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır iktidarı paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.

BEYRUT (AA) – Saad el-Hariri, başkent Beyrut’un doğusundaki Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Avn ile yaptığı ikili görüşmenin ardından kısa bir basın toplantısı düzenledi.

Hem Fransa’nın geçen yıl başlattığı girişime hem de Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri’nin girişimine bağlı olarak hükümetinde yer alacak 24 teknokrattan oluşan listeyi Avn ile paylaştığını belirten Hariri, “Bana göre bu hükümet, ülkedeki çöküşü durdurmaya kadirdir.” dedi.

Hariri, Cumhurbaşkanı Avn’ın yarın kendisine yapıcı bir cevap vermesi temennisinde bulundu.

Lübnan’daki hükümet krizi ve Fransız girişimi

Lübnan hükümeti, 4 Ağustos 2020’de Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamanın ardından tepkiler üzerine istifa etmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 6 Ağustos ve 1 Eylül 2020’de Lübnan’ı ziyaret etmiş ve teknokratlardan oluşacak hükümetin kurulması için girişimde bulunmuştu.

Ancak ülkedeki mezhep eksenli siyasi güçlerin bakanlık paylaşımında yaşadıkları anlaşmazlıklar nedeniyle hükümet kurma çalışmalarında aylardır ilerleme kaydedilmezken, Fransa’nın girişiminden de bir sonuç elde edilememişti.

Hariri, Aralık 2020’de, 18 bakanlık teknokratlar listesini Cumhurbaşkanı Avn’a sunmuştu. Avn ise Hariri’nin, özellikle Hıristiyan bakanların belirlenmesinde tek başına hareket ederek, Cumhurbaşkanlığı ile anlaşmaksızın hareket etmesine itiraz etmişti.

Meclis Başkanı Berri, daha sonra teknokratlardan oluşan kabine listesinin 18’den 24’e çıkarılması için bir girişimde bulunmuştu.

Siyasi güçler ve yöneticileri ülkedeki ekonomik krizin nedeni olarak gören halk, uzun yıllardır iktidarı paylaşan mezhepsel siyasi partilerin yer almadığı, teknokratlardan oluşan küçültülmüş bir hükümetin kurulmasını talep ediyor.