Türk ihracatçısı kekikteki “yabancı ot” sorununu çözmek istiyor

DENİZLİ (AA) – Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, kekiğin içindeki yabancı ot sorununun ortadan kaldırılmasının, ihracatın devamlılığı açısından hayati önem taşıdığını söyledi.

Tarakçıoğlu, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Pamukkale ilçesine bağlı Karahayıt Mahallesi'ndeki bir otelde düzenlenen "Kekik Tarımının Sorunları ve Çözüm Yolları" isimli toplantıda ihracata ilişkin bilgi verdi.

Türkiye'de her yıl 18-19 bin ton kekik üretimi yapıldığına işaret eden Nurettin Tarakçıoğlu, üretimin 16 bin tonunun da Denizli ve çevresinde gerçekleştirildiğini aktardı.

Tarakçıoğlu, üretim ve ihracata büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Üretim son 15 yılda yüzde 50 arttı ve ihracat da aynı miktarlarda yükseldi ama son 1, 2 yıldır kekikte istemediğimiz sorunlarla karşılaşmaya başladık. Bu sorunlarla başa çıkmak için burada bin kadar üretici ile bir araya geldik." dedi.

– Denizli kekiği markası

Ürünün "Denizli Kekiği" olarak anılmasını istediklerini söyleyen Nurettin Tarakçıoğlu, şöyle devam etti:

"Yabancı ot ile mücadele etmez isek bu ürünün tüketimi azalır, alıcı ülkeler ülkemizden ürün almak yerine diğer rakip ülkelerden ürün almayı tercih eder ve hep birlikte ülke olarak kaybeden biz oluruz. Hepimiz aynı gemideyiz, bu nedenle kekik üretimine devam edip bu üründen kazanç sağlamak istiyorsak, elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. Geçen yıl bazı pazarlarımızı kaybettik bu sorunlar yüzünden. Ama bu yıl alacağımız önlemlerle bunu telafi ederiz diye ümit ediyoruz."

Tarakçıoğlu, Türkiye'de üretilen kekiğin yüzde 90'ının ihraç edildiği ve 60 milyon dolar döviz kazandırdığı bilgisini de verdi.

Tarım sektörü temsilcilerinin katıldığı toplantıda, kalıntı, yabancı ot ve kekik tarımı konulu sunumlar yapıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Kibar Holding grup şirketlerinden otomotiv tedarik sektörü üreticisi Assan Hanil, kendi sınıfında dünyanın ilk hidrojen yakıt hücreli elektrikli kamyonu Hyundai Xcient Fuel Cell’in koltuklarını üretiyor.

Assan Hanil'den yapılan açıklamaya göre, otomotiv sektörünün geleceği sürdürülebilirlik etrafında şekilleniyor. Kendi sınıfında dünyanın ilk hidrojen yakıt hücreli elektrikli seri üretim kamyonu Hyundai Xcient Fuel Cell, otomotiv sektöründe hidrojen ekosisteminin kurulmasına öncülük etmeyi amaçlıyor.

Aracın hava süspansiyonlu sürücü ve yolcu koltukları Assan Hanil tarafından tasarlanıp üretildi. Şirketin Kocaeli’deki tesislerinde üretilip Güney Kore’ye ihraç edilen ürünler oradan da Avrupa yolcusu oluyor. Kendi sınıfının ilk örneği olan hidrojen yakıtlı kamyon Avrupa’da yollardaki yerini aldı. 2030’a kadar Avrupa’daki hidrojen yakıtlı kamyon sayısını 25 bine ulaştırmak hedefleniyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Assan Hanil Genel Müdürü Atacan Güner, küresel ekonominin en önemli lokomotiflerinden biri olan otomotiv sektörünün dönüşümünün, dünyanın geleceği için büyük önem taşıdığını belirterek, şunları kaydetti:

"Otomotiv tedarik sektörü olarak bizlerin yapacağı Ar-Ge çalışmalarının bu dönüşüme katkı sunması gerekli. Assan Hanil olarak bu vizyon ile enerji verimliliğine katkı sunan hafif, güvenli ve ergonomik koltuk üretimi için harekete geçtik. 1,5 yıllık Ar-Ge çalışmasının ürünü olan koltuklarımızı Hyundai Xcient Fuel Cell’e özel ürettik. Bugün itibarıyla koltuklarımızı Kore’ye ihraç etmeye başlıyoruz. Seri üretime geçişimizi Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı ve tasarımdan üretime kadar emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarım ile birlikte kutlamanın gururunu yaşıyorum.”

MERSİN (AA) – AA muhabirinin, Akdeniz İhracatçı Birlikleri verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yılın 8 ayında 665 bin 320 ton olan turunçgil ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 15 artışla 762 bin 227 tona ulaştı.

İhracatta ilk iki sırada limon ve mandalina yer aldı. Ocak-ağustos döneminde 304 bin 638 ton limon ihracatından 155 milyon 525 bin dolar, 263 bin 161 ton mandalina dış satımından da 141 milyon 964 bin dolar döviz girdisi sağlandı.

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla limon ihracatı yüzde 63, mandalina dış satımı yüzde 13 artış gösterdi. Bu ürünleri greyfurt ve portakal takip etti.

2020 yılının ocak-ağustos döneminde 339 milyon 585 bin dolar olarak kayıtlara geçen turunçgil ihracatı bu yılın aynı döneminde yüzde 15 artışla 391 milyon 947 bin dolara yükseldi.

İlk sırada Rusya var

Dış satım verileri ülke bazında incelendiğinde, geleneksel pazarlardan Rusya’nın öne çıktığı görülüyor. Rusya’ya ocak-ağustos döneminde 139 milyon 303 bin dolarlık ihracat yapıldı.

Bu dönemde Irak’a 63 milyon 907 bin dolar, Ukrayna’ya 29 milyon 116 bin dolar, Romanya’ya 29 milyon 25 bin dolar ve Sırbistan’a da 18 milyon 983 bin dolar tutarında turunçgil gönderildi.

Türkiye’nin “meyve deposu” olarak bilinen Mersin ve Hatay ihracatı sırtlayan iller oldu.

Ocak-ağustos döneminde Mersin’den 290 bin 587 ton turunçgil ihracatı yapılarak 158 milyon 676 bin dolar elde edildi. Hatay’dan da 158 milyon 347 ton ihracat gerçekleştirilerek 74 milyon 665 bin dolar döviz girdisi sağlandı.

“Turunçgil ürünlerinin rekoltesinde artış bekliyoruz”

Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, AA muhabirine, turunçgilde ocak-ağustosta miktar ve değerde gerçekleşen yüzde 15’lik artışın sektör temsilcilerini sevindirdiğini söyledi.

Her geçen ay ihracatı artırarak ilerlediklerini belirten Kaçmaz, “Bu dönem turunçgil ihracatı bir önceki sezona göre 13 gün erken başladı. Mayer cinsi limonla başlayan ihracat ocak-ağustos rakamlarına olumlu yönde yansıdı. Biz tüm turunçgil ürünlerinin rekoltesinde artış bekliyoruz.” diye konuştu.

Kaçmaz, turunçgil ihracatını daha iyi noktalara ulaştırmak için çalışmalara devam edeceklerini, pazar ağını genişletmek için uğraştıklarını dile getirerek, “Geleneksel pazarlarımızın yanı sıra yeni pazarlar için de ihracat yapmak istiyoruz. Bu yeni pazarların da devreye girmesiyle hak ettiğimiz ihracat hedeflerine ulaşacağız.” dedi.