Türk nano teknoloji firmasına NASA'nın Mars çalışmaları yarışmasında birincilik ödülü

İSTANBUL (AA) – Teknopark İstanbul açıklamasına göre, genç girişimciler Rona Gürçay ve Tanra Gürçay tarafından kurulan ve Teknopark İstanbul’un Kuluçka Merkezi Cube Incubation’da Ar-Ge çalışmalarını yürüten Nanosilver, soy metalleri nano boyutlarda üreterek çeşitli sektörlere ham madde sağlıyor.

Salgın döneminde Uluslararası Akredite Laboratuvarlar tarafından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) üzerinde yüzde 99,99 etkinliği kanıtlanan nano gümüş spreyleri ile uzun süreli koruma ve maksimum etkili hijyen çözümleri geliştiren firma, stratejik nano teknolojilerle Türkiye’yi dünya ligine çıkaracak çalışmalar da yapıyor.

Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren Nanosilver, ABD’de düzenlenen 11. Uluslararası Nano Teknoloji Konferansı’nda, “Yılın Araştırma Ödülü”nü kazandı. Ardından düzenlenen 6. Dünya Yeni Teknolojiler Konferansı’nda, geliştirdikleri inovatif üretim teknikleriyle “Yılın Araştırma Ödülü” de yine Nanosilver’ın oldu. Bu ödüllerin ardından başarısı dünyada yayılan Nanosilver, NASA’nın bir diğer Mars çalışmaları yarışmasında da birincilik ödülü aldı.

Aldığı ödüller sonrası “Uzay Mekiklerinin Yüzeylerinin ve Kullanılan Ekipmanların Nano Gümüşle Kaplanması” ve “Uzayda Nano Gümüşle Arıtma” projelerinde NASA ile çalışmaya başlayan Nanosilver geliştirdiği yüzde 100 yerli ve milli teknolojilerle Türkiye Uzay Ajansı’na da katkıda bulunacak.

Ayrıca Nanosilver’ın ödül aldığı projelerde geliştirdiği teknolojiler Mars araştırmalarında kullanılacak.

Az sayıda ülkenin üretebildiği “Titanyum DSA Elektrot Kaplama” üretmeyi başardı

Açıklamaya göre, yeni ve gelişmiş teknolojik çalışmaların hız kesmeden sürdürüldüğü Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren Nanosilver, çok az ülkenin gerçekleştirebildiği ‘Titanyum DSA Elektrot Kaplama’ üretmeyi başararak soy metalleri nano boyutlarda üreterek çeşitli sektörlere ham madde sağlıyor. Ekolojik teknolojiler ile sentezlenen, üretim sırasında ve sonrasında içerisinde hiçbir artık, atık, kimyasal barındırmayan; yüzde 99,99 saflıkta gerçek nano metal hammaddeler üreten firma, bu hammaddelerle ileri teknolojili nano ürünler geliştiriyor. Nanosilver tarafından üretilen malzemeler; medikal, robotik, uzay araştırmaları, gıda, turizm, tekstil, dayanıklı tüketim, arıtma sistemleri, tarım ve hayvancılık gibi birçok sektörde kullanılan, alternatifleri bulunmayan ileri malzemeler arasında yer alıyor.

Hijyen robotları ve nano hijyen spreyleri ile salgına çözüm sunuyor

Özellikle salgın döneminde Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamış olduğu koruyucu sprey özelliklere sahip HYGO Nano Gümüş Hijyen Spreyi piyasada çok büyük ilgi görüyor. Maliyet açısından toplumun her kesimi tarafından erişilebilir olan ürünler ithal muadillerine nazaran her yönüyle çok büyük avantajlar sağlıyor. Farklı sektörlerin farklı ihtiyaçlarına özel üretimler gerçekleştiren Nanosilver, farklı problemlere de çözümler sunuyor. Nanosilver’ın Bizero Robotics firması ile geliştirdiği HYGO Hijyen Robotu, kitle ulaşım araçları ve alışveriş merkezleri gibi sosyal alanları nano gümüş püskürterek kaplayarak ortak temas noktalarını steril hale getiriyor. Nisan sonunda İzmir’den sonra İstanbul’da da kullanılmaya başlanacak HYGO Hijyen Robotu, 50 nanometreden küçük gümüş taneleri içeren formülü sayesinde bakteri ve virüslerin tamamını uzun süreli olarak etkisiz hale getiriyor.

“Uzay araştırmalarında nano gümüş teknolojisi kullanılıyor”

Açıklamasa konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Nanosilver Üst Yöneticisi (CEO) Tanra Gürçay, bir sonraki Ar-Ge adımlarının 3 boyutlu yazıcılarla çalışmak olduğunu dile getirdi.

Projenin bilgi ve teknoloji aktarımının tamamını İstanbul Teknik Üniversitesi’nden yaptıklarını belirten Gürçay, “Bu yöntem ve tekniklerle nano gümüş üretimi yapan Türkiye’nin ilk ve tek şirketiyiz. Halen 14 Ar-Ge projesi yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gürçay, “Uzay araştırmalarında nano gümüş teknolojisi kullanılıyor. Dünya dışı varlık araştırmalarında, dünyadan hiçbir mikroorganizmanın uzaya taşınmaması gerekiyor ki, yanıltıcı sonuçlar çıkmasın. Bu sebeple araç yüzeyleri nano gümüşle kaplanıyor. NASA’ya sunduğumuz ve birincilik elde ettiğimiz proje kapsamında geliştirdiğimiz nano gümüş tekniği, NASA’nın uzay çalışmalarında, yüzey kaplama tasarımlarında, su arıtma projelerinde kullanılacak. Nano gümüş çok büyük hacimdeki sıvıları arıtmaya imkan sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu

“Elektrotun tamamı yerli, milli ve maliyeti yüzde 50 daha az”​​

Teknopark İstanbul’a da değinen Gürçay, “Teknopark İstanbul’da ülkemiz için stratejik öneme sahip üretimler gerçekleştiriyoruz. Dünyada çok az sayıda ülke tarafından üretilebilen Titanyum DSA Elektrot Kaplama teknolojisini özgün üretim tekniğimizle geliştirerek Türkiye’de üretmeyi başardık. Ülkemiz savunma sanayi açısından stratejik önemdeki bu malzemeyi ithal eden yerli firmalarımızdan büyük talep alıyoruz. Elektrotun tamamı yerli, milli ve maliyeti ithal muadillerine göre yüzde 50 daha az.” açıklamasında bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN (AA) – Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) düzenlediği çevrim içi fotoğraf yarışmasında uzaydan çektiği Van Gölü fotoğrafı birinci seçilen Astronot Kate Rubins ve NASA yetkililerine el dokuması kilimle teşekkür plaketi gönderdi.

NASA’nın 13 Nisan’da düzenlediği “Dünya Turnuvası” adlı fotoğraf yarışmasında birinci olan Van Gölü fotoğrafını çeken Astronot Kate Rubins, unutulmadı.

Van’ın tanıtılmasına katkı sundular

Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Bilmez, belediyenin kilim atölyesinde hazırlanan kilim, “Van Gölü’nün Sırları” kitabı ve teşekkür plaketini Rubins ve NASA yetkililerine verilmek üzere Dışişleri Bakanlığına teslim etti.

Bilmez, AA muhabirine, NASA’nın düzenlediği yarışmada Van Gölü fotoğrafının birinci seçildiğini anımsattı.

Astronot Rubins’e teşekkür etmek için NASA’ya Van kilimi gönderdiklerini anlatan Bilmez, şunları kaydetti:

“Astronotumuza teşekkür mahiyetinde bir kızımızın ürettiği kilimi ve o kilimdeki desenlerin ne anlama geldiğini anlatan bir mektup hazırlandı. Kilim NASA’ya hediye olarak gönderildi. Ayrıca Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından hazırlanan ‘Van Gölü’nün Sırları’ kitabını Türkçe ve İngilizce olarak gönderdik. Hediyelerin Amerikan mevzuatına göre kabul edilmesi için diplomatik yoldan gitmesi gerekiyordu. Biz bu hediyeleri Dışişleri Bakanlığımıza teslim ettik. Onlar diplomatik kurye ile bunu Amerika’ya gönderecekler. Orda da inşallah NASA yetkililerine kilim ve kitap teslim edilecek. Van’ın tanıtılması konusundaki katkılarından dolayı hem NASA yetkililerine hem astronot Rubins’e teşekkür ediyorum.”

Rubins için bir genç kızın aile özlemini desenlerle yansıttığı kilim hazırlandı

Astronot Rubins’e hediye edilmek üzere NASA’ya gönderilen kilimi hazırlayan Nesibe Ertaş, el dokuması kilimi 3 ayda tamamladığını söyledi.

Kilimin üzerindeki desenlerin ne anlama geldiğini anlatan bir mektup da gönderdiklerini belirten Ertaş, “27 yıldır kilimcilikle uğraşıyoruz. Ailemizde gelenek olarak devam eden bir meslek. 12 yıla yakındır Büyükşehir Belediyesine ait kilim atölyesinde çalışıyorum. Kilimlerimizde çok sayıda değerli desenlerimiz var. Bu desenlerimizin her birinin bir anlamı var.” dedi.

“Kesneker” kiliminin özelliği

“Kesneker” adı verilen kilimdeki desenler, Hakkari’ye gelin giden genç kızın, ailesine duyduğu özlemi yansıtıyor.

Rivayete göre, genç kızın farklı bir ev ve yaşama ilk adımını atarken, dokuduğu kilim için tasarladığı desenle eşinin ailesine maharetini gösterme fırsatı bulduğuna, yörede bu deseni hiçbir genç kızın becerememesi üzerine de kilime “Kesneker” (kimsenin kolayca dokuyamadığı) adı verildiğine inanılıyor.

NEW YORK(AA) – ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ve Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesinin (NOAA), hazırladığı ortak raporda, uydu verileri kullanılarak Dünya’nın Güneş’ten gelen enerjinin ne kadarını ısı formunda tuttuğu ve ne kadarını uzaya geri saldığı ölçülüp arasındaki fark ortaya konuldu.

2005 ile 2019 arasında, “enerji dengesizliği” olarak bilinen ısı tutumunun neredeyse iki katına çıktığı vurgulanan raporda, bu durumun okyanus, hava ve karaların hızlıca ısınmasına neden olduğuna dikkat çekildi.

Raporda, Dünya’nın Güneş’ten metrekare başına yaklaşık 240 vat enerji aldığı, 2005 ölçümlerinde bunun yaklaşık 239,5’ini uzaya geri yaydığı görülürken, metrekare başına yarım vatlık “enerji dengesizliği”nin 2019’da yaklaşık 1 vata çıktığının tespit edildiği kaydedildi.

Söz konusu enerji dengesizliğine, atmosferde artan metan ve karbondioksit gibi sera gazlarının yanı sıra bulut örtüsü ile denizlerdeki buz tabakasının azalmasının ve güneş ısısını tutan su buharlaşmasındaki artışın neden olduğuna işaret edildi.

“Dünya beklenenden daha hızlı ısınıyor”

Raporun baş yazarı NASA bilim adamı Norman Loeb, “Artışın büyüklüğü eşi benzeri görülmemiş bir şey. Dünya beklenenden daha hızlı ısınıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünya’da absorbe edilen ısının “aklın alamayacağı kadar büyük olduğuna” işaret edilen raporun ortak yazarı, NOAA’dan Gregory Johnson da söz konusu enerji artışının, her saniyede Hiroşima’ya atılan 4 atom bombasına veya dünyadaki her insanın aynı anda 20 elektrikli çaydanlık kullanmasına eşdeğer olduğunu ifade etti.

Loeb ve Johnson, dünyadaki enerji dengesizliğinin bu şekilde devam etmesi halinde gelecek yıllarda sıcaklığın daha da artmasının ve iklim değişikliğinin toplumların yaşamını etkileyecek şekilde kendini göstermeye başlamasının beklendiği uyarısında bulundu.