Türk savunma sanayisinden 'sualtı telefonu' ihracatı

ANKARA (AA) – Türk savunma sanayisi şirketleri, geliştirdikleri özgün ürünlerle yeni ihracat başarılarına imza atmaya devam ediyor. Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri (KoçSavunma), 2020 yılında sualtı telefonunun yabancı bir deniz kuvveti gemisinde kullanımına yönelik sözleşme imzaladı.

Sualtı elektroniği ve akustiği konularında çalışmalar yürüten KoçSavunma, geliştirdiği ürünlerle yurt dışı pazarına yönelik adımlar atıyor.

KoçSavunma; Echorium Dalgıç Tespit Sonarı Ailesi, Sualtı Tespit ve Konumlandırma Sistemi, Mermi Tarassut Sistemi, Akustik İzleme ve Yakalama Sistemi, Sualtı Ortam Modeli ve Sualtı Telefonu gibi bir dizi ürüne sahip bulunuyor.

Şirket, 2020’de sualtı telefonunun yabancı bir deniz kuvveti gemisinde kullanımına yönelik sözleşmeye imza attı. Ayrıca diğer bir yabancı ülke gemisine İngilizce menülü sualtı telefonu satışına yönelik sözleşme de bu yılın başında yürürlüğe girdi.

Sualtı telefonu; tümü mikro işlemci kontrollü, suüstü/sualtı gemileri arasındaki iletişimi sualtı akustik dalgaları aracılığı ile sağlayan haberleşme sistemi olarak görev yapıyor. Söz konusu ürünün MİLGEM ve Yeni Tip Karakol botları için sabit, kurtarma gemileri için taşınabilir olmak üzere değişik tipleri bulunuyor.

Savunma dışındaki sektörlere de açılmayı hedefleyen KoçSavunma, bu alanda da somut sonuçlar aldı. TURMEPA ile Smartium Blue sosyal sorumluluk projesi kapsamında, KoçSavunma akıllı şamandıraları, Türkiye’nin önemli turistik bölgelerinden Fethiye Körfezi’ndeki deniz suyu temizlik kalitesini düzenli olarak izlemeye başladı.

KoçSavunma, 2020 yılı içinde akıllı şamandıra sistemleri geliştiren bir firma olarak Uluslararası Seyir Yardımcıları ve Fenerler Otoriteleri Birliği (IALA) ve Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) üyelik işlemlerini de tamamladı.

Yeni pazarların kapısı açıldı

KoçSavunma, bu yıl da Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda ürün geliştirmeye ve dünya ile rekabet edecek çalışmalara imza atmayı sürdürecek. Şirket, stratejik hedefleri doğrultusunda bu yıl farklı sektörlerdeki açılımlara öncelik verirken küresel pazarlarda öne çıkmak amacıyla fuar katılımları gibi faaliyetlerini de artırmayı planlıyor.

Özellikle IALA üyeliğinin onayından hemen sonra Filipinler Sahil Güvenliği için talep edilen seyir yardımcısı şamandıra tedarik ihalesine davet edilen KoçSavunma, ana yurt ve kritik tesislerin sualtı güvenliği için vazgeçilmez olan Dalgıç Tespit Sonarı ürünü için yurtdışı açılım fırsatlarını dikkatle takip ediyor.

2020 yılı içinde öne çıkan KoçSavunma Sualtı Telefonu, Dalgıç Tespit Sonarı ve Gemi Entegre Bilgi Sistemi gibi ürünlere yönelik potansiyel ihracat fırsatlarının 2021 yılı içinde hayata geçmesi bekleniyor.

“Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine ağırlık verdik”

KoçSavunma Mühendislik Yöneticisi Hakan Öktem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen 2020 yılı teslimatlarını taahhütler çerçevesinde ve zamanında gerçekleştirdiklerini söyledi.

Salgının tüm dünyada ve Türkiye’de yol açtığı zorlu koşullara rağmen Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine ağırlık verdiklerini vurgulayan Öktem, “Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışından önemli siparişler aldık ve birçok firma ile yurt dışı temsilcilik sözleşmeleri imzaladık. Böylece 2020 yılını hem yurt içinde hem yurt dışında savunma şirketleri tarafından aranılan çözüm ortağı olarak kapatmanın gururunu yaşıyoruz. Bu verimli dönemin önümüzdeki süreçte de istikrarını koruyacağına inancımız tam.” ifadelerini kullandı.

Öktem, stratejik yol haritasını farklı sektörlere açılmak ve yurt dışı pazarlarda büyümek olarak belirlediklerine işaret ederek, “KoçSavunma gerek yurt içi faaliyetleri gerekse ihracat fırsatları açısından 2020’yi verimli bir şekilde değerlendirdi. Bu dönemde çeşitli bakanlık ve kurumlarla ürünlerimizin tanıtımına ve çözüm üretmeye yönelik süreçleri başarıyla başlattık.” diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA(AA) – Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, AA muhabirine, Türkiye yaş meyve sebze ihracatının geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla büyük ivme kazandığını söyledi.

Özellikle Avrupa pazarından gelen talepler doğrultusunda 2020 yılında 2019’a göre yüzde 26’lık artış yaşandığını dile getiren Yazgan, “2020 yılının ilk yarısında 1 milyar 200 milyon dolar civarında olan yaş meyve sebze ihracatının 2021 yılının aynı döneminde yüzde 25’lik artışla 1 milyar 500 milyon dolar civarında olduğunu görüyoruz. İhracattaki bu artış yaş meyve sebze sektörünün büyük bir ivme kazandığının göstergesi olarak yorumlanabilir.” dedi.

Yaş meyve sebze ihracatında Avrupa ve Rusya’nın en önemli pazarlar olduğunu belirten Yazgan, şöyle devam etti:

“Bu yılın ilk yarısında da Avrupa Birliği’ne yaş meyve sebze ihracatımız aynı ivmeyle devam etti. Rusya pazarında da aynı şekilde bir ivme söz konusu ancak geçen yıl büyük güç ve enerji harcayarak açtığımız Uzak Doğu pazarını maalesef yine kendi yaptığımız yanlışlar sonucunda kapattık. Yapacağımız yanlış stratejiler, binbir zorlukla girebildiğimiz pazarların kapılarının tekrar açılmasında bizleri büyük güçlüklerle karşı karşıya bırakacaktır. O nedenle yeni pazarlardaki seçiciliğimiz özellikle ihracatçıların bu konudaki özenlerinin ve bakanlığın bu konudaki denetimlerinin üst seviyelerde olması bizim için ve özellikle yeni pazarımız Uzak Doğu için önem arz ediyor ancak tamamen umutsuz değiliz. Uzak Doğu’da alternatif ülkeler var. Türkiye de bu konuda kendini adapte edecektir. O pazarların da açılmasıyla ivmemizi geçen yıllara göre daha da artırarak devam ettirebileceğimiz umudu içindeyiz.”

En çok ihraç edilen ürünler narenciye, domates ve kiraz

Yazgan, sektörün ihracatında lokomotif ürün grupları bulunduğunu, özellikle narenciyenin çok iyi bir ihracat ürünü olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Narenciyenin ardından örtü altı yetiştiriciliğinden çıkan ürün grubu içinde domates özellikle Rusya için çok önemli. Bunun dışında kiraz, zeytin ve zeytin mamulleri ürün grupları Türkiye için önemli. Biz artık ihracat gerçekleştirirken daha kaliteli, katma değeri daha yüksek ya da aynı ürünün katma değerini yükseltebilecek bir stratejiyle pazarlara ulaşmalıyız. Yani tonajla sıçrama yaparsak ihracatımız daha da anlamlı olacak. Bu da başta üreticimizi sonra ihracatçımızın en temel sorunları olan alım fiyatlarının ve belli bir ayıklama ve seleksiyondan geçip paketlenerek pazara giden ürünlerin arasındaki kayıpların en aza indirilmesini sağlayacaktır.”

İSTANBUL (AA) – İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin verilerine göre, Türkiye’nin en yüksek oranda cari fazla veren sektörler arasında yer alan ve ihracatını her geçen yıl yükselten mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü, ekonomiye katkısını artırarak sürdürüyor.

Yılın ilk yarısında sektörün ihracatı 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 29 artarak 3,2 milyar dolara ulaştı. Yüzde 35 yükseliş gösteren mobilya ihracatı ise 2 milyar doları aşarak rekor kırdı.

Haziranda mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü 614 milyon dolar, mobilya ise 387 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

En çok mobilya ihracatı yapılan ülkeler Irak, Almanya, ABD, İsrail ve Fransa olarak sıralandı. En çok ihraç edilen ürünler arasında çocuk karyolaları ve beşikler, çocuk odası mobilyaları, yemek odası ve oturma odası yer aldı.

“Büyüme uzun yıllar devam edecek”

İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, AA muhabirine verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörün istikrarlı büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Büyümenin daha uzun yıllar devam edebileceğini, sektörün uluslararası piyasalarda fırsatlar barındırdığını vurgulayan Güleç, “Ülkemizde ve tüm dünyada hızla devam eden aşılama çalışmaları sayesinde tüm piyasalarda toparlanma olacağını düşünüyoruz ve sektör olarak biz de yeni duruma hazırlık yapıyoruz. Öngörülerimiz, salgının olumsuz etkilerinin eylül ayı itibarıyla zayıflayacağı yönünde.” diye konuştu.

Güleç, Türk mobilyasının tasarım, kalite ve değerinde fiyatlama özellikleri ile tercih edildiğini kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:

“Türk mobilyası uluslararası piyasada sekizinci sırada. Beşinci sıraya yükseltmek istiyoruz ve bunu çok rahat gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Tanıtım ve markalaşma desteğine ihtiyacımız var. Geçtiğimiz aylarda yaptığımız değerlendirmelerde mobilya ihracatının bu yıl 4 milyar dolara ulaşacağı öngörümüzü paylaşmıştık. Geçen bilgiler bizi doğruluyor. Mobilya üretiminde temel ham madde olan MDF ihracatı konusunda da bakanlığımız çözüm geliştirdi. Bu da elimizi güçlendirdi ancak başka etkenler devam ediyor.”

Güleç, son dönemde sünger, kumaş, elektrik, MDF, sunta gibi ham madde ve girdi fiyatlarında artış yaşandığını, bunun satış rakamlarına yansıyabileceğini sözlerine ekledi.