Türk sporcular Tokyo 2020'de ilkleri başarıyor

TOKYO (AA) – 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda mücadele eden Türk sporcular, oyunlarda tarihi başarılarıyla dikkati çekiyor.

Oyunlarda şu ana kadar 6 madalya alan ve 2 madalyayı da garantileyen milli sporcular, farklı branşlarda tarihi başarıya imza attı.

Milli sporcular Mete Gazoz, Yasemin Adar, Rıza Kayaalp, Ferhat Arıcan, Busenaz Sürmeneli, Buse Naz Çakıroğlu tarihe geçerken, A Milli Kadın Voleybol Takımı da elde ettiği sonuçla Türk sporunda ilkleri yaşatan ekip oldu.

Türkiye oyunlarda şu ana kadar bir altın, 5 de bronz aldı.

Altın madalya alan Mete Gazoz’un tarihi başarısı

Okçulukta altın madalya kazanan 22 yaşındaki Mete Gazoz, bu branşta Türkiye’ye ilk madalyayı getiren sporcu oldu.

Klasik yay bireysel kategorisinde altın madalya kazanan Mete, tarihi bir başarıya imza attı.

Ferhat Arıcan cimnastikte ilki yaşattı

Artistik cimnastikte bronz madalya kazanan Ferhat Arıcan ise bu branşta Türkiye’ye bir ilki yaşatan sporcu oldu.

Paralel barda üçüncü olan Ferhat Arıcan, Türkiye’ye cimnastikte ilk madalyayı getirdi.

Yasemin Adar güreşte madalya alan ilk kadın Türk sporcu

Güreşte kadınlar 76 kiloda bronz madalya kazanan Yasemin Adar, bu branşta Türkiye’ye madalya kazandıran ilk kadın sporcu olarak önemli bir başarıya imza attı.

Rıza’dan tarihi başarı

Türkiye’nin güreşteki en başarılı sporcuları arasında bulunan Rıza Kayaalp, Londra 2012’de bronz, Rio 2016’da gümüş madalya kazandı. Tokyo 2020’de de bronz madalyaya uzanan 31 yaşındaki milli güreşçi, kariyerindeki 3. olimpiyat madalyasını aldı.

Rıza, bu başarısıyla üçer olimpiyat altını bulunan efsane halterciler Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu ile birer altın, gümüş ve bronz olimpiyat madalyasına sahip güreşçi Hamit Kaplan’ı madalya sayısı bakımından yakaladı.

Milli sporcu, 3 olimpiyat madalyası kazanan 4. Türk olurken, 2. güreşçi olarak tarihe geçti.

İki Busenaz da şimdiden tarihe geçti

Boksta Türkiye’nin madalya umutları olarak Tokyo’ya gelen ve Buse Naz Çakıroğlu da sıkletlerinde yarı finale çıkıp madalyayı garantiledi.

Oyunlarda ilk ringe çıkma şansı yakalayan Busenaz Sürmeneli, 69 kiloda yarı finale yükselerek madalyayı cebine koydu.

Takım arkadaşından sonra mücadelelerini yapan Buse Naz Çakıroğlu da 51 kiloda yarı finale çıkma başarısı gösterdi.

Madalyada tatlı bir rekabetin içinde olan iki milli sporcu yarın yarı final maçını yapacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın tarihi performansı

Takımlar düzeyinde Türkiye’yi temsil eden tek ekip olan A Milli Kadın voleybolcular da performanslarıyla tarihi bir başarıya imza attı.

Londra 2012’de de yer alan ama gruptan çıkmayı başaramayan milliler, tarihlerinde ilk kez çeyrek finali Tokyo 2020’de gördü.

Çeyrek final mücadelesinde yarın Güney Kore ile karşılaşacak A Milli Takım, tarihinde ilk kez yarı finale çıkarak madalyaya biraz daha yaklaşmaya çalışacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Dünyanın en iyi okçuları, 19-26 Eylül tarihlerinde Yankton kentinde düzenlenecek Açık Hava Dünya Şampiyonası’nda bir araya gelecek.

Okçuluk Milli Takımlar Teknik Direktörü Yusuf Göktuğ Ergin ile milli sporcular Samet Ak ve Gülnaz Büşranur Coşkun, şampiyonaya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Klasik Yay Milli Takımı’nın Antalya Belek’te, Makaralı Yay Milli Takımı’nın Çanakkele Gelibolu’da şampiyonaya hazırlandığını belirten Ergin, zorlu organizasyonda 4 ayrı kategoride 12 sporcunun mücadele edeceğini söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle faaliyet takviminde yaşanan değişikliğe işaret eden Ergin, şunları söyledi:

“İki yıldır dünyamızı etkisi altına almış olan pandemi süreci sebebiyle ertelenen veya yerleri değişen yarışmaları göze aldığımızda, Dünya Şampiyonası normal tarihinden çok daha ileri bir tarihte gerçekleştirilecek. Bu bizleri ve dünyadaki birçok teknik ekibi performans kontrolü anlamında gerçekten çok zorlamakta.

Özellikle 2020 Tokyo Olimpiyatları hazırlık süreci ve olimpiyatların tamamlandığını düşünürsek, şu anda olabilecek en yoğun hazırlık programıyla sporcularımızı Dünya Şampiyonası’na hazır hale getirmeye çalışıyoruz.”

Türk Milli Takımı’nın her katıldığı yarışmada olduğu gibi bu şampiyonada da en fazla madalya sayısına ulaşabilmeyi hedeflediğini anlatan Ergin, şunları kaydetti:

“Katılacağımız 4 ayrı kategoride de dünya sıralamasında üst sıralarda yer alan ve bu yarışmada madalya kazanması muhtemel birçok sporcumuz var. Özellikle makaralı yay kadınlar ve erkeklerde sporcularımız takım halinde dünyanın zirvesinde bulunuyor. Klasik yayda 2020 Tokyo Olimpiyatları şampiyonu Mete Gazoz ve aynı olimpiyatlarda karışık takımda Mete ile beraber olimpiyat dördüncülüğünü elde eden Yasemin Ecem Anagöz de takımımızda. Sporcularımızın, olabilecek en yoğun antrenmanla yaklaşık 20 gündür hazırlıklarını tamamlamak için mücadele ediyoruz. Önemli olan bu Kovid-19 sürecinde hem sağlık açısından sporcularımızın durumunu kontrol altında tutabilmek hem de sakatlık yaşamdan Dünya Şampiyonası sürecini tamamlamak olacak.”

Yankton’da aynı zamanda Dünya Kupası Finali’nin de yapılacağını hatırlatan Ergin, burada da şampiyonluk mücadelesi vereceklerini, yılı en iyi şekilde kapatmak istediklerini dile getirdi.

Milli sporcuların öz güvenleri yerinde

Erkekler klasik yay kategorisinde yarışan milli sporcu Samet Ak, Dünya Şampiyonası’ndan madalyayla döneceklerine inandığını söyledi.

Şampiyonaya hazır olduklarını belirten Samet, “Takım arkadaşlarıma ve kendime oldukça güveniyorum. Katılacağımız yarışma çok önemli. Bunun farkındayız. Dünyanın en iyi sporcularının katılacağı bir yarışma. Biz de onlardan birisi olduğumuz için kendimize inanıyoruz. Öz güvenimiz yerinde.” ifadelerini kullandı.

Klasik yay kadınlarda mücadele eden Gülnaz Büşranur Coşkun ise “Zaten uzun zamandır çalıştığımız bir süreçti ve bu yılın son yarışması olacak. Hem takım halinde hem de bireysel olarak çok güzel şeyler başaracağımızı düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Halil İbrahim Avşar

ANTALYA (AA) – Ergin, AA muhabirine, milli okçu Mete Gazoz’un olimpiyat şampiyonu olmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

O günü hiçbir zaman unutamayacaklarını aktaran Ergin, Türk okçuluk tarihinde bir ilki yaşattıkları için gururlu olduklarını dile getirdi.

Altın madalyanın kazanılmasının ardından kendisini rüyada gibi hissettiğine değinen Ergin, şöyle konuştu:

“Olimpiyat Köyü’ne döndüğümüzde aynı odada psikolog arkadaşımızla kalıyorduk. Ona ‘Yarın sabah kalktığımızda hala ayın 31’i ise çok kötü kavga ederiz.’ diye espri yaptık, güldük ve eğlendik. Ardından yattık. Sabah erken saatte uyandım. Yataktan kalkmadan önce ‘İşi garantiye almak istiyorum.’ diyerek Mete’yi görüntülü aradım. Onu da uyandırdım. ‘Mete bana madalyayı göster. Kazandık mı? Hala orada mı?’ dedim. ‘Kazandık abi kazandık, madalya burada.’ dedi. Ardından gönül rahatlığıyla kalktım ve güne başladım. Rüya gibi bir sonuç, rüya gibi bir madalya. Tarihimizde hiç olmayan bir başarıyı elde ettiğimiz için inanmakta zorlandık. Artık inandık ve sindirdik. “

“Okçuluğa olan ilgiyi yüksek performansa dönüştürmek için çalışıyoruz”

Kendilerine her zaman “Okçuluk ata sporumuz ama atalarımız kadar neden başarılı değiliz?” diye sorular geldiğini anlatan Ergin, “Şimdi göğsümüzü gere gere ‘Atalarımız kadar başarılıyız.’ diyoruz. Artık Türk okçuluğundan bahsedilirken atalarımızın savaşlarda kazandığı büyük zaferlerin yanı sıra bir Türk sporcunun 2021’de altın madalya aldığı da konuşulacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Olimpiyatlarda elde edilen başarının ardından okçuluk sporuna ilginin arttığını vurgulayan Ergin, “Aileler çocuklarını okçuluğa yönlendiriyor. Kulüpler ve antrenörler bize çok yoğun bir ilgi olduğunu belirtiyor. Bu kadar ilgiyi karşılamak bizim federasyon olarak sorumluluklarımızı artırıyor. Bu ilgiyi yüksek performansa dönüştürmek için çalışıyoruz. Büyük bir ekip hayatlarını bir kenara bırakarak bir hedef uğruna çalışıyor. Bu hedef artık başarıldı. Bundan sonra yeni hedefler koyup, yeni bir motivasyonla çalışacağız. Kadın sporcularımızla olimpiyat madalyasını almak istiyoruz ama en büyük hedefimiz, olimpiyat madalyasını takım halinde almak.” ifadelerini kullandı.