Türk tohumları 80 ülkenin tarım arazilerinde filizleniyor

KAYSERi(AA) – Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de tohum sektörünün 1980’li yıllardan sonra özel sektörün de katkısıyla ivme kazandığını söyledi.

TSÜAB olarak 961 üyeyle Türk tarımına hizmet ettiklerini belirten Yılmaz, 2000 yılında çıkartılan tohumculuk kanununun sektöre katkı sağladığını aktardı.

Yılmaz, son 10 yıl içerisinde ise sertifikalı tohum üretiminin 3,5 kat artırıldığını vurgulayarak, “Bugün ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı yüzde 85’lere geldi. Yani 200 milyon dolar civarında olan ithalatımıza karşı 186 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. Son 15 yıl içerisinde ihracatımızı 8 kat artırmış durumdayız.” dedi.

“İlk 5’te yer alan bir sektör olmayı hedefliyoruz”

Tohumculuk sektörünün geldiği noktada devlet desteklerinin önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, 2023 yılı hedeflerine ulaşma konusunda sağlam adımlarla ilerlediklerinin altını çizdi.

“500 milyon dolarlık ihracat yapan, dünyada ilk 5’te yer alan bir sektör olmayı hedefliyoruz.” diyen Yılmaz, bu kapsamda ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini kaydetti.

Dünyanın hemen hemen her ülkesine Türk tohumlarının ihraç edildiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’de ‘İsrail tohumu kullanıyoruz?’ şeklinde şehir efsanesi var. İsrail ile olan tohum alışverişimiz bizim tohum yüzdemizin 5-6’sını oluşturuyor. Onlara tohum ihraç ediyoruz, onlardan ithal de ediyoruz. Bugün Türkiye bütün dünya ülkelerine sınırlarını kapatmış olsa bütün bitki türlerindeki tohum ihtiyacını kendi temin edebilecek durumda.”

“Tahıllarda yüzde 99 oranında yerli tohumlar ekiliyor”

Yılmaz, tarımda büyük oranda Türk tohumu kullanıldığını vurgulayarak, “Türk tarımında tahıllarda yüzde 99 oranında yerli tohumlar ekiliyor. Sebzede yüzde 60’ı geçtik. Mısır ve ayçiçeğinde açığımız var, onlar üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Dünyanın 80 ülkesine tohum ihraç ediyoruz. 30-35 yıl öncesinde dünyanın hiçbir ülkesine tohum ihracı söz konusu değilken, bugün dünyada 11’inci sırada yer alan bir tohum sektörümüz var.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA(AA) – Firmanın çeşitli illerde sözleşmeli olarak ürettirdiği sebze, yem ve tarla bitkisi tohumları, şirketin Konya’daki tesislerinde işleniyor. Tarımsal araştırma enstitüleriyle ortak yürütülen çalışmalarla tohumlar ıslah edilip çeşitlendiriliyor.

Firmanın yönetim kurulu üyesi ziraat mühendisi Mualla Özen, AA muhabirine, işletmeyi 20 yıl önce kendisi gibi ziraat mühendisi olan eşiyle kurduklarını söyledi.

Şimdi oğullarının da kendileriyle çalıştığını dile getiren Özen, “İş paylaşımı yapıyoruz. Ben tarım ekonomistiyim. Firmanın finans işlerine bakıyorum. Eşim, üretim bölümüne bakıyor, oğlumuz da dış ticaret bölümüne bakıyor.” dedi.

Özen, sebze, yem bitkileri ve tarla bitkilerinin tohumlarını çiftçilere sözleşmeli olarak ektirdiklerini belirterek, “Ürünlerimizde genlerle oynama yok. Islah ederek yeni çeşit oluşturuyoruz. Tohum, önce depolama kısmına geliyor. Burada eleme makinelerinden geçtikten sonra ilaçlama ve renklendirme yapıyoruz. Daha sonra ambalajlama yapılıyor.” diye konuştu.

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Özen, şunları kaydetti:

“Yoncada ilk akla gelen firma oluyoruz. Ayçiçeği tohumlarımız çok tercih ediliyor. 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatımızı Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine yapıyoruz. Genellikle mısır, ayçiçeği, bezelye talep ediyorlar. Cezayir’e 15 yıldır bezelye ve fasulye çeşitlerimizi gönderiyoruz. Özbekistan’a küçük taneli domates, İran, Irak’a mısır, ayçiçeği, karpuz tohumu ihraç ediyoruz. Üretimimizin yüzde 40’ını yurt dışına gönderiyoruz.”

Ege, Marmara, İç Anadolu’da tohum üretimi yaptıklarını dile getiren Özen, bazı bölgelerde de deneme üretimi için çalıştıklarını ifade etti.

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yaşayan eski banka çalışanı Mutlu Ergin, 3 yıldır “sağlıklı bir nesil” hedefi doğrultusunda atalık buğday tohumlarıyla üretim yapıyor.

Bankacılık sektöründe 14 yıl çalıştıktan sonra stres nedeniyle şehir yaşamından uzaklaşıp eşiyle Korkuteli ilçesindeki Bayat Mahallesi’ne yerleşen Ergin, ailesine ait arazilerde tarım yapmaya karar verdi.

Doğal ve sağlıklı tohum üretmek isteyen Ergin, atalık buğday tohumlarını araştırmaya başladı.

Ergin, 3 yıl önce Anadolu’nun çeşitli kentlerinden temin ettiği siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğday tohumlarını ekti.

Üretimden hasada işinin başında olan Ergin, elde ettiği ürünleri taş değirmende un ve bulgur haline getirdikten sonra paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyor. Ev makarnası da üreten Ergin, bir taraftan da arpa ekimi yaparak hem üretimini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.

“Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek”

Ergin, AA muhabirine, zor ve stresli koşullara sahip bankacılık sektöründeki işinden ayrılıp tarımsal üretime yöneldiğinde ilk zamanlar zorlandıklarını ancak tarlada zaman geçirdikçe alıştığını söyledi.

“Tamamen doğal ve sağlıklı tohumlar elde etmek adına bu işe girdik.” ifadesini kullanan Ergin, “Üç yıldır da atalık tohum üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öncelikle işe başlarken kendimiz için bu adımı atmıştık ancak arazilerimizi değerlendirmek adına şu anda herkes için bunu yapmaya çalışıyoruz. Eşimle tohumların ekiminden toplanmasına kadar işin başındayız. Yapabildiklerimizi kendimiz yapıyoruz, zorlandığımız konularda da diğer çiftçilerden destek alıyoruz.” dedi.

Ergin, şunları kaydetti:

“Ata tohumundan elde ettiğimiz siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğdayları ihtiyaç oldukça taş değirmende tamamen doğal yöntemlerle un haline getiriyoruz. Ayrıca, bulgur ve ev makarnası da yapıyoruz. Ürünleri daha sonra kendimiz paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyoruz. Ne üretimde ne de paketlemede herhangi bir katkı maddesi ve kimyasal kullanmıyoruz. Tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıyoruz. Sadece ilk ekimde bir gübre kullanıyorduk, bu yıldan itibaren de hayvan gübresine dönüyoruz. Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek. En büyük hedefimiz bu.”

Atalık tohumlardan dönüm başına 150-200 kilogram ürün alabildiklerini belirten Ergin, talebin artması halinde şu anda yaklaşık 40 ton olan üretim miktarını artırmayı düşündüğünü ifade etti.