Turkcell GranFondo İstanbul Yol Bisiklet Yarışı sona erdi

İSTANBUL (AA) – Beykoz'da düzenlenen Turkcell GranFondo İstanbul Yol Bisiklet Yarışı, sona erdi.

İstanbul'da ilk kez düzenlenen GranFondo yarışı Beykoz Belediyesi önünden start alırken, Yoros Kalesi, Yuşa Tepesi, Kaynarca ve Polonezköy'den geçildi.

82 ve 40 kilometrelik iki kategoride gerçekleştirilen yarışta uzun parkur erkeklerde Muhammed Erkan birinci, Muhammed Yunus Demir ikinci, Serkan Balkan üçüncü oldu.

Uzun parkur kadınlarda Esra Kürkçü Akgönül birinciliği, Ayşegül Gökalp ikinciliği, Gamze Ceyhan da üçüncülüğü elde etti.

Kısa parkur erkeklerde birinciliği Furkan Abdullah Pamukçu aldı. İkinciliği Oğuzhan Taşkan, üçüncülüğü de Ersin Akgün elde ederken, kadınlarda Beste Hepkaradeniz mutlu sona ulaştı. Kübra Nur Pınarak'ın ikinci tamamladığı parkuru Züleyhan Dikbaş üçünü sırada noktaladı.

Dereceye giren sporculara ödüllerini Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı, Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü İsmail Özbayraktar verdi.

– Aydın: "Yaşamın içine bisikleti dahil etmek istiyoruz"

Organizasyonla ilgili açıklama yapan Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, bisikletin sağlık ve mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, "Beykoz enerjisi yüksek bir yerdir. Turkcell GranFondo ile beraber enerjimiz daha da yükseldi. Bu organizasyona destek veren tüm kurumlara teşekkür ediyoruz. Beykoz doğası çok güzel olan, kültürel ve tarihi zenginliği olan bir yer. Bisiklet açısından da elverişli bir yer. İki yıldır farkındalık turları yapıyoruz. Yaşamın içine bisikleti dahil etmek istiyoruz. Kısa mesafelerde işe gidip gelirken bisikleti kullanalım. Zaman zaman bisikleti makam aracı olarak takım elbiseyle kullanıyorum. Spor yapmak için zaman ayırma imkanımız yoksa çalışırken kısa mesafelerde bisiklete bindiğimizde spor yapmış oluyoruz. Böylelikle sağlıklı olacağız, mutlu ve huzurlu olacağız." diye konuştu.

Bisikletin sağlık harcamalarında 50 milyar liralık tasarruf sağlayacağına da değinen Aydın, "Bisiklette her şeye açıksınız. Doğa ile doğadaki canlılar ile iletişime açıksınız. Bisiklet güzel özellikler kazandırıyor. Her şeyi tolere edebiliyorsunuz. İstanbul'da ilk kez GranFondo gerçekleştiriliyor. İlkin burada olması ve devamının burada yapılacak olması benim için mutluluk verici bir olay. Beykozlulardan yetkiyi aldık ve bu anlamlı organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Turkcell'e de teşekkür ediyoruz. Amacımız sağlıklı, mutlu, huzurlu bireyler. Türkiye'de aktif nüfusun yüzde 25'i bisiklet kullanmaya başlarsa sağlık ve mutluluğun yanında 50 milyarlık da sağlık harcamalarından tasarruf sağlarız. İnsanların bisiklet kullanmasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü İsmail Özbayraktar ise şunları kaydetti:

"Biz hareketi teşvik ediyoruz. Hareket etmeyi, doğru nefes almayı çok özledik. Çok ciddi bir katılım oldu. Gülen yüzler görmek çok keyifli, bu sinerjiye çok ihtiyacımız var. Biz de Turkcell olarak hayra vesile olacak işler de yapıyoruz. Sosyal sorumluluk projelerini de hayata geçiriyoruz. Sokağa çıkma yasağı olmadığı zamanlarda belki buranın 20 katı insan olurdu. Tamamen sağlık kurallarına uygun bir şekilde yarışma organize edildi. Sağlık çalışanlarımızın hakkı ödenmez. Pandemi döneminde vefat eden sağlık çalışanlarımızın çocukları için bir sosyal sorumluluk projesi planlandı. Buradaki yarışmacılar onlar için pedala bastılar."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye, bu Kurban Bayramı'nda da iletişim platformu BiP ile bayramlaşmayı tercih etti.

Turkcell'den yapılan açıklamaya göre, arifeyi de kapsayan 5 günlük Kurban Bayramı'nda BiP'le yapılan sesli ve görüntülü görüşme süresi, geçen Ramazan Bayramı'na oranla yüzde 25 arttı.

Bayramda mesajlaşmak için BiP'i tercih eden Türkiye, milyarlarca mesaj göndererek sevdiklerine ulaştı. BiP'e yakın zamanda eklenen 15 kişilik HD kalitede görüşme özelliği sayesinde ise aynı anda daha fazla kişi bu yolla bayramlaşabildi.

Turkcell'liler, bayram boyunca data kullanımında da yine rekor kırdı. Bayram sürecinde data kullanımı 59 milyon 464 bin 207 GB'a ulaştı. En çok data kullanan iller sıralamasında İstanbul ilk sırada yer alırken, İstanbul'u sırasıyla İzmir, Ankara, Muğla, Antalya, Bursa, Mersin, Kocaeli, Balıkesir ve Hatay takip etti.

Son bir yılda tüm mobil ses ve sinyalleşme şebekesinin yeni nesil altyapılara dönüşümünü tamamlayan Turkcell, Kurban Bayramı gibi özel günlerde de müşterilerine esnek altyapı üzerinden en iyi hizmeti sunmaya devam etti. 19-23 Temmuz'da Turkcell'liler, 2 milyar 174 milyon 316 bin 434 dakika konuşurken, bunun en büyük bölümü 508 milyon 409 bin 626 dakika ile bayramın birinci günü gerçekleşti.

İstanbul, 255 milyon 613 bin 805 dakikalık süreyle konuşma trafiğinin en yoğun olduğu birinci il oldu. İstanbul'u; 79 milyon 148 bin 337 dakikayla Ankara ve 67 milyon 245 bin 220 dakikayla İzmir takip etti. En çok konuşan iller sıralamasında İstanbul, İzmir ve Ankara'nın ardından Antalya, Diyarbakır, Bursa, Mersin, Gaziantep, Kocaeli ve Hatay ilk 10 içinde yer aldı.

Turkcell'liler, bu bayramda yurt dışındaki tanıdıkları ve yakınlarıyla 3 milyon 739 bin 509 dakika konuşma gerçekleştirdi. Bayramda Türkiye'deki Turkcell'lilerin en çok arama yaptığı ilk 5 ülke sırasıyla Afganistan, Almanya, Türkmenistan, Belçika ve Fransa oldu.

Bayram boyunca okumayı tercih edenler ise Dergilik platformundan 158 bin 827 adet dergi ve 50 bin 580 adet gazete indirdi.

– Huzurevi sakinleri, bayramı Dijital Bahar odalarında yaşadı

Turkcell'in Mart 2021'de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde hayata geçirdiği ve huzurevinde yaşayan büyükleri teknolojiyle buluşturmayı amaçlayan Dijital Bahar Projesi sayesinde huzurevi sakinleri bu bayramda da sevdikleriyle buluştu.

Dijital Bahar teknoloji odalarında akrabalarıyla bayram heyecanını yaşayan huzurevi sakinleri, salgınla birlikte artan iletişim ve sosyalleşme ihtiyacını gidermiş oldu. Ayrıca, Turkcell çalışanları da Dijital Bahar odalarını BiP ile arayarak huzurevinde yaşayanlara dijital bayram ziyaretinde bulundu.

Turkcell, Dijital Bahar Projesi ile huzurevlerinde yaşayan büyüklere dijital olarak istedikleri zaman yakınlarıyla sosyalleşebilmelerine ve Dergilik, TV+ ve fizy gibi uygulamalar ile eğlenceli vakit geçirebilmelerine olanak sağlıyor.

İSTANBUL(AA) – Bisiklet Endüstrisi Derneği (BİSED) Yönetim Kurulu Başkanı Esat Emanet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihracat anlamında sektörün en büyük iş birliği adresi olan Avrupa Birliği (AB) bölgesinde ciddi bir büyüme ve talep artışının yaşandığını belirtti.

Türkiye’nin bisiklet ihracatında yakaladığı başarıya dikkati çeken Emanet, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Türk bisiklet endüstrisi, TÜİK verilerine göre 2020 yılını elektrikli ve konvansiyonel bisikletlerde ve tüm segmentlerde 90 milyon doların üzerinde bir ihracat ile kapatmıştır. İhracatımızda 41 milyon dolar değerindeki elektrikli bisiklet payı gelişmiş teknoloji ile desteklenen çevreci ulaşım araçlarının AB’de değer kazanmaya devam ettiğine işaret etmektedir. Elbette konvansiyonel bisiklet üretim ve ihracatında yakalanan 53 milyon dolar değer son derece önemli olmakla birlikte geleceğin sektörel atılımının elektrikli bisikletlerde olduğu aşikardır.”

“Yurt içi talep artışı yerli yatırımlarımız ile rahatlıkla karşılanıyor”

Emanet, Türkiye’de tüm yaş aralığında bisiklete olan ilginin hızlı bir şekilde arttığını belirterek, şunları kaydetti:

“Altyapıda tamamlanan yenilikler ve iyileştirmeler insanımızı sempati duyduğu bisikleti konforlu ve güvenli imkanlar ile günlük hayatına çok daha fazla almaktadır. Hükümetimiz ve yerel yönetimlerin bu yöndeki hassasiyet ve girişimlerini takdir ve saygı ile anıyoruz. Yurt içi talep artışı yerli yatırımlarımız ile rahatlıkla karşılanmakta olup büyük resmin asıl önemli parçasının yurt dışı pazarlarda bu dönemde kazanacağımız yeni satıhlar olduğu şüphesiz.

Bu vizyonla 2021 yılı ilk yarısında ihracat verilerimiz olumlu seyretmekte olup istatistiklere yansıması ile 2020 yılı üzerinde bir ihracat ile dönemi kapatabileceğimiz düşünülmektedir. BİSED temsil ettiği camia ile bisiklet ve elektrikli bisiklette ihracat potansiyelimizin artırılması ve en önemlisi sürdürülebilir büyümenin tesisi anlamında tüm imkanları ile sektöre öncülük etme görevini sürdürmektedir.”

Türkiye’nin gelecek 10 yıl içerisinde elektrikli bisiklet pazarından kazanacağı ciddi fayda bulunduğuna vurgu yapan Emanet, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AB raporları incelendiğinde açıkça görülmektedir ki bahsi gecen pazar büyüklüğü 2030’lu yıllarda 20 milyon adedi geçecek. Finansal büyüklüğün ne kadar ciddi olduğu bu raporlardan anlaşılmakta. Yine aynı AB rapor ve öngörüleri ticari kullanımlarda elektrikli bisiklet payının önümüzdeki 10 yıl içerisinde mevcuttan çok daha büyük rakamlara ulaşacağını anlatmaktadır. AB ülkeleri şimdiden ilgili mevzuat ve kurallarını bu yönde revize ederek ticari ve sosyal hayatta elektrikli bisikletin kapsayacağı kitlelerin sürüş güvenliği, konfor ve kanuni haklarını geliştirmektedir.”

Emanet, elektrikli bisiklet konusunda Türkiye’nin hem ticari hem de sosyal anlamda tam zamanında teşhis edilmiş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Yerli üretim pil ile güzel bir atmosfer yakaladık, geriye yerli ve milli elektrik motorumuzu geliştirmek kaldı. Biliyoruz ki, kitlesel kullanıma açılacak olan bu tip motorları geliştirmek ve küresel rekabette söz sahibi olmak çok kolay değil ama imkansız da değil, denildiği gibi ‘deneyenler başarıyor’ bizde denemekten çekinmeyerek yerli pilimizin yanına yerli elektrikli motorumuzu yerleştirmek istiyoruz.

Bunun için tecrübe, altyapı, zaman ve vizyonumuz mevcut. Elektrik motoru ve pil aslında elektrikli bisikletin neredeyse yarısından fazlası. Yazılım gibi teknik konularda ülkemizin yetişmiş beyin gücü düşünüldüğünde bizler istenirse bu işin yüzde 70’ini yerli ve milli kabiliyetlerimiz ile gerçekleştirebiliriz. Özellikle son bir yılda derneğimize Ar-Ge ve pazar detayları konusunda ulaşarak araştırma yapan firmalarımızın elektrikli bisiklet motorunun geliştirilmesi için girişimlere başladıklarını heyecan ile takip ediyoruz.”

Genel anlamda sektörün ara malların tedariki bakımından ithalata dayalı bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Emanet şunlara dikkati çekti:

“Aynı durum AB için de geçerlidir. Yerli bisiklet sanayicimiz ve Avrupalı çözüm ortakları belli ara ürünlerde Uzak Doğu ile çalışmak zorundadır ancak pandemi sürecinde bu bağımlılığın sektörü olumsuz etkilediği net olarak görülmüştür. Ara ürün üretiminin ülkemizde desteklenmesi bu bağımlılığı doğal olarak azaltacaktır.Avrupalı ortaklarımız uzun süreli teslim ve çok pahalı navlun fiyatları karşısında tedarik zincirlerine yeni çözümler aramaktadırlar. Ülkemiz, lojistik imkânları ile bu talebe penetre edebilecek konumda olup, oluşan ara mamul talebinden çok daha fazla pay alabilir. Anılan sürecin iyi yönetilmesi ile yan sanayide yeni istihdam imkanlarının yaratılması mümkündür. Bu durum elbette yerli sanayimize de olumlu yansıyacaktır.”