Turkcell GranFondo İzmir’de pedallar eğitim için döndü

İSTANBUL (AA) – Turkcell’in, sürdürülebilir çevre için bisiklet kullanımı farkındalığını artırmak ve Türkiye'deki bisiklet kullanımına destek sağlamak için başlattığı Turkcell GranFondo yol bisiklet yarış serisinin yeni heyecanı İzmir’de yaşandı.

Turkcell'den yapılan açıklamaya göre, 20’den fazla ülkeden 1.500 amatör ve profesyonel bisikletsever, İzmir Valiliği’nin desteğiyle düzenlenen Turkcell GranFondo İzmir’de pedal çevirdi.

57 ve 105 kilometrelik kısa ve uzun iki parkurdan oluşan yarışta, bisiklet tutkunları Konak Meydanı’ndan start aldı. Daha sonra Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe güzergahından geçen katılımcılar, Urla’nın ardından finiş için yeniden Konak Meydanı’nda buluştu. Aynı zamanda rekor sayıda bedensel engelli yarışçının katıldığı Turkcell GranFondo İzmir’de, ilk kez görme engelli bisikletçiler de önde yön göstericinin olduğu tandem bisikletleriyle yarışarak bu heyecana ortak oldu.

– Pedallar yangın ve selden etkilenen çocuklara burs için döndü

Turkcell GranFondo İzmir’de yarış heyecanının yanı sıra etkinlik kapsamında gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projeleriyle de Turkcell önemli bir farkındalığa imza attı. Yarışta KAHEV iş birliğiyle pedallar, geçen ay yaşanan orman yangınlarında ve sel felaketlerinde maddi kayba uğrayan ailelerin okul çağındaki çocuklarının eğitimleri için döndü. Ayrıca, afet bölgesinde zarar gören okulların tadilatı için de destek sağlandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü İsmail Özbayraktar, Turkcell GranFondo Serisi ile hem sporu teşvik ettiklerini hem de toplumsal fayda sağladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye’nin Turkcell’i olarak, sürdürülebilir dünya için çok anlamlı bulduğumuz bisiklet kültürünü yaygınlaştırmak ve bu konuda sporun birleştiriciliğiyle birlikte toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla bisiklet yarışlarını destekliyoruz. Ayrıca, GranFondo yarışlarıyla ülkemizde bulunan toplam 50 milyon bisikletin kullanıcılarını aktif hale getirerek şehirlerde bisiklet kullanımının yaygınlaşmasını hedefliyoruz. Bu yarışla geçtiğimiz aylarda ülkemizde yaşanan yangın ve sel afetlerinden zarar gören çocuklarımızın eğitimine de destek oluyoruz. Yarış sayesinde toplanan bağışlar afet bölgelerindeki öğrencilerimize burs imkanı sağlayacak. Turkcell GranFondo Serisi ile engelli vatandaşlarımızın hayata eşit katılımını ne kadar desteklediğimizi de bir kez daha göstermek istedik. Ne mutlu ki bugün rekor sayıda engelli bisiklet yarışçımız da bizlerle birlikte bu heyecanı yaşadı. Ülkemizin en güzel şehirlerinden İzmir’de rekor bir katılımla ikinci etabını gerçekleştirdiğimiz GranFondo Serisi’nin yapılmasında desteklerinden dolayı başta İzmir Valiliği olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlarla bu organizasyona sahip çıkan İzmirlilere sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz."

Bugün ikincisi yapılan Turkcell GranFondo Serisi’nin ilk yarışı haziran ayında İstanbul’da düzenlenmişti.

– Elektronik atıklar da eğitim bursuna dönüşüyor

Dünyaca ünlü Granfondo yol bisiklet yarışlarının heyecanını Türkiye'ye taşıyan Turkcell, katılımcıların yarış alanına getirdikleri elektronik atıkların gelirini de eğitim desteğine dönüştürdü. Etkinlik alanında ve Turkcell mağazalarında toplanan tekno atıkların geri dönüşümünden elde edilen gelir, TÜBİSAD iş birliğiyle yine orman yangınlarında ve sel felaketlerinde zarar gören çocuklar için eğitim bursuna dönüşecek.

Turkcell, haziran ayında gerçekleşen Turkcell GranFondo İstanbul etabında Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda, Türkiye’nin insan odaklı ve çevreye duyarlı lider teknoloji şirketi olarak tüm iş süreçlerini, çevresel sürdürülebilirlik, dijital kapsayıcılık ve sorumlu iş yapış perspektifinde değerlendirerek etkinliğe farklı bir boyut kazandırmıştı. Bu kapsamda Turkcell, yarışmacıların tişörtlerine yapıştırabilecekleri BM’nin 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nı “Değişim için harekete geç” mottosuyla birlikte çıkartma olarak bastırırken, Turkcell Bisiklet Takımı da yarışmaya #DeğişimİçinHareketeGeç formasıyla katılmıştı. Konak Meydanı’ndan start alan Turkcell GranFondo İzmir’de de yine tüm yarışmacılar ve Turkcell bisiklet takımı üzerinde bu çıkartmaların bulunduğu formalarla yarıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR(AA) – İzmir’in Bayraklı ilçesindeki höyükte 1948 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden arkeolojik kazılarda önemli buluntular gün yüzüne çıkarıldı.

Buradaki kazılar, 2014 yılından itibaren Ege Üniversitesi (EÜ) Edebiyat Fakültesi Eski Çağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Tanrıver başkanlığındaki 70 kişilik ekip tarafından yürütülüyor.

Kazı Başkanı Tanrıver, AA muhabirine, İzmir’de ilk şehir yapılanmasının 3 bin yıl önce “Smyrna” adıyla bugün Bayraklı sınırları içinde kalan alanda görüldüğünü hatırlattı.

Kazılarda ele geçen buluntuların Smyrna’nın millattan önce 7. yüzyıldan başlamak üzere 300 yüzyıl boyunca bölgedeki ticari ve siyasi faaliyetin toplandığı bir merkez olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayan Tanrıver, bu nedenle de bölgenin birçok saldırı ve yıkıma sahne olduğunu belirtti.

Son yıllardaki çalışmalarda kentin savunma sistemini öğrenmeye çalıştıklarını aktaran Tanrıver, şunları kaydetti:

“Stratejik açıdan önemli bir konumda bulunan eski Smyrna, kuşkusuz bölgeyi elinde tutmak isteyen farklı güçlerin başlıca hedefiydi. Bu sonuca varılmasındaki en önemli etken kentin millattan önce 9. yüzyıldan itibaren güçlü bir sur duvarı ile çevrelenmiş olmasıdır. Kentin girişinin hemen yanında çok büyük ve iyi korunmuş bir kule ortaya çıkardık ve 2 yıl içinde onu daha iyi araştırma olanağı bulduk. Şimdi onun çizimlerini yaptık, proje yapmaya çalışıyoruz. Kısmen restore edip 3 boyutlu hale getirirsek bu İzmir’in ve Smyrna’nın tanınması için önemli bir öğe olacak.”

Prof. Dr. Cumhur Tanrıver, höyükteki kent surunun, yalnızca çağdaş Geç Hitit yerleşmelerinde benzerlerinin bulunduğuna dikkati çekti.

Kral Alyattes tepe yığarak kente girmiş

Sur sisteminin kimlere karşı inşa edildiği konusunda da farklı varsayımların bulunduğuna işaret eden Tanrıver, araştırmalarda, surun tarih içerisinde 3 defa yıkıldığını ve yeniden inşa edildiğini ortaya koyduklarını aktardı.

Bölge halkının milattan önce 7. yüzyılda gittikçe büyüyen Lidya Krallığı’na karşı üçüncü suru inşa ettiğini dile getiren Tanrıver, şöyle konuştu:

“Antik kaynaklardan Lidya Kralı Giges’in Smyrna’yı ele geçiremediğini biliyoruz. Ondan yaklaşık 50 yıl sonra Kral Alyattes’in tehdidi altında Smyrnalılar korkuyla çok kısa bir sürede bütün kentin etrafını, öncekilerinden çok daha kuvvetli yeni bir surla çevirmişler. Bazı yazarlara göre, korku içinde Lidyalıları beklerken atalarının kahramanlıklarını anlatan şiirleri söyleyerek surları yaptılar. Tabi bu bekleyiş hezimetle sonlanmış. Lidyalılar surlardan değil hemen arkasından bir tepe yığarak kente girmişler. Olduğu gibi kenti yıkmışlar, içeride bir direnme olmasın diye de surları da yıkmışlar. Kazılarda, kenti tahrip eden diğer felaketler gibi Kral Alyattes saldırısının izlerini de gün ışığına çıkarıyoruz. Bu saldırıların ardından kentin yönetimi 50 yıl boyunca Lidyalılarda kalmış. Sonra doğudan gelen daha büyük bir güç, İranlılar 545’te Sardes’i ve bu arada Smyrna’yı da ele geçirmiş. Burada o dönemde bir savaş olduğuna dair izleri buluyoruz. Sur da olmadığı için kolayca ele geçiriyorlar. Yani İzmir’in stratejik öneminin başına açtığı dertler hep devam etmiş.”

“İki çalışmanın sonuçları hayli önemli”

Tanrıver, kent hakkında daha çok bilgi edinmeye çalıştıklarını aktararak, yerleşimin hemen batısında erken Tunç Çağı tabakalarına ulaştıklarını kaydetti.

Söz konusu alanın deniz kenarında prestorik dönemdeki yerleşmenin merkezi olduğunu anlatan Tanrıver, “O merkez hep yüksek kalmış. Deniz kenarı olduğu için de savunma sistemleri o bölgeye gitmiyor. Orasını doğal tepe olarak bırakmışlar. O nedenle bizim açımızdan bu iki çalışmanın sonuçları hayli önemli oldu.” diye konuştu.

Tanrıver, geçen yılki kazılarda ayrıca bir kap içinde Erken Tunç Çağı’na ait gümüş takıların olduğu hazineyi ortaya çıkardıklarını sözlerine ekledi.

İZMİR (AA) – Süper Lig’in 5. haftasındaki İzmir derbisinde Göztepe ile Altay karşılaştı.

Karşılaşmanın 11. dakikasında Cebrail Karayel’in ceza sahası dışında Soner’i geçtikten sonra kaleye gönderdiği sert şutta, top yandan dışarı çıktı.

15. dakikada ceza sahası dışından Lourency’nin şutunda, kaleci Lis topu kornere çeldi.

19. dakikada ceza sahası içinde Obinna ile ikili mücadelede yerde kalan Kappel’in pozisyonunda hakem Halil Umut Meler penaltı kararı verdi.

21. dakikada penaltı atışı kullanan Thaciano, topu auta gönderdi.

22. dakikada Halil Akbunar’ın Thiam’ın müdahalesiyle Altay ceza sahası içinde yerde kaldığı pozisyonun ardından hakem Halil Umut Meler, önce ofsayt kararı verdi ancak VAR’dan gelen uyarı üzerine pozisyonun ofsayt olmadığını tespit edip, penaltı noktasını gösterdi.

26. dakikada penaltıyı kullanan Soner Aydoğdu, yaptığı vuruşla topu filelerle buluşturdu: 0-1.

Müsabakanın ilk 45 dakikalık bölümü Göztepe’nin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

İkinci yarı

Karşılaşmanın 59. dakikasında sol kanattan Rodriguez’in yaptığı ortada topa iyi yükselen Bamba’nın kafa vuruşunda, kaleci İrfan Can meşin yuvarlağı kornere çeldi.

69. dakikada sağ kanattan Rodriguez’in kullandığı serbest vuruşta, penaltı noktası yakınında Paixao’nun kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti.

71. dakikada Altay beraberliği yakaladı. Sağ kanattan Cebrail Karayel’in yaptığı ortada ceza sahası içindeki Kappel’in bekletmeden yaptığı vuruşta, top filelerle buluştu: 1-1.

85. dakikada ceza sahası dışından topla buluşan Soner’in şutunda, kaleci Lis topu kornere gönderdi.

88. dakikada sağ kanattan Soner’in kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içindeki Arslanagic’in kafa vuruşunda, kaleci Lis topu iki hamlede kontrol etti.

90+3. dakikada Altay öne geçti. Ceza sahası içinde Göztepeli oyuncuların uzaklaştırmak istediği topla buluşan Paixao’nun vuruşunda, top filelere gitti: 2-1.

Karşılaşmayı Altay 2-1 kazandı.

Muhabir: Ali Korkmaz