Türkiye Adalet Akademisi bünyesinde 'Kanuni Kütüphanesi' kurulacak

ANKARA (AA) – Türkiye Adalet Akademisi bünyesinde, dijital ve basılı çok sayıda kaynağın yer aldığı “Kanuni Kütüphanesi” kurulacak.

Adalet Bakanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, projesi tamamlanan kütüphaneye adaletiyle dünyada nam salan Kanuni Sultan Süleyman’ın isminden esinlenerek “Kanuni Kütüphanesi” ismi verilecek.

Çelik konstrüksiyondan yapılacak iki katlı kütüphanede, çalışma alanları, atölyeler, kafeterya ve etkinlik alanları bulunacak. Toplam 1500 metrekare alana projelendirilen kütüphanede, ilk etapta 30 bin basılı kaynak bulunacak. İlerleyen dönemde bu sayının 50 bine ulaşması hedefleniyor.

Kullanıcılar, kütüphanedeki elektronik veri tabanlarına ve elektronik kitaplara, sağlanacak bilgisayar altyapısıyla ulaşabilecek.

Ayrıca kütüphane, dünya çapında kurumsal olarak hizmet veren dijital platformlara da üye olacak. Böylece hukuk alanında milyonlarca dijital kaynağa kütüphane üzerinden erişim mümkün hale gelecek.

Kütüphane, yargı mensuplarının yanı sıra akademisyenlere de hizmet verecek. Yargı mensupları, kendilerine verilecek şifre aracılığıyla Türkiye’nin herhangi bir yerinden veri tabanlarına istediği zaman erişebilecek.

Projesi tamamlanan kütüphanenin inşasının ilerleyen günlerde başlaması ve adli yıl açılışıyla hizmete sunulması planlanıyor.

Muhabir: Aybüke İnal Kamacı

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DENİZLİ(AA) – Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Vakıf Mahallesi’ndeki ilkokulda eğitim hayatına başlayan, o dönem okumak istediği kitapları ilçede bulamadığı için köyüne kütüphane kurmak isteyen Ekrem Kaftan, 2 yıl önce Anadolu Ajansından emekli olduktan sonra bu hayalini hayata geçirmek için çalışma başlattı.

Şimdiye kadar biriktirdiği yaklaşık 10 bin kitaplık koleksiyonu hemşehrilerinin hizmetine sunmak amacıyla bina yaptıran Kaftan, raf, masa ve çevre düzenlemesini de aldığı desteklerle tamamlayıp kütüphanesinin kapısını halka açtı.

Kaftan, AA muhabirine, ilçede bulup okuyamadığı kitapları üniversite eğitimi için gittiği İstanbul’da bulup okuma imkanı elde ettiğini ve ileride bir gün köyüne kütüphane kurmayı kafasına koyduğunu belirtti.

“Yıllar boyunca edindiğim kitapları buraya taşıdık”

Köyün insanlarının, çocuklarının, gelecek nesillerinin, kuracağı kütüphanede kıyamete kadar okumaya devam etmesi düşüncesiyle bu işe giriştiğini anlatan Kaftan, şunları söyledi:

“Emekli olur olmaz köyüme, mevcut imkanlarımı kullanarak bir kütüphane binası inşa ettim. Yıllar boyunca edindiğim kitapları buraya taşıdık. Allah imkan verdi Bağcılar Belediye Başkanımız sevgili Lokman Çağırıcı bize ihtiyacımız olan rafları temin etti. Aynı şekilde Kahramankazan’ın öğretmen belediye başkanı Serhat Oğuz Bey de kütüphanemizin çevre düzenlemesi için gerekli olan taşları gönderdi. Yine Dışişleri Bakanlığında çalışan genç kardeşimiz Cahit Tuz Bey de çevre düzenlemesinin yapılmasında maddi olarak katkıda bulundu. Birçok gönüllü de maddi imkanlarıyla destek verdi. İsimlerinin açıklanmasını istemediler ancak katkıda bulunanların kıyamete kadar bilinmesi için isimlerini buraya levha olarak koyacağız.”

“40 yıllık hayalimiz gerçek oldu”

Kaftan, kütüphanenin sadece Tavas’a, Denizli’ye değil herkese hitap edeceğini kaydetti.

Kütüphaneyi okuyucuların hizmetine sunduğu için mutlu olduğunu dile getiren Kaftan, “Artık kitaplarımız raflarındaki yerini aldı, 40 yıllık hayalimiz elhamdülillah gerçek oldu. Okuyucumuzun kitapla daha kolay buluşması gayesiyle şöyle bir hizmeti de sunuyoruz. Belli bir zaman diliminde okuyup geri getirmek şartıyla ‘al götür, oku getir’ kampanyası da yapıyoruz.” diye konuştu.

Kütüphanenin müdavimlerinden Hüseyin Oytun da Ekrem Kaftan’ın köyünde kurduğu kütüphanenin kendisi için çok faydalı olduğunu belirtti.

Köyde kütüphane olmasının gençler için çok önemli olduğuna dikkati çeken Oytun, “Bu tür gayretler sayesinde çok önemli sonuçlara ulaşabiliriz. Kütüphanenin çevreye büyük katkısının olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler bölümündeki “Keşif”, “Tasarım ve Üretim” ile “Teknoloji” atölyelerinde, 5-17 yaş arasındaki çocukların bilim ve teknolojiye olan ilgi ve merakını artıracak etkinlikler düzenleniyor.

Kurulumu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı TÜBİTAK tarafından yapılan, eğitim içerikleri ise alanında uzman akademisyenlerce hazırlanan atölyelerde, robotik kodlama, mobil uygulama, ahşap tasarımı, geometrik şekillerle üç boyutlu piramit ve prizma yapımı gibi tasarım ve modelleme ile elektronik programlamaya yönelik etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Kovid-19 salgını nedeniyle az sayıda katılımcıyla düzenlenen etkinliklerle, çocukların bilim ve teknolojiye olan merakını artırmak, bilimsel kavramları keşfetmelerini ve gündelik yaşamda karşılaştıkları problemlere çözüm üretebilmelerini sağlamak amaçlanıyor.

“Algoritmalara, kodlama ve elektronik programlamaya aşina oluyorlar”

Etkinliklere ilişkin AA muhabirine bilgi veren Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler Koordinatörü Ayhan Bozkurt, Keşif Atölyesi’nin 5-10 yaş, Tasarım ve Üretim ile Teknoloji atölyelerinin ise 9-17 yaş çocuklara uygun içerikler barındırdığını söyledi.

Bozkurt, Keşif Atölyesi’nde çocukların bilimsel düşünmeyi öğrendiğini, Teknoloji Atölyesi’nde algoritmalar, kodlama ve elektronik programlamaya aşina olduğunu, Tasarım ve Üretim Atölyesi’nde ise modelleme ve tasarım odaklı problem çözmeyi deneyimlediklerini anlattı.

Etkinliklerin içeriğine ilişkin de bilgi veren Bozkurt şunları söyledi:

“Örneğin; Keşif Atölyesi’nde barınak etkinliğimiz var. Burada çocuklar, canlılar ve insanların ne tür yapılarda barındığını, barınak kavramının ne olduğunu anlıyor ve bir barınak yapmaya başlıyor. Da Vinci Köprüsü etkinliğinde, köprü kavramını anlıyor, sonrasında hep beraber Da Vinci köprüsünün bir prototipini yapıyorlar. Teknoloji Atölyesi’nde ise mobil uygulama, robotik kodlama, insansı robotları görüyorlar. Tasarım ve Üretim Atölyesi’nde ahşap tasarımı, ‘Kendi Yük Gemimi Tasarlıyorum’, ‘Uçak Kanadı Tasarlıyorum’ gibi çocuklara prototiplemeyi, tasarım odaklı düşünmeyi öğreten birçok etkinlik var.”

“www.mk.gov.tr” adresinden kayıt oluşturulabiliyor

Bozkurt, etkinliklerin süresinin içeriğe ve etkinliğin türüne göre değiştiğini, bazı etkinliklerin 30-45 dakika, bazı etkinliklerin ise 2-4 saat arasında sürdüğünü söyledi.

Eğitmenlerin TÜBİTAK tarafından organize edilen eğitimleri aldığını anlatan Bozkurt, bu yolla atölyelerin uygulanışı, pedagojik olarak dikkat edilmesi gerekenler, cihazlar ile ekipmanların kullanımıyla ilgili bilgi sahibi olduklarını ifade etti.

Bozkurt, velilerin hafta içi ve hafta sonu düzenlenen etkinliklere, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinin “www.mk.gov.tr” web adresinden kayıt yaptırabileceğini ifade ederek bir rezervasyon sistemi üzerinde de çalıştıklarını aktardı.

Bilim ve teknoloji çerçevesinde çalışmalar yapmayı teşvik etmeyi istediklerini belirten Bozkurt, “Biz çocukların bilim ve teknolojiyi deneyimlemelerini, kafalarında bir ışık yakmayı amaçlıyoruz. Bir yeteneği varsa oraya yönelebilir, belki küçük mucitler çıkacaktır.” dedi.

“Büyüyünce uçan araba yapmak istiyorum”

Keşif Atölyesi’ndeki “Piramit ve Prizma” etkinliğine katılan 6 yaşındaki Halil İbrahim Muslu, üçgen, kare, beşgen ve altıgen geometrik şekillerinden yola çıkarak üç boyutlu prizma, küp, piramit, beşgen piramit ve altıgen prizma yaptıklarını söyledi.

Bilim ve teknolojiye ilgili duyduğunu belirten Muslu, “Zaten ben mucit olacağım. Büyüyünce uçan araba, suda giden araba ve elle kullanılmayan araba yapmak istiyorum. Dünyamıza yararlı olacak bir şey yapmak istiyorum.” dedi.

“Pandemi nedeniyle bütün sene çocuklar hep evde kaldı”

Diğer bir katılımcı 5,5 yaşındaki Meryem Anka Esi de etkinlikten keyif aldığını burada iki ve üç boyutlu nesneleri öğrendiğini söyledi.

Esi’nin annesi Oben Esi de etkinliği Millet Kütüphanesinin sosyal medya hesaplarından görerek etkinliğe katıldıklarını dile getirerek şunları kaydetti:

“Pandemi nedeniyle bütün sene çocuklar hep evde kaldı. Kış ve sonbahar döneminde, bu tip sosyalleşebileceği ve öğrenebileceği etkinliklere çok fazla katılma şansı olmadı. Dolayısıyla ona da ‘Gitmek ister misin?’ diye sordum, ‘Çok isterim.’ dedi hemen kayıt olduk ve etkinliğe katıldı.”

Kızının etkinlikten çok mutlu ayrıldığını ve tekrar gelmek istediğini aktaran Esi, evladının hem sosyalleşmeye duyduğu hasret hem de kütüphane ortamının bunda etkili olduğunu ifade etti.

Muhabir: Aybüke İnal Kamacı