Türkiye, Dünya Kupası elemeleri ikinci maçında Norveç karşısında

İSTANBUL(AA) – A Milli Futbol Takımı, 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu ikinci maçında yarın İspanya’da Norveç ile karşı karşıya gelecek.

Malaga şehrindeki La Rosaleda Stadı’nda oynanacak mücadele TSİ 20.00’de başlayacak ve TRT 1’den naklen yayımlanacak.

Oslo’daki Ullevaal Stadı’ndaki oynanması planlanan karşılaşma, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı seyahat kısıtlamaları sebebiyle İspanya’nın Malaga kentine alınmıştı.

Müsabakada, İspanya Futbol Federasyonundan hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak. Hernadez’in yardımcılıklarını aynı ülkeden Teodoro Sobrino ve Raul Cabanero yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Jose Luis Munuera olacak.

Ay-yıldızlı ekip grubun ilk maçında İstanbul’da Hollanda’yı 4-2 yenerken, Norveç de Cebelitarık’ı 3-0 mağlup etmişti.

Grubun diğer maçlarında ise Hollanda-Letonya ve Karadağ-Cebelitarık karşı karşıya gelecek.

Aday kadro

A Milli Takım’ın aday kadrosunda şu isimler yer alıyor:

Kaleci: Mert Günok (Medipol Başakşehir), Uğurcan Çakır (Trabzonspor), Altay Bayındır (Fenerbahçe), Gökhan Akkan (Çaykur Rizespor)

Savunma: Zeki Çelik (Lille), Caner Erkin (Fenerbahçe), Merih Demiral (Juventus), Ozan Kabak (Liverpool), Mert Müldür, Kaan Ayhan (Sassuolo), Çağlar Söyüncü (Leicester City), Umut Meraş (Le Havre), Abdülkerim Bardakcı (İttifak Holding Konyaspor)

Orta saha: Okay Yokuşlu (West Bromwich Albion), Taylan Antalyalı, Emre Kılıç (Galatasaray), Dorukhan Toköz (Beşiktaş), Ozan Tufan (Fenerbahçe), Orkun Kökçü (Feyenoord), Yusuf Yazıcı (Lille), Halil Akbunar (Göztepe), Hakan Çalhanoğlu (Milan), Deniz Türüç (Medipol Başakşehir)

Forvet: Burak Yılmaz (Lille), Enes Ünal (Getafe), Kenan Karaman (Fortuna Düsseldorf), Cenk Tosun (Beşiktaş)

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

LA PALMA (AA) – La Palma’da elektrik direklerini devirerek sahil otoyolunu aşan lavlar, yerel saat ile 23.03’te (TSİ 01.03) Los Guirres plajı çevresine ulaşarak, yaklaşık 100 metrelik uçurumdan denize aktı.

Uzmanlar, 1100 santigrat derece ısının üzerinde olan lavların yaklaşık 20 santigrat derecedeki deniz suyuyla temasının kimyasal reaksiyon yaratarak zehirli gazlar çıkarabileceğini belirtti.

Bölgedeki yetkililer, lavların denize döküldüğü yerin en az 3,5 kilometre uzağında kalınması tavsiyesinde bulunurken, kontrollerin de artırıldığı kaydedildi.

Lavların, döküldüğü yerdeki plajı tamamen yok etmesinin yanı sıra ekolojik açıdan da ciddi zararlar verebileceği ifade edildi.

La Palma’da 1949’da San Juan ve 1971’de Teneguia yanardağlarındaki patlamalardan çıkan lavların yaklaşık 2 ay sonra denize ulaştığı, şu ana kadar Cumbre Vieja’dan çıkan 50 milyon metreküp lavın ise 10 günde denize vardığı bilgisi paylaşıldı.

Teneguia’da 50 yıl önce yaşanan yanardağ patlamasında ölen tek kişinin gaz zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği de hatırlatıldı.

Diğer yandan bölgede depremlerin devam ettiği, 28 Eylül’de Richter ölçeğiyle 2 ile 3 şiddetleri arasında 29 sarsıntının meydana geldiği bildirildi.

Bölgedeki yerel yetkililer ve volkanoloji uzmanları, her şeye rağmen yanardağdaki patlamaların normal süreçte olduğunu, tedbiri elden bırakmamak gerekse de panik yaratacak bir durumun olmadığını açıkladı.

Cumbre Vieja’dan çıkan lavlar La Palma Adası’nda şimdiye kadar 24 kilometrelik yolu kullanılmaz hale getirirken, lavların örttüğü 300’den fazla hektarlık alanda 589’u ev olmak üzere 686 bina kül oldu.

ANKARA (AA) – Norveç, birçok kesimden gelen tepkilere rağmen mink balinası avlamaktan vazgeçmiyor.

Norveç halkının “tabaklarında balina eti görmek istedikleri” savunularak sürdürülen balina avcılığı, bilim insanları, çevreciler ve hayvan hakları savunucuları tarafından etik dışı bulunuyor ve Kuzey Avrupa ülkesinin çevreyi koruma hedeflerine aykırı olduğu belirtiliyor.

Norveç Balıkçılar Satış Organizasyonu raporlarına göre, bu yıl av sezonunda 575 balina öldürülerek son 5 yılda en yüksek sayıya ulaşıldı.

AA muhabirinin ulaştığı Whale and Dolphin Conservation (WDC) örgütü, Norveç’te mink balinası avcılığıyla ilgili açıklama yaptı.

WDC Politika Yöneticisi Vanessa Williams-Grey, balina avcılığını “çevre katliamı” olarak nitelendirerek yüzlerce mink balinasının katledilmesinin “affedilemez” olduğunu belirtti.

Grey, “Faroe Adaları’nda en yüksek sayıda yunus ve balinanın katledilmesinden birkaç gün sonra Norveçli balina avcılarının, bu sezon son 5 yılın en fazla mink balinasını öldürmesi utanç verici.” değerlendirmesinde bulundu.

WDC, Norveç’in en büyük hayvan hakları örgütü NOAH ve Animal Welfare Institute (AWI) ile ortaklaşa yürüttüğü bir anketin sonuçlarını da AA ile paylaştı.

Anket, bu sene öldürülen balina sayısının artmasının, balina endüstrisine kar sağlamayacağını gösterdi.

Çalışma ayrıca sık sık balina eti tükettiği söylenen Norveçlilerin oranının 2019’da sadece yüzde 4 olduğunu, bu oranın 2021’de yüzde 2’ye düştüğünü ortaya koydu.

AWI Deniz Hayvanları Program Direktörü Susan Millward, son 20 yılda pazarlama programlarının Norveç hükümeti tarafından kısmen finanse edilmesine rağmen, anket sonuçlarının hayal kırıklığı olabileceğini ifade etti.

Tepkilere ve eleştirilere rağmen Norveçli hükümet yetkilileri, balina avını “normal bir şey” olarak nitelendiriyor.

Norveç Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Bakanı Odd Emil Ingebrigtsen, balina avcılığını doğal kaynakların kullanımıyla ilişkilendirerek balinaların iyi bir besin kaynağı olduğunu savunuyor.

İnsanlık dışı avcılık yöntemleri

Norveç, balina avcılığında kullanılan vahşi yöntemler ve bu yöntemleri her geçen gün daha fazla saklaması nedeniyle de ciddi biçimde eleştiriliyor.

Ülkede balinalar hala vahşi şekilde zıpkınla avlanıyor. Patlayıcılarla donatılmış zıpkınlar, balinanın yaklaşık 30 santimetre içine nüfuz ediyor ve deniz memelisinin içinde patlıyor.

Etine saplanan zıpkınlarla balinanın tekneye sürüklenmesi kolaylaşırken, bu avlama yöntemi nedeniyle balinaların yüzde 18’i, 15 dakika kadar can çekişerek ölüyor.

1993 yılından bu yana 9 bin 500’den fazla balina katledildi

Norveç’te 1993 yılından bugüne kadar öldürülen mink balinası sayısının 9 bin 500’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Dünyada balina avcılığını 1946’da “balina sayısının doğru şekilde korunması ve balina avcılığı endüstrisinin düzenli gelişiminin sağlanması” amacıyla kurulan Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu (IWC) düzenliyor.

IWC’nin 1986’da yayımladığı ticari balina avcılığını yasaklayan bir moratoryumu bulunsa da Norveç ve İzlanda, resmi itiraz beyan edip kotalarını kendileri belirleyerek balina avlamayı sürdürdü.

Bu yıl avlanma kotası: 1278

Norveç Balıkçılık Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede bu yıl öldürülecek balina sayısı 1278 olarak belirlendi.

Bu kotanın 2019-2020 için duyurulanla aynı olduğu belirtiliyor.

Ülkede, 2019’da 429, 2020’de ise 503 balina katledildi.

Bu yıl Danimarka’daki “Grindadrap” avı da dünya çapında tepkiyle karşılanmıştı

Bu yıl Danimarka’ya bağlı Faroe Adaları’nda “Grindadrap” avında 1428 balina ve yunusun avlandığı duyurulmuştu.

Faroe Adaları’nda bu yıl öldürülen deniz memelilerinin sayısının, av geleneğinin başladığı günden bu yana en yüksek rakam olduğu tahmin ediliyordu. Yerel basında çıkan haberler, çevre aktivistlerinin sosyal medya hesaplarında paylaşmasıyla tüm dünyada duyulmuş ve tepkiye neden olmuştu.

Sivil toplum kuruluşu Greenpeace’in öncü isimlerinden Paul Watson’ın kurduğu “Sea Shepherd” (Deniz Çobanı) derneğinde gönüllü çalışan hayvan hakları aktivisti Samuel Rostol, konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapmış, 1500’lü yıllara dayanan yunus ve balina avlama geleneği ve bu geleneğe karşı kamuoyu oluşturma çalışmalarını AA muhabirine anlatmıştı.

Muhabir: Sümeyye Dilara Dinçer