Türkiye, Fırat Kalkanı bölgesinde yaklaşık 700 okulu eğitime kazandırarak terörün izlerini sildi

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

AZEZ (AA) – Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51. maddesinden kaynaklanan meşru müdafaa hakkı kapsamında, güvenliğini tehdit eden terör örgütü DEAŞ başta olmak üzere Suriye’nin kuzeyinde mevcut teröristleri etkisiz hale getirmek ve sınır güvenliğini sağlamak için 24 Ağustos 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı’nın üzerinden 5 yıl geçti.

Operasyonun ilk gününde, Gaziantep’in Karkamış ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Cerablus ilçe merkezi, 23 Şubat 2017’de ise Bab ilçe merkezi DEAŞ’tan kurtarıldı.

Harekatla, 2 bin 55 kilometrekare alana yayılmış yerleşimler 217 günde terörden arındırıldı. Kahraman Mehmetçik ve Suriye Milli Ordusu (SMO) askerleri, Fırat Kalkanı Harekatı ile 7 ay gibi bir sürede 3 binden fazla DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdi.

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 29 Mart 2017’de harekatın bittiğini duyurmuştu ve iki gün sonra Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada da harekatın başarıyla tamamlandığı ifade edilmişti.

Harekatın tamamlanmasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve SMO birlikleri, bölgenin güvenliğini sağlamaya ve terör nedeniyle yerinden edilen sivillerin geri dönmesi için gerekli koşulları oluşturmaya odaklandı.

Hayatın normale dönmesi için sağlık, eğitim ve hizmet alanlarında da Türkiye’nin yoğun katkıları sayesinde bölgenin nüfusu 2 milyonu buldu.

Eğitimle terörün izleri silindi

AA muhabirleri, harekatın yıl dönümü vesilesiyle bölgede yürütülen eğitim alanındaki çalışmaları derledi.

Türkiye, Suriye’de terör örgütü DEAŞ’tan kurtarılarak güvenli hale getirilen bölgelerde yaşayan bireylerin eğitim hakkından faydalanmalarına büyük önem veriyor.

Harekatın 5. yılında Türkiye’nin desteğiyle bölgede terörün izleri silinirken, bu sürede eğitimin kalitesi de arttı.

Bölgede atıl durumdaki okulların tadilatı yapılarak yeniden eğitime kazandırıldı, ihtiyaç duyulan bölgelerde de yeni okullar inşa edildi. Bu kapsamda, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde, Milli Eğitim Bakanlığının destekleriyle eğitime hazır hale getirilen yaklaşık 700 okulda geçen sene anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise çağında 200 bin civarı öğrenci ders başı yaptı.

Geçen yılki eğitim-öğretim döneminde 8 bin 500’den fazla öğretmenin görev aldığı okullarda, Suriye Geçici Hükümetince belirlenen müfredat okutuluyor.

Yükseköğretimde eğitim seferberliği sürüyor

Gaziantep Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Suriye’nin kuzeyinde yükseköğretim faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bu doğrultuda şu ana kadar üniversite bünyesinde Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde 2 fakülte ve 1 meslek yüksekokulu kuruldu.

Kurulan birimler, bölgedeki eğitim-öğretim ihtiyacı göz önünde bulundurularak ve yerel meclislerden gelen talepler doğrultusunda planlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de şubatta yayımlanan kararla, Suriye’nin kuzeyindeki Çobanbey beldesinde tıp fakültesi ve sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu kurulması için faaliyetlere başlandı.

Tıp fakültesinde eğitim görecek sağlık personelleri, bölge halkına sağlanan hizmetlere katkı sağlayacak.

“Sağlanan destekle de eğitimin kalitesi arttı”

Bab’daki sivillerden Bera Molla, AA muhabirine yaptığı açıklamada, harekat öncesi eğitim kurumlarının iç savaşta büyük zarar gördüğünü belirterek, “Fırat Kalkanı Harekatı sonrası bölgedeki okullar onarılarak eğitime hazır hale getirildi. Sağlanan destekle de eğitimin kalitesi arttı.” dedi.

Molla, eğitimden uzak kalan çocukların yeniden okul sıralarına kavuştuğunu vurgulayarak, emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

Bablı sivillerden Ammar Kalef de hareket öncesi DEAŞ’ın işgali döneminde okullarda eğitim faaliyetlerinin durduğuna dikkati çekerek, “İlçedeki okullar, farklı amaçlarla terör örgütlerince kullanılmıştı. Operasyonun başarılı şekilde sonuçlanmasının ardından zarar gören okulların tadilatı yapılarak yeniden açıldı.” ifadesini kullandı.

“Türkiye’ye teşekkür ederiz”

Sivillerden Zekeriya Ahmed de sağlanan eğitim imkanlarından dolayı memnun olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Çocuklarımız yarım kalan eğitimlerine devam etme imkanı buldu. Türkiye, bölgedeki yerel meclislere verdiği destekle süreci daha da hızlandırdı. Operasyon öncesinde çocuklarımız okula gidemiyordu. Harekat sonrası eğitimden uzak kalan ve okula yeni başlayan öğrenciler, gerçek bir eğitime ve diplomaya kavuştu. Sağlanan eğitimin kalitesinden çok memnunuz. Türkiye’ye verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz.”

Hüseyin Ayid de “Okulları terör amaçlarına alet eden DEAŞ, okul binalarını hapishane ve silah depolarına çevirmişti.” dedi.

Ayid, Türkiye’ye eğitim seferberliğine sağladığı destekten dolayı teşekkürlerini iletti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – 21 Eylül’de başlayacak üst düzeyli BM 76. Genel Kurul Görüşmelerine katılmak üzere New York’a gelen Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Çavuşoğlu, Twitter hesabından ”Dünyamızın gündemindeki küresel sınamaları BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le ele aldık. Kıbrıs, Afganistan, Libya, Suriye ve iklim değişikliği konularındaki görüşlerimizi paylaştık.” paylaşımında bulundu.

Çavuşoğlu, ayrıca BM 76. Genel Kurul Başkanı Abdulla Shahid ile görüştü ve göreve yeni başlayan Shahid’i tebrik etti.

Sri Lanka Dışişleri Bakanı Gamini Lakshman Peiris ile de bir araya gelen Çavuşoğlu, Twitter hesabından, “Coğrafi uzaklığa rağmen ilişkilerimizi geliştirme irademiz tam.” mesajı verdi.

Muhabir: Betül Yürük

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonunun 1Temmuz 2020- 30 Temmuz 2021 döneminde Suriye’deki insan hakları durumuna ilişkin hazırladığı 46 sayfalık rapor açıklandı.

Raporda, ülkenin kuzeyinde ve güneyinde çatışmaların ve şiddetin arttığına dikkat çekildi.

Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Brezilyalı Paulo Pinheiro, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye’de 10 yıldır devam eden iç savaşta tarafların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini belirtti.

Komisyon, daha önceki yıllarda yayımladığı raporlarda, Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon, Rusya, rejimin ve terör örgütü YPG/PKK’nın eylemlerinin savaş suçları kapsamına girebileceğini bildirmişti.

Pinheiro, “Suriyeli sivillere yönelik savaş devam ediyor ve savaşın harap ettiği bu ülkede sivillerin güvenli bir yer ya da sığınak bulmaları zor.” ifadesini kullandı.

Esed rejimine sert tepki

Beşşar Esed rejiminin sivillere yönelik eylemlerine dikkati çeken Pinheiro, Suriyelilerin temel insan haklarının ihlaline devam edildiğini vurguladı.

Raporda, Esed’in yönetimde dördüncü dönemine girerken ülke topraklarının yaklaşık yüzde 70’ini, savaş öncesi nüfusun da yüzde 40’ını kontrol ettiği belirtilerek, Esed’in ülkeyi birleştirme veya bir uzlaşı sağlanması için girişimde bulunmadığının altı çizildi.

Esed rejiminin keyfi gözaltı uygulamalarının hız kesmeden devam ettiği aktarılan raporda, “Komisyon, sadece gözaltı süreçlerindeki işkence ve cinsel şiddeti değil, aynı zamanda gözaltındaki ölümleri ve zorla kaybetmeleri de belgelemeye devam etti.” ifadesi yer aldı.

“Ekonomi dibe vurdu”

Komisyon raporunda, mültecilerin “güvenli” ve “onurlu” dönüşü için Suriye’de uygun bir ortam olmadığına vurgu yapıldı.

“Suriye’deki genel durum giderek daha kasvetli görünüyor. Yoğunlaşan şiddete ek olarak, ekonomi dibe vuruyor.” ifadesini kullanan Komisyon üyesi Karen Koning Abuzayd ise ülkeden geçen nehirlerin yıllardır en kurak dönemini geçirdiğini, savaşın harap ettiği sağlık sisteminin de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadeleyi zorlaştırdığını kaydetti.

Abuzayd, “Kimsenin Suriye’nin mültecilerinin geri dönmesi için uygun bir ülke olduğunu düşünmesinin zamanı değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda, Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK’nın işgali altındaki bölgelerde durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuldu.

Komisyon raporunda, İdlib’de sivil unsurlara yönelik saldırılar da geniş şekilde yer aldı.