Türkiye ile Polonya arasında hedef 10 milyar dolarlık ticaret

ANKARA(AA) – İlk olarak 1414 yılında Jakub Skarbek ve Grzegorz Ormianin adlı Polonyalı elçiler, 1. Mehmet tarafından Osmanlı Devleti’nin başkenti Bursa’da kabul edilirken, bu ziyaret Bursa sarayına Batılı diplomatlar tarafından yapılan ilk ziyaret olarak tarihe geçti.

İki ülkenin 1533’te yaptığı barış anlaşması bir Hıristiyan ve bir Müslüman devlet arasında yapılan ilk barış anlaşması olurken Osmanlı her zaman Polonyalı siyasi göçmenler için güvenli bir liman özelliği taşıdı.

Bugün Polonezköy olarak bilinen Adampol, 1842’de Polonyalı siyasi göçmenler tarafından kurulurken köyde bugün dahi yaklaşık 30 Polonyalı aile hayatını sürdürüyor.

Polonya, Türkiye’nin bağımsızlığını tanıyan ilk Avrupa ülkesi olurken iki ülke karşılıklı olarak 1924 yılında birbirlerine büyükelçi atadı.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye, İkinci Dünya Savaşı sırasında işgale uğrayan Polonya’nın Ankara Büyükelçiliğinin çalışmalarına destek verirken işgal yıllarında Polonya Merkez Bankasının tahliyesinin sağlanması da yine Türkiye’nin destekleriyle gerçekleşti.

Türkiye, 1999’da Polonya’nın NATO üyeliğini destekleyenler arasında yer alırken Polonya ise Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği desteği her platformda dile getiriyor.

Ayrıca 2018-2019 yıllarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 6. kez seçilen Polonya’ya destek veren ülkeler arasında Türkiye de yer aldı.

İlişkilerin boyutu 2009’da stratejik ortaklık seviyesine yükseldi

İki ülke, birçok ikili ve üçlü platformda iş birliği içinde çalışırken ikili ilişkilerin boyutu 2009 yılında o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın Polonya ziyaretinde imzalanan bildiriyle stratejik ortaklık seviyesine taşındı.

Avrupa ve dünyanın en uzun diplomatik ilişkileri arasında sayılan Türkiye-Polonya ilişkilerinin 600. yılı olan 2014’te de iki ülke arasında çeşitli ortak etkinlikler düzenlendi ve bu etkinlikler iki tarafın Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Dışişleri Bakanlarının katılımlarıyla gerçekleşti.

Erdoğan, 2017 yılında bu sefer de Cumhurbaşkanı olarak Polonya’yı ziyaret etti ve bu ziyarette çeşitli alanlarda 5 anlaşma imzalandı. İki ülke arasında devlet arşivleri alanında iş birliği, iki ülke savunma bakanlıkları arasında niyet beyanı, sosyal güvenlik anlaşması ve eğitim, bilim, kültür alanında iş birliği imzalanan anlaşmalar arasında yer aldı.

Türk öğrenciler en çok Polonya’yı tercih ediyor

Özellikle eğitim alanında yapılan anlaşmalar yanında iki ülke, AB’nin Erasmus öğrenci değişim projesinde de yer alıyor. Polonya, Türk öğrencilerin Erasmus programında en çok tercih ettiği ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor.

Polonya’da Varşova Üniversitesi, Krakow Jagiellonian Üniversitesi ve Poznan Adam Mickiewicz Üniversiteleri’nde Türkoloji Bölümleri bulunurken Varşova’da Yunus Emre Enstitüsü’nün Türk Kültür Merkezi yer alıyor.

İkili ticarette “İHA” hamlesi

Polonya ile Türkiye arası ticaret hacmi 2019 yılında 6 milyar doları aşarken iki ülkenin karşılıklı ticarette 10 milyar dolar hedefi bulunuyor.

Türkiye Polonya’ya otomobil, kara yolları taşıtları için parçalar, traktör, toplu taşıma araçları, buzdolapları ve tekstil ürünleri satarken Polonya’dan taşıt parçaları, dizel ve yarı dizel motorlar, otomobiller ve sığır eti alıyor.

İki ülke arasında ayrıca Ekonomik İstişareler Mekanizması bulunurken bu mekanizma kapsamında bu zamana kadar 4 kere toplantı yapıldı.

Türkiye, Polonyalı turistler için de önemli bir turizm destinasyonu olma özelliği taşıyor. Türkiye’ye gelen Polonyalı turist sayısı 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 36 artarak 880 binin üzerine çıktı.

Polonya-Türkiye ticari ilişkilerine son dönemde bir de savunma sanayii ürünleri kalemi eklendi. Polonya Savunma Bakanı Mariusz Blaszczak, ülkesinin Türkiye’den 24 Bayraktar TB2 tipi silahlı insansız hava aracı (SİHA) alacağını duyurdu.

Türkiye bu satışla ilk kez bir NATO ve AB üyesine SİHA sağlamış olacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MOSKOVA (AA) – Dmitriy Peskov, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın “Tsirkon” hipersonik füzeyi dün test ettiğini anımsattı. ABD’nin buna tepki verdiğine dikkati çeken Peskov, stratejik güvenlik sistemiyle ilgili anlaşmaların bozulduğunu belirtti.

Peskov, “ABD ve NATO’nun silah konusunda mevcut eşitliği bozan adımları ile karşılaştık. Bu, Romanya’da ve Rus sınırlarına yakın ülkelerde savunma sistemlerinin yerleştirilmesini kapsıyor. Yani tüm bunlar, mevcut eşitliğin bozulması yönünde yapıldı.” dedi.

Bu tür eylemlere karşı Rusya’nın önlem aldığına dikkati çeken Peskov, “Tüm bunlar, Rusya’yı güven altına alacak ve mevcut eşitliğin sürdürülmesini garanti edecek önlemlerin alınmasını gerektiriyordu. Bunu da yaptık.” şeklinde konuştu.

ABD’den Rusya’nın hipersonik füzelerine tepki

Rusya Savunma Bakanlığı, dün, Barents Denizi’nde “Tsirkon” hipersonik füzenin test edildiğini açıkladı.

Rusya Deniz Kuvvetlerine ait gemiler ile denizaltılarının bu füzelerle donatılması planlanıyor.

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby de buna tepki vererek, “Rusya’nın hipersonik füzeleri, durumun istikrarsızlaştırılması ve risklerin oluşturulmasına yola açabilir.” ifadelerini kullandı.

ANKARA(AA) – Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemli unsurlarından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Doğu Akdeniz ve Ege’de, Türkiye’nin deniz alaka ve menfaatlerini korumaya yönelik faaliyetlerini yerine getirirken, Karadeniz Uyum Harekatı, Akdeniz Kalkanı Harekatı, Durumsal Farkındalık Harekatı’nı da başarıyla sürdürüyor.

Sondaj ve araştırma gemilerine koruma ve refakat görevine de devam eden Bahriyelilerin yoğunluğunu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da “Türk Deniz Kuvvetleri yaklaşık 200 bin saat/yıl seyir yapmak suretiyle bütün zamanların rekorunu kırdı” açıklamasıyla ortaya koydu.

Buna göre, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından personel eksikliği nedeniyle yaşadığı sıkıntılı dönemi kısa sürede atlatarak görev sürelerini yukarı taşıdı.

Son 20 yılın verilerine göre, yıllık ortalama 109 bin 724 saat seyir yapan Bahriyeliler, bu rakamları son üç yıl içinde artırdı.

2000’de 81 bin 376 saat, 2001’de 67 bin 882 saat seyir yapan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları 2011’e kadar 100 bin saatin altında yıllık seyir süresi gerçekleştirdi.

Bu rakam iç savaş nedeniyle Libya’daki vatandaşların tahliyesi göreviyle 2011’de yükseldi. Libya Türk Görev Grubu’nun Bingazi Limanı’ndan vatandaşların tahliyesi nedeniyle üstlendiği yoğun görevlerin ardından Bahriyelilerin 2011’deki yıllık seyir süresi 130 bin 348 saate yükseldi.

Sonraki dönemde yıllık ortalama 100 bin saat civarında devam eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarının seyir süresi, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından azalan personel sayısı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın bünyesinden ayrılmasına rağmen 2017’de yıllık ortalama 116 bin 224 saat oldu.

FETÖ üyesi teröristlerden temizlendikten sonra Bahriyelilerin görev sürelerinde de hızlı yükselme yaşandı. Gerek Mavi Vatan’daki görevleri, tatbikatları gerek aynı anda diğer milli, uluslararası ve NATO görevlerini bir arada yerine getiren Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurları 2018’de 124 bin 386 saat görev yaptı.

Bahriyeliler 2019’da 162 bin 102 saat, geçen sene ise 199 bin 910 saat seyir süresine ulaşarak 20 yılın rekorunu kırdı.