Türkiye-Libya ortak bildirisinde 'Libya'nın toprak bütünlüğünün muhafazası' vurgusu

ANKARA (AA) – Türkiye-Libya Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe başkanlığında yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan ile Dibeybe’nin yaptığı baş başa görüşmenin ardından heyetler arası toplantıya geçildi.

Toplantıya, Türkiye tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, MİT Başkanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Sefer Turan, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ve Türkiye’nin Trablus Büyükelçisi Kenan Yılmaz katıldı.

Libya heyetinde ise Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Necla El-Manguş, İçişleri Bakanı Halit Mazin, Sanayi ve Madenler Bakanı Ahmed Ali Ebu Heyse, Maliye Bakanı Halid El-Mabrouk Abdullah, Sağlık Bakanı Ali Miftah Zinati, Petrol ve Gaz Bakanı Muhammed Ahmed Oun, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed Ali El-Huveyc, Yerel Yönetimler Bakanı Bedreddin El-Sadık El-Tuni, İskan ve İmar Bakanı Ebubekir Muhammed El-Gavi, Planlama Bakanı Fahir Miftah Ebuferna, Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırmalar Bakanı İmran Muhammed Abdünnebi, İletişim ve Siyasi İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Velid Ammar Muhammed El-Lafi, Başbakan ve Bakanlar Kurulu İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil Cuma Amir, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed Haddad, Başbakanın Dışişlerinden Sorumlu Başdanışmanı İbrahimali İbrahim ve Libya’nın Ankara Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Abdalla Abuzed yer aldı.

Toplantının ardından, Erdoğan ve Dibeybe’nin imzasıyla ortak bildiri yayımlandı.

İki ülke arasındaki köklü dostluk ve kardeşlik bağlarına dayanan ilişkilerin karşılıklı yarar, saygı ve eşitlik temelinde güçlendirilmesi, iş birliklerinin derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi yönündeki iradelerin ifade edildiği belirtilen bildiride, Libya’nın doğu, batı ve güney olmak üzere tüm sathında egemenlik, bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin muhafaza edilmesinin önemi teyit edildi.

Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) toplantısında seçimle belirlenen Başkanlık Konseyi ve Milli Birlik Hükümeti’nin Libya’nın yegane meşru yönetim yapısı olduğu vurgulanan bildiride, Libya’da 24 Aralık 2021’de yapılması öngörülen genel seçimlere giden siyasi sürecin pürüzsüz olarak ve takvime bağlı şekilde yürütülmesi için eş güdüm ve iş birliği içinde hareket etme kararlılığı beyan edildi.

Libya’daki sorunların Libyalıların öncülüğünde ve sahipliğinde, 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması, ilgili BM Güvenlik Konseyi Kararları, Berlin Konferansı Sonuçları ve LSDF Yol Haritası çerçevesinde siyasi yöntemlerle çözüme kavuşturulabileceği vurgulanan bildiride, “Türkiye’nin Libya’da kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkesin tesisi ve idamesine yönelik katkılarının önemini vurgular, Türkiye ve Libya arasında akdedilen mutabakat muhtıralarının her iki ülkenin ortak çıkarları ile bölgesel istikrar ve iş birliği için önem taşıdığını vurgular, bunların içerdiği ilkelerin geçerliliğini teyit eder, mutabakat muhtıralarının ilerletilmeleri için niyet beyan eder.” denildi.

Doğu Akdeniz’de diyalog ve iş birliğini destekleyecek ve tüm tarafların haklarının garanti altına alınmasını amaçlayan bölgesel bir konferans düzenleme ihtiyacı da vurgulanan bildiride, Libya’da Güvenlik Sektörü Reformu ve kapasite inşası alanındaki iş birliğinin Libya’nın ihtiyaç ve talepleri uyarınca güçlendirilmesine olan istekler belirtildi.

Bildiride, “Hangi gerekçeye dayanırsa dayansın terörizmin bütün türlerini ve tezahürlerini kınar, iki ülkeye tehdit teşkil eden terör grupları ve suç örgütleriyle mücadelede tam dayanışma içinde hareket edileceğini ifade eder, şiddet içeren aşırılık, ayrılıkçılığın her türü ve tezahürü, sınır aşan organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, kara para aklama, kültürel ve tarihi mirasa karşı suçlar, siber suçlar, dezenformasyon kampanyaları, göçmen kaçakçılığı ve sınır aşan güvenlik tehditlerine karşı ikili, bölgesel ve uluslararası iş birliğini geliştirmeye devam edeceklerini teyit eder.” ifadeleri kullanıldı.

İki ülkenin düzensiz göç, insan ticareti ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede iş birliği içinde hareket edecekleri, düzensiz göç alanındaki deneyimlerini paylaşacakları vurgulanan bildiride, ikili ticaret hacminin dengeli bir yapıda 5 milyar dolara yükseltilmesi hedefiyle çalışılacağı teyit edildi.

Karma Ekonomik Komisyonun müteakip toplantısının en kısa sürede düzenlenmesi, Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yeniden başlanması konusunda mutabık kalındığı belirtilen bildiride, Libya’nın yeniden inşası sürecinde Türk müteahhitlik ve özel sektörünün oynayabileceği potansiyel rol ifade edildi.

Bildiride, Türk şirketlerinin çözüm bekleyen meselelerinin söz konusu şirketlerin sözleşmelerine uygun olarak, iki ülkenin yürürlükteki mevzuatı çerçevesinde ve sözleşme taraflarının çıkarlarını güvence altına alacak şekilde çözümlenmesine bağlı kalınacağı vurgulandı.

İki ülke halklarının ortak yararına olacak şekilde enerji alanındaki iş birliğinin geliştirilmesinin ve derinleştirilmesinin öneminin altı çizilen bildiride, bu bağlamdaki çalışmaların başlatılması konusunda hazır olunduğu beyan edildi.

Türk Hava Yolları’nın Libya seferlerine yeniden başlaması hedefiyle gerekli saha incelemelerinin yapılması hususunda anlayış birliğine varıldığı belirtilen bildiride, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile Libya Devleti Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı Diplomatik Araştırmalar Enstitüsü arasında 14 Mart 2012’de Trablus’ta imzalanan mutabakat zaptı uyarınca ilk etapta Libyalı diplomatlara eğitim programı düzenlenmesinin kararlaştırıldığı belirtildi.

Diplomatik kanallar aracılığıyla ilgili bakanların belirleyeceği düzeyde Dışişleri Bakanlıkları arasında periyodik olarak siyasi istişareler yapılmasının da kararlaştırıldığı belirtilen bildiride, koronavirüs (Kovid-19) salgını başta olmak üzere salgın hastalıklarla mücadelede sağlık kurumları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi için kararlılık ifade edildi.

Küresel, bölgesel ve ulusal güvenlik meselelerinde, birbirlerinin ulusal menfaat ve güvenlik kaygılarına uygun şekilde ortaklaşa hareket etme konusunda iki ülkenin anlaştığı belirtilen bildiride, YDSK’nin düzenli faaliyetlerinin iki ülke arasındaki stratejik ve kardeşlik ilişkilerini güçlendireceğine olan inanç ve iki ülke halkları arasındaki tarihi bağların güçlendirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Bildiride savunma sanayi, sağlık, turizm, eğitim, kültür, medya, karşılıklı yatırımlar, kardeş belediyecilik ve finans alanlarında ikili iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devamının kararlaştırıldığı belirtilerek, YDSK Birinci Toplantısı sonuçlarının yakından takip edilmesi ve bir sonraki YDSK Toplantısının Libya’da düzenlenmesi konusunda mutabık kalındığına işaret edildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL(AA) – Brüksel merkezli EUobserver sitesinin haberine göre, AB söz konusu misyon vasıtasıyla Libya’daki diğer güçlerle rekabet ederek nüfuz sahibi olabilmeyi amaçlıyor.

Sitenin ulaştığı 1 Temmuz tarihli AB raporunda, “Libya’da barış sürecinin savaşçıların geniş çaplı silahsızlanması, tasfiyesi ve yeniden entegre edilmesinin yanı sıra güvenlik sektörü reformu gerektirdiği” ifade ediliyor.

Haberde AB’nin gelecek aylarda Kuzey Afrika’da büyük çapta operasyonlar için yaptığı planları nihayetlendirmek üzere olduğu, planların bölgede insan ve silah ticaretini bitirmeyi de hedeflediği aktarılıyor. Ulaşılan raporda, “Bu kapsamda, askeri faaliyet alanının tümünün üçüncü ülkelere bırakılmaması için bir AB Askeri Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası angajmanı değerlendirilmeli.” ifadesi kullanıldı.

Raporda ayrıca, söz konusu angajmanın güvenlik sektörü reformunu destekleme yetkisine sahip olması gerektiğine işaret ediliyor.

AB’ye havadan gözetleme yetkisi

Libyalı yetkililerin “sınırlarında AB’nin desteğine ihtiyaç olduğunu belirttiğine” de değinilen raporda, “Bu, Libya makamları kabul ederse söz konusu ülke toprakları üzerinde AB’nin havadan gözetleme araçları için uçuş hakkı elde etme imkanını doğurabilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde, AB’li diplomatların planı kısa süre içinde görüşeceği ancak Komisyonun söz konusu planları henüz resmi teklif olarak sunmadığı kaydedildi.

TRABLUS (AA) – Dibeybe, Reuters’a verdiği röportajda, “Tabiki, Hafter ile temas kuruluyor. O zor bir askeri kişilik ancak onunla iletişim kuruyoruz. İşler kolay görünmüyor. Libya ordusunu birleştirmek çok zor olacak.” ifadelerini kullandı.

Ülkede seçimlerin planlanan tarihte (24 Aralık’ta) yapılmasını taahhüt eden Başbakan Dibeybe, Temsilciler Meclisinin bazı üyelerinin ellerindeki otoriteyi bırakmak istemediğini kaydetti ancak bu kişilerin kim olduğunu açıklamadı.

Dibeybe, başkanlığa aday olup olmayacağına henüz karar vermediğini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, perşembe günü düzenlenen Libya konulu oturumun ardından üye devletler, Libyalı taraflar ve ilgili aktörlere ateşkesin uygulanmasına ve paralı askerlerin sınır dışı edilmesine saygı göstermeleri ve desteklemeleri çağrısında bulunmuştu.

BM Libya Özel Temsilcisi ve Libya Destek Misyonu Başkanı Jan Kubis oturumda, ülkenin doğusundaki Hafter’e bağlı milisler, Ulusal Birlik Hükümeti’nin bölgeyi kontrol etmesine izin vermediğini belirtmişti.

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe de ülkede paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların varlığının devam etmesinin siyasi süreç için gerçek bir tehlike oluşturduğunu ifade etmişti.

Libya’nın batısında BM nezdinde meşru Ulusal Birlik Hükümeti ve bağlı ordu bulunurken, ülkenin doğusunda ise Bingazi merkezli gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter ve ona destek veren binlerce paralı asker bulunuyor.

Libya’daki taraflar, 23 Ekim 2020’de, İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan görüşmeler sonucunda ateşkes anlaşmasına varmıştı.