Türkiye Rafting Şampiyonası 1. ayak yarışları Rize'de başladı

RİZE (AA) – Türkiye Rafting Şampiyonası 1. ayak mili takım seçme yarışları Rize’de başladı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Rafting Federasyonunca Fırtına Vadisi Recep Yazıcıoğlu Kano ve Rafting Parkuru’ndaki yarışlar, 40 ilden 50 kulüp ve 350 sporcunun katılımıyla gerçekleştiriliyor.

Vatandaşların da ilgi gösterdiği ve renkli görüntülere sahne olan organizasyonda sporcular en iyi dereceyi elde edebilmek ve milli takıma seçilebilmek için büyük çaba sarf etti.

Üç gün devam edecek şampiyona sonunda dereceye giren sporcular Fransa’daki yarışlarda Türkiye’yi temsil edecek.

Rafting Federasyonu Başkanı Fikret Yardımcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde huzurun hakim olmasıyla rafting alanında çok sayıda sporcu yetiştirdiklerini söyledi.

Şampiyonaya 40 ilden 50 takımın katıldığını vurgulayan Yardımcı, “Hakkari, Van, Çatak, Bingöl’den de sporcularımız var. Toplam 350 sporcu yarışıyor. Yarışlar yapılırken 80 hakem de bölgede eğitim görüyor. 28 Haziran-4 Temmuz tarihlerinde Fransa’da yapılacak. Dünya Rafting Şampiyonası için milli takım seçmelerini yapacağız. Ülke klasman başarısı olarak 360 madalya ile dünya şampiyonuyuz. Dünya Rafting Şampiyonası’nda 50 ülkeden 80 takımla yarışacağız. İnşallah İstiklal Marşı’mızı okutup ay-yıldızlı bayrağımızı göndere çektireceğiz.” diye konuştu.

Yardımcı, şampiyona bittikten sonra milli takıma seçilen sporcuların 15 gün boyunca kampa devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Yarışların ilk gününü Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan da takip etti. Orhan, yarışların başlangıcını yaptı.

Gülşen Orhan, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye’nin her köşesinde şampiyonaya katılan sporcuların olduğunu belirtti.

Raftingde çok önemli yol katettiklerinin altını çizen Orhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Gençlik ve Spor Bakanlığı teşvikleri ile çok büyük mesafe aldı rafting doğa sporu. Çok bilinen bir spor dalı değildi. Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerimizde, arazisi doğası sarp olan yerlerde, gençler arasında çok önemsenen spor oldu. Fransa’da düzenlenecek şampiyonaya onları da gönderebilecek olmak çok önemli. Sporcularımız orada yarışacak ve göğsümüzü kabartacak. Türkiye raftingde, atletizmde bir çok dalda adından söz ettiren bir konuma geldi. Onlarla gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Selçuk, bayram dolayısıyla Bakanlık’ta düzenlenen toplantıda 81 ilden lise öğrencileriyle çevrim içi buluştu.

Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da çevrim içi katıldı.

Gençlerin bayramı kutladığını belirten Selçuk, 19 Mayıs 1919’da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında belirleyici role sahip milli iradenin ilk adımının atıldığını ve bu irade ortaya konulduğunda belli bir şuur ve gücün birleşmesinin söz konusu olduğunu söyledi.

Selçuk, başta Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindeki komutanlar, askerler ve halkın milli birlik ve beraberlik bilinci içinde hep beraber yürüdüğüne işaret ederek onların sahip olduğu bu iradenin herkese tevarüs ettiğini kaydetti.

“Bu toprakların, bu ülkenin geleceğisiniz”

Gençlerin bu mirasa sahip çıktığı sürece Türkiye’nin yolunun açılacağını vurgulayan Selçuk, bu toprakların bugüne kadar oluşturduğu birikim, gelenek, maddi, manevi donanım ve sahip olduğu imkanların onların hizmetinde olduğunu vurguladı.

Selçuk, gençlerin zaman zaman ekran bağımlısı, yüzeysel ya da aceleci ve hatta tüketim odaklı olmakla nitelendirildiğini dile getirerek şunları kaydetti:

“Belki de anlaşılmadığınızı da düşünüyorsunuz. İnanın biz, geleceğiniz için hep birlikte istişare edip kararlar alıp adımlar atarken sizlerin savunucusu olarak kendimizi görüyoruz. İlk önce sizi anlamak zorunda olduğumuzun farkındayız ve yanınızdayız. Sizler bizim için öteki değilsiniz, el, yabancı değilsiniz, bizim evlatlarımızsınız, kanımız, canımızsınız ve bu toprakların, bu ülkenin geleceğisiniz.”

“MEB’in uyguladığı eğitim modeli çift kanatlı bir okumaya dayanıyor”

Ziya Selçuk, MEB’in uyguladığı eğitim modelinin çift kanatlı bir okumaya dayandığına değinerek bunların birinin gençlerin bilimsel ve teknolojik gelişmeler üzerinden ilerlemesi, diğerinin ise evrensel, milli, manevi ve ahlaki olan bütün değerlerle donanması olduğunu kaydetti.

Her neslin kendinden önceki neslin değerlerini sorguladığını, hatta bazen onlara savaş açtığını ve bunu kendilerini var etmek adına yaptığını dile getiren Selçuk şöyle devam etti:

“Büyümenin kuralı budur. Bu çok olağandır, bizim de yaşadığımız bir durum. Medeniyet, bu yadırgama ve reddetme üzerinde ilerler. Çünkü dönüşüm, değişim sorgulamayla hayata geçiyor. Biz de büyüklerimizi sorguladık, eleştirdik, onların hatalı bulduğumuz yönlerini, yanlarını tekrarlamayacağımızı hep düşündük. Bu konuda sözler verdik. Onlardan daha güzel bir hayata sahip olacağımızı, daha iyi işlerde çalışacağımızı, daha merhametli, daha güçlü olacağımızı hep düşündük. Tahminimce siz de bu düşüncelere sahipsiniz. Bizleri sorguluyorsunuz, eleştiriyorsunuz ve bundan mutluluk duyuyoruz. Ancak yeni olan, etrafınızı her zamankinden daha hızlı kuşatıyor. Güçlü olabilmeniz için muhakkak köklerinizin bilincinde olmalı ve iki kanadınıza da sahip çıkmalısınız diye düşünüyorum. Ancak bu suretle geçmişin hatalarını tekrarlamamış olursunuz.”

“Bahar gibi, bayram gibi bir gelecek diliyorum sizlere”

Selçuk, gençlerin çift kanatla yükselirken birkaç hususa dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi. Bakan Selçuk, gençlerin başarısızlıkları başarıya götüren bir eğitim aracı fırsatı olarak görmesini ve Milli Mücadele’nin bir başarısızlığın ardından ayağa kalkıp yeniden deneyerek kazanıldığını unutmamasını istedi.

MEB’in görevinin gençlerin önünü açmak, potansiyelini ortaya çıkaracağı imkanları sağlamak olduğuna değinen Selçuk sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün akşam 19.19’da sizleri İstiklal Marşı’mızı, kendinize ve ülkemizin geleceğine duyduğunuz inanç ve güvenle hep birlikte okumaya davet ediyorum. Bahar gibi, bayram gibi bir gelecek diliyorum sizlere. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ve Bakan Selçuk’un öğrencilerin sorularını yanıtladığı programda ayrıca gençler enstrüman çaldı.

İSTANBUL (AA) – Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'den Rize İkizdere Cevizlik Taş Ocağı'na ilişkin yapılan açıklamada, "Taş ocağında maden araması yapıldığına, ocağın daha sonra farklı amaçlarla kullanılacağına dair iddialar asılsız olup Rize İyidere Lojistik Limanı projesi ile sınırlı ham madde temini tamamlandıktan sonra toprak üzerinde bitki ve ağaçlandırma çalışması yapılarak mevcut doğal yaşamın geri kazanılması sağlanacaktır." ifadesi kullanıldı.

Cengiz İnşaat'tan Rize İkizdere Cevizlik Taş Ocağı hakkında yazılı ve görsel basında yer alan haberlere ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ait Rize İyidere Lojistik Limanı projesinin, bu işe ait ihaleyi kazanan Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı tarafından gerçekleştirileceği bildirildi.

Proje sahasının fiziki koşulları ve limanın inşa edileceği yer sebebiyle liman sahasında dolgu yapılması ve kullanılacak bu dolgu malzemesinin deniz suyuna dayanıklı olması gerektiği belirtilen açıklamada, "Bu amaçla projenin sahibi olan ilgili Bakanlık tarafından yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda uygun taş ocakları belirlenmiş, rezerv miktarı ve dayanıklılık değerleri dikkate alınarak koşulları sağlayan İkizdere Cevizlik Taş Ocağı için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden ilgili mevzuat kapsamında ham madde üretim izni alınmıştır." denildi.

Tüm yasal izinlerin tamamlanmasının ardından Rize İyidere Lojistik Limanı projesinin inşaat faaliyetlerine başlandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu süreçte yasal olarak ham maddenin temin edileceği taş ocağının seçilmesi konusunda, şirketimizin herhangi bir tespit yetkisi veya tasarrufunun bulunmadığını önemle belirtmek isteriz. Ham maddenin temin edilmesi planlanan İkizdere Cevizlik Taş Ocağı, Bakanlık tarafından seçilmiştir. Çevresel etkileri dikkate alınarak sürecin en başından itibaren ham maddenin temin edilebileceği tüm alternatif taş ocakları Bakanlık tarafından araştırılmıştır.

Şirketimizin o bölgede yaşayan herkesin görüşlerini hassasiyetle ve ciddiyetle değerlendirdiğini bilmenizi isteriz. İmalatların tamamlanması ve liman için gerekli ham maddenin temini sonrasında taş ocağının rehabilitasyonu şirketimiz tarafından gerçekleştirilecektir. Taş ocağında maden araması yapıldığına, ocağın daha sonra farklı amaçlarla kullanılacağına dair iddialar asılsız olup Rize İyidere Lojistik Limanı projesi ile sınırlı ham madde temini tamamlandıktan sonra toprak üzerinde bitki ve ağaçlandırma çalışması yapılarak mevcut doğal yaşamın geri kazanılması sağlanacaktır."