Türkiye ve Rusya ortak çıkarlarda diplomatik başarı gösterdi

İSTANBUL (AA) – Nişantaşı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Savaş Biçer, "Gerek Türkiye gerekse Rusya Federasyonu’nun ortak çıkarları anlamında çok kritik bir diplomatik başarı gösterdiğini, Suriye iç savaşının sona ermesi, barış ve istikrarın tesisi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve ülkedeki bütün kesimlerin temsil hakkının yönetime yansıdığı yeni anayasa çalışmasının kısa sürede sonuçlanması yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu kabul etmek gerekir." ifadelerini kullandı.

Biçer yaptığı açıklamada, İdlib'e ilişkin dün Moskova’da en üst düzeyde çözüm arandığını belirterek, bulunan çözümün bir protokolle kamuoyu beklentisi doğrultusunda imza altına alındığını kaydetti.

Protokolün içeriğinde iki konunun dikkati çektiğini aktaran Biçer, “Birincisi ‘Temas Hattı’ ifadesi. Bu hat kimlere karşı temas hattı olarak kabul ediliyor. Muhtemelen heyetler arası görüşmelerde teknik olarak incelenip bir hat çizilmiştir. Yani ateşkes uygulanacak hat şu anda çatışan bütün tarafların temasta bulundukları hat mıdır, yoksa sadece rejim ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin Gözlem Noktaları dışında ‘Bahar Kalkanı’ ile ulaştığı bölgelerde temasta bulundukları hat mıdır? Bunların ayrıntısı mutlaka belirlenmiştir.” ifadelerini kullandı.

Biçer, şunları kaydetti:

"Astana’da kararlaştırılıp Soçi’de imzalanan İdlib gerginliği azaltma ya da çatışmasızlık bölgesindeki çatışmaların TSK ve rejim güçleri arasındakilerle sınırlı olmadığı, bölgede Rusya ve rejim güçlerinin terörle mücadele kapsamında harekata devam ettiği varsayımına dayanarak ve Birleşmiş Milletler tarafından daha önce ilan edilen ateşkes kararına da hiç uyulmadığı düşünülerek, Moskova protokolünün tek başına yeterli olmayacağı, kısacası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği ‘birlikte kararlaştırılan adımların süratle atılmasına ihtiyaç olduğu’ değerlendirilmektedir.”

– M4 karayolu’nun ortak kontrolü

M4 Karayolu’nun ortak kontrolüne de değinen Biçer, “Rusya ve Türkiye’nin bu ortak çözümü uygulamasına İran ve rejim dışında bu yolu kullanmaya ihtiyacı olan ve çatışmanın tarafı durumundaki muhalifler izin verir mi? Bunu zaman içinde göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Biçer, “Sonuç olarak gerek Türkiye gerekse Rusya Federasyonu’nun ortak çıkarları anlamında çok kritik bir diplomatik başarı gösterdiğini, Suriye iç savaşının sona ermesi, barış ve istikrarın tesisi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve ülkedeki bütün kesimlerin temsil hakkının yönetime yansıdığı yeni anayasa çalışmasının kısa sürede sonuçlanması yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu kabul etmek gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BRÜKSEL/MOSKOVA (AA) – AİHM, Litvinenko’nun 2006’da İngiltere’de öldürülmesi hakkında eşinin açtığı davada kararını açıkladı.

Mahkeme, Litvinenko suikastının Rus ajanlar Andrey Lugovoy ile Dmitriy Kovtun tarafından düzenlendiğinin “şüphe götürmez bir gerçek” olduğunu belirtti.

Kararda, iki Rus ajanının zehirli maddeyi kendi başlarına temin etme imkanları olmadığı, Lugovoy ve Kovtun’un Rusya makamları tarafından yönlendirildiği ve kontrol edildiğine dair göstergeler bulunduğu kaydedildi.

AİHM, aynı zamanda Rusya’nın Litvinenko’nun ölümüyle ilgili gerçekleri ortaya çıkaracak ve sorumluları cezalandıracak etkili bir iç soruşturma yürütmediğini bildirdi.

Kremlin: AİHM’nin eski Rus casus Litvinenko hakkındaki kararı temelsiz

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) eski Rus casus Aleksandr Litvinenko’nun Rus ajanları tarafından zehirle öldürüldüğü yönündeki kararının “temelsiz” olduğunu söyledi.

Peskov, AİHM’nin eski Rus casus Litvinenko’nun öldürülmesi hakkındaki dava kararını başkent Moskova’da gazetecilere değerlendirdi.

AİHM’nin konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığını savunan Peskov, “AİHM’nin bu konuda bilgi sahibi olmak için herhangi bir yetkiye veya teknik imkanlara sahip olduğunu zannetmiyoruz. Şimdiye dek bu soruşturmadan bir sonuç çıkmadı. Dolayısıyla, bu tür iddialar temelsizdir.” ifadelerini kullandı.

Peskov, buna benzer kararları dikkate almak istemediklerini belirtti.

Litvinenko’nun zehirlenmesi

İngiltere istihbaratı (MI6) için çalışan eski KGB ajanı Alexandr Litvinenko, Londra’da bir otelde çayına karıştırılan radyoaktif Polonyum-210 maddesinden zehirlenerek 2006 yılında, 43 yaşında hayatını kaybetmişti. Litvinenko’nun ölümünden önce 3 kez Lugoyov ve Kovtun ile görüştüğü belirlenmiş, bu iki kişinin kaldığı otel odasında ve gittikleri yerlerde zehirli polonyum maddesinin kalıntılarına rastlandığı açıklanmıştı.

Rusya, İngiltere’nin kimliklerini tespit ettiği suikastçıları İngiltere’ye iade etmeyi reddetmiş, olay iki ülke ilişkilerinde gerginliğe neden olmuştu.

Litvinenko’nun ölümüyle ilgili İngiltere’deki soruşturmayı yürüten bağımsız komisyon tarafından hazırlanan raporda, Polonyum-210’un sadece devlet imkanlarıyla üretildiğine işaret edilerek, Litvinenko’nun iki eski Rus ajanı tarafından zehirlendiği kanaatine varıldığı ifade edilmişti.

Raporda, “Litvinenko’yu öldüren FSB operasyonu, muhtemelen FSB Başkanı Nikolay Patrushev ve Başkan Putin tarafından onaylandı.” ifadesi dikkati çekmişti.

Muhabir: Ömer Tuğrul Çam, Dmitri Chirciu

Perm Üniversitesinden yapılan açıklamada, üniversite binasında bir kişinin silahla etrafa ateş açtığı, personelin ve öğrencilerin sınıflara saklandıkları kaydedildi.

Rus basınında yer alan görüntülerde, binada bulunanların camlardan atlayarak kaçmaya çalıştığı, bazılarının ise sınıf kapıları önünde sandalyelerle barikatlar kurduğu görüldü.

İçişleri Bakanlığı saldırıda ölenler ve yaralananlar olduğu bilgisini paylaşarak, olaydan kısa süre sonra saldırganın vurularak etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Rusya Soruşturma Komitesi de yaptığı açıklamada, Perm Üniversitesindeki silahlı saldırıda en az 8 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralılar olduğunu bildirdi.

Açıklamada, okulun öğrencisi olduğu belirlenen saldırganın etkisiz hale getirildiği ve olaya ilişkin soruşturma açıldığı belirtildi.