Türkiye yaptığı savunma anlaşmalarıyla Ukrayna'yı NATO standardına çıkarıyor

KİEV (AA) – Türkiye ve Ukrayna arasında yapılan savunma anlaşmaları, Ukrayna’nın Sovyet ordu sisteminden modern NATO standartlarına geçişine yardımcı oluyor.

Ukrayna Savunma Bakanlığı, Türkiye ile 14 Aralık 2020’de korvet ve SİHA’lar için üretim ve teknoloji paylaşımı alanında bir dizi anlaşmayla “Bakanlık tarihinde ilk kez savunma alanında doğrudan dış ticaret anlaşmaları” imzaladı.

Ordu, Dönüşüm ve Silahsızlanma Çalışmaları Merkezi Uluslararası İlişkiler Direktör Yardımcısı Mihaylo Samus, konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Rusya’yla 2014’te başlayan savaştan beri Ukrayna’nın bölgede ve dünyada yeni yerini aradığını belirten Samus, bu bağlamda bölgenin liderlerinden olan Türkiye’yle iş birliğinin çok önemli olduğunu söyledi.

Samus, savunma alanında Türkiye’nin Ukrayna için en önemli partner ve başta Bayraktar İHA’lar olmak üzere Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu alanlarda Türkiye’nin savunma sanayisinin gelişmiş olduğuna işaret etti.

Türkiye’yle savunma alanında büyük ölçekte iş birliğinin askeri iletişim alanında ASELSAN’la yapıldığını ve bunun bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Samus, “Ukrayna, bir an önce NATO üyesi olmak istiyor. Bundan dolayı ordunun post-Sovyet sistemden NATO standartlarında modern bir sisteme geçişinde Türkiye’yle iş birliği çok önemli.” dedi.

Samus, AB’de Çekya, Polonya, Romanya ve Baltık ülkeleri hariç ülkelerin ilkeleri gereği Ukrayna’yla iş birliğine ve teknoloji transferine yanaşmadığının altını çizerek “Türkiye, bu açıdan ayrışıyor ve karşılıklı faydaya dayanan açık bir iş birliğimiz var.” ifadesini kullandı.

Türkiye’yle yapılan ADA tipi korvet projesi sayesinde transfer entegrasyonu teknolojisi alanında Ukrayna’nın gelişim kaydedeceğini dile getiren Samos, “Karadeniz’deki tehditleri göz önüne alırsak, donanmamızı geliştirmemiz çok önemli. Bir diğer proje de Ukrayna üretimi Neptün roketleri hedeflerin gösterilmesi konusunda Bayraktar İHA’larla eşgüdümlü olarak gemilerde de kullanılacak çünkü rokete hedef gösterilmezse bir işe yaramaz.” diye konuştu.

Samus, Türkiye’nin bölge için politikasının belli olduğunu ve bundan dolayı “güvenilir bir stratejik partner” konumunda bulunduğunu kaydetti.

“İki ülke birbirini tamamlıyor”

Doktrin Siyasal Çalışmalar Merkezi Uluslararası Siyaset Bölümü Koordinatörü Denis Moskalik de Ukrayna ve Türkiye’nin savunma alanında iş birliğine gitmesini sağlayan pek çok faktör olduğunu belirtti.

  Ukrayna Altyapı Bakanı Krikliy: Daha fazla Türk şirketi bekliyoruz

İki ülkenin farklı zamanlarda savunma sanayilerinin çıkış yaşadığını söyleyen Moskalik, Ukrayna’nın 1930-80’de altın çağını yaşarken, Türkiye’nin son 30 senede benzer bir çıkış yaşadığını ifade etti.

Moskalik, dönemsel farklardan dolayı Türkiye’de dijital teknolojilerde ilerleme yaşanırken Ukrayna’da üretim teknolojilerinin geliştiğini vurgulayarak “Bu nedenle iki ülke birbirini tamamlıyor.” dedi.

Ukrayna ve Türkiye’nin İHA’lar, dijital sistemler, hassas silahlar, radyo frekans sistemleri, savunma sistemleri, yük havacılığı, motor üretimi ve gemi inşaatı olmak üzere pek çok alanda iş birliği yaptığını vurgulayan Moskalik, “İki ülkenin iş birliğinin amacı, kabiliyetlerini birleştirerek yeni modern silahların seri üretimini yapmak. Bu da ülkeleri klasik satıcı-alıcı ilişkisinden, yeni bir seviye iş birliğine taşıyor.” dedi.

Dağlık Karabağ Savaşı’nın, modern savaşta İHA’ların gücünü gösterdiğine dikkati çeken Moskalik, şöyle devam etti:

“Azerbaycan ordusu, Türk İHA’ları sayesinde hızlı ilerleyebildi ve düşman silahlarını yok etti. Özellikle Bayraktar İHA’ları, savaşta 24 saate kadar çıkan uçuş performanslarıyla muadillerine göre öne çıkıyor. Dağlık Karabağ Savaşı’nda İHA’ların rolü, Ukrayna’nın topraklarını işgalden kurtarması için başarılı yöntemleri göstermesi açısından önemli bir tecrübe ve askeri açıdan incelenmeli. Dağlık Karabağ Savaşı gösterdi ki Türk silahları zaferin silahlarıdır.”

“Türk tecrübesi, Ukrayna için en uygun seçenektir”

Moskalik, “Türkiye’yle iş birliğinin Ukrayna ordusunun savaş kabiliyetlerini NATO seviyesine çıkarabilmesi açısından oldukça önemli. İttifaktaki büyük ülkeler hariç, çoğu NATO ülkesi ciddi bir tehdit altında değil ve bu nedenle gelişmiş savunma sanayileri yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin gerek coğrafi konumu gerek ülkesi içindeki tehditler nedeniyle bağımsız bir savunma endüstrisine sahip olduğuna işaret eden Moskalik, “Bundan dolayı Türk tecrübesi, Ukrayna için en uygun seçenektir ve Türkiye’yle iş birliği, Ukrayna dış politikasının en önemli unsurlarından birisi konumundadır.” dedi.

Haber Lütfen AA üyesidir. İletişim: haberlutfen@gmail.com