Türkiye'deki havalimanlarında UV ışınlı hijyen dönemi

Havalimanı terminallerinde ultraviyole (UV) ışınlarıyla sterilizasyon sağlayan cihazlar, 6 ilde uygulamaya alındı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında uyguladığı etkin önlemlere bir yenisini daha ekledi.

Havalimanlarında x-ray cihazlarından geçen yolcu bagajları ve yürüyen merdiven el tutma bantlarının sterilizasyonunu sağlayan cihazların kullanımına başlandı. TÜBİTAK’ın Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirilen cihazlar, DHMİ tarafından işletilen havalimanı terminallerinin fiziki koşulları ve yolcu istatistiksel verileri dikkate alınarak, Erzurum, Gaziantep, Diyarbakır, Hatay, Çanakkale ve Trabzon’da hizmete alındı. Bu havalimanlarında, 20 tünel tipi ve 27 yürüyen merdiven-bant ultraviyole sterilizasyon cihazı kuruldu.

Salgınla mücadele açısından uluslararası havalimanlarındaki ilk uygulamalardan biri olan sistemi oluşturan cihazların testleri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve Kayseri Erciyes Üniversitesi laboratuvarlarında yapıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR (AA) – Dağa kaçırılan çocukları için 3 Eylül 2019’da HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan 3 anneden Ayşegül Biçer’in oğlu Mustafa, eylem yapan ailelerden Güllü Turan’ın kızı Alev ve Hayriye Akyüz’ün kardeşi Ensari, Diyarbakır ve Tunceli İl Jandarma komutanlıkları ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünce yürütülen ikna çalışmaları sonucu dün Şırnak’ta güvenlik güçlerine teslim oldu.

Üç aileye dün oturma eyleminin 695’inci gününde müjdeli haber verildi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki tarihi İçkale’de düzenlenen programda, Ayşegül ve eşi Rauf Biçer 2018 yılında 17 yaşında dağa kaçırılan oğlu Mustafa’ya, anne Güllü ve eşi İbrahim Karaşan ile abla Hayriye Akyüz, 3 yıl önce üniversitede okurken kandırılarak dağa götürülen evlatları Ensari’ye, Güllü Turan ise Tunceli’nin Pertek ilçesinden lise öğrencisiyken 6 yıl önce kandırılarak dağa götürülen kızı Alev’e sarıldı.

Duygusal anların yaşandığı buluşmada aileler sevinç gözyaşı döktü.

“Bu zafer devletimizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin zaferidir”

Anne Biçer gazetecilere, “Allah devletimizden razı olsun. Devletimiz güçlüdür. Bu zafer devletimizin, Türkiye Cumhuriyeti’nin zaferidir. Tüm basın mensuplarına da teşekkür ediyoruz, feryadımızı evlatlarımıza ulaştırdılar, evlatlarımız geri döndü. Hepinize teşekkür ediyoruz. Hepimiz kazandık. PKK ve siyasi kolu HDP yerle yeksan oldu. Anneler işte böyle zafere ulaşıyor. Allah’ın izni ile bütün evlatlarımız oradan inecek.” diye konuştu.

28 aile evladına kavuşmuş oldu

Biçer, Turan ve Karaşan ailelerinin de evlatlarına kavuşmasıyla, uğruna oturma eylemi yaptıkları çocuklarını terörün pençesinden kurtaran aile sayısı 28’e yükseldi.

Anne Hacire Akar’ın 24 Ağustos 2019’da oğlu Mehmet’e kavuşmasının ardından Hatice Ceylan oğlu Cafer’e, Hüsniye Kaya kızı Mekiye’ye, babaanne Halime Kadran torunu İbrahim Halil Kadran’a, baba Metin Açan oğlu H. Açan’a, baba Nizamettin ve anne Aslıhan Eşrefoğlu oğulları Hüseyin’e, anne Gevriye Ayhan kızı Pelda’ya, baba Melik ve anne Melek Aslan oğlulları Volkan’a, anne Muhteber Birlik oğlu Veysi’ye, anne Cahide Alkan oğlu Mehmet Emin’e, anne Şahize Altınkaynak kızı Halise’ye, engelli baba Cemal Ertaş oğlu Ramazan’a, anne Naime Dalmış kızı Tekoşin’e, teslim olan Haşim Açar tedavisinin sürdüğü hastanede babasına, anne Sever Fidan oğlu Tayfur’a, anne Gülşen Çetin oğlu Erdal’a, anne Meryem ve baba Fahrettin Akkuş evlatları Erkan’a, anne Perihan ve baba Fettah Kaya oğulları Cuma’ya, anne Safiye ve baba Mehmet Emin Coşkun oğulları İbrahim’e, anne Keziban ve baba Mehmet Yalçın kızları Yasmin’e, anne Gülüzar ve baba Sıdık Fidan oğulları Ferdi’ye, anne Gülli ve baba Zeki Bal oğulları Yusuf’a, anne Selma Han oğlu Onur’a, baba M.O. oğlu Recep’e, baba Bayram Yetkin de oğlu Recep’e sarıldı.

ÇANAKKALE (AA) – Türkiye’nin en büyük adası da olan 279 kilometrekare yüzölçüme sahip ilçe, kültürel varlıkları, doğal zenginlikleri, bozulmamış kıyı kesimiyle yurt içi ve yurt dışından yılın her döneminde turist çekiyor.

Ada son yıllarda rüzgar kalitesinden dolayı rüzgar sörfü ve kiteboard tutkunların çekim merkezi haline geldi. Özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dan gelen sporcular, rüzgarın keyfini çıkarıyor. Su sporlarına ilgi duyanlar da ilçedeki tesislerde aktivitelere katılabiliyor.

Deniz, kum, güneş üçlemesinin yanı sıra kültür turizminde de büyük paya sahip Gökçeada, Eski Bademli köyünde kurulan sağlık yaşam merkeziyle fazla kilolarından kurtulmak isteyen ve sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı edinenler için önemli bir alternatif olacak.

İki taş evde 7 odadan oluşacak bahçeli ve saunalı merkezde, iki büyük dinlenme odası, karşılama ve kayıt için lobi bulunuyor. Sağlıklı yaşam merkezinde tesis müdürü, doktor, diyetisyen ve hemşire ile iki resepsiyonist ve temizlik görevlilerinden oluşan 10 kişi çalışacak.

Merkezin genel koordinatörü uzman diyetisyen Başak Satar, AA muhabirine, Gökçeada’nın kendileri için organik yaşam ve doğal beslenme anlamlarını da taşıdığını söyledi.

Bu nedenle sağlıklı yaşam merkezinin adada açılmasına karar verdiklerini belirten Satar, şu bilgileri paylaştı:

“Proje için çok büyük bir emek harcandı. Gökçeada ve merkez konusunda nasıl bir yol izleyeceğimizin yol haritasını çok ince bir çizgide yaptık. Daha sonrasında buranın böyle bir merkez açısından en doğru yer olduğuna karar verdik. Gökçeada, bir ada olması sebebiyle kimyasallardan uzak, fabrikaların olmadığı, toksinlerden daha fazla arınabileceğimiz bir adres. Bir otel konseptinde hizmet verecek merkezimizde, sağlıklı yaşamı hedefliyoruz. İnsanların, ‘Sağlıklı beslenmek istiyorum ama bunu yapamıyorum’ diye bir düşüncesi vardır. Burada misafirlerimizi kendi evlerinde hissettirebilecek şekilde bir beslenme planı yapacağız.”

“Kan tahlilleri incelenecek”

Başak Satar, merkeze gelecek konukların ilk olarak sağlık haritalarının inceleneceğini dile getirdi.

Bunun, sağlıklı beslenme ve kilo verme konusunda çok önemli bir yol olduğuna işaret eden Satar, “Kan tahlilleri incelenecek, örneğin kronik rahatsızlıkları varsa onlar irdelenecek. Daha sonra da mevcut beslenme şekillerine göre bir düzen kuracağız.” dedi.

Satar, kurdukları sistemin, Türkiye’de de örnekleri olan detoks otelleri veya sadece bir beslenme planının uygulanacağı merkezler gibi olmayacağını aktardı.

Kişinin varsa hastalıklarına göre uygulanacak beslenme planı hazırlayacaklarını ifade eden Satar, “Kendileri için nasıl bir beslenme planı yaptığımızı anlatacağız. Bunların tümüne karar verdikten sonra belirli bir program çerçevesinde, belli günlerde belli zaman aralıklarında misafirlerimizi buraya alarak beslenme planlarını düzenleyeceğiz.” diye konuştu.

Gökçeada’nın bu konuda önemli bir cazibe merkezi olacağına inandıklarını kaydeden Satar, sağlıklı yaşamın yeni adresinin tüm bu güzellikleri içinde barındıran Gökçeada olabileceğini anlattı.