“Türkiye'nin Dış Politikası ve Orta Doğu” konferansı

KONYA (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Hiçbir mülteciyi zorla göndermiyoruz. Sadece gitmek isteyenlere engel olmuyoruz. Yoksa zorla birilerini göndermek gibi bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla gitmek isteyenler kendi iradesiyle gidiyor." dedi.

Yılmaz, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye'nin Dış Politikası ve Orta Doğu" konulu konferansta, dış ilişkilerin temelinde bilginin olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde yeterlilik oranını yüzde 20'lerden yüzde 70'lere çıkardıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"İHA, SİHA gibi 3-5 ülkede olan teknolojilere sahip olmamız bizi elbette çok güçlü bir hale getirdi. Osmanlı'nın yıkılışından sonra Orta Doğu'da hiçbir zaman istikrar olmadı. Osmanlı bölgede istikrar, düzen ve güç birliğini sağlıyordu. Bu yüzden 21. yüzyıl şartlarında yeniden daha güçlü bir dayanışmaya ihtiyacımız var. Yerel ve bölgesel aktörlerin daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Kendimiz çözümler üretmediğimiz sürece dış dünyanın etkilerine daha açık hale geleceğiz. Orta Doğu'nun geleceği Orta Doğu'da yaşayan insanlar tarafından şekillendirilmelidir."

Yılmaz, Suriye'ye kayıtsız kalmanın mümkün olmadığını belirterek, orada yaşayan ve Türkiye'de yaşayan topluluklar arasında çok ciddi etkileşimlerin bulunduğunu aktardı.

– "Yüz binlerce insan hayatını kaybetti"

Suriye'nin çok olumsuz bir noktaya geldiğini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Milyonlarca insan Türkiye başta olmak üzere farklı yerlere göç etmek durumunda kalmıştır. Rejim kendi insanına büyük zulümler yaptı. Yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Suriye'de her etnik gruptan ve mezhepten, değişik dinlerden insanlar yaşıyordu. Gerçekten çoğulcu bir yapıya sahipti. Tek tipleştirilmeye çalışılan bir Suriye hem ülkenin geleceği hem de Orta Doğu'nun geleceği açısından büyük bir risk unsurudur. Suriye'nin geleceği Orta Doğu'nun geleceği, Orta Doğu'nun geleceği de Türkiye dahil olmak üzere birçok ülkenin geleceğini belirleyecektir. Yine parçalanmış bir Suriye, Orta Doğu'nun ve Türkiye'nin geleceği açısından risk oluşturmaktadır. Dolayısıyla 'ne olursa olsun biz karışmayalım' anlayışı çok doğru bir yaklaşım değil."

Yılmaz Suriye'nin çoğulcu yapısını, siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü savunduklarını anımsatarak, "Şam'daki rejimden daha fazla Türkiye bunu istiyor. Bunu hem kendimiz hem de Orta Doğu'nun geleceği için istiyoruz. Dolayısıyla Suriye'nin geleceği bizim geleceğimizdir. Suriye'ye kayıtsız kalamayız. Şayet kalırsak gelecekte çok daha büyük bedeller ödemek durumunda kalabiliriz." diye konuştu.

– "Bize insanlık ve demokrasi dersi verenlerin davranışlarını görüyoruz"

Suriye'de siyasi bir çözümün olmasını ve her kesimi kapsayan bir anayasının yapılmasını istediklerini ifade eden Yılmaz, rejimin anayasa çalışmalarını da engellediğine dikkati çekti.

Yılmaz, bu yüzden rejimin askeri bir dayatma içerisine girdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ülkemizde 3,7 milyon Suriyeli kardeşimiz sığınmacı olarak bulunuyor. Bunun daha fazla artmasına Türkiye'nin kapasitesi müsait değil. Dolayısıyla yeni bir göç dalgasını kabul etmemiz mümkün değil. Hiçbir mülteciyi zorla göndermiyoruz. Sadece gitmek isteyenlere engel olmuyoruz. Yoksa zorla birilerini göndermek gibi bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla gitmek isteyenler kendi iradesiyle gidiyor. Bize insanlık ve demokrasi dersi verenlerin davranışlarını görüyoruz, tüm insanlık görüyor. Burada Avrupa'nın taşın altına elini koyması lazım. Kimse kusura bakmasın bu kadar ağır bir yükü Türkiye tek başına göğüsleyemez. 4 milyona yakın mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'ye herkesin saygı duyması lazım. Bugün Avrupa, yaşanan sorunları bu kadar az hissediyorsa burada Türkiye'nin çok büyük bir rolü ve katkısı vardır."

Öte yandan Yılmaz, Türkiye'nin dış politikada son 15 yılda ciddi mesafeler katettiğini anlattı.

SÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin de konferansın düzenlenmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Programa, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı'nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar, bu yılki kampanyada 3 milyon 550 bin ton pancar alımı yapmayı planladıklarını belirterek, "Alımını gerçekleştireceğimiz 3,5 milyon tonun üzerindeki pancarı 2 fabrikamızda işleyeceğiz ve kampanya dönemi sonunda 450 bin ton şeker, 700 bin ton yaş küspe, 126 bin ton melas, 64 bin ton kuru küspe üretmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Konya Şeker açıklamasına göre, Konya Şeker’in 68., Çumra Şeker’in ise 18. kampanya dönemi Çumra Şeker’de gerçekleştirilen törenle başlatıldı.

Yoğun katılımın olduğu programda Çumra Cumhuriyet Savcısı Orhan Yıldırım, Çumra İlçe Jandarma Komutanı Mustafa Yücel Serdar, Çumra Müftüsü Ekrem Akman Şen ile Çumra’daki resmi dairelerin amirleri ve diğer bürokratlar, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu yetkilileri, Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Anadolu Birlik Holding çatısı altındaki şirketlerin yöneticileri, çalışanlar, bu senenin ilk hasat pancarını getiren üreticiler ve bölge çiftçileri katıldı.

Programda çiftçilerin, 29 Eylül’de yapılacak olan Genel Kurul’da aday olmayacağını açıklayan PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk’un dönmesine yönelik talepleri öne çıktı.

– "Her iki fabrikamızın günlük pancar işleme kapasitesi 28 bin tondur"

Açıklamada, programdaki konuşmasına yer verilen Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar, "Çumra Şeker’in 18. kampanya dönemini bugün, ilerleyen günlerde de Konya Şeker’in 68. kampanya dönemini hep birlikte açmanın kıvancını Pankobirlik Genel Başkanımız ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Recep Konuk’un 29 Eylül’de yapılacak olan Genel Kurul’da aday olmayacağını açıklaması nedeniyle büyük bir burukluk içerisinde yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Konuk’un kararını gözden geçirmesini beklediklerini aktaran Taşpınar, "Bizim de temennimiz, Sayın Genel Başkanımızın üreticiden, Konya’nın her kesiminden ve ülkemizin dört bir tarafındaki çiftçilerden ve çiftçi kuruluşlarından, tarım sektöründen yükselen sese kulak vermesi ve kararını yeniden gözden geçirmesi yönündedir." açıklamasında bulundu.

Bu yılki kampanyada 3 milyon 550 bin ton pancar alımı yapmayı planladıklarını ifade eden Taşpınar, şunları kaydetti:

"Alımını gerçekleştireceğimiz 3,5 milyon tonun üzerindeki pancarı 2 fabrikamızda işleyeceğiz ve kampanya dönemi sonunda 450 bin ton şeker, 700 bin ton yaş küspe, 126 bin ton melas, 64 bin ton kuru küspe üretmeyi planlıyoruz. Her iki fabrikamızın günlük pancar işleme kapasitesi 28 bin tondur. Bu yıl kampanya süresini 120 gün olarak planladık. Konya Şeker hinterlandında bulunan 217 köyde ve 467 bin 263 dekarlık alanda 13 bin 735 üreticiye sözleşmeli şeker pancarı üretimi yaptırıldı. Bu yılda 8 bölgede 36 kantar ve 66 boşaltma makinesiyle 7 gün 24 saat pancar alımı gerçekleştireceğiz.

2021-2022 Kampanya döneminde de alımı gerçekleştirilecek olan pancarın fire-polar analizi üreticilerin pancar teslimi sırasında gelişmiş ekipmanlarla yapılacaktır. Konya Şeker’in, bu kampanya döneminde fireler düştükten sonra 3 milyon 200 bin ton pancar işlemesini öngörüyoruz. Konya Şeker’in varlık sebebi sürdürülebilir tarımsal üretim ve tarımsal üretimde sürekliliği sağlamaktır. Bunu gerçekleştirmenin yolu da üreticiyi hem üretimin her aşamasında desteklemekten hem de tarımsal ürünü kıymetlendirecek ve üreticinin alternatif ürünleri de üretmesini sağlayacak yatırımları yapmaktan geçiyor."

Taşpınar, Konya Şeker'in her kampanya döneminde olduğu gibi bu kampanya döneminde de daha tohum tarlaya atılmadan üreticiye destek vermeye başladığını dile getirerek, "Üretimin her aşamasında verdiği ayni ve nakdi desteklerle üreticinin finansman yükünü hafifletmeye çalıştı. Üreticinin eli dara düşüp tarladaki üretim tehlikeye düşmesin diye yapabileceğini her sene olduğu gibi maksimum seviyede yaptı. Üreticiyi namerde muhtaç etmeyecek tedbirleri aldı ve bunun gereğini de yaptı. Bugün Başkanımız Recep Konuk’un 22 yılda oluşturduğu ekosistem ile üreticimizden 36 çeşit ürün alıyoruz, üreticimize bunun karşılığı olarak 2020 yılı sonu itibariyle yaklaşık 3 milyar 500 milyon lira ödedik. Üreticiye yapılan bu ödemenin yanı sıra, tarladaki ürünün hasadıyla başlayan sürecin döndürmeye başladığı ekonomik zincirde yer alan nakliye sektöründen sanayiye, perakendeden yeme-içme sektörüne kadar uzanan çok sayıda sektörün de çalışmasını sağlayarak toprağın bereketinden her yıl olduğu gibi binlerce insanı refahla buluşturduk." ifadelerini kullandı.

– İşlenen pancardan 450 bin ton şeker üretilecek

Konuşmaların ardından, Çumra Şeker Fabrikasına bu kampanya döneminin ilk pancarını getiren çitçiler arasından kura ile belirlenen 3 çiftçiye çeşitli hediyeler takdim edildi.

Öte yandan açıklamaya göre, bu yıl Konya Şeker’e ait Konya Şeker Fabrikası’nın 68’inci, Çumra Şeker Fabrikası’nın ise 18’inci pancar alım kampanyası gerçekleştirilecek.

Konya Şeker, bu yıl üreticilerden toplamda 3 milyon 550 bin ton civarında pancar alımı yapacak. Konya Şeker hinterlandında bulunan 217 köyde ve 467 bin 263 dekarlık alanda, 13 bin 735 üreticiye sözleşmeli şeker pancarı üretimi yaptırdı. Göreve geldiği gün itibarıyla pancarların kantara tesliminde mesai mevhumunu ortadan kaldıran PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk’un talimatlarıyla 8 bölgede 36 kantar ve 66 boşaltma makinesi ile 7 gün 24 saat pancar alımı yapılıyor.

2021-2022 kampanya döneminde alımı gerçekleştirilecek olan pancarın tamamına yakınının fire-polar analizi üreticilerin pancar teslimi sırasında gelişmiş ekipmanlarla yapılıyor.

Konya Şeker, bu kampanya döneminde fireler düştükten sonra 3 milyon 200 bin ton pancar işleyecek. İşlenen pancardan, 450 bin ton şeker, 700 bin ton yaş pancar küspesi, 126 bin ton melas, 64 bin ton kuru küspe üretilmesi planlanıyor. Her iki fabrikanın günlük pancar işleme kapasitesi 28 bin ton olarak açıklandı. Bu yıl kampanya süresi 120 gün olarak planlandı.

– Konya Şeker, 22 yıl önce 1.487 kişiyi istihdam ederken bugün bu sayı 14 bin 500’i aştı

1999 yılında çiftçiye tarımsal ürün bedeli olarak 55 milyon TL ödeyen Konya Şeker, 2020 yılında ise çiftçiye ürün bedeli olarak 3 milyar 116 milyon 218 bin 957 TL ödedi. 2021 yılında ise bu miktarın 3,6 milyar TL’nin üstünde olacağı tahmin ediliyor. Konya Şeker, 22 yıl önce 1.487 kişiyi istihdam ederken bugün bu sayı 14 bin 500’i aştı. 1999 yılında Konya Şeker çiftçiden sadece pancar alımı yaparken, bugün, pancarın yanı sıra ayçiçeği, kanola, mısır, arpa, buğday, üzüm, patates büyükbaş, küçükbaş hayvan başta olmak üzere 36 kalem ürün alımı yapıyor.

Ayrıca verilen bilgilere göre, Konya Şeker Türkiye’nin 500 sanayi devi arasında 48. sırada yer aldı. Konya Şeker asıl çıkışı ise listeye kendisinin yanı sıra 3 şirketi daha katma başarısını göstererek yaptı. Konya Şeker’in yanı sıra bu sene de Panagro Tarım Hayvancılık ve Gıda San. Tic. AŞ, Soma Termik Santral Elektrik Üretim AŞ, Kangal Termik Santral Elektrik Üretim AŞ. değerlendirmede yer aldı.

– 2020 yılı ihracat rakamı 105 milyon 844 bin 480 dolara ulaştı

900 bin çiftçi ailesinin bir iştiraki olan Konya Şeker, 2020 verilerine göre Konya’nın ihracat lideri oldu. Türkiye genelinde sektörel bazda 10’uncu genel sıralamada ise 225’inci olarak ilk 1.000 ihracatçı listesinde yer aldı ve Konya’da en çok ihracat gerçekleştiren şirket olmayı başardı. Konya Şeker’in 2020 yılı ihracat rakamı ise 105 milyon 844 bin 480 dolara ulaştı. 2004’e kadar C şekeri hariç ihracatı olmayan bir şirket olan Konya Şeker, Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya kıtasında yer alan 100 ülkeye, Torku Markası ile ürettiği atıştırmalıklardan et ve süt ürünlerine, bulgurdan çikolataya kadar birçok gıda ürünü ile birlikte, tohumdan plastik boru ve türevlerine kadar 700’ü aşkın farklı kalemde ihracat yapıyor ve küresel pazarlarda da dünyanın en önemli gıda devlerinden birisi olarak öne çıkıyor.

İSTANBUL (AA) – Türkiye’deki sinema solanlarında bu hafta 6’sı yerli 10 film vizyona girecek.

Senaryosu Mehmet Akif Ersoy’un ailesinin verdiği muvafakatname ve Sebilürreşad dergisinin katkısıyla oluşturulan, çekimleri İstanbul, Ankara, Eskişehir, Kastamonu ve Konya’da yapılan “Akif” filmi izleyiciyle buluşacak.

Yapımcılığını HT Yapım’ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Sadullah Şentürk’ün oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Yavuz Bingöl, Murat Han, Fikret Kuşkan, Mine Çayıroğlu, Hazım Körmükçü, Erkan Bektaş ve Ruhi Sarı gibi isimler yer alıyor.

Filmde, sözleri Mehmet Akif Ersoy’a ait olan ve 12 Mart 1921’de Birinci Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin milli marşı olarak kabul edilen “İstiklal Marşı”nın yazılış öyküsü Akif’in hayatından aktarılan kesitlerle anlatılıyor.

“Gölgeler İçinde”

Erdem Tepegöz’ün yönettiği ve Numan Acar, Vedat Erincin, Ahmet Melih Yılmaz ile Emrullah Çakay’ın oynadığı “Gölgeler İçinde” filmi bilim kurgu meraklılarının ilgisini çekmeye aday.

Yönetmenin Gürcistan’da bir maden kasabasında 5 haftada çektiği bağımsız bilim kurgu filmi, distopik bir dünyaya kuşkucu bakışlarla yaklaşıyor.

Zamansız ve mekansız bir hikayeyi sinemaseverlerle buluşturan yapım, ilkel bir teknolojiyle yönetilen bir fabrika bölgesinde, emirlere ve kameraların takibine boyun eğerek köle gibi çalışan işçileri ele alıyor.

“Louvre Müzesi’nde Bir Gece: Leonardo da Vinci”

Leonardo Da Vinci Sergisi’nin özel rehberli turunun beyazperdede gösterilmek için çekildiği belgesel de bu hafta vizyona girecek yapımlar arasında.

“Louvre Müzesi’nde Bir Gece: Leonardo Da Vinci”, sinemaseverlere ünlü ressamın eserlerini yakından incelemek için fırsat sunuyor.

Leonardo’nun bir ressam olarak kariyerinin ve resmi diğer disiplinlerin üzerine yerleştirmesinin gösterildiği filmin çekimlerinde, sergi küratörleri tarafından yapılan açıklayıcı ve teferruatlı yorumlar bulunuyor.

“İyi Olan Kazansın”

Tim Hill’in yönettiği “İyi Olan Kazansın” adlı film, eşini kaybettikten sonra kızının evine taşınan Ed ile evlerinin düzeninin değişmesinden hoşlanmayan torunu Peter arasındaki çekişmeyi anlatıyor.

Komedi ve aile türlerinin bir araya geldiği filmde Robert De Niro, Uma Thurman, Christopher Walken, Oakes Fegley ve Jane Seymour rol alıyor.

“Korku Kapanı: Başlangıç”

Mike P. Nelson’un yönettiği ve Charlotte Vega, Adain Bradley, Bill Sage ile Emma Dumant’un oynadığı “Korku Kapanı: Başlangıç” da bu hafta vizyona girecek filmler arasında.

En temel insani korkuları su yüzüne çıkaran, Resident Evil’ın yapımcıları ve serinin ilk filminin senaristinin iş birliğiyle izleyiciyle buluşan korku filmi, New Yorklu 6 yakın arkadaşın Batı Virginia dağlarına doğru yürüyüş gezisi yaptığında, farkında olmadan The Foundation olarak bilinen vahşi bir mezhep tarafından ele geçirilmesini konu alıyor.

“Darlin”

Pollyanna McIntosh’un yönettiği ve Cooper Andrews, Kristina Arntz, Mackenzie Bateman ile Bryant Batt’ın oynadığı “Darlin'” vizyona girecek bir diğer korku filmi.

Vahşi bir ruhun gölgesindeki genç bir kadının esrarengiz hikayesini beyaz perdeye yansıtan film, bir Katolik Hastanesinde tedavi gören Darlin’in rehabilite için, bir psikopos ve birlikte çalıştığı rahibeleri tarafından yönetilen bir bakımevine götürülmesini ve buradaki sırları beyaz perdeye taşıyor.

“Fecr”

Yönetmenliğini Rotin Engin Tutuş’un yaptığı yerli korku filmi “Fecr”in oyuncuları arasında Sahra Erbaykent, Yağmur Bağlan, Hüseyin Yaşar, Müslüm Tutuş ve Cennet Şevran gibi isimler yer alıyor.

Filmde tesadüfen rastladıkları bir kamp yerinde garip olaylar yaşayan bir ailenin, esrarengiz köyde daha önce karşılaşmadıkları insanlarla karşı karşıya kalmalarını ve çözmeye çalıştıkları gizemi anlatıyor.

“Me Nokta Ali”

Bu hafta vizyona girecek bir diğer yerli film olan “Me Nokta Ali”, nüfus müdürlüğü çalışanının ismini yanlış yazmasıyla farklı adına kavuşan Me Nokta Ali’nin hikayesini sinemaya aktarıyor.

Yönetmenliğini Engin Akyıldırım’ın üstlendiği komedi filminde İlkin Oğuzhan Çakır, Merve Sevi, Hacı Ali Konuk, Ayhan Taş ve Orçun Kaptan gibi isimler bulunuyor.

“Kolej Rüyası: Lise Günlükleri”

Yönetmen koltuğunda Can Sarcan’ın oturduğu “Kolej Rüyası: Lise Günlükleri” adlı yerli komedi filminde fenomenlerin maceraları ve lise hayatına dönüşleri konu ediliyor.

“Bir Nefes Daha”

Nisan Dağ’ın ikinci uzun metraj filmi “Bir Nefes Daha”, İstanbul’un bir mahallesinde birinde yaşayan genç bir rapçinin, müzik hayallerine koşarken bir yandan da bağımlılığa karşı verdiği savaşı anlatıyor.

Filmin oyuncuları arasında Oktay Çubuk, Hayal Köseoğlu, Ushan Çakır, Eren Çiğdem ve Ayris Alptekin yer alıyor.