Türkiye'nin domates ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 12 arttı

ŞANLIURFA (AA) – Türkiye’den bu yılın ocak-haziran döneminde yapılan domates ihracatının tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 artarak 216 milyon 461 bin dolara çıktı.

AA muhabirinin, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye, geçen yıl 51 ülkeye gerçekleştirdiği domates ihracatından 313 milyon 405 bin dolar gelir elde etti.

Geçen yılın ocak-haziran döneminde 192 milyon 830 bin dolarlık domates ihracatı yapan Türkiye, bu senenin aynı döneminde 53 ülkeye 216 milyon 461 bin dolarlık ürün sattı.

Türkiye’nin en çok domates ihracatı yaptığı ülkelerin başında Rusya bulunuyor. Türkiye, Rusya’ya bu yılın ilk 6 ayında 46 milyon 593 bin dolarlık domates sattı. Rusya’yı 42 milyon 356 bin dolarla Romanya ve 30 milyon 547 bin dolarla Ukrayna izledi.

En çok domates ihracatının yapıldığı şehir ise 86 milyon 776 bin dolarla Antalya oldu. Bu kenti 44 milyon 37 bin dolarla Hatay ve 17 milyon 95 bin dolarla İzmir takip etti.

“İhracat rakamları bizi sevindirdi”

Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkanı Müslüm Yanmaz, AA muhabirine, domates ihracatında ocak ayından bu yana devam eden artışın sevindirici olduğunu söyledi.

İhracattaki yüzde 12’lik artışın önemli olduğunu belirten Yanmaz, şöyle konuştu:

“Geçen yıla göre mevsimimiz daha iyi geçti. İklim güzeldi, iklimin ve bizim üreticilerimizin artık daha dikkatli olması sayesinde domates üretiminde güzel bir sezon geçirdik. Yılın ilk 6 ayında ihracat rakamlarında artışın yakalanması bizi sevindirdi, yıl sonu rakamlarının da bir önceki yıla göre artmasını bekliyoruz. Domates ihracatında Rusya’da kotalar kalktı, 50 bin tonlardan 300 bin tonlara geldik, daha üzerini de bekliyoruz. Romanya’da büyük bir artış var, bu rakamlardan Romanya’nın bir üs olarak kullanıldığını anlıyoruz.”

Yanmaz, girdi maliyetlerine değinerek, çiftçilere bu noktada gerekli desteğin verilmesinin üretime katkı sağlayacağını ifade etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan haziran ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 46,9 artarak 19 milyar 775 milyon dolar, ithalat yüzde 38,7 artışla 22 milyar 628 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığı haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 azalarak 2 milyar 853 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Haziran 2020’de yüzde 82,5 iken, 2021 Haziran ayında yüzde 87,4’e yükseldi.

İhracat ocak-haziran döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,8 artarak 104 milyar 945 milyon dolar, ithalat yüzde 27,4 yükselişle 126 milyar 111 milyon dolara ulaştı.

Dış ticaret açığı ocak-haziran döneminde yüzde 11,4 azalarak 21 milyar 166 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Haziran 2020 döneminde yüzde 75,9 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 83,2’ye yükseldi.

Enerji ve altın hariç dış ticaret

Haziranda enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 48, ithalat yüzde 48,9 arttı.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, haziranda 12 milyar 792 milyon dolardan, 18 milyar 932 milyon dolara yükseldi.

Haziranda enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat 12 milyar 536 milyon dolardan, 18 milyar 663 milyon dolara çıktı.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret fazlası, geçen ay 270 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret hacmi yüzde 48,4 artarak 37 milyar 595 milyon dolara yükseldi. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 101,4 olarak kayıtlara geçti.

Sektörlere göre ihracat

Buna göre, ekonomik faaliyetler incelendiğinde, ihracatta, haziran ayında imalat sanayisinin payı yüzde 94,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu.

Ocak-haziran döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayisinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,9 olarak hesaplandı.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, haziranda ara mallarının payı yüzde 75,2, sermaye mallarının payı yüzde 15 ve tüketim mallarının payı yüzde 9,8 olarak kaydedildi.

Ocak-haziran döneminde ara mallarının payı yüzde 75,6, sermaye mallarının payı yüzde 14,1 ve tüketim mallarının payı yüzde 10,1 oldu.

Almanya ihracatta, Çin ithalatta ilk sırada

Haziranda, ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırayı Almanya aldı. Bu ülkeye 1 milyar 705 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Almanya’yı 1 milyar 348 milyon dolarla ABD, 1 milyar 271 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 82 milyon dolarla İtalya, 913 milyon dolarla Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,9’unu oluşturdu.

Ocak-haziran dönemindeki ihracatta da ilk sırayı Almanya aldı. Bu dönemde Almanya’ya yapılan ihracat 9 milyar 386 milyon dolar olurken söz konusu ülkeyi 6 milyar 773 milyon dolarla ABD, 6 milyar 245 milyon dolarla Birleşik Krallık, 5 milyar 475 milyon dolarla İtalya ve 4 milyar 892 milyon dolarla Irak izledi. 6 ayda ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,2’sine karşılık geldi.

İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Haziranda Çin’den yapılan ithalat 2 milyar 858 milyon dolar olurken bu ülkeyi 2 milyar 321 milyon dolarla Rusya, 1 milyar 918 milyon dolarla Almanya, 1 milyar 248 milyon dolarla ABD, 1 milyar 10 milyon dolarla İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,3’ünü oluşturdu.

Ocak-haziran döneminde de ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 15 milyar 144 milyon dolar olurken bu ülkeyi 12 milyar 631 milyon dolarla Rusya, 11 milyar 272 milyon dolarla Almanya, 5 milyar 948 milyon dolarla ABD, 5 milyar 585 milyon dolarla İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 40,1’ine tekabül etti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, haziranda bir önceki aya göre ihracat yüzde 1,6, ithalat yüzde 0,1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise haziranda geçen yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 48, ithalat yüzde 39,2 yükseldi.

Öte yandan, yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı haziranda yüzde 2,8 ve ocak-haziran döneminde yüzde 3 olarak kayıtlara geçti.

Haziran ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,8, ocak-haziran döneminde yüzde 94,4 oldu.

İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı haziranda yüzde 78,7 olarak kayıtlara geçerken yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,9 olarak hesaplandı.

İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı ocak-haziran döneminde yüzde 78,8 olurken bu dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,7 olarak kaydedildi.

Özel Ticaret Sistemi verileri

Özel Ticaret Sistemi’ne (ÖTS) göre ihracat, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,6 artarak 18 milyar 807 milyon dolara, ithalat yüzde 38,1 yükselerek 21 milyar 880 milyon dolara ulaştı.

Haziran ayında dış ticaret açığı yüzde 1 azalışla 3 milyar 103 milyon dolardan 3 milyar 73 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Haziran 2020’de yüzde 80,4 iken geçen ay yüzde 86’ya yükseldi.

ÖTS’ye göre ihracat, ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,3 artarak 99 milyar 583 milyon doları, ithalat yüzde 28,2 artışla 121 milyar 242 milyon doları buldu.

Ocak-haziran döneminde dış ticaret açığı yüzde 8,3 azalarak 23 milyar 658 milyon dolardan, 21 milyar 704 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Haziran 2020 döneminde yüzde 75 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 82,1’e yükseldi.

BURSA(AA) – Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, AA muhabirine, Türkiye yaş meyve sebze ihracatının geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla büyük ivme kazandığını söyledi.

Özellikle Avrupa pazarından gelen talepler doğrultusunda 2020 yılında 2019’a göre yüzde 26’lık artış yaşandığını dile getiren Yazgan, “2020 yılının ilk yarısında 1 milyar 200 milyon dolar civarında olan yaş meyve sebze ihracatının 2021 yılının aynı döneminde yüzde 25’lik artışla 1 milyar 500 milyon dolar civarında olduğunu görüyoruz. İhracattaki bu artış yaş meyve sebze sektörünün büyük bir ivme kazandığının göstergesi olarak yorumlanabilir.” dedi.

Yaş meyve sebze ihracatında Avrupa ve Rusya’nın en önemli pazarlar olduğunu belirten Yazgan, şöyle devam etti:

“Bu yılın ilk yarısında da Avrupa Birliği’ne yaş meyve sebze ihracatımız aynı ivmeyle devam etti. Rusya pazarında da aynı şekilde bir ivme söz konusu ancak geçen yıl büyük güç ve enerji harcayarak açtığımız Uzak Doğu pazarını maalesef yine kendi yaptığımız yanlışlar sonucunda kapattık. Yapacağımız yanlış stratejiler, binbir zorlukla girebildiğimiz pazarların kapılarının tekrar açılmasında bizleri büyük güçlüklerle karşı karşıya bırakacaktır. O nedenle yeni pazarlardaki seçiciliğimiz özellikle ihracatçıların bu konudaki özenlerinin ve bakanlığın bu konudaki denetimlerinin üst seviyelerde olması bizim için ve özellikle yeni pazarımız Uzak Doğu için önem arz ediyor ancak tamamen umutsuz değiliz. Uzak Doğu’da alternatif ülkeler var. Türkiye de bu konuda kendini adapte edecektir. O pazarların da açılmasıyla ivmemizi geçen yıllara göre daha da artırarak devam ettirebileceğimiz umudu içindeyiz.”

En çok ihraç edilen ürünler narenciye, domates ve kiraz

Yazgan, sektörün ihracatında lokomotif ürün grupları bulunduğunu, özellikle narenciyenin çok iyi bir ihracat ürünü olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Narenciyenin ardından örtü altı yetiştiriciliğinden çıkan ürün grubu içinde domates özellikle Rusya için çok önemli. Bunun dışında kiraz, zeytin ve zeytin mamulleri ürün grupları Türkiye için önemli. Biz artık ihracat gerçekleştirirken daha kaliteli, katma değeri daha yüksek ya da aynı ürünün katma değerini yükseltebilecek bir stratejiyle pazarlara ulaşmalıyız. Yani tonajla sıçrama yaparsak ihracatımız daha da anlamlı olacak. Bu da başta üreticimizi sonra ihracatçımızın en temel sorunları olan alım fiyatlarının ve belli bir ayıklama ve seleksiyondan geçip paketlenerek pazara giden ürünlerin arasındaki kayıpların en aza indirilmesini sağlayacaktır.”