Türkiye'nin en romantik yeri “Kapadokya”

İSTANBUL (AA) – Enuygun tarafından yapılan ankete göre, kullanıcılar Türkiye'nin en romantik şehrinin neresi olduğuna dair soruya "Nevşehir Kapadokya" cevabını verdi.

Enuygun'un açıklamasına göre, kullanıcıları, en romantik şehir yer seçilen Nevşehir Kapadokya'da peri bacalarının manzarasını beraber izlemeyi hayal ediyor.

Özellikle birçok evlilik teklifine şahit olan Kapadokya, mağara otelleriyle balayı için de çok sık tercih ediliyor. Sabahın erken saatlerinde havalanan balonların izlenebileceği Kapadokya otelleri, romantik bir tatil için gereken her şeyi sunuyor. Romantik şehirler sıralamasında Nevşehir'i Antalya, İstanbul, İzmir ve Muğla izledi.

Araştırmaya göre, geçen yıl yurt dışı seyahat planı olanlar en çok üzülenler oldu. "2021'de en çok seyahat etmek istediğin yer neresi?" sorusuna kullanıcılar İtalya ve Hollanda yanıtını verdi. İtalya'da şehir olarak Roma, Floransa ve Venedik öne çıkarken Hollanda'da ise Amsterdam özlendi. Japonya, Küba, Norveç ve Finlandiya da en çok özlenen ülkeler arasında yer aldı.

Türkiye'de en çok seyahat etmek istenen yerler ise İzmir, Gaziantep, Şanlıurfa, Adana, Kars ve Antalya oldu.

Araştırmaya göre, 2021'de yurt içi seyahat planlarının daha ön planda olması beklenirken, Türkiye'de doğaya yönelik tatiller, karavan yolculukları, glamping ve ekolojik seyahat gibi tatil çeşitleri daha sık görülecek. Özellikle doğayla baş başa olmak isteyenler için Erikli, Assos, Gökçeada, Rize, Ordu gibi farklı destinasyonun öne çıkması bekleniyor.

Öte yandan, uzaktan çalışma nedeniyle İstanbul ve Ankara gibi şehirlerden Ege Bölgesi'ne taşınanların sayısı arttı. Katılımcıları, dijital göçebelik olarak adlandırılan bu durumun devam edeceği görüşünde birleşti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ŞANLIURFA(AA) – Neolitik dönemin önemli yerleşimleri arasında yer alan Karahantepe’de gün yüzüne çıkarılan eserler, 11 bin yıl önce yaşamış insanların sanatsal becerilerini gözler önüne seriyor.

Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesi sınırlarında kalan Karahantepe’nin tanıtımının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı törenle gerçekleştirilmesinin ardından Neolitik döneme ait önemli eserlerin bulunduğu ören yeri, tüm dünyanın dikkatini yeniden bu bölgeye çekti.

Karahantepe Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, Karahantepe’deki kazılara 2019 yılında başladıklarını, kısa sürede arkeolojik açıdan çok verimli iki sezon geçirdiklerini söyledi.

Kazılar sırasında çapı 23 metreyi bulan bir binanın açığa çıkarıldığını ve bunun büyük bir kısmının ana kayaya oyulmuş durumda olduğunu, yüzeyden 5,5 metre derinliğe ulaştığı bilgisini veren Karul, bunun çok büyük bir mühendisliğin sonucu inşa edildiğini belirtti.

İnsan heykelleri dikkati çekiyor

Karul, Karahantepe’de şu ana kadar bulunan eserlerle Göbeklitepe’de çıkarılan eserlerin birbirine benzerlik gösterdiğini ancak ayrıştığı noktaların da olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Karahantepe’de bugüne kadar yapmış olduğumuz kazılarda insana ait betimlerin, 3 boyutlu heykellerin sayısı biraz fazla, sayısı fazla olunca da öne çıkıyorlar. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bununla ilgili Karahantepe’de Neolitik İnsan Sergisi düzenlendi. Bu sergide de görülebileceği gibi çok sayıda insan başı, çifte insan başları ya da dikilitaşların üzerinde insan betimlemeleri gibi insan ögesinin sıkça işlendiği örneklerle karşılaştık. Bu yönüyle Göbeklitepe ile farklılaşıyor ama şu anlama gelmiyor, Göbeklitepe’de daha sonraki yıllarda ileride yapılacak kazılarda insan betimlemeleriyle karşılaşılmayacağı ya da hiç olmadığı anlamına da gelmiyor. Ama bugüne kadar yapılan kazılarda Karahantepe’deki insan heykelinin sayısının fazlalığı dikkati çekiyor.”

3 boyutlu leopar taşıyan insan heykeli

Prof. Dr. Karul, Karahantepe’de çıkarılan 3 boyutlu heykellerin en iyi örneklerinden birinin de sırtında leopar taşıyan insan heykeli olduğunu söyledi.

“Dikkati çeken unsur heykelde leoparın canlı betimlenmesi, bu tür hayvanlar biliyorsunuz Göbeklitepe’de de kabartma halinde, bir atak saldırgan pozisyonunda betimleniyorlar.” diyen Karul, şunları dile getirdi:

“Birinin sırtında canlı bir hayvan taşımasının anlamı farklı olsa gerek. Yine atak pozisyonları ağzı açık, dişleri görünür şekilde betimlenmiş ama bu defa bir insanın sırtında taşınır vaziyette, bunu yorumlamak çok güç. Ama en azından eğer biz bir yorum yapacaksak Neolitik Çağ’ın yani günümüzün yaklaşık 11 bin yıl öncesinde insanların hayvanlarla kurdukları ilişkinin bugünkünden çok çok farklı olduğunu görmek mümkün. Nitekim bu ilişkinin bize göre çok da barışçıl bir ilişki olduğunu anlıyoruz çünkü etnografik örnekler de bunun benzeri birçok şeyi taşıyor.”

Eserlerin yapıldığı zamanın yazılı dönem olmadığını hatırlatan Karul, bu döneme ait eserler üzerindeki üslup yorumlarının tamamen yorumu yapan arkeologları ya da konuya ilgi duyanları bağladığını söyledi.

Karul, bu dönemde insanların sanatsal becerilerinin ne düzeyde olduğunun ortaya çıkan eserlerden rahatlıkla görüldüğünü belirterek, “Artık 3 boyutlu, çok ciddi anlamda şematik değil, gerçekçi bir üslubun benimsendiğini görüyoruz, bu da belki de Göbeklitepe ile karşılaştırmaktansa çok daha uzağa gidelim, 2. bin yıla, Hitit’e gidelim mesela, bu tür heykellerin benzerlerini bir neolitikte bu kadar eski bir dönemde, bir de çok sonra Anadolu için konuşuyorum, Hitit’te görüyoruz. Bu arada herhangi bir şey olmadığı, boşluk olduğu anlamına gelmiyor ama (bulunan eserler) Neolitik Çağ’da insanların geldiği sanatsal becerinin, başarının, yeteneklerinin, beğenilerinin ne düzeyde olduğunu kanıtlıyor.” diye konuştu.

İSTANBUL (AA) – Uğur Okulları öğrencisi Barkın Özsoy, "Akıllı Trafik Sinyalizasyonu için Kontrol ünitesi Yapımı" isimli projesi ile Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2021 kapsamında "Akıllı Ulaşım" kategorisinde 3. oldu.

Uğur Okulları'ndan yapılan açılmaya göre okul TEKNOFEST 2021'de ödülün sahibi oldu.

TEKNOFEST 21'e Gaziemir, Balıkesir, Gaziantep, Muratpaşa, Topkapı ve Darıca Kampüslerinde öğrenim gören 11 öğrencinin geliştirdiği 6 ayrı projeyle katılan Uğur Okulları yarışmadan ödülle döndü.

Uğur Okulları Gaziemir Kampüsü 8. sınıf öğrencisi Barkın Özsoy, "Akıllı Trafik Sinyalizasyonu için Kontrol ünitesi Yapımı" isimli projesi ile Akıllı Ulaşım kategorisinde 3. oldu.

Özsoy, geçen yıl TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmasında ise Teknolojik Tasarım dalında birincilik ödülünü kazanmıştı.

36 farklı kategoride yarışmanın düzenlendiği TEKNOFEST'e Uğur Okulları 6. Sınıf öğrencileri Tuğyam Topçuoğlu ve Hilal Kuvancı "İnsanlık Yararına Teknoloji" alanında hazırladıkları "Sesimi Duy, Hayattayım" isimli projesiyle 9. sınıf öğrencisi Ahmet Balçık "Engelsiz Hayat" projesiyle, 1. sınıf öğrencisi Melek Deniz Akı Eke “Meleğin Işığı” projesiyle, 4. sınıf öğrencileri Eliz Baran, Demir Acar ve Muhammet Emir Işıldak "Eğitim Teknolojileri" alanında hazırladıkları "Code Village" isimli projeyle, 12. sınıf öğrencileri Muhammed Efe Kaya, Efe Kağan Bağcı, Gökdeniz Dalkılıç "Tarım" alanında hazırladıkları "İnsansız Hava Aracı Destekli Tarım Robotu projesiyle katılım sağladı.

Festival sırasında Uğur Okulları Genel Müdürü Nil Çiçek ile Genel Müdür Yardımcıları Adil Kurt ve Arda Ergez öğrencileri stantlarında ziyaret ederek destek verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Nil Çiçek tüm öğrencilerin başarılarıyla gurur duyduklarını bildirdi.