Türkiye'nin ilk lityum iyon pil üretim tesisinin temeli Kayseri'de atıldı

KAYSERİ (AA) – ASPİLSAN Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Doğankaya, Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulacak tesisin temel atma töreninde yaptığı konuşmada, firmanın gelecek yıl 40’ıncı yılını kutlayacağını söyledi.

ASPİLSAN’ın Kayseri halkı tarafından kurulduğuna işaret eden Doğankaya, temeli atılan tesisin tarihi dönüm noktası olduğunu dile getirdi.

Doğankaya, firmalarında yaklaşık 300 çeşit batarya sistemi ve 20 çeşit akü sistemi üretildiğini belirterek şöyle devam etti:

“Yapılan yoğun çalışmalar, görüşmeler ve analizler sonucunda, 2030’lu yıllarda dünyada yüzde 40’lık pazar payıyla 47 milyar dolarlık hacme sahip olacak nikel magnezyum kobalt baz yapıda yılda 21 milyon adet üretim yapabilecek kapasiteyle, kullanım alanı en yaygın ve pazar payı en büyük olan silindirik pil üretimine başlamaya karar verilmiştir. Hazırladığı 12 yıllık yol haritası kapsamında ASPİLAN Enerji, savunma ve sanayimizin kullandığı ve kullanacağı mobil araç ve sistemlerin ihtiyaç duyacağı lityum-iyon silindirik pillere ilave olarak prizmatik ve lityum iyon piller ile her türlü araç pili, yakıt pili, süper kapasitör, katı elektrolit, sıvı hidrojen ve metal anotları özgün, yerli ve milli olarak eşgüdümlü çalışmalarla tasarlamayı ve üretmeyi planlamıştır.”

Lityum-iyon pil tesisinin 25 bin metrekarelik alanda kurulacağını ve yaklaşık bir yılda tamamlanmasının planlandığını anlatan Doğankaya, tesisin yurt dışından temin edilecek makine altyapısıyla ilgili çalışmalarda da son aşamaya gelindiğini ifade etti.

“Yatırımla pil batarya konusunda bölgede lider konumuna gelinecek.” diyen Doğankaya, Türkiye’nin savunma sistemlerinin, sanayisinin ve endüstrisinin önemli bir ihtiyacının yerli, milli ve katma değeri yüksek olarak yurt içinde giderileceğini bildirdi.

“Oyun gişe rekorları kıracak”

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Sadık Piyade de tesisin önemine işaret ederek, “Bir daha ambargolarla tehdit edilmeyelim diye yatırım hamlemizden biri bu yatırım. Bu yatırımdan sonra inşallah ASPİLSAN ürünleri de tanıtımlarda yer alacak. ASPİLSAN pil ve enerji depolama alanında lider kuruluş olacaktır.” dedi.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfını, milletin desteği ve dualarını arkasına alan, bağışçılarıyla kuvvetli gönül bağı kurmuş bir aile olarak niteleyen Piyade, “Bana göre bu birlikteliğin sahnedeki performansı çok büyük olacak. Hatta oyun gişe rekorları kıracak.” diye konuştu.

Piyade, Türkiye’nin savaş gücünün artırılması ve buna benzer yatırımların yapılmasında kendilerini destekleyen, sayıları 150 bine ulaşan bağışçılara teşekkür etti.

Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde 25 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösterecek tesis, pil üretim, batarya paketleme, Ar-Ge merkezi, idari ve sosyal tesisleri bünyesinde barındıracak.

“18 yıl önce 66 olan proje sayısı bugün 700’e yaklaştı”

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de törende yaptığı konuşmada, Kayseri’nin savunma sanayisi sektörü için çok önemli olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde tasarımdan üretime tüm aşamalarda söz sahibi olma hedeflerine adım adım yaklaştıklarını dile getiren Demir, “Gerek geçmişte yaşadığımız tecrübeler gerekse mevcutta ülkemizin ve bölge coğrafyasının dışarıda ve içeride yaşadığı tehdit ve güvenlik sorunları dikkate alındığında, ülkemizin istiklal ve istikbali için etkili savunma varlığını her geçen gün yerli ve milli sistemleriyle güçlendirerek devam ettirmesinin önemini hepimiz çok iyi biliyoruz.” diye konuştu.

Savunma sanayisinde son yıllarda çok büyük bir atılım yaptıklarını vurgulayan Demir, “18 yıl önce 66 olan proje sayısı bugün 700’e yaklaştı. Sadece son 5 yılda 350 yeni proje başladı. Proje bütçemiz 5,5 milyar dolardan 60 milyar dolara çıktı. Sektör cirosu 1 milyar dolardan 11 milyar dolara yükseldi. İhracatımız 250 milyon dolardan 3 milyar doları geçti. Firma sayısı 56’dan yaklaşık 1500’ü buldu. Dünyanın ilk 100 firması içinde 4 yıl önce 2 firma varken, bugün bu sayı 7’ye çıktı.” dedi.

Bütün bunların ekosistemin uyumu, kuvvetleriyle iş birliği ve doğrudan sahadan aldıkları geri bildirimler sonucu oluştuğunu belirten Demir, bugün Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer güvenlik birimlerinin çok büyük oranda yerli ve milli silah sistemlerini kullandıklarını dile getirdi.

Demir, ülke savunma sanayisine duyulan bu güvenin kendilerini gururlandırdığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak, geldiğimiz noktanın yetmediğini ve yetmeyeceğini biliyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çizilen ‘savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye’ hedefinde daha hızlı yürümemiz ve hatta koşmamız gerektiğinin bilincindeyiz. ‘Küresel güç Türkiye’ vizyonunda hava, kara, deniz unsurlarından silah ve mühimmatlarına, radar ve elektronik harp unsurlarından siber güvenliğe, motor sistemlerinden uzay çalışmalarına kadar savunma sanayinin her alanında yerli ve milliliği esas alan çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Burada asıl önemli olan alt bileşenler, kritik ve stratejik teknolojilerde de tam bağımsızlıktır. Gerek Ar-Ge yatırımlarımız ve gerek bu alanda her geçen zaman artan insan kaynağımızla emin adımlarla ilerliyoruz. 18 yıl önce neredeyse yok düzeyde olan Ar-Ge harcamamız bugün yılda 1,5 milyar doları geçti. Ayrıca, savunma sanayinin birçok alanında sadece askeri değil, sivil alanda kullanıma yönelik de birçok proje geliştirdik. Bugün temelini atacağımız bu tesis de bu anlamda önemli bir ihtiyaca cevap verecektir.”

Demir, geleceğin petrolü olarak değerlendirilen lityumu, depolanabilir enerji alanında kullanmanın önemli olduğunu anlattı.

“Dışa bağımlılık azalacak”

Depolanabilir enerji alanında, lityum iyon pil üretimi tesisi ile birlikte, ilk olarak yurt dışına bağımlılığın azalacağın vurgulayan Demir, şunları kaydetti:

“Dünya pil ve batarya üretim teknolojileri ve tiplerindeki yeniliklerin çeşitli platformlarda takibi yapılarak ülkemiz endüstrisine kazandırılması ve yerli üretimin en kısa sürede hayata geçirilerek dışa bağımlılığın en aza indirilmesi noktasında sektör olarak bunu sürdürmek zorundayız. Bu yıl içerisinde Kayseri’de temeli atılan bu fabrika ile ilk lityum iyon pil üretimini de sağlamış olacağız. Ayrıca savunma sanayi sektörümüzün yerlileştirilmesine yönelik hazırlanan yenilikçi, Ar-Ge yoğun ve de katma değeri yüksek olan bu yatırım, pil teknolojisi ve üretimi konusunda öncelikle teknoloji transferi ile pil tasarımı, reçetesi ve üretim metodolojisine yönelik ülkemize teknoloji transferini ve Ar-Ge personelinin yetiştirilerek ülke içerisinde kendi pil teknolojimizi oluşturmayı sağlayacaktır. Bu tesis ülkemizde sadece mobilite sektörü değil, enerji sektörünün tamamının desteklenmesi ve mevcut durumda veya gelecekte enerji alanında ortaya çıkabilecek kritik ihtiyaçların karşılanabilmesini mümkün kılacak, ülkemizdeki çalışmaların yurt dışındaki gelişmelerin taklit edilmesi şeklinde değil, ülke şartlarına özgü yöntemler ile yapılmasını ve arz güvenliğini sağlayacak, bu alanda dışa bağımlılığı azaltacaktır.”

Türkiye’nin önde gelen enerji firmalarından ASPİLSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarıyla Türk savunma sanayisi firmalarının ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını gidermeye devam edeceklerini belirten Demir, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının karşılanması başta olmak üzere elektrikli araç bataryaları, uçak aküsü ile sivil havacılık, batarya ihtiyacı bulunan elektrikli ev aletleri, UPS sistemleri, telekomünikasyon sistemleri, robotik sistemler gibi sivil sektör ve Türkiye açısından kritik önem arz eden enerji depolama sistemleri de bu yatırımın önemli kazanım hedefleri arasında bulunmaktadır.” diye konuştu.

Törene, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, AK Parti Kayseri milletvekilleri İsmail Tamer, Hülya Nergis, Taner Yıldız, MHP Kayseri milletvekili İsmail Özdemir, Kayseri Valisi Şehmus Günaydın, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve davetliler katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KAYSERİ (AA) – Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının yüzde 98 hissesine sahip olduğu ASPİLSAN’ın temelleri, Kayserili vatandaşların yaptığı bağışlarla 21 Mayıs 1981’de Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde atıldı.

Aradan geçen 40 yılda savunma sanayisine enerji anlamında katkı sağlayan şirket, şarjlı nikel kadmiyum batarya üretimiyle başladığı yolculuğunda gelişme sağlayarak, ürün çeşidini 300’ün üzerine çıkarttı. Firma, sivil ve askeri her türlü el, sırt telsizleri, savaş araç gereçlerine, uçak ve helikopterlere ait akü üretebilir duruma geldi.

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy, AA muhabirine, firmanın Türkiye için önemli ve stratejik ürünler ürettiğini belirterek, “O dönemde Kayserili iş adamları ve hayırseverler şirketin tüm maliyetini karşıladı. Hayırseverler Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına bağış yaptılar. Almanya’da kendileri çalışarak, teknoloji transferi yaparak bu tesisi kurdular.” ifadelerini kullandı.

Şirketin, ASELSAN’ın ürettiği telsizlerin pillerinin yerlileştirilmesinde önemli rol oynadığını anlatan Özsoy, gelişen teknoloji ile bir dönüşüm yaşandığını, pillerden batarya ve zamanla akıllı bataryalar üretildiğini dile getirdi.

Özsoy, Türkiye’nin batarya ve pil ihtiyacını karşıladıklarına dikkati çekerek, yapılan yatırımlar ve milli güç ile 300’den fazla batarya ile uçak, gemi ve raylı sistemlerin aküsünün de üretildiğini kaydetti.

Yeni kurulacak lityum-iyon pil fabrikasının enerji depolama alanında önemli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Özsoy, “Tesis, inşaatın son aşamasında. Makine, ekipman ve üretimi sürüyor. Önümüzdeki yılın başından itibaren deneme üretimine başlayacağız. Daha sonra da lityum-iyon pil üretimine başlayacağız. Bu da Avrupa’da ilk olacak. Bu bölgede tek lityum iyon pil üreten tesisi kuruyoruz. Hem teknolojik hem de yatırım anlamında ASPİLSAN tarafından gerçekleştiriliyor.” diye konuştu.

Özsoy, üretilen pillerin dünya ile rekabet edeceğini, yurt dışındaki firmaların tedarikçisi olacaklarını da bildirdi.

Yerlilik ve millilik vurgusu yapan Özsoy, sadece üretimle değil, teknolojik yatırım ve mühendis altyapısı ile de bilgi ve becerilerin geliştirildiğini dile getirdi.

Güneş ve rüzgardan elde edilen enerji de depolanacak

Üretilen enerji depolama sistemleri ile Türkiye’nin enerji yönetimi için önemli bir değer taşıyacağını belirten Özsoy, “Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının depolama olmadan sürdürülebilirliği mümkün değil. Biz bunların prototiplerini ürettik ve önümüzdeki dönemde özellikle savunma tarafında güneşten, rüzgardan elde edilen enerjinin depolanması anlamında ürünlerimizi sunacağız.” ifadelerini kullandı.

KAYSERİ(AA) – Sahip olduğu manzara ile kentin seyir terası olarak da adlandırılan Billur Bağları’nda yer alan tarihi Kızıl Köşk’ün yeniden ayağa kaldırılması için Büyükşehir Belediyesi tarafından 2020 yılında çalışma başlatıldı.

Kurtarma kazıları sona eren ve temizleme çalışmaları tamamlanan köşk, restore edilerek hizmete açılacak.

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, AA muhabirine, 2014 yılında Kızıl Köşk’te temizlik ve kazı çalışmaları yapılması yönünde Koruma Bölge Kurulunca karar alındığını ancak o dönemde bu çalışmalara başlanamadığını söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın destekleriyle 2020 yılında kazıların yapılmasına karar verildiğini anlatan Senem, “Bu alanda kazı çalışmalarına başladık. Kızıl Köşk, adını 1246 tarihli bir vakfiyeden alıyor. Bu vakfiye 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait. Vakfiyede Kızıl Köşk civarında akan iki su ile tarlaların sulanmasından söz ediliyor. Vakfiyenin şahitlerinden biri de Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri.” diye konuştu.

Kitabesi olmadığı için yapının net tarihinin bilinmediğini aktaran Senem, arkeolojik disiplin içinde gerçekleştirilen kazılarda tonozların içinden 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait orijinal bir sikke çıktığını belirtti.

Yapıdaki bazı buluntulardan eserin Moğol istilasında tahrip edilmiş olabileceğine dair görüş de bulunduğunu ifade eden Senem, köşkün 1237-1243 yılları arasında yapıldığını söylemenin mümkün olduğunu kaydetti.

“Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu”

Senem, Kızıl Köşk’ün Kayseri’nin bağlık alanlarından Billur Bağları’na inşa edildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bu güzel havayı ve atmosferi 800 yıl önce de ıska geçmemişler. Bu tarz, bir kısmı yıkılmış bir kısmı ayakta olan alanlarda kazı çalışması öncesi bir mıntıka temizliği yapılır. Bu mıntıka temizliği öncesi yapının yıkılma tehlikesi olduğu için önce güvenlik önlemleri aldık. Sonra kazı başladı. Yapı dört bölümden oluşuyor, bunları sınıflandırdık. Yapının birinci bölümü yüzde 50 ayakta kalmış, çini bulunan bir odası var. Sultanın oturduğu baş oda olarak nitelendirebiliriz. İkinci kısımda ayakta kalan daha çok yapı var. Biz yapının kendi kimliğini anlayabilecek kazıyı bitirdik. Yapının devamının olmadığını gördük. Bu restorasyon için geçerli bir çalışma.

Ana yapının kazısını tamamladık. Bir yapıyı olduğu gibi özgün döneminde ayağa kaldırmak ya da modern müdahalelerle yapıyı korumak mümkün. Biz bunu dengeli götürmek istiyoruz. Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu. Kazı sonucu özgün yapıya ulaştık. Yaklaşık 350 metrekarelik bir alanda kazı yaptık.”

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, restorasyon projesinin onaylanmasının ardından yenileme çalışmalarının başlayacağını belirterek, “Burası belediyenin bir prestij mekanı olarak sosyal tesise dönüşecek. Türkiye’de hem manzarasıyla hem de tarihi kişiliğiyle böyle bir yapı daha var mı bilmiyoruz. Biz buradan çıkarılan buluntuları bu alanda sergilemek istiyoruz. Türkiye’de göz dolduracak, işleviyle örnek teşkil edecek çok önemli bir sosyal tesis olacak. Kayserililerin ve gelen turistlerin kullanımına sunulacak.” diye konuştu.