Türkiye'nin ilk yerli ve milli liflik keten tohumu 'Yılmaz' toprakla buluştu

SAMSUN (AA) – Samsun’un Vezirköprü ilçesindeki 4 dekar arazide yetiştirilecek keten tohumu, çiftçilere dağıtılacak.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Kibar Ak, AA muhabirine, liflik kenevir ve keten tohumu üretimi konusunda çalıştıklarını söyledi.

Kenevir ekiminin yaz, ketenin ise kışın olmasının lif üretimi konusunda üretimde devamlılık sağlamaya imkan vereceğinin altını çizen Ak, “Enstitümüz liflik ketenle ilgili sertifikalı çeşit ve üretimindeki mekanizasyon sorununu ortadan kaldırmıştır. Ülkemizde yakın zamanda liflik ketenin ekim alanı ve üretimi yaygınlaşacak, bu sayede ithalat önlenecektir. Liflik keten üretimi Türkiye ekonomisine güç katacaktır.” dedi.

Ak, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile özel bir firmanın, saplarından lif elde edilen keten, kenevir ve ısırganın üretim ve işlem maliyetinin düşürülmesi için yerli ve milli makine ürettiğini anlatarak, bu sayede büyük sorun olan havuzlama ve lif soyma işlemlerinin ortadan kaldırıldığını, üreticilerin iş gücü ihtiyacı ile maliyetlerinin önemli oranda düşürüldüğünü kaydetti.

18 yıllık çalışma sonucunda yerli ve milli keten tohumu üretildi

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde görevli keten ıslahı araştırmaları proje yürütücüsü Serkan Yılmaz da ketenin, lif ve yağ elde edilmesi amacıyla yetiştirilen, buğday ve arpa gibi tarımı yapılan en eski kültür bitkilerinden olduğunu söyledi.

Keten bitkisinin gen kaynaklarından birinin Karadeniz Bölgesi olduğuna işaret eden Yılmaz, “Dünyada ve ülkemizde sağlıklı olması bakımından doğal liflere talep artmış durumda. Keten işleyen tesislerimiz olmasına rağmen üretim gerçekleştirilmemekte ve ihtiyaç duyulan hammaddenin tamamı ithalatla karşılanmaktadır. 67,5 milyon dolar değere sahip 36 bin 385 ton ithal edilmiş.” diye konuştu.

Enstitü olarak Rize’den Zonguldak’a kadar 15 kentte keten üretimiyle ilgili çalışma yapıldığını belirten Yılmaz, 2002 yılında başlayan çalışmaların 2019 yılı itibarıyla hız kazandığını dile getirdi.

“Aynı anda hem lif hem de yağlık üretiminin yapılabileceğine dair umut vermektedir”

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla geçen yıl endüstriyel kenevir seferberliği ilan edildiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Lif amaçlı üretilen keten bitkisinin kullanım alanları ve üretim sürecinin endüstriyel kenevirle benzer olması, kenevirin yazlık, liflik ketenin ise kışlık ekiliyor olması, üretimini kısıtlayıcı yasal mevzuatın bulunmayışı gibi nedenler liflik keten üretimini cazip hale getirmiştir. 18 yıllık çalışmalarımız sonucunda ülkemizin ilk yerli ve milli liflik keten tohumu ‘Yılmaz’ ismiyle tescile sunulmuş ve üretim izni alınmıştır. Yılmaz liflik keten çeşidimizin bölgelere göre değişmekle birlikte dekara sap verimi 600-800 kilogram, lif verimi 150-200 kilogram, tohum verimi ise 200-250 kilogramdır. Tohumundaki yağ oranı ise yüzde 40 düzeyindedir.”

Ekimi yapılan keten tohumunun özellikleri hakkında bilgi veren Yılmaz, “En belirgin özelliği lif amaçlı hasadının, yani teknik sap uzunluğunun 60 santimetre olduğu dönemde tohumlarının da olgunlaşmasıdır. Aynı anda hem lif hem de yağlık üretiminin yapılabileceğine dair umut vermektedir. Bu da dünyada keten ıslahına dair çalışılan en önemli konulardan biridir.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA(AA) – Firmanın çeşitli illerde sözleşmeli olarak ürettirdiği sebze, yem ve tarla bitkisi tohumları, şirketin Konya’daki tesislerinde işleniyor. Tarımsal araştırma enstitüleriyle ortak yürütülen çalışmalarla tohumlar ıslah edilip çeşitlendiriliyor.

Firmanın yönetim kurulu üyesi ziraat mühendisi Mualla Özen, AA muhabirine, işletmeyi 20 yıl önce kendisi gibi ziraat mühendisi olan eşiyle kurduklarını söyledi.

Şimdi oğullarının da kendileriyle çalıştığını dile getiren Özen, “İş paylaşımı yapıyoruz. Ben tarım ekonomistiyim. Firmanın finans işlerine bakıyorum. Eşim, üretim bölümüne bakıyor, oğlumuz da dış ticaret bölümüne bakıyor.” dedi.

Özen, sebze, yem bitkileri ve tarla bitkilerinin tohumlarını çiftçilere sözleşmeli olarak ektirdiklerini belirterek, “Ürünlerimizde genlerle oynama yok. Islah ederek yeni çeşit oluşturuyoruz. Tohum, önce depolama kısmına geliyor. Burada eleme makinelerinden geçtikten sonra ilaçlama ve renklendirme yapıyoruz. Daha sonra ambalajlama yapılıyor.” diye konuştu.

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Özen, şunları kaydetti:

“Yoncada ilk akla gelen firma oluyoruz. Ayçiçeği tohumlarımız çok tercih ediliyor. 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatımızı Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine yapıyoruz. Genellikle mısır, ayçiçeği, bezelye talep ediyorlar. Cezayir’e 15 yıldır bezelye ve fasulye çeşitlerimizi gönderiyoruz. Özbekistan’a küçük taneli domates, İran, Irak’a mısır, ayçiçeği, karpuz tohumu ihraç ediyoruz. Üretimimizin yüzde 40’ını yurt dışına gönderiyoruz.”

Ege, Marmara, İç Anadolu’da tohum üretimi yaptıklarını dile getiren Özen, bazı bölgelerde de deneme üretimi için çalıştıklarını ifade etti.

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yaşayan eski banka çalışanı Mutlu Ergin, 3 yıldır “sağlıklı bir nesil” hedefi doğrultusunda atalık buğday tohumlarıyla üretim yapıyor.

Bankacılık sektöründe 14 yıl çalıştıktan sonra stres nedeniyle şehir yaşamından uzaklaşıp eşiyle Korkuteli ilçesindeki Bayat Mahallesi’ne yerleşen Ergin, ailesine ait arazilerde tarım yapmaya karar verdi.

Doğal ve sağlıklı tohum üretmek isteyen Ergin, atalık buğday tohumlarını araştırmaya başladı.

Ergin, 3 yıl önce Anadolu’nun çeşitli kentlerinden temin ettiği siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğday tohumlarını ekti.

Üretimden hasada işinin başında olan Ergin, elde ettiği ürünleri taş değirmende un ve bulgur haline getirdikten sonra paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyor. Ev makarnası da üreten Ergin, bir taraftan da arpa ekimi yaparak hem üretimini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.

“Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek”

Ergin, AA muhabirine, zor ve stresli koşullara sahip bankacılık sektöründeki işinden ayrılıp tarımsal üretime yöneldiğinde ilk zamanlar zorlandıklarını ancak tarlada zaman geçirdikçe alıştığını söyledi.

“Tamamen doğal ve sağlıklı tohumlar elde etmek adına bu işe girdik.” ifadesini kullanan Ergin, “Üç yıldır da atalık tohum üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öncelikle işe başlarken kendimiz için bu adımı atmıştık ancak arazilerimizi değerlendirmek adına şu anda herkes için bunu yapmaya çalışıyoruz. Eşimle tohumların ekiminden toplanmasına kadar işin başındayız. Yapabildiklerimizi kendimiz yapıyoruz, zorlandığımız konularda da diğer çiftçilerden destek alıyoruz.” dedi.

Ergin, şunları kaydetti:

“Ata tohumundan elde ettiğimiz siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğdayları ihtiyaç oldukça taş değirmende tamamen doğal yöntemlerle un haline getiriyoruz. Ayrıca, bulgur ve ev makarnası da yapıyoruz. Ürünleri daha sonra kendimiz paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyoruz. Ne üretimde ne de paketlemede herhangi bir katkı maddesi ve kimyasal kullanmıyoruz. Tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıyoruz. Sadece ilk ekimde bir gübre kullanıyorduk, bu yıldan itibaren de hayvan gübresine dönüyoruz. Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek. En büyük hedefimiz bu.”

Atalık tohumlardan dönüm başına 150-200 kilogram ürün alabildiklerini belirten Ergin, talebin artması halinde şu anda yaklaşık 40 ton olan üretim miktarını artırmayı düşündüğünü ifade etti.