Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği görevine Tokyo Büyükelçisi Mercan getirildi

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bazı büyükelçilerin yeni büyükelçilik ve daimi temsilcilik görevlerini tebliğ etti.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği görevine, Tokyo Büyükelçisi Hasan Murat Mercan getirildi.

Buna göre, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Türkiye’nin Tanzanya’daki Darüsselam Büyükelçiliği görevine getirilirken, Cihad Erginay’a Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliği, Ahmet Başar Şen’e Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği, Hatun Demirer’e Türkiye’nin AGİT Nezdindeki Daimi Temsilciliği, Ahmet Demirok’a Türkiye’nin Bakü Büyükelçiliği görevleri verildi.

Çavuşoğlu’nun tebliğ ettiği isimler şöyle:

ÜLKE

TEMSİLCİLİK

İSİMLER

ABD

Washington Büyükelçiliği

Hasan Murat Mercan

Afganistan

Kabil Büyükelçiliği

Cihad Erginay

Almanya

Berlin Büyükelçiliği

Ahmet Başar Şen

Avusturya

AGİT Daimi Temsilciliği

Hatun Demirer

Azerbaycan

Bakü Büyükelçiliği

Ahmet Demirok

Bahreyn

Manama Büyükelçiliği

Esin Çakıl

BAE

Abu Dabi Büyükelçiliği

Tugay Tunçer

Bosna-Hersek

Saraybosna Büyükelçiliği

Sadık Babür Girgin

Brunei Darüsselam

Bandar Seri Begavan Büyükelçiliği

Hamit Ersoy

Burkina Faso

Vagadugu Büyükelçiliği

Nilgün Erdem Arı

Eritre

Asmara Büyükelçiliği

Mehmet Selim Kartal

Fas

Rabat Büyükelçiliği

Adnan Keçeci

Fransa

Paris Büyükelçiliği

Refik Ali Onaner

Fransa

OECD Daimi Temsilciliği

Kerem Alkin

Gine

Konakri Büyükelçiliği

Volkan Türk Vural

Güney Afrika

Pretorya Büyükelçiliği

Ayşegül Kandaş

Güney Sudan

Juba Büyükelçiliği

Erdem Mutaf

Hindistan

Yeni Delhi Büyükelçiliği

Fırat Sunel

Irak

Bağdat Büyükelçiliği

Ali Rıza Güney

İrlanda

Dublin Büyükelçiliği

Mehmet Hakan Olcay

İspanya

Madrid Büyükelçiliği

Burak Akçapar

İsviçre

DTÖ Daimi Temsilciliği

Alparslan Acarsoy

İsviçre

Bern Büyükelçiliği

Emine Ece Özbayoğlu Acarsoy

İtalya

Roma Büyükelçiliği

Ömer Gücük

Japonya

Tokyo Büyükelçiliği

Korkut Güngen

Kamerun

Yaounde Büyükelçiliği

Volkan Işıkcı

Kırgızistan

Bişkek Büyükelçiliği

Ahmet Sadık Doğan

Kongo Demokratik Cumhuriyeti

Kinşasa Büyükelçiliği

Mehmet Munis Dirik

Küba

Havana Büyükelçiliği

Vehbi Esgel Etensel

Libya

Trablus Büyükelçiliği

Kenan Yılmaz

Lübnan

Beyrut Büyükelçiliği

Ali Barış Ulusoy

Moğolistan

Ulanbator Büyükelçiliği

Zafer Ateş

Mozambik

Maputo Büyükelçiliği

Hüseyin Avni Aksoy

Myanmar

Nepido Büyükelçiliği

Ali Sait Akın

Nijerya

Abuja Büyükelçiliği

Hidayet Bayraktar

Özbekistan

Taşkent Büyükelçiliği

Olgan Bekar

Panama

Panama Büyükelçiliği

Lebibe Gülhan Ulutekin

Paraguay

Asuncion Büyükelçiliği

Serhat Aksen

Polonya

Varşova Büyükelçiliği

Cengiz Kamil Fırat

Sırbistan

Belgrad Büyükelçiliği

Hami Aksoy

Sierre Leone

Freetown Büyükelçiliği

Sibel Erkan

Singapur

Singapur Büyükelçiliği

Mehmet Burçin Gönenli

Slovakya

Bratislava Büyükelçiliği

Yunus Demirer

Slovenya

Lübliyana Büyükelçiliği

Aylin Taşhan

Suudi Arabistan

Riyad Büyükelçiliği

Fatih Ulusoy

Tacikistan

Duşanbe Büyükelçiliği

Emre Zeki Karagöl

Tanzanya

Darüsselam Büyükelçiliği

Mehmet Güllüoğlu

Tayland

Bangkok Büyükelçiliği

Serap Ersoy

Togo

Lome Büyükelçiliği

Esra Demir

Tunus

Tunus Büyükelçiliği

Çağlar Fahri Çakıralp

Uruguay

Montevideo Büyükelçiliği

Hüseyin Müftüoğlu

Yemen

Sana Büyükelçiliği

Mustafa Pulat

Yeni Zelanda

Wellington Büyükelçiliği

Fatma Ömür Ünsay

Zambiya

Lusaka Büyükelçiliği

İstem Cırcıroğlu

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BERLİN (AA) – Kuzey Ren-Vestfalya ve Rheinland-Pfalz’daki eyalet hükümetlerinin sel felaketinin ardından açtıkları “ortak bağış hesabı”yla yardım toplamaya başlamaları, Almanya’da afet yardımını finanse etme ve yönetme konusunda onlarca yıllık deneyime sahip hiçbir yardım kuruluşu ve ittifakın olmadığı algısına yol açtı.

Bölge halkı, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarda; devletin, yardım kuruluşlarını rakip gibi görüp koordinasyonu engellediğini, bu nedenle mağdur olduklarını belirtiyor.

Özellikle yerel hükümetlerin açtıkları hesaplarda toplanan paraların kime, hangi şartlarda, ne kadar zamanda ve ne derece adil dağıtıldığının muamma olması ve yardımların dağıtımında çok fazla bürokratik işlemlere tabi tutulması, eleştiri konularının başında geliyor.

“Kimse yeni bir çamaşır makinesine ihtiyaç duyduğunda üç sayfalık bir form doldurmak istemiyor”

Yardım kuruluşları, devletin bağış toplama aracı olarak bir anda rekabete girmesinden rahatsızlık duyuyor.

Bugüne kadarki sel veya doğal afetlerde yardım işini tamamen bu kuruluşlara bırakan devletin şimdilerde onlara rakip gibi davranması, yardım kuruluşlarının işini zorlaştırıyor.

Caritas International, Diakonie Katastrophenhilfe, UNICEF ​​​​ve Kızıl Haç kuruluşlarını birleştiren Aktionbündnis Katastrophenhilfe’den Dariush Ghobad, Alman medyasına yaptığı açıklamada, devletin kendilerine rakip olmasının, afet bölgelerindeki karmaşık yardım koordinasyonunu daha da zorlaştırdığını söyledi.

Ghobad, yardım kriterlerinin devletinki kadar zor olmadığını dile getirerek “Orada biraz daha özgürüz. Parayı kamyondan atmamıza izin yok ama kimse yeni bir çamaşır makinesine ihtiyaç duyduğunda üç sayfalık bir form doldurmak istemiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yardım kuruluşları, topladıkları paralarının tümünü afetzedelere dağıtabilirken devletin açtığı hesaplarda biriken paranın tümünün, selzedelere aktarılıp aktarılmayacağı sorusunun cevabı henüz net değil.

Öte yandan bugüne kadar toplanan paralar, kimin etkin bir şekilde bağış toplayabileceğini gösteriyor.

Yardım kuruluşları bir haftada 110 milyon avro toplarken yerel hükümetlerin açtıkları hesaplarda yaklaşık 12 milyon avro birikmesi, vatandaşın, yardım kuruluşlarına hükümetlerden daha fazla güvendiğini ortaya koyuyor.

Alman medyası hem federal hem de eyalet hükümetlerini, doğal afetler gibi durumlara müdahalede beceriksizlikle itham ediyor.

Cüneyt Karadağ

İSTANBUL (AA) – Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, "Tasarruf Finansmanı Avrupa’da yıllardır var olan bir sistem. Sadece Almanya’da Yapı Tasarruf Sandığı adıyla yılda 1,5 milyon kişi bu sistemden yararlanıyor. Bizim de amacımız tasarruf finansmanını yaygınlaştırmak ve 2023 yılı sonunda 3 milyon kişiyi tasarruf finansıyla tanıştırmak." ifadelerini kullandı.

Birevim'den yapılan açıklamaya göre, Tasarruf Finansman Yasası kapsamında intibak planı onaylanan şirketlerin 2 Temmuz 2021’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanması akabinde Türkiye’deki yasal gelişmeyi sektördeki başarısı dünyada örnek gösterilen Almanya ile değerlendiren Birevim, “Birlikte Mümkün Buluşmaları” kapsamında Almanya Tasarruf Sandıkları Başkanı Chriastian König ile canlı yayın bağlantısı gerçekleştirdi. Almanya ve Türkiye’deki tasarruf finans sisteminin karşılaştırıldığı buluşmada König, Çiftçi’nin sorularını da yanıtladı.

– "Almanya’da Yapı Tasarruf Sandığı adıyla yılda 1,5 milyon kişi bu sistemden yararlanıyor"

Açıklamada, söz konusu etkinlikteki açıklamalarına yer verilen Çiftçi, çıkan yasayla birlikte sorumluluklarının daha da arttığını dile getirdi.

Murat Çiftçi, “Regülasyon sürecinin hem sektör hem de tasarruf sahipleri açısından etkili ve verimli geçmesi adına çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Tasarruf Finansmanı Avrupa’da yıllardır var olan bir sistem. Sadece Almanya’da Yapı Tasarruf Sandığı adıyla yılda 1,5 milyon kişi bu sistemden yararlanıyor. Bizim de amacımız tasarruf finansmanını yaygınlaştırmak ve 2023 yılı sonunda 3 milyon kişiyi tasarruf finansıyla tanıştırmak." değerlendirmesinde bulundu.

– "Sektör Türkiye’de daha fazla gelişecek"

Almanya Tasarruf Sandıkları Başkanı Chriastian König ise Türkiye’de sektörün yasallaştırılmasının çok önemli ve gerekli bir gelişme olduğunu dile getirdi.

König, tasarruf sahiplerinin haklarının devlet tarafından desteklenmesinin ve savunulmasının sektöre duyulan güven için son derece önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Yasal mevzuatla birlikte sektörde güçlü şirketlerin faaliyet gösterecek olması ve aynı zamanda tasarruf sahiplerinin bu şirketlerle tasarruflarını gerçekleştirdiklerinde yasal olarak haklarının güvence altında olduğunu bilmesi sektörün gelişmesi açısından büyük bir avantaj. Bugün Almanya’da yılda 1 buçuk milyon kişi tasarruf finans yöntemiyle birikimlerini gerçekleştiriyor. Yapı Tasarruf Sandığı sistemimizde 29 milyon sözleşmeye ulaşmıştık ama genç nüfus oranının azalmasına bağlı olarak bugün 25 milyon sözleşmeye sahibiz ve tasarruf sandığımızda 919 milyar avro bulunuyor. Türkiye’de tasarrufa en çok ihtiyaç duyan genç nüfus oranını Almanya’ya hatta Avrupa’ya kıyasla daha fazla olması ve genç nüfus oranının Avrupa’da giderek azalması sebebiyle sektör, ilerleyen dönemlerde Türkiye’de çok daha fazla gelişme gösterecek."