Türkiye'nin yapay zeka stratejisi belirlendi

ANKARA (AA) – Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ne (2021-2025) ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

11’inci Kalkınma Planı ile 2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan belge, Türkiye’nin 2025 yılına kadar yapay zeka alanında yürüteceği çalışmalar için yol haritası niteliği taşıyor.

Stratejinin öncelikleri ve bu kapsamdaki amaç ve tedbirler, “Dijital Türkiye” ve “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonları çerçevesinde belirlendi.

Dijital Türkiye, toplumsal, ekonomik ve kamusal faaliyetlerinde, dijital teknoloji, ürün ve hizmetleri kullanarak sağladığı üretkenlik artışı ve veriden ürettiği değerle küresel ölçekte rekabetçi bir Türkiye’yi hedefliyor.

Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünlerini milli ve özgün olarak üretebilecek insan ve altyapı kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen Milli Teknoloji Hamlesi, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığı güçlendirmeyi, kritik teknolojilerde atılım sağlayacak politika ve uygulamaları hayata geçirmeyi amaçlıyor.

Ön sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan yazdı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, stratejinin ön sözünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yazdı. Yapay zekaya dayalı sistemlerin, üretim süreçleri, meslekler, gündelik yaşam ve kurumsal yapılar üzerindeki köklü dönüştürücü etkisi olduğunu belirten Erdoğan, bunun insanoğlunu yeni bir çağın eşiğine getirdiğini kaydetti.

Erdoğan, “Uygulama alanı giderek artan yapay zeka teknolojilerinin, küresel ekonomik yapı üzerinde internet devriminden daha büyük bir etki yaratması beklenmektedir.” ifadelerini kullanarak, sibernetiğin kurucusu El-Cezeri ile Türkiye’de yapay zekaya ilişkin ilk adımı atan Ordinaryüs Prof. Cahit Arf’a atıfta bulundu.

“Ülkemiz adına yapay zeka alanında yeni bir atılım yapmanın zamanının geldiğine inanıyoruz.” değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yapay zeka sistemlerinin ortak değerlerimize uygun olarak geliştirilmesini ve işletilmesini de kapsayan bir anlayışla tasarlanması suretiyle köklü medeniyet tecrübemizle harmanlanmış yeni bir tekno ekonomik atılım yaparak, topyekun insanlığa değer katma imkanımız var.”

6 öncelik, 24 amaç, 119 tedbir

Ulusal Yapay Zeka Stratejisi 6 stratejik öncelik etrafında tasarlandı. Öncelikler, “yapay zeka uzmanı yetiştirmek ve alanda istihdamı artırmak”, “araştırma, girişimcilik ve yenilikçiliği desteklemek”, “kaliteli veriye ve teknik altyapıya erişim”, “sosyoekonomik uyumu hızlandıracak düzenlemeler yapmak”, “uluslararası iş birliklerini güçlendirmek” ve “yapısal ve iş gücü dönüşümünü hızlandırmak” olarak belirlendi.

Stratejide bu öncelikler bağlamında 24 amaç ve 119 tedbir de bulunuyor. Stratejide belirlenen 2025 hedeflerinden bazıları şöyle:

“GSYİH’ye katkısı yüzde 5’e yükseltilecek. İstihdam en az 50 bin kişiye çıkarılacak. Merkezi ve yerel yönetim kamu kurum ve kuruluşlarında yapay zeka alanındaki istihdam en az 1000 kişi olacak. Lisansüstü düzeyde mezun sayısı en az 10 bin kişiye ulaşacak. Yerel ekosistemin geliştirdiği uygulamaların kamu alımlarında önceliklendirilerek ticarileştirilmesi desteklenecek. Uluslararası kuruluşların güvenilir ve sorumlu yapay zekayla sınır ötesi veri paylaşımı alanındaki düzenleme çalışmalarına ve standartlaşma süreçlerine aktif olarak katkı verilecek. Uluslararası yapay zeka endekslerindeki sıralamalarda Türkiye ilk 20 ülke arasında yer alacak.”

Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlık edecek

Stratejinin takibi, süreçlerin yönetilmesi amacıyla “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi Yönlendirme Kurulu” oluşturulacak. Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlık edeceği Kurulun toplantılarına Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı ile Sanayi ve Teknoloji bakan yardımcısı katılacak.

Toplantının gündemine göre ilgili bakanlıkların bakan yardımcıları ve YÖK Başkanı ile diğer temsilciler toplantıya davet edilecek. Kurula önerilerde bulunmak amacıyla ilgili özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılacağı “Yapay Zeka Ekosistemi Danışma Grubu” da oluşturulacak.

Pazar büyüklüğü 2 katına çıkacak

Strateji Belgesi’ne göre, yaklaşık 50 milyar doları bulan küresel yapay zeka harcamalarında pazar büyüklüğünün 5 yılda 2 katını aşması bekleniyor. Birçok araştırmaya göre yapay zeka 2030’a kadar küresel ekonomiye 13-15,7 trilyon dolar katkı yapacak ve yüzde 13-14 büyüme sağlayacak.

2025 yılında dünya ortalamasında kişi başı 19 terabayt veri söz konusu olacak. Gelecek 3 yılda üretilecek verinin son 30 yılda üretilenden fazla olması öngörülüyor. ABD ve Çin’de yapay zeka odaklı girişim sayısı 2 bini bulurken Türkiye’de bu sayı yaklaşık 200 civarında. Türkiye’deki yapay zeka girişimlerinin yaklaşık yarısı teknoparklarda yer alırken, yüzde 73’ü İstanbul’da bulunuyor.

Türkiye’de yapay zekaya ilişkin ilk adım Ordinaryüs Prof. Cahit Arf tarafından atıldı. Cahit Arf, 1959’da Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde “Makineler Düşünebilir mi ve Nasıl Düşünebilir?” konulu bir sunum yaptı. Strateji hazırlıklarında yürütülen çalışmalar, Cahit Arf’ın “Bilgiye olan iştiyakımızın kendine bir yol bulması, aklı selime güvencin yayılmasına bağlıdır.” cümlesinden feyz alınarak başlatıldı.

Strateji Belgesi, 40 kamu kurumu, 26 akademisyen, 38 özel sektör kuruluşu, 4 sivil toplum kuruluşu, 2 meslek örgütü ve 4 uluslararası organizasyonla yapılan çalışmalarla hazırlandı. Ekonomik ve sosyal yaşamda yapay zekayla ortaya çıkan paradigma değişiminin şekillendirdiği küresel eğilimler analiz edildi. Nisanda paydaşların görüşüne açılan taslak metin, daha sonra nihai halini aldı.

Yapay zeka çalışmaları

Türkiye’de kamu kurumlarının yeni nesil teknolojilere hazır hale getirilmesi ve veriye dayalı etkin karar alma süreçlerine sahip olabilmeleri için de çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi bünyesinde “Büyük Veri ve Yapay Zeka Uygulamaları Dairesi Başkanlığı” ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında “Millî Teknoloji Genel Müdürlüğü” kuruldu.

Üniversitelerin araştırma merkezleriyle sektörleri bir araya getirerek yapay zeka teknoloji çözümleri üretilmesinde katalizör olmak üzere TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü oluşturuldu.

Bu süreçte bakanlıklar tarafından da ulusal yapay zeka projeleri hayata geçirilmeye başlandı. Bu çerçevede, Adalet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri, Milli Eğitim, Sağlık ve Ticaret bakanlıkları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü yürüttükleri projelerle dikkati çekti.

Bilişim Vadisi’nde tanıtılacak

Yapay Zeka Stratejisi’nin, 24 Ağustos saat 10.00’da Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi’nde düzenlenecek bir törenle kamuoyuna tanıtılması planlanıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç’un katılacağı tanıtım toplantısında yapay zeka teknolojileri de kullanılacak.

Türkiye’nin ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi, aynı gün Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin (cbddo.gov.tr) internet sitesinden yayınlayacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü Tolga Bizel, robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirterek, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Mitsubishi Electric açıklamasına göre, Şirket, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi tarafından düzenlenen Elektrik Elektronik Mühendisliğinde Güncel Gelişmeler Sempozyumu’na (EEMGG'21) ana sponsor oldu.

Açıklamada, çevrim içi olarak düzenlenen sempozyumdaki konuşmasına yer verilen Bizel, Fabrikaların Dijital Dönüşümü ve İş Birlikçi Robotlar konulu sunumuyla markanın ileri teknolojiye sahip yeni nesil robotlarıyla üretimin dijitalleşmesine yaptığı katkıyı aktardı.

Robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirten Bizel, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Robotların, tasarımcıya daha efektif tasarım konusunda fikir bile verebildiğini dile getiren Bizel, "Üç boyutlu kamerasıyla ürünleri görüyor, yapay zeka uygulamalarıyla ürünü en iyi hangi kısımdan tutabileceğine karar veriyor ve başarı oranına da karar verip bir sonraki çalışmada tutacağı farklı ürünler için yorumlar geliştirebiliyor. Böylece, geometrisi ve şekli farklı ürünü tutmak için daha önceki deneyimlerinden yararlanıyor ve uzun ayar zamanlamasına gerek kalmadan kendi kendine çalışmaya başlıyor." bilgilerini paylaştı.

Tolga Bizel, robotların üretimdeki rolünün hızla artacağı yönündeki gelecek vizyonundan hareketle Mitsubishi Electric olarak kendilerinin de ileri robot teknolojileri alanında yeni nesil ürün ve çözümler geliştirdiklerini belirterek, gelecekte sabit duran robotlar yerine fabrika içinde hareket eden, kamerayla çevreyi gören, ürünü en iyi kapasiteyle tutabilen, insanla iş birliği yapan ve en önemlisi çalışana çarpmayacak robotlarla çalışmanın yaygınlaşacağını öngördüklerini bildirdi.

– "Gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor"

Yapay zeka algoritmasının robotlara insanla iletişime geçecek ve insanla beraber ortak çalışabilecek bir yapı kazandırdığına değinen Tolga Bizel, MAISART teknolojisiyle bu yapıyı nasıl oluşturduklarına ilişkin ise şunları kaydetti:

"İnsan ve robotların iş birliğiyle çalışacağı yaklaşımımızdan hareketle hem robotların hem de çalışma ortamının yapay zekayla desteklendiği bütüncül bir sistem sunuyoruz. 100 yıllık tecrübemizle, şirketlerin yapay zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak amacıyla tescilli AI markamız MAISART teknolojisini kullanıyoruz. 'Mitsubishi Electric's AI creates the State-of-the-ART in technology' (Mitsubishi Electric'in AI'sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan MAISART teknolojisiyle desteklediğimiz robotlarımız, tutma başarılarından hem ürünü tasarlayan mühendise hem de ürünü kendisinin tutabileceği tutucuları yapan mühendise yorumlarda bulunabiliyor.

Bu teknolojimizle ayar sürelerinde yüzde 80’e kadar tasarruf yapmak ve tanıma oranlarını da yüzde 30’a kadar artırmak mümkün oluyor. Makine öğrenmesi algoritmasını kullanan bu teknoloji, sensör verilerini analiz ettikten sonra farklı operasyonel durumlar arasında üretim makinesi geçişine ilişkin bir model de oluşturuyor. Veriler, anlık analiz edildiği için gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor."

İSTANBUL (AA) – Küresel teknoloji markası HONOR, Magic3 Serisi'ni Çin'de piyasaya sürdü.

HONOR'dan yapılan açıklamaya göre, Magic3 Serisi ile HONOR'un pazar payı Çin'de şirket tarihindeki neredeyse en yüksek seviye olan yüzde 16,2'ye çıktı ve daha önce görülmemiş bir başarı elde edildi.

Mobil fotoğrafçılık ve videografi deneyimini zenginleştiren Magic3 Serisi'ndeki HONOR Image Engine platformu ve yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, akıllı telefon fotoğrafçılığı ve videografisinde kullanıcıların teknolojinin gücünü kullanarak duygularını, düşüncelerini, tutum ve hislerini ifade etmelerini sağlıyor.

Füzyon hesaplamalı fotoğrafçılık, akıllı telefon görüntüleme sistemleri için büyüyen bir trend haline geldi. Görüntüleme donanımının geliştirilmesi için gerekli alan, geleneksel akıllı telefonların küçük boyutlarıyla kısıtlanıyordu. Füzyon hesaplama teknolojisi, tek kameralı çok çerçeveli füzyondan tek odaklı çok kameralı çok çerçeveli füzyona kadar ilerleme kaydetse de çoklu kamera ve yazılım algoritması arasındaki füzyonun gücü tam olarak gerçekleştirilemedi. HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, bu sorunu çözmek amacıyla yola çıktı.

– Yapay zeka destekli füzyon

Tek seferlik yakınlaştırmada ve geniş açılı odak aralığında, HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, renkli ana kamera ile monokrom kameranın bir birleşimini sunuyor. Telefoto odak aralığında ise renkli ana kamera ve telefoto kamerayı akıllıca kullanarak tüm senaryolarda HD çekim deneyimi yaratıyor.

Akıllı telefonların giderek hafiflemesiyle sensör boyutu ve telefonun kalınlığı dengesini kurmak zorlaşıyor ve kamera sensörünün boyutu, son görüntülerin netliğini de etkiliyor. HONOR Magic3 Serisi, sensör boyutunu büyütmeden daha iyi görüntü kalitesi sağlamak için gelişmiş pozlama ve canlı renkler sağlayan renk sensörü ve daha iyi doku sağlayan yüksek çözünürlüklü monokrom sensör ile bir füzyon çözümü sunuyor.

İki sensör tarafından üretilen iki fotoğrafı hizalama sorununun üstesinden gelmek için bir yapay zeka destekli akıllı füzyon çözümü getiren seri, çift lensli paralaksı düzeltirken, piksel seviyelerinin hizalanmasını sağlıyor. HONOR'un yapay zeka destekli akıllı füzyon teknolojisi yüzde 18 görüntü netliği ve yüzde 13 ışık alımını arttırarak canlı ayrıntılara sahip "çarpıcı" görseller sunarak kullanıcıların fotoğrafçılığın keyfini çıkarmasını hedefliyor.

Akıllı telefonlarda standart bir özellik haline gelen ultra geniş açılı lens kullanıldığında yakalanan piksel sayısı azalıyor ve bu, görseldeki ayrıntı düzeyini etkiliyor. Genel görüntü kalitesini iyileştiren HONOR Magic3 ve HONOR Magic3 Pro, 13MP ultra geniş açılı lensle donatılırken, Magic3 Pro+, HONOR'un en yüksek çözünürlüklü 64MP ultra geniş açılı lensine sahip.

HONOR Magic3 Serisi'nin ana kamerası ise geniş açılı çekimlerde resim kalitesini artırmak için ultra geniş açılı lensle çalışıyor. Füzyon algoritması ana kamera tarafından elde edilen bilgilerle orta kısmın ayrıntılarını dolduruyor, resmin merkezinin netliğini yüzde 80'e kadar artırıyor ve ultra geniş açılı lens tarafından yakalanan resim kalitesini iyileştiriyor. HONOR Magic3 Serisi, füzyondan sonra görüntünün merkezi ve kenarları arasındaki tutarsızlıkları önlemede yapay zeka destekli füzyonundan sonra bile doğal ve net fotoğraflar sağlamak için Akıllı Bölge Düzeltme özelliğini kullanıyor.

– Daha net çekimler için kameralar birleşiyor

Portre çekerken kısa ila orta odak uzaklığı kullanarak görüntü yakalamak yaygın bir uygulama ancak birçok akıllı telefon, sabit odak uzaklığına sahip bir lensle geliyor. Kısa ve orta odak uzaklığında çekim yaparken, sürekli görüntü yakınlaştırması gerekiyor. Bu da fotoğraf makinesinin görüntü kalitesini olumsuz etkiliyor. HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, ana renkli kamera ile telefoto kameranın bir birleşimini sunarak 54 mm ila 94 mm arasında bir odak uzaklığını kapsayabilen telefoto lens tarafından çekilen görüntülerin netliğini optimize ediyor.

64MP periskop telefoto kamera ile gelen HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, hem Optik Görüntü Sabitlemeyi (OIS) hem de Elektronik Görüntü Sabitlemeyi (EIS) destekliyor. Ana kamera ve telefoto kamera birleşimiyle birlikte seri, kullanıcıların uzak mesafeden bile net manzara ve insanları çekip yakalamalarını sağlıyor.

HONOR Magic3 Serisi'nin çoklu kamera füzyon algoritması, HONOR Image Engine platformuna dayalı olarak tasarlandı. Gelişmiş görüntüleme algoritmaları ve RGB, gri tonlamalı, spektrum ve derinlik genelinde bir optimizasyon sayesinde sistem, çarpıcı ve yüksek kaliteli görüntüler sunmak için görüntüleme sürecini yeniden yapılandırabiliyor, verimliliği optimize edebiliyor ve farklı platformlarda uçtan uca görüntüleme yeteneklerini entegre edebiliyor.

Bu devrim niteliğindeki platforma dayanan yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, endüstri lideri bir fotoğrafçılık ve videografi deneyimi sunmak için akıllı telefondaki dört kamerayı entegre eden yeni bir çözüm olarak öne çıkıyor.