Türkiye'nin yenilikçi inaktif aşısı da DSÖ listesinde

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Gebze’deki TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsünde AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşı geliştirme noktasında Türkiye’de önemli çalışmalar yapıldığını söyledi.

Bunlardan 7’sinin Kovid-19 Türkiye Platformu kapsamında yapıldığını, bunun dışında özel sektörün de çalışmaları olduğunu ifade eden Mandal, “Bu çalışmaların toplamıyla dünyada aşı geliştirme çalışmaları grubunda Sayın Bakanımız Mustafa Varank da ifade etmişti; ilk 3 ülkeden birisiyiz. Bu, önemli bir kazanım. Arkasından şu soru geliyor: ‘Evet çalışma var ama sonuç var mı?’ Şu anda erken aşamada giden Erciyes’teki arkadaşlarımız inaktif aşı faz 2 çalışmalarını tamamladı. Kovid-19 Türkiye Platformu kapsamındaki aşılardan 2’si şu an faz çalışmasında, biri de çok yakın zamanda faz 1’e başlamış olacak.” diye konuştu.

“Aşılarımız yenilikçi ve DSÖ listesine girebilecek nitelikte”

Mandal, Türkiye’de çok iyi biyoteknolojik ürün geliştiren firmaların olduğuna işaret ederek şunları kaydetti:

“Onlar kendilerini aşıya dönüştürdüler. Şu an Türkiye’de aşı üretimi mümkün olabilen tesislerimiz var. Bunlar faz çalışmaları tamamlandığında aşı üretimini yapabilecekler. Gelecek yılı konuşmuyoruz. Bu yıl aşı üretimini yapabilecek, yeter ki faz çalışmaları tamamlansın. Kovid-19 Türkiye Platformu’ndaki 2 aşımız Dünya Sağlık Örgütü listesinde. Virüs benzeri parçacıklara (VLP) dayalı aşı girmişti. Geçtiğimiz pazar günü de 2. aşımız yani yenilikçi inaktif aşımız da şu an DSÖ listesine girdi. Bunlar çok önemli. Dünyada birçok aşı geliştiriliyor ama DSÖ listesinde verilmiyor, yeterince şeffaflık yok demek. Sadece aşı yapıyoruz değil, bunu dünyaya da açıyoruz. Diyoruz ki aşılarımız yenilikçi ve bunlar Dünya Sağlık Örgütü listesinde yer alabilecek nitelikte.”

TÜBİTAK’ın aşı çalışmalarında koordinasyon sağlama görevi olduğunu aktaran Mandal, üretimin firmalarda gerçekleşeceğini bildirdi.

Süreci firmalar ve bilim insanlarıyla istişare edeceklerini anlatan Mandal, “Aşılara verilebilecek isim konusunda bir şey lanse edersem, bu ismi TÜBİTAK koymuş gibi olur. Bunu gerçekleştiren hocalarımızla firmalarımızı eşleştirdiğimizde bize yakışır isimleri arkadaşlarımız geliştirecektir.” dedi.

“Çok hızlı reaksiyon verebiliyoruz, özgüvenimiz oluştu”

Virüs benzeri parçacıklara dayalı VLP’de varyasyonlara karşı aşı tasarımı yaptıklarını bildiren Mandal, İngiliz mutasyonuna karşı bir ayda VLP tasarımının yenilendiğine dikkati çekti.

Mandal, faz 2 çalışmalarının bu mutasyona göre gerçekleştirileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Çok hızlı reaksiyon verebiliyoruz, öz güvenimiz oluştu. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu en üst düzeye taşıdı. En son açıklanan Ekonomik Reform Paketi’nin içerisinde 2 yeni yapılanma var. Bunlardan biri Sağlık Endüstrileri Başkanlığı. Nasıl Savunma Sanayii Başkanlığı varsa şimdi Sağlık Endüstrileri Başkanlığı da Türkiye’nin bu alanı önemsediğini gösteriyor. Bu aslında sadece Kovid-19’la ilgili değil, karşılaşabileceğimiz hastalıkla veya var olabilecek hastalıklarla henüz ilaçları geliştirilmemiş, tedavisi bulunmamış, bunlara yönelik çalışmalar yapılabilecek. Birçok kurumumuz artık kendine bu görevi üstlendi. TÜBİTAK olarak bu sorumluluğu almaktan hem heyecan hem de sorumluluk duyacağız.”

Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı vasıtasıyla bu alanda dünyada çalışan bilim insanlarını, araştırmacıları Türkiye’ye çekmek istediklerini vurgulayan Mandal, bu kapsamda çeşitli alanlarda 127 bilim insanı ve araştırmacının Türkiye’ye geldiğini duyurdu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Japonya’nın başkenti Tokyo’da 23 Temmuz-8 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek oyunlar esnasında müsabaka yerleşkelerinde alkollü içecek satışının ve içilmesinin, komite toplantısında alınan kararla yasaklandığı belirtildi.

Organizasyon komitesi başkanı Seiko Hashimoto, toplantının ardından Japonya basınına yaptığı açıklamada, uzmanların tavsiyeleri doğrultusunda salgının yayılmasını önlemek amacıyla müsabakaların gerçekleştirildiği alanlarda alkollü içecek satışına izin verilmeyeceğini ifade etti.

Bu arada oyunların alkollü içecek üreticisi sponsoru da komitenin aldığı kararı desteklediğini duyurdu.

Yetkililerin, alkol içmenin yakın temasta bulunma ve yüksek sesle konuşma gibi sonuçlar doğurarak virüsün yayılmasına neden olduğu yönündeki uyarıları sonrası, Japonya hükümeti tarafından Tokyo şehri ve çevresinde de alkol satışlarına kısıtlama getirilmişti.

Öte yandan Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’nın denizaşırı seyirci kabul edilmeksizin düzenleneceği açıklanmıştı. Müsabaka yerleşkelerine yurt içinden ise maksimum 10 bin kişi olacak şekilde yüzde 50 kapasiteyle seyirci kabul edilmesinin planlandığı duyurulmuştu.

EDİRNE (AA) – Sağlık Bakanlığının açıkladığı haftalık verilerde 100 bin kişide en az Kovid-19 vakası görülen iller arasında Edirne de yer aldı.

Risk haritasında düşük riskli illeri simgeleyen “mavi” renkte yer alan Edirne’de vaka sayısı 100 bin kişide 16,43’ten 12,51’e geriledi.

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Öztora, AA muhabirine, Türkiye’nin salgınla mücadelesinin sürdüğünü ve son dönemde gerek vaka gerekse de ölüm sayılarınd33a düşüş yaşandığını söyledi.

Alınan önlemler ve yoğun aşılama çalışmalarıyla salgının etkilerinin gerilediğini vurgulayan Öztora, “Özellikle son dönemde aşağıya doğru çok güzel bir ivme yakaladık. Bu dönemde uzun bir tam kapanma süreci geçirdik, onun ardından önlemlere sıkı bir şekilde uymaya çalıştık. Aşılama çalışmaları çok iyi gidiyor.” dedi.

Öztora, sağlık çalışanlarının salgınla mücadelede özverili bir çalışma gerçekleştirdiğini, vaka sayılarını düşürmek adına gece gündüz demeden görevlerini sürdürdüğüne dikkat çekti.

Vaka sayılarında aşağıya doğru bir trend varken yukarıya doğru çok küçük artışların başta sağlıkçılar olmak üzere herkesi endişelendirdiğini dile getiren Öztora, “Vaka sayıları azalmışken niye indiğini konuşmak lazım. Önlemlere uyduk, aşılamamız çok iyi gidiyor. Ancak bu önlemlere uymaya devam etmezsek tekrar eski vaka sayılarına ulaşmak bu anlamda çok zor değil. Dolayısıyla bazı önlemleri gevşetilmesi, daha önce yapamadığımız bazı şeyleri yapabiliyor olmak tüm önlemlerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.” şeklinde konuştu.

Öztora, özellikle normalleşme takvimi kapsamında açılan işletmelere gidildiğinde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

“Önlemlere bir müddet daha uymalıyız”

Sağlık Bakanlığının belirlediği tedbirlere riayet edilmesinin salgınla mücadeledeki başarının anahtarı olduğuna dikkat çeken Öztora, şunları kaydetti:

“Örneğin restoranlar açıldı, restoranlara gittiğimiz zaman orada uymamız gereken kurallara uyduğumuz takdirde oranın tehlikeli olmadığını bilmemiz lazım. Ya da spor salonları, havuzlar. Çeşitli yerler tekrar açıldıysa her biri için hazırlanmış olan, uymamız gereken önlemlere uyarsak riskin çok düşük olduğunu düşünebiliriz. İyi bir yere doğru gidiyoruz. Şimdiye kadar aldığımız önlemleri almaya devam etmeliyiz. Tam kapanma sürecinin, hafta sonu yasaklarının boşa gitmemesi için bir müddet daha bu önlemlere uymamız lazım.

Vaka sayıları aşağıya geliyorsa buradaki en önemli etken alınan tedbirler ve bu tedbirlere uyulması. Bıraktığımız anda bunların tekrar geri dönmesinin çok olası olduğunu aklımızdan çıkartmamak lazım. Dolayısıyla bu önlemlere aksatmadan aynı şekilde uymamız çok önemli.”

“Maskeler çıkarılmamalı”

Edirneli esnaf Ahmet Çakır da vaka sayılarının azalmasından mutluluk duyduğunu söyledi.

İnsanların vaka sayısı düşüyor diye tedbirleri bırakmaması gerektiğini belirten Çakır, “Yine maskemize, mesafemize ve hijyene dikkat etmeliyiz. Kurallara uyarak bu illetten daha da kurtulmamız lazım. Tedbirlere uymak bir insanlık ve vatandaşlık görevidir.” dedi.

Tedbirlere uyulmadığı taktirde vaka sayılarının artacağına dikkat çeken Çakır, şunları kaydetti:

“Salgın bazen kontrol edilemiyor. Daha önce de sıçramalar yaşanmıştı. Aynı sıçramaların yaşanmaması için insanlarımızın devletimizin koyduğu kurallara uyması gerekiyor. 1 Temmuz’da bir açılma olacak ancak dünyada koronavirüsün değişik varyantları olduğunu duyuyoruz. İnsanlar korkuyor, açılma olacak evet ancak 15 gün sonra daha farklı şeyler de konuşabiliriz.”

Çakır, aşılamanın 25 yaşa kadar indiğini, sırası gelen vatandaşların aşı olması gerektiğini ifade etti.

“Varyantlar korkutuyor”

Vatandaşlardan Mehmet Sinan Dündar ise en yüksek vaka sayısına sahip illerden olan Edirne’de tedbirler sıkı şekilde uygulanarak vaka sayılarının düşürüldüğünü anlattı.

Tüm dünyanın salgınla mücadele etmeye devam ettiğini aktaran Dündar, “Değişik varyantlar olduğunu duyuyoruz. Tabii ki varyantlar korkutuyor. Gelecek turistlerden de dördüncü dalgayla ilgili çekiniyoruz açıkçası. Herkesin aşı olmasını isterim, tabii burada ailelere çok büyük görev düşüyor. Aile bireylerinin hepsinin aşı olması lazım.” şeklinde konuştu.

Vatandaşlardan Tacettin Us, vaka sayılarındaki düşüşün sevindirici olduğunu söyledi. Normalleşmeye dönüleceği 1 Temmuz’dan sonra tedbirlere daha çok dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunan Us, “Koronavirüsün değişik varyantları olduğu söyleniyor ancak bunu da tedbirlere uyarak yenebiliriz. Kurallara, tedbirlere uyarak salgını bitireceğiz.” ifadelerini kullandı.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri