TV+, bu hafta sonu tüm kanallarını herkese ücretsiz açacak

İSTANBUL (AA) – Turkcell’in dijital televizyon platformu olan TV+, bu hafta pandemi önlemleri kapsamında gerçekleşecek sokağa çıkma yasağı süresince tüm kanallarını herkese ücretsiz açıyor.

Turkcell açıklamasına göre, TV+, pandemi önlemleri kapsamında bu hafta sonu ilan edilecek sokağa çıkma kısıtlama süresini herkes için daha eğlenceli hale getirmek için 4 Aralık Cuma 21.00’den, 6 Aralık Pazar 23.59’a kadar tüm kanallarını ücretsiz sunacak.

Kampanya süresince tüm TV+ kanalları, filmler ve diziler TV+ abonelerine açık olacak. TV+ abonesi olmayanlar da uygulamayı indirerek hesaplarını oluşturup kampanyadan ücretsiz faydalanabilecek.

– "Pek çok hizmette hızla aksiyon aldık"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, pandemi döneminde müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarına yönelik olarak pek çok hizmette hızla aksiyon aldıklarını dile getirdi.

Erkan, "Müşterilerimizin karantina süresini evlerinde keyifle geçirmelerine yardımcı olmak için TV+ kanallarını ücretsiz hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de TV+’ı büyük ekranda daha yaygın hale getirmek için çalışmalarımız sürecek." ifadelerini kullandı.

– Aralık ayında yayınlanacak içerikler

Diğer yandan açıklamaya göre, kasım ayında yüzde 9’luk bir izlenme artışı yaşayan TV+, aralık ayında da içerik yelpazesine yeni yapımlar ekledi. Canneseries Dizi Festivali’nden en iyi dizi ödülüyle dönen İsveç yapımı mini dizi "Partisan", müzisyen John Lennon’ın ölümünden önceki son röportajı üzerinden ilerleyen belgesel "Lennon’ın Son Haftası" ve 1995 yılında BBC’de yayınlanan Prenses Diana’nın sansasyonel röportajına odaklanan belgesel "Diana: Dünyayı Sarsan Röportaj" aralık ayında yayınlanacak.

Bu ay platforma yeni eklenen diziler arasında Britanya-İrlanda dönemi suç televizyonu draması "Miss Scarlet and the Duke" ve dört çocuklu yalnız bir kadının yaşadığı paranormal olayları konu alan "The Enfield Haunting" yer alıyor.

TV+'a bu ay eklenecek yeni filmler arasında Christopher Nolan’ın merakla beklenen 2020 yapımı filmi "Tenet", Darin Scott tarafından yönetilen Amerikan bilim kurgu korku filmi "Deep Blue Sea 2", hem gerçek hem de hayal dünyasındaki canavarları alt etmeye çalışan genç bir kızın hikayesini anlatan "I Kill Giants", ilk gösterimini 2018’de Locarno Film Festivali’nde gerçekleştiren Türk yapımı "Sibel" yer alıyor.

Ayrıca dünyaca ünlü Sherlock Holmes oyuncularının başrollerini paylaştığı komedi filmi "Holmes & Watson", romandan uyarlanan ve kara film unsurları barındıran gerilim filmi "The Bad See", tedavi edilemez bir hastalıktan tedavi edilen genç kızının gerçek hikayesini anlatan Amerikan filmi "Miracles from heaven" ve DC Comics ve Lego markalarına dayanan bir süper kahraman aksiyon-macera komedisi "Lego Dc Comics Super Heroes:The Flash" da aralık ayında kategoriye eklenen filmler arasında yer alıyor.

Çocuklar için de bu ay Avustralya-İtalyan animasyon televizyon dizisi "Berry Bees", Türkiye’de izlenme rekoru kıran çizgi dizilerden "Oscar Oasis" ve macerapereset bir koalanın hayatını konu alan "Blinky Bill" çizgi filmleri de yayına alınacak yeniler arasında bulunuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Akbulut, AA muhabirine, Türkiye’nin tek belgesel film festivalinin “Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali” olduğunu belirtti.

Festivalin özgünlüğünü koruduğunu, ana temasının “Kültürel Miras ve Korumacılık”, yan temasının ise “Ahilik Kültürü” olduğunu dile getiren Akbulut, “Festivale çok sayıda proje ve belgesel film katıldı. Jüri üyeleri olarak gerçekten bu eserleri değerlendirirken hem çok mutlu olduk hem de umutlandık. Festivalde emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.” dedi.

Akbulut, festivalin UNESCO Kültürel Miras Listesi’ndeki Safranbolu’da yapılmasının çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Belgesel sinemanın hem bu kentin gelişmesi için çok önemli anahtar rol oynaması hem de bundan sonra bu festivalin belgesel sinemanın gelişiminde büyük rol oynayacak olması önemli.” diye konuştu.

“Sinema yapmak isteyen çok sayıda genç var”

Belgesel sinemanın toplumsal sorunları ele alan bir sinema olduğuna işaret eden Akbulut, “Teknolojik ve tarihsel gelişmelerle kendi biçimini oluşturdu. Günümüzde dijitalleşmeyle çok sayıda belgeselin yapıldığını görebiliyoruz ama değişmeyen bir şey var; o da belgesel sinemanın toplumsal sorunları gören, onlar için farkındalık uyandıran niteliği.” dedi.

Türkiye’de çok sayıda iletişim ve güzel sanatlar fakültesi olduğunu anlatan Akbulut, iletişim araçlarının gelişmesi ve yaygınlaşmasının da gençlerin sinemaya ilgisini artırdığını belirterek, “Bu açıdan sinema yapmak isteyen çok sayıda genç var.” ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Hasan Akbulut, gençlerin artık ellerindeki cep telefonlarıyla film çekilebildiğini vurgulayarak, “Gençler bence neyi anlatacaklarına karar verirlerse yani bir dertleri olursa, gerisi çok daha rahat gelecektir. Son yıllarda gençlerin aldığı ödüller ve dünya festivallerindeki performansları bizi umutlandırıyor. Gençlerin bu alanda Türkiye’nin başarısını daha da yükselteceğini düşünüyorum. Belgesel sinemanın ve gençlerin yolu açık olsun.” diye konuştu.

İSTANBUL (AA) – Filmin Feriye’de gerçekleşen gala gösterimine, belgesele konu olan oyuncu Cüneyt Arkın ve Nevra Serezli, yazar Ayşe Kulin, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, sanatçı Süleyman Saim Tekcan ve Prof. Dr. Ömer Özkan katıldı.

Gösterim öncesi AA muhabirine açıklamada bulunan Tekelioğlu, bir ülkenin değerleri üzerinde ayakta kalacağını aktararak, “O, insani değerler çok önemli. Bu değerleri, efsanelerimizi onurlandırarak gençlerimize hatırlatmak istedim. Bu değerleri ancak onlar yaşam tecrübelerinden süzülen deneyimleri ve anılarıyla anlatırsa gençlere dokunur.” dedi.

Tekelioğlu, gençlerin özellikle anneanne ya da dede gibi aile büyüklerinin söylediği sözleri dinlediğine vurgu yaparak, “İstedim ki, sadece kendi kuşaklarını değil, bizleri ve bizim çocuklarımızı da etkilemiş olan, kendi alanlarında dönüşüm, değişim yaratmış efsanelerimiz bu değerleri çocuklara anlatsın. Bence de çok anlamlı. İtirafları, kalbimi delip geçti. Çok anlamlı bir hayat bilgeliği belgeseli doğdu.” ifadelerini kullandı.

“Proje tamamen Tuluhan Hanım’ın projesi”

AXA Sigorta Üst Yöneticisi (CEO) Yavuz Ölken, belgesel fikrinin bir yıl önce, salgın sırasında ortaya çıktığını belirterek, “Türkiye’de imzası olan, Türkiye’ye çok büyük değer katmış efsanelerimizi konuşurken, Türk toplumunun gençlerine örnek olarak, bu insanları nasıl geleceğe taşıyabiliriz dediğimizde, böyle bir belgesel ortaya çıktı. Proje tamamen Tuluhan Hanım’ın projesi. Biz AXA olarak elimizden gelen bütün desteği gösterdik. Çok mutlu ve gururluyuz. Çünkü sanat, spor, iş insanları, bütün Türk toplumunun istifade edebileceği bir belgesel ortaya çıktı. İlham veriyor. Pes etmeyen ve bu toprakların yetiştirdiği sanatçıların, spor, tıp ve iş insanlarının, gerçekten neler yapabildiğini gösteriyor.” dedi.

Axa Sigorta’nın, insanlık için önemli olan ve korunması gereken tüm hususlara dikkat ettiğinin altını çizen Ölken, sanat, gençlik, küresel ısınma, iklim değişikliği, sağlık alanında ellerinden gelen katkıyı, bu topluma vermeye çalıştıklarını, belgeselin de bu anlamda büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

Ölken, Efsaneler belgeselinde yer alan ünlü isimlere de değinerek şöyle konuştu:

“Ömer Özkan’la ilk rahim naklinin ne demek olduğunu anladık. Süleyman Saim Pekcan’la sanat hayatı nasıl başarılı oluyor onu gördük. Nevra Serezli’yi, Cüneyt Arkın’ı tadacağız. Şenol Güneş’in hikayesini dinleyeceğiz. Yılmaz Büyükerşen’in, siyasetin dışındaki yönünü, bu topluma vereceği mesajları dinleyeceğiz. Güher-Sühel Pekinel ile bu toprakların yetiştirdiği uluslararası seviyeye sahip sanatçıların hikayesini görüyoruz. Hem çok keyifli hem düşündürücü, benim için en önemlisi Türk toplumuna, gençlere, gelecek için büyük umut veren, harika bir belgesel ortaya çıkmış görünüyor.”

Belgeselin sosyal medyada izleyicinin beğenisine sunulacağını aktaran Ölken, ayrıca çeşitli sanal platformlarda da yayınlanacağını dile getirdi.

“Gençlerde tarih bilinci yok”

Gösterime katılan usta oyuncu Cüneyt Arkın, gençlerle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Gençlerin gözlerinden öperim. (Gençler) Bizim, geleceğimiz umutlarımız, hayallerimiz ama yeterince gençlere önem veriliyor mu? Mesela ben tarihle uğraştım. Konferanslarda tarihten bahsederdim. Çok seviyorlar tarihlerini ama tarih bilinci yok. Geçlerimizin çok şeyi eksik.” diye konuştu.

Gençleri eğitim anlamında belli bir düzeye getirmenin önemine değinen Arkın, gençlerin refaha kavuşması, sorunlarının çözülmesi, üniversitede okuyanların barınma sorunlarının giderilmesi gerektiğini dile getirdi.

Arkın, yorulduğu için dizi çekimlerine ara verdiğini ifade ederek, “(Diziler konusunda) İyi şeyler yapıyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık durumuyla ilgili, “İdare ediyorum.” yorumunda bulunan sanatçı, Türk oyuncular içinde özellikle Kenan İmirzalıoğlu’nu beğendiğinin altını çizdi.

Cüneyt Arkın, sahnede yaptığı konuşmada ise Yılmaz Büyükerşen ile Eskişehir Atatürk Lisesi’nde sınıf arkadaşı olduğunu belirterek, “Yılmaz Büyükerşen, matematikte o kadar iyiydi ki. Hiç yanından ayrılmazdım. Onun sayesinde geçtim. Harikasın.” ifadelerini kullandı.

Türk halkına sevgisini de dile getiren Arkın, “Türk halkı, eşsiz, başka türlü bir insan. Türk halkı, dayanıklı, inatçı, yaşam azmiyle dolu.” değerlendirmesini yaptı.

Büyükerşen de “Asıl sen harikasın Fahrettinciğim. Fahrettin’dir asıl adı biliyorsunuz ama Cüneyt Arkın, abide bir isim oldu. Türk sinemasının yaşayan heykeli, yaşayan tarihidir kendisi. Nevra Hanım da öyle tabii hiç kuşkusuz.” dedi.

Nevra Serezli ise filmin isminin çok iddialı olduğunu söyleyerek, şunları söyledi:

“Açıkçası ben utanıyorum. O kadar efsane olduğumu zannetmiyorum kendi adıma. Çok büyük emek verdik tiyatroya. 50-55 yıldır bu işin içindeyim. Beni de bu programa ve bu grubun içine dahil ettikleri için tabii ki gurur ve onur duydum. Tabii ki tecrübelerimiz, hayat hikayemiz, gençlere örnek olacak davranışlarımız vardır diye düşünüyorum ki inşallah vardır. Ben evlatlarıma, torunlarıma örnek vatandaş, örnek anne ve örnek bir tiyatrocu, sanatçı olmayı yeğledim bugüne kadar. Böyle bir programda birilerine biraz ışık tutabiliyorsak, çok mutlu olurum. Sadece oyunculuk değil de davranış ve duruşumla da örnek sanatçı olmak istedim hayatım boyunca. Yıllar geçtikçe bunun karşılığını aldığımı görmek beni çok mutlu ediyor.”

Belgesel, izleyiciler yoğun ilgi gösterdi.