Uğur Okulları'ndan LGS değerlendirmesi

İSTANBUL (AA) – Uğur Okulları Ortaokul Akademik Kurulu üyeleri, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında bugün gerçekleştirilen merkezi sınavı değerlendirdi.

Uğur Okulları'ndan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığının uyguladığı, 8. sınıf öğrencilerinin girmiş olduğu LGS, Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrencinin katılımıyla gerçekleşti.

Sınav, iki oturumda yapıldı. Sınavın birinci bölümünde öğrencilere 50 soruluk sözel alan için 75 dakika süre verildi. İkinci bölüm ise 40 soruluk sayısal alan testi için öğrencilere 80 dakika süre tanındı. Sınavda A, B, C ve D olmak üzere öğrencilere 4 farklı kitapçık verildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, LGS'nin bu yıl da, okullarda Kovid-19 nedeniyle gerekli önlemler alınarak gerçekleştirildiğini belirterek, LGS'deki soruların Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına ve kazanımlarına bağlı kalınarak sorulduğunu bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığının yıl boyunca yayımlamış olduğu örnek sorular ve çalışma fasikülü sorularıyla genel anlamda uyumlu sorular sorulduğunun gözlemlendiğini aktaran Kurt, şunları kaydetti:

"LGS'nin geneline bakıldığında, matematik bölümünün uzun ve zaman alıcı sorulardan oluşması nedeniyle öğrenciler matematikte zorlanmıştır. Fen bilimleri dersinde ise soruların geçen seneye göre zorluk derecesinin daha fazla olduğu bilgisi paylaşılmıştır. Ayrıca, matematik ve fen bilimleri derslerinin son ünitelerinden soru sorulmamıştır. Bu nedenle öğrencilerin sıralamalarını matematik ve fen bilimleri dersleri belirleyecektir. Türkçe bölümünün okuma becerisi güçlü, dikkat becerisi yüksek öğrencilerin yapabileceği tarz sorulardan oluştuğu gözlemlenmiştir. T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük bölümünde ise genel olarak paragrafı yorumlamaya, harita okuryazarlığı ve tablo grafik okumaya dayalı sorular sorulduğu iletilmiştir. İngilizce ve din kültürü ve ahlak bilgisi bölümlerinden de düzenli çalışan, dikkatli olan öğrencilerin rahatlıkla çözebileceği tarzda sorular sorulduğu iletilmiştir. Düzenli kitap okuyan öğrencilerin okuma, anlama ve zamanı iyi değerlendirme konusunda daha başarılı olacaklarını bu sınavda da gözlemlemiş olduk."

– "Özellikle 2-3 soru seçici olmuş"

Uğur Okulları Türkçe Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Handan Büke de 20 sorudan oluşan Türkçe bölümünün, salgın sürecinden dolayı dil bilgisi konuları dışındaki konulardan oluştuğunu belirterek, "Sorular, her ay Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan örnek sorularla benzerlik göstermektedir. Sorular; okuma becerisini ölçme, tablo-grafik yorumlama, sözcük bilgisini ölçme, cümle düzeni kurabilme, sözel mantık yorumlama tarzında hazırlanmıştır. Metin yorumlama sorularında güncel konulara da yer verilmiştir. Salt görsel yorumlama ya da metin üzerinden görsel çıkarımı sorularına yer verilmemiştir. Okuma ,anlama, yorumlama sorularına yer verilmiştir. Dil bilgisi, yazım-noktalama sorularına yer verilmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı konu ve kazanımlarına genel anlamda uyulmuştur. Sözel mantık yorumlama soruları örnek sorularda yer verildiği gibidir. Sınavın genelinde öğrencinin okuma becerisi, analiz etme, yorumlama ve muhakeme gücünü sorgulayan, öğrenciye çıkarım yaptıran tarzda sorulara yer verilmiştir. Özellikle 2-3 soru seçici olmuştur. Düzenli çalışan, dikkatli okuyan öğrencilerin zorlanmadan yapabilecekleri bir sınav olmuştur." ifadelerini kullandı.

Uğur Okulları Sosyal Bilgiler Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Burcu Aksoy Sertkahya ise inkılap tarihi ve Atatürkçülük bölümünün, Milli Eğitim Bakanlığının belirtmiş olduğu kazanımlara, müfredata ve yıl içinde yayımlanan örnek sorulara uygun olduğunu aktararak, sınavda, paragrafların genel olarak uzun olduğunu ve bilgiyi yorumlamaya, çıkarımda bulunmaya yönelik soruların sorulduğunu bildirdi.

Aksoy, "Paragraflarda ise cümleler açık ve net biçimde ifade edilmiş olup dikkat gerektiren 1-2 soruya da yer verilmiştir. Ayrıca, harita sorusu sorularak öğrencilerin harita okuryazarlığı bilgisi de ölçülmeye çalışılmıştır. Sorular, tablo, şema ve harita ile desteklenmiştir. Son ünite, 'Atatürk'ün ölümü ve sonrası' ünitesinden hiç soru sorulmamıştır. Yıl boyunca konu eksiği bulunmayacak şekilde çalışan ve yorum yapabilme gücü yüksek öğrencilerin yapabileceği düzeyde bir sınav olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

– "Sorular öğrencilerin okuma, anlama ve yorum yapabilme becerilerini ölçmeye yönelik"

Uğur Okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Muhammed Yasin Bekir, 2021 LGS'de din kültürü ve ahlak bilgisi bölümünde yer alan soruların tamamının MEB kazanımlarına bağlı kalınarak ve yıl içerisinde yayınlanan örnek sorulara benzer tarzda hazırlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sorular genel olarak öğrencilerin okuma, anlama ve yorum yapabilme becerilerini ölçmeye yönelik şekilde hazırlanmıştır. Ayrıca, bazı sorularda metin, ayet ve hadis kullanılarak kazanımlar günlük hayatla ilişkilendirilmiştir. 2021 LGS'de 'kader inancı' ünitesinden 2 soru, 'zekat ve sadaka' ünitesinden 4 soru, 'din ve hayat' ünitesinden 3 soru ve 'Hz. Muhammed'in örnekliği' ünitesinden bir soru sorulmuştur. Müfredat dahilinde olan 'Kur'an-ı Kerim ve özellikleri' ünitesinden ise hiç soru sorulmamıştır. Yıl boyunca 8. sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin kazanımlarını eksiksiz bir şekilde öğrenen öğrencilerin soruları kolaylıkla cevaplayabileceğini söyleyebiliriz."

Uğur Okulları Yabancı Dil Ortaokul-Lise Akademik Kurul Üyesi Serra Erdem ise "LGS 2021 İngilizce sorularını incelediğimizde, ilk olarak dikkatimizi çeken, son soru hariç diğer tüm sorularda soru köklerinde yapı olarak olumsuz soru köklerine yer verilmemiş ve tablo/grafik okuma sorularının kullanılmamış olmasıdır. Genel anlamda karşılıklı geçen bir diyalogu/konuşmayı ve ilgili cümleyi tamamlama soruları veya okuduğunu anlama ve çıkarım yapma sorularıdır. Çeldirici soru içermeyen, net sorulardan oluşan bir sınav uygulanmıştır. Akademik yıl boyunca düzenli çalışan tüm öğrencilerin kolaylıkla çözebileceği, üst düzey dikkat becerisi gerektirmeyen sorular sorulmuştur." ifadelerini kullandı.

– "Sürekli soru çözen öğrencilerin başarılı olabileceği bir sınav olmuş"

Uğur Okulları Matematik Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Zuhal Namlısoy da soruların dikkatli okumayı, anlamlandırmayı ve odaklanmayı gerektirdiğini ve her ay Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan örnek sorularla benzerlik gösterdiğini, problemlerin gerçek hayata uygun modellerle zenginleştirildiğini aktardı.

Namlısoy "Öğrencilerin doğru çözüme ulaşabilmesi, muhakeme gücünün iyi derecede olmasına bağlıdır. Sentez ve analiz yapabilen öğrencilerin soruları rahatça çözebilecekleri gözlemlenmiştir. 7. sınıf kazanımlarına hakim olan öğrencilerin daha başarılı olabileceği anlaşılmıştır. Soruların çözümü için gerekli bilgiler sorunun üst kısmında verilmiştir. Son ünitedeki 'dönüşüm geometrisi ve geometrik cisimler' konusundan soru sorulmamıştır. Kitap okuma alışkanlığı olan öğrencilerin okuma, anlama ve zamanı iyi yönetme konusunda daha başarılı olacağı açıktır." ifadelerini kullandı.

Sınavda birkaç soru dışında çözümü zaman alan, uğraştırıcı sorular bulunmadığını savunan Namlısoy, "Düzenli ders tekrarı yapan, anlamadan hiçbir konuyu geçmeyen, pekiştirmek için de sürekli soru çözen öğrencilerin başarılı olabileceği bir sınav olmuştur. Bu sınavda matematik, özellikle zaman yönetimi açısından eleyici olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Uğur Okulları Fen Bilimleri Ortaokul Akademik Kurul Üyesi Filiz Polat, sınavda öğrencilere son ünite olan 'elektrik yükleri ve elektrik enerjisinden' soru sorulmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"'DNA ve genetik kod ile madde ve endüstri' ünitelerine ağırlık verilmiştir. LGS sınavındaki fen bilimleri sorularının, yıl içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan örnek sorular ve her ünite için hazırlanan il bazlı sorularla benzerlik gösterdiğini söyleyebiliriz.

Bilimsel deney düzeneklerinin olduğu soruların bazılarında görsellerin kullanılmadığını ve soruların anlatımlar üzerinden kurgulandığını görmekteyiz. Sorular; öğrencilerin öğrendiği bilgiyi kullanma, verileri karşılaştırma, okuduğunu anlama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi becerileri ölçmektedir. Ayrıca, bazı sorularda grafikler ve tablolar kullanılarak analitik düşünme becerisini geliştirme de ölçülmüştür. Bazı sorularda öğrencilerin bilimsel düşünmeleri ve anlatılan olaylar arasında bağlantı kurmaları istenmiştir. Bazı sorularda ise günlük hayatımızdan örneklere yer verilirken güncel konulara da değinilmiştir. Deney düzenekleri içeren sorularda bağımlı, bağımsız ve sabit değişkenlerin doğru tespit edilmesi sorunun çözümünde oldukça önemlidir. Sorulardan bazıları uzun paragraflardan oluşmaktadır. Bu soruların dikkatli okunması öğrencileri doğru cevaba ulaştıracaktır. Sınavda öğrencileri zorlayan ve çeldiricisi güçlü olan soruların olduğunu görüyoruz. Fen bilimleri sınavının tamamını değerlendirdiğimizde sınavın orta zorlukta olduğunu söyleyebiliriz."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Anadolu Liseleri ve Fen&Tek Liseleri, sunduğu yüzde 100'e varan Liseye Geçiş Sınavı (LGS) bursuyla başarıyı ödüllendirirken, kampüs ve kontenjana göre değişen yüksek burs oranlarının yanı sıra kitap ve kıyafet desteği de sağlıyor.

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji'nden yapılan açıklamaya göre, 250 yıllık akademik birikimi ve köklü geçmişi ile “asırlardır çağdaş ve öncü” olan İstanbul Teknik Üniversitesi ile uzun soluklu bir yolculuğa çıkan İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, LGS'de başarılı olan öğrencileri ödüllendiriyor.

Eğitim alma fırsatı elde eden öğrenciler, 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde İTÜ’nün yükseköğretimdeki bilgi ve tecrübelerinden yararlanacak. Merak eden, araştıran, sorgulayan öğrenciler yetiştiren İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, proje modelli lise eğitimi ile öğrencilerine bilimsel süreç becerileri kazandırarak onların olayları bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmesine olanak sağlıyor.

Proje modelli lise eğitimiyle öğrencilerine 21. yüzyılın gerektirdiği tüm yeterlilikleri kazandırmayı hedefleyen İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, öğrencilerini araştırma, inceleme, problem çözme, iletişim, fen okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı, eleştirel ve yaratıcı düşünme, iş birliği yapabilme becerileriyle donatıyor.

– Eğitim programlarıyla fark yaratıyor

İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, ifade yeteneği güçlü, sosyal, yenilikçi ve teknolojiyle barışık girişimciler yetiştirmeyi amaçlayan t-MBA (Teenager MBA) eğitim programıyla, 10 farklı işletme yüksek lisans dersini lise düzeyine uyarlıyor. t-MBA eğitim modeli İTÜ ETA Vakfı Doğa Kolejinde 9, 10 ve 11. sınıflarda uygulanıyor.

Merak eden, araştıran, sorgulayan öğrenciler yetiştiren İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji, proje modelli lise eğitimi ile öğrencilerine bilimsel süreç becerileri kazandırarak onların olayları bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmesine olanak sağlıyor. Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla değiştiği günümüzde artık okul müfredatları öğrencilere bilgi değil, beceri kazandırmaya yönelik geliştiriliyor. Bu bilinçle Doğa Koleji lise eğitimine, t-MBA eğitiminin yanına proje modelli lise eğitimini de koyarak öğrencilerine 21. yüzyılın gerektirdiği tüm yeterlilikleri kazandırmayı hedefliyor.

Öğrenciler, LGS burs oranını öğrenmek ve tercih danışmanlığı almak için www.dogakoleji.k12.tr/basvurular/lgs adresi ziyaret edilebiliyor.

İSTANBUL(AA) – İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Ortaokul Rehberlik Bölüm Başkanı Gülşen Aksu, "Lise hayatı, bir öğrencinin gelecekle ilgili önemli kararlar aldığı, üniversite ve bölüm hedefleri belirlediği, kariyer planlamasını şekillendirdiği bir dönemdir." ifadesini kullandı.

İTÜ ETA Vakfı'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aksu, LGS sonucu ne olursa olsun bu sınavın sadece ortaöğretime geçişte bir basamak olduğunun unutulmaması gerektiğini kaydetti.

Aksu, ailelerin bu süreçte çocuklarıyla sınav sonucunun değerlendirmesini yaparken çocuğun kişiliğini değil, çalışma davranışına yönelik geri bildirimler vermesi gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Öğrencilere sınav sonucu beklentinin altında kaldıysa verimli çalışmanın öneminden, 'bu yıl neyi daha iyi yapsaydı istenen bir sonuç alabilirdi?' başlıklarında görüşülmelidir. Sınav sonucu beklentileri karşıladıysa çalışma performansı takdir edilmeli ve bu çalışma performansının kendisine kazandırdığı ve eğitim hayatı boyunca kazandıracakları hakkında görüşülmelidir.

Aileler, önemli olanın sınav sonucu değil, sınav süreci boyunca öğrencinin verdiği emek olduğunu her fırsatta dile getirmelidir. Sınav sonuçları yerine süreçleri takdir edilen öğrencilerin çalışma performansları pekiştirilmiş olur ve ebeveynlerinin gözündeki değerlerinin sınav sonucuyla ölçülmediğini fark ederler."

– "İyi bir lisenin hem içeriğe hem de beceriye odaklanması gerekir"

Gülşen Aksu, tüm öğrencilerin ve velilerin yayımlanan 2021 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'nu titizlikle incelemesi ve kılavuzda yer alan takvim doğrultusunda yaz programlarını planlaması gerektiğini aktararak, "Lise hayatı, bir öğrencinin gelecekle ilgili önemli kararlar aldığı, üniversite ve bölüm hedefleri belirlediği, kariyer planlamasını şekillendirdiği bir dönemdir. Aynı zamanda yaş itibarıyla öğrencilerin ergenlik döneminde olduğu psikososyal gelişim kuramlarına göre de kimlik oluşturdukları bir süreçtir. Bu nedenle lise hayatında öğrencilerin akademik becerileri kadar psikososyal ihtiyaçlarına duyarlı bir eğitim-öğretim ortamı oluşturmak gerekir." ifadelerini kullandı.

İyi bir lisenin hem içeriğe hem de beceriye odaklanması gerektiğini belirten Aksu, şunları kaydetti:

"Lise müfredatının konu ve kazanımları içselleştirilmeli, özümseyerek öğrenme gerçekleşmeli, öğrenciler iyi kurgulanmış bir ölçme değerlendirme sistemi ve yayınlarla desteklenmeli, öğrencilere ve ailelere sık geri bildirim verilmelidir. İyi bir lise, üniversite hazırlık süreçlerinde öğrencilerinin akademik takibini yapmalı ve belirli periyotlarda geri bildirimler vererek çalışma davranışlarını şekillendirmelidir. Üniversiteye geçişte uygulanan sınav sisteminde öğrencilerin 4 yıllık lise eğitimi boyunca sorumlu oldukları konu ve kazanımlar ölçülür. Dolayısıyla lisenin ilk yıllarından itibaren öğrencilerin güçlü bir akademik altyapıya sahip olmaları gerekir. İyi bir lisenin bu bilinçle hareket etmesi, sadece rehberlik bölümünün değil, tüm öğretmenlerin de öğrencilerin akademik becerilerini yakından izledikleri, öğrenciye ve veliye sık geri bildirim verdikleri bir danışman öğretmenlik sistemi uygulanmalıdır."