Uğur Okulları'ndan öğrenci ve veliler için yarıyıl tatili önerileri

İSTANBUL (AA) – Uğur Okulları Eğitim Öğretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek, 3 haftalık yarıyıl tatilinin öğrenci ve veliler için öğrenme serüvenine dönüşebileceğini belirterek, "Küçük yaş gruplarıyla hayal güçlerini geliştirip yeni şeyler öğrenebilecekleri etkinlikler, hafıza ve dikkat becerilerini geliştirecek aktiviteler yapılabilir. Ortaokul ve lise grupları için ise bu 3 haftalık tatil, hem dinlenmek hem öz değerlendirme ve yeni dönem planlaması yapmak için büyük fırsat." ifadelerini kullandı.

Uğur Okulları açıklamasında görüşlerine yer verilen Nil Çiçek, öğrenci ve veliler için verimli yarıyıl tatili önerilerini paylaştı.

Uzaktan eğitimle derslerine devam eden yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen için yarıyıl tatilinin cuma günü başlayacağını hatırlatan Çiçek, pandemi nedeniyle yarıyıl tatiline, ikinci dönemdeki bir haftalık tatil süresinin de eklenmesiyle bu yıl tatil süresinin 3 hafta olacağını bildirdi.

Tatillerin; öğrencilerin dinlenmesine vesile olduğu kadar, aile bireylerinin daha çok bir arada olmasına, ertelenen bazı aktivitelerin gerçekleştirilmesine ve öğrencilerin kişisel olarak gelişmesine imkan sağladığını aktaran Çiçek, bu yıl salgın nedeniyle geçen tatil dönemlerine kıyasla tiyatro ve sinema gibi etkinliklerin gerçekleştirilemeyeceğini kaydetti.

– "Yaş gruplarına göre moral ve motivasyonlarını olumlu etkileyecek etkinlikler yapılmalı"

Nil Çiçek, çocukların yaş gruplarına göre moral ve motivasyonlarını olumlu etkileyecek etkinlikler yapılması gerektiğini belirterek, küçük yaş gruplarında eğlenceli etkinliklerle zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimin desteklenebildiğini, ortaokul ve lise gruplarında öğrencilerin ilgi alanlarına göre aktiviteler yapabileceğini bildirdi.

3 haftalık yarıyıl tatilinin öğrenci ve veliler için öğrenme serüvenine dönüşebileceğini aktaran Çiçek, şu önerilerde bulundu:

"Küçük yaş gruplarıyla hayal güçlerini geliştirip yeni şeyler öğrenebilecekleri etkinlikler, hafıza ve dikkat becerilerini geliştirecek aktiviteler yapılabilir. Ortaokul ve lise grupları için ise bu 3 haftalık tatil, hem dinlenmek hem öz değerlendirme ve yeni dönem planlaması yapmak için büyük fırsat.

Her sabah günü planlayarak neler yapacaklarını bir kağıda yazıp ya da resmini çizip koridora asabilirler. Günün sonunda planlarının ne kadarını gerçekleştiğini değerlendirirler. Fotoğraflı bir tatil günlüğü tutabilirler. Evdeki oyuncaklar özelliklerine göre gruplandırabilir. Örnek; bebekler, küpler, renkler gibi… Balkon ya da bahçelerinde bitkiler dikip bakımını üstlenebilirler."

– "Sokağa bir kap su ve bir kap mama koyabilirler"

Uğur Okulları Eğitim Öğretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çiçek, çocuklarla birlikte anne ve babalara ait fotoğraf albümlerinin incelenebileceğini, ebeveynlerin, 5-6 yaşlarındaki fotoğraflarını çocuklarına gösterip o yaştayken neler yaptıklarını paylaşabileceğini aktardı.

Ailece kutu oyunları oynanabileceğini belirten Çiçek, "Çocukların kazanma, kaybetme duyguları desteklenir. Her gün ileriye ve geriye doğru 0-20 arasında sayı sayma çalışmaları yapılabilir. Evdeki kuru baklagiller, tuz, irmik, şeker kullanılarak sayı yazma çalışmaları uygulanabilir. Ailece doğa yürüyüşleri ya da bisiklete binmek, top oynamak gibi ortak bir spor etkinliği yapılabilir. Evde bulunan atıklarla (kağıt ruloları, pet şişe gibi) oyuncak tasarımı yapılabilir. Empati becerileri geliştirmek için strafordan kedi evi yapıp her gün evlerinin bulunduğu sokağa bir kap su ve bir kap mama koyabilirler." ifadelerini kullandı.

– "Hayal gücü desteklenmeli"

Nil Çiçek, zihinsel gelişimin önemli özelliklerinden birisinin de kategorizasyon becerisi olduğuna işaret ederek, evde kategorizasyon oyunu oynanabileceğini belirtti.

Bu oyunda bir kişinin bir nesnenin ismini söylediğini, sırası gelen kişinin de o objeyle en az bir ortak özelliği olan başka bir obje söylediğini aktaran Çiçek, "Örneğin, anne 'tabak' dediğinde, çocuk 'CD' diyebilir. Bu ikisi arasındaki ortak özellik yuvarlak olmasıdır." ifadesini kullandı.

Çiçek, devamla şu örnekleri verdi:

"Öğrenci, odadaki nesnelerin yerlerini 30 saniye boyunca inceler ve sonrasında diğer oyuncu, arkadaşını dışarı çıkarıp odada nesnelerin yerlerini değiştirir. Öğrenci, yeniden odaya geldiğinde odadaki değişiklikleri bulmaya çalışır. Bu oyun, satranç tahtası üzerinde taşlar dizilerek de yapılabilir.

Çocukların en çok merak ettikleri yerlere hayali bir yolculuk düzenlenebilir. Hayal ettikleri yerle ilgili araştırma yapan aile bireyleri, hem yeni şeyler öğrenir hem de keyifli zaman geçirebilir. Örneğin, uzaya yolculuk yaparak 'uzay nasıl bir yer, orada neler var' gibi sorularla keyifli saatler geçirilebilir. Ailecek yaratıcı hikayeler oluşturulabilir. Öncelikle kahramanlar, yer, zaman, öykünün konusu belirlenir. Ardından bu öykü haritasına göre birlikte öyküler oluşturulur."

– Blog yazmak mümkün

Uğur Okulları Eğitim Öğretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çiçek, yarıyıl tatili boyunca ailece yeni bir dil öğrenmeye başlanabileceğini belirterek, yaban hayvanlarına yiyecek bırakmayı da içeren doğa yürüyüşlerinin planlanabileceğini kaydetti.

Çocukların okudukları kitapların ve izledikleri filmlerin bir listesini hazırlayabileceğini, öğrencilerin ve ailelerin kendilerine ait sinema ve kitap blogları hazırlayarak arkadaşlarına önerebileceğini aktaran Çiçek, şunları kaydetti:

"Ünlü aktörler tarafından seslendirilen Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi kitap serilerinin sesli kitaplarını veya podcast'leri ücretsiz indirerek her gün yarım saat dinleyebilirler. Efsane basketbolcu Michael Jordan'ın yaşamını anlatan 'The Last Dance'ın belgeseli, Gezegenimiz (Our Planet) belgeseli ve The Man Who Knew Infinity-Sonsuzluk Teorisi filmi izlenebilir.

Aile bireylerinin hepsinin bir arada bulunduğu saatlerde tüm teknolojik araç ve gereçlerden uzak bir şekilde sohbet edilerek birlikte zaman geçirilebilir. Lise çağındaki öğrencilerin aileleri ile çok fazla zaman geçirmedikleri gözlemlenmektedir. Evlere yakın park, bahçe ve spor tesislerine ya da oturulan sitede spor alanlarına ailecek gidilebilir. Birlikte sportif etkinlikler yapılabilir.Lise grubu, bir hafta süre ile market alışverişi yapabilir. Böylece neyi kaç liraya alabilecekleri ve ev geçindirmenin nasıl bir şey olduğunu kavramış olurlar."

– "Arkadaşlarla online olarak bir araya gelip grup çalışması yapılabilir"

Nil Çiçek, tatili sadece dinlenme ve eğlenmeye ayırmak yerine her öğrencinin kendine uygun bir ders planı hazırlayabileceğini, planda ders tekrarları, test çözme ve eksik konuları gidermenin yer alabileceğini bildirdi.

Öğrencilerin gelecekte seçmeyi hedefledikleri meslek ile ilgili araştırmalar yaparak beklentilerini gerçekleştirmeye yönelik planlarını yazabileceğini aktaran Çiçek, "Öz değerlendirme yapabilirler. 'Planladıklarımı gerçekleştirebildim mi?', 'Yeni dönemden neler bekliyorum?', 'Bunun için neler yapmalıyım?' sorularına yanıt arayabilirler. Arkadaşlarla online olarak bir araya gelip grup çalışması yapılabilir. Böylece anlayamadıkları konuları birbirlerine sorarak öğrenmeyi gerçekleştirebilirler." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türk Telekom’un dijital televizyon platformu Tivibu, yarıyıl tatilini çocuklara özel içeriklerle karşılıyor.

Türk Telekom açıklamasına göre, şirketin dijital televizyon platformu Tivibu’da, yarıyıl tatilinde çocukları eğlence dolu içerikler bekliyor.

Teneffüs Vakti klasöründe daha önce Kirala İzle servisinde ücretli olarak sunulan 14 film tüm aboneler tarafından ücretsiz olarak izlenebilecek. 15 Şubat’a kadar çocuk kanalları Boomerang TV, Da Vinci, Disney Junior, Nicktoons ve BabyTV de herkese açık olacak.

– 14 Kirala İzle film ücretsiz

Tüm Tivibu kullanıcıları yarıyıl tatili için özel olarak hazırlanan Seç İzle/Film/Teneffüs Vakti klasöründeki yapımları 17 Şubat’a kadar ücretsiz izleyebilecek.

Daha önce Kırmızı Halı klasöründe ücretli olarak yer alan 14 yapım da Teneffüs Vakti klasöründe ücretsiz sunuluyor. Klasördeki beğeni rekortmeni yapımlar arasında yer alan "Tüylü Arkadaşlar", kasabanın popüler tüy kulübüne kabul edilen yavru kuşlar Mooky ile Kooky’nin maceralarını konu ediniyor.

"Troller ve Dinozorlar", hapsedilen kralı kurtarmak için eğlenceli ve zorlu bir yolculuğa çıkan Leaf ile Bellyrumble’nin öyküsünü anlatıyor.

"Ayı Kardeşler: Fantastik Dünyalar", Orta Dünya Krallığı’nın harikalarından Altın Geyik’in yerini bulan robot Coco ile arkadaşlarının, ormanın düzenini korumaya çalışmalarını ekranlara getiriyor.

"Puloi: Asla Yalnız Uçmayacaksın"da, henüz uçmayı öğrenememiş bir yavru kuş, ailesi güneye göç edince kutuplarda tek başına kalıyor. Amansız soğuk ve düşmanlara karşı hayatta kalmaya çalışırken yeni arkadaşlar ediniyor.

14 filmlik listedeki diğer filmler ise şöyle: "Mucize Uğur Böceği", "Yakışıklı Prens", "Ölüler Günü", "Tavşan Okulu", "Ayı Kardeşler: Sirkte Curcuna", "Prenses ve Ejderha", "Sihirbazın Balonları", "İki Kafadar", "Sevimli Ejderha: Kokonat" ve "Ayı Kardeşler: Büyülü Kış".

– Teneffüs Vakti klasörü herkese açık

Açıklamada verilen bilgilere göre, yarıyıl tatilinde tüm kullanıcılara açılan Seç İzle/Film/Teneffüs Vakti klasöründe ayrıca, "Kuzular Firarda: Uzay Parkı" isimli yapım bulunuyor.

Filmde, çiftliğine gelen uzaylıyla karşılaşan Koyun Shaun, bu ziyaretçiyi evine göndermek için zorlu bir mücadele yaşıyor.

"Örümcek-Adam: Örümcek Evreninde"de Miles Morales’in Örümcek Adam oluşu, başka evrenlerden gelen Örümcek Adam’larla yardımlaşarak Kingpin ile amansız savaşı anlatılıyor.

"Asteriks: Sihirli İksirin Sırrı"nda ise Büyüfix, sihirli iksirin formülünü paylaşacağı büyücüyü seçmek istiyor, bunun üzerine Asterix ve Oburix ile beraber maceraya atılıyor.

"Köstebekgiller: Gölge’nin Tılsımı", "Tamircikler: Gizli Görev" ve "Madagaskar 3: Avrupa’nın En Çok Arananları" klasördeki içerikler arasında yer alıyor.

– Çocuklar için öğretici ve eğlenceli yapımlar

Tivibu’nun Seç İzle/Çocuk klasörüne de yarıyıl tatiline özel içerikler ekleniyor. Basit ve ilginç teknoloji, matematik, fen bilimleri gibi konularda eğitici bilgiler veren, 2’nci ve 3’üncü sezonları toplam 40 bölümden oluşan "Blaze ve Yol Canavarları" ile heyecan dolu maceralar ekranlara geliyor.

İlk 3 sezonu toplam 78 bölümden oluşan "PAW Patrol"da da kahraman köpekler kurtarma görevlerini eğlenceye dönüştürüyor ve görevlerin altından başarıyla kalkıyor.

"Gürültü Ailesi"nin ilk 2 sezonu, "Sünger Bob Kare Pantolon"un 8’inci ile 9’uncu sezonları, "Bunları Biliyor muydun?"un 15 bölümden oluşan 7’nci ve 8’inci sezonları, "Görevimiz: İnsan Vücudu"nun 11 bölümlük 3’üncü sezonu, "Infotoy" ise 26 bölümlük ilk sezonuyla Seç İzle/Çocuk klasöründe izleyiciyle buluşuyor.

KASTAMONU (AA) – Kastamonu Üniversitesinden Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selman Tunay Kamer ile Akdeniz Üniversitesinden Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Suat Kolukırık, yarıyıl tatilinde bilişsel ve zihinsel gelişim açısından “dijital diyet” önerisinde bulundu.

Doç. Dr. Kamer, AA muhabirine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde öğrencilerin derslerine çevrim içi olarak devam ettiğini hatırlattı. Bu dönemde öğrencilerin zamanının büyük bölümünü bilgisayar başında geçirdiğine dikkati çeken Kamer, “Öğrenciler ortalama 5 ila 8 ders saati bilgisayar başında kalıyor. Bu süreç bununla da kısıtlı kalmıyor. Öğrenciler, dersler dışında ödevleri ve proje çalışmaları için de dijital araçlarla birlikte oluyor. Tabii ders dışı kullanımlar da oluyor.” dedi.

Salgın sürecinde internet kullanımının da arttığını vurgulayan Kamer, “Türkiye’de 62 milyon civarında internet kullanıcısı var. Bu rakam, geçen yıla göre 2,4 milyon civarında artış yaşandığını gösteriyor. Bu süreçte sosyal medya kullanımı da arttı. 54 milyon civarında sosyal medya kullanıcısı var. Bir önceki yıla göre sosyal medya kullanımında da rakamların bir hayli arttığını söyleyebiliriz.” diye konuştu.

Ailelerin çocukları ile nasıl zaman geçireceğini bilemediği için dijital araçlara yönlendirdiğini dile getiren Kamer, şöyle devam etti:

“Salgın sürecinde aileler, 24 saat çocukları ile zaman geçirmek durumunda kaldı. Bu süreçte dijital araçların kullanımı arttı. Diğer bir açıdan baktığımızda, akşam işten geldiğimizde yemekten sonra televizyon açılıyor. Türk aile yapısında televizyon ortalama 12 saat açık kalıyor. Eş bir koltukta, diğeri başka bir koltukta telefonla zaman geçirirken, çocukların elinde tabletler var. Kimsenin kimseyle iletişim kurmadığı aileler görmeye başladık. Bu ciddi bir probleme dönüşüyor. Bunların önlenmesi için dijital diyet yapılmasını öneriyoruz. Dijital diyet dediğimiz şey, dijital araçlardan uzak kalmak. Kilo aldığımızda veya düzensiz beslendiğimizde nasıl diyet yapıyorsak bu gerekçelerden dolayı dijital araçlarla aramıza mesafe koymamız gerekiyor.”

Yarıyıl tatili için velilere ve çocuklara önerilerde bulunan Kamer, “Salgın döneminde öğrenciler neredeyse günün yarısından fazlasını dijital araçlarla geçiriyor. Bu dönemde bilgisayar, tablet ve telefonla çok zaman geçirdiler. 23 günlük yarıyıl tatilinde çocukların dijital araçlardan tamamen uzak kalmalarını, yani dijital açlık öneriyorum. Dijital bağımlılık problem olmaya başladı. Kişinin yalnızlaşması, psikolojik problemler bunlardan birkaçı. Yetişkinler için de dijital araçlarla aralarına mesafe koymalarını, yani dijital diyeti öneriyorum.” ifadelerini kullandı.

Kamer, beynin kendini toparlaması gerektiğinin altını çizerek, “Yapılan araştırmalar, 30 günlük diyet gerçekleştirildiğinde beyin aktivitelerinin normal seyrine döndüğü yönünde. Dolayısıyla iç huzur, sakinlik dediğimiz normalleşmeye yavaş yavaş dönüyoruz. 23 günlük dijital diyet ve açlığın beynimizin normal çalışmasını sağlayacağını düşünüyorum. Bu süreçte dijital açlığın yapılması, çocukların bilişsel ve zihinsel gelişimi açısından gerekli.” diye konuştu.

Dijital araçların dengeli kullanılması gerektiğini vurgulayan Kamer, “Dijital açlık ve diyet döneminde aileler geçmişle ilgili anılarını, oyunlarını anlatabilir. Birlikte etkinlikler, yemekler yapılabilir, oyunlar oynanabilirler.” dedi.

“Yarıyıl tatilinde dijitalleşme” uyarısı

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Suat Kolukırık da Kovid-19 tedbirleri kapsamında çocukların uzun zamandır evde olduğunu, anne babalara büyük görev ve sorumluluklar düştüğünü söyledi.

Çocukların daha fazla sosyalleşmesi için dışarı çıkacakları izin saatlerinde oyun alanları içinde tutulması gerektiğini belirten Kolukırık, psiko-sosyal yönden onların gelişmelerini, yetenekleri doğrultusunda kabiliyetlerini keşfedebilecekleri alanlarda olmaları gerektiğini vurguladı. Aile içinde de güzel etkinlikler planlanabileceğini anlatan Kolukırık, şunları aktardı:

“Çocuklarla baş başa kalmak için bir fırsat olarak yeniden değerlendirilebilir. Velilerimizin bu süreci yorgunluk olarak değerlendirdiğini biliyoruz fakat bunu bir fırsat, geçiş dönemi, salgına karşı alınması gereken bir tedbir olarak görmek gerekiyor. İnsan sosyal bir varlıktır. Kovid-19 kurallarına uyularak oyun gruplarında bulunulmalı, geleneksel el sanatları yapılmalıdır. Her ne kadar dijital ortamın sunmuş olduğu zenginlikler olsa da yarıyıl tatilinde dijital ortamın dışındaki sosyal alanlara çocuklarımızı taşımak son derece yararlı olacaktır.”

Çocukların korunaklı sitelere girip girmediğinden emin olmak gerektiğine işaret eden Kolukırık, bu konuda ebeveynlere sorumluluk düştüğünü dile getirdi.

“Dijital ortamları günlük maksimum iki saat kullanın”

Kolukırık, dijitalleşmenin artık bir zorunluluk olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Dijital ortam olmadan gündelik işlerimizi yapamadığımız bir aşamaya geldik. Dijitalleşmeyi tatil süresinde azaltmak gerekiyor. Çünkü çocuklar derslerini çevrim içi aldıkları için dijitalleşmeyi yoğun şekilde kullandılar. Onları kendi doğal, sosyal ortamları içinde tutmalıyız. Oyunların bağımlılık yaptığını biliyoruz. Bugüne kadar yapılan birçok çalışmada savaş, kavga nitelikli ya da çocukların algısını daha olumsuz alana taşıyabilecek olan yapımların zarar verdiğini gördük. Anne babalar bu konuda biraz daha dikkat edebilirler. İçeriklerin nitelikleri konusunda yönlendirmelerde bulunabilirler. Geleneksel oyunlar oynanabilir, aile içi aktiviteler düzenlenebilir.”

Aşırı teknoloji kullanımının toplum ve bireyin ruh sağlığına zarar verdiğine değinen Kolukırık, her bireyin özellikleri, farklı kullanım durumu olabildiğini ancak çocukların, dijital ortamları tatilde maksimum iki saat kullanmasının yeterli olacağını ifade etti.

Ailelere çocuklarıyla birlikte yemek yemeyi ihmal etmemesini öneren Kolukırık, şunları kaydetti:

“Okul başladığında daha yorgun olmamak için dijital mecraları az kullansınlar. Dijital ortamın bireyleri dinlendirdiğine dair bir veri yok. Kesinlikle beyni yavaşlattığını, yorduğunu ve dikkat dağınıklığına yol açtığını biliyoruz. Dijital ortamları yoğun kullanan çocuğun, normalleşme sürecinin başlamasıyla sosyal ortamlara katılımı çok daha zor olacaktır. Bilimsel çalışmalar da bunu destekliyor.”