Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan: Denizcilik sektörüne 8 milyar liraya yakın destek sağladık

BURSA (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, “Uluslararası liman sayımız 152’den 181’e çıktı. Yat limanı sayımız 41’den 62’ye, yat bağlama kapasitemiz ise 8 bin 500’ten 19 bine yükseldi. Türk sahipli deniz ticaret filomuz 2003 yılına göre 3 katın üzerinde büyüyerek, 8,9 milyon DWT büyüklükten 28,6 milyon DWT büyüklüğe ulaştı. 19’uncu sıradaki Türk sahipli filomuz, bugün dünyada 15’inci sırada.” dedi.

Bakan Turhan, Sanmar Tersanesi tarafından yapılan ileri seviye sevk sistemine sahip römorkörün hizmete alma töreninde yaptığı konuşmada, bir zamanlar neredeyse Tuzla’ya sıkışmış bir tersanecilik faaliyetinin söz konusu olduğunu, Türk denizciliğinin zor günler yaşadığını belirtti.

Denizcilik sektörünü canlandırmak için yaptıkları çalışmalarla bugün iyi bir noktada bulunduklarını anlatan Turhan, “Türkiye’nin, Türk milletinin, denizci millet özelliğini hatırlaması için her türlü desteği verdik. Bakanlık olarak denizlerimizin, denizcilerimizin bahtını ak, yolunu açık etmek için ne gerekiyorsa yaptık. Çok önemli atılımlar ve politikalar gerçekleştirdik. Özel sektörün önünü açacak düzenlemeler yaptık. Gerçekleştirdiğimiz denetim ve uygulamalarla gemilerimizi beyaz listeye yani süper lige taşıdık. Denizcilerimizin üzerindeki yükü paylaşmak için ÖTV’siz yakıt uygulamasını hayata geçirdik. 2004 yılından bu yana yıllık ortalama 496 milyon lira olmak üzere sektöre 8 milyar liraya yakın destek sağladık. Uluslararası liman sayımız 152’den 181’e çıktı. Yat limanı sayımız 41’den 62’ye, yat bağlama kapasitemiz ise 8 bin 500’ten 19 bine yükseldi. Türk sahipli deniz ticaret filomuz 2003 yılına göre 3 katın üzerinde büyüyerek, 8,9 milyon DWT büyüklükten 28,6 milyon DWT büyüklüğe ulaştı. 19’uncu sıradaki Türk sahipli filomuz, bugün dünyada 15’inci sırada. Ülkemizin dünya deniz taşımacılığındaki rolünün güçlenmesiyle, konteyner elleçlemesi 5 kat artarak, 11 Milyon TEU’ya ulaştı. Toplam yük elleçlemesi 190 milyon tonken, 460 milyon tona vardı.” diye konuştu.

“Bugün dünya ölçeğinde gemi inşa sanayisinde söz sahibi ülkelerden biriyiz”

Turhan, gemi inşa sanayisinde de devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını, yüksek katma değerli ürünleriyle çok stratejik bir faaliyet alanı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Ülkemiz ekonomisine döviz girdisi sağlamakta, savunma sanayimizin ihtiyaçlarına cevap vermekte ve teknolojik alt yapımızın gelişmesine çok ciddi katkıda sunmaktadır. Gemi inşa sanayinin emek yoğun niteliği ve oluşturduğu geniş faaliyet alanı, istihdamın artmasına da önemli katkılar sağlamaktadır. Çok şükür, bugün dünya ölçeğinde gemi inşa sanayisinde söz sahibi ülkelerden biriyiz. Bunda, tersaneciliğimizin önünü, sıkışmış olduğu Tuzla’dan tüm kıyılarımızı kapsayacak şekilde açmamızın rolü büyüktür. Yıllar içerisinde devletimizin yaptığı yatırımlar ve kapsamı genişletilen tasarım desteği, tersanelerin kira sürelerinin 49 yıla çıkarılarak, yatırımların önünün açılması, devlete ödedikleri kira bedelleri yerine hasılattan binde bir oranında pay alınması, ecrimisil ödeme zorunluluklarının kaldırılması, tersanelerimizin irtifak hakkı kurulan alanları teminat olarak gösterebilmesinin önü açılarak kredibilitelerinin yükselmesi, tersanelerimizin ÇED raporlarının ve imar planlarının onaylanması gibi önemli adımlar attık.”

Türk gemi inşa sanayisinin en son teknolojiyi kullanarak çevreye duyarlı gemiler inşa edebilen önemli bir sektör haline geldiğini aktaran Turhan, 81 tersanenin takdiri hak ettiğini belirtti.

Dünya pazarında söz sahibi olabilmek için Ar-Ge ve inovasyon konusunda gelişmeleri gerektiğini vurgulayan Turhan, “Bu çalışmaların en güzel örneklerinden biri bugün hizmete alınacak olan BOĞAÇAY 38 Hibrit Romorkörü’dür. Romorkörün diğer teknolojik özelliklerinin yanında dünyanın ilk AVD yani ileri seviye değişken sevk sistemine sahip olması oldukça önemlidir. Sanmar’ın bu başarısı elbette tesadüfi değildir. Sanmar, dünyada doğal gazla çalışan ilk römorkörü ve daha sonra da ilk otonom römorkörünü inşa eden öncü bir işletmedir. Bugün de bir ilki daha gerçekleştirerek ilk hidrolik hibrit römorkörü inşa etmek ülkemiz ve sektörümüz adına övünülecek bir durumdur.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın ilk Advanced Variable Drive teknolojisine sahip “Hidrolik Hibrit” römorkörü

Sanmar’ın Altınova Tersanesi’nde yapılan römorkör, Advanced Variable Drive teknolojisini römorköre entegre ederek inşa edildi.

Caterpillar Propulsion firması ile beraber geliştirilen bu inovasyon ile daha düşük emisyon değerlerine ve daha az yakıt tüketimine sahip olacak. ABS tarafından klaslanan ve Türk bayrağını dalgalandıracak römorkör, tamamen bilgisayarlı modelleme ile üretildi.

24 metre boyunda, 70 ton çekme gücünde ve kendi ekseni etrafında dönebilen pervane sistemine haiz olan BOĞAÇAY, saatte 2 bin 500 tonluk bir yangın söndürme kapasitesine sahip.

Sanmar Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Gürün, BOĞAÇAY 38’in Meksika’ya ihraç edileceğini bildirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sabancı Vakfı'nın kurulmasına öncülük ettiği ve ana destekçisi olduğu Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası'nın (TUGFO) 2021 yılı konserleri için hazırlıklar devam ediyor.

Sabancı Vakfı'ndan yapılan açıklamaya göre, her yıl Türkiye'nin pek çok ilinden seçilen genç müzisyenleri dinleyicilerle buluşturan orkestra, 14'üncü yılında da konser maratonuna hazırlanıyor.

Orkestranın kamp süreci Sabancı Üniversitesi'nde devam ediyor. Kamp süresince eğitim ve provalar, Şef Cem Mansur ile birlikte Amerikalı flüt sanatçısı ve eğitmen James Lyman ile Türkiye'nin başarılı keman ve viyola virtüözlerinden Atilla Aldemir tarafından yürütülüyor.

Salgın nedeniyle bu yıl yurt dışı konserleri planlamayan orkestra, Şef Cem Mansur yönetiminde 5-10 Ağustos'ta İstanbul'da üç, Bursa ve Balıkesir'de (Ayvalık) birer konser olmak üzere toplam beş konser verecek.

Orkestrasının repertuvarında bu yıl Rossini'nin İpek Merdiven Uvertürü (La Scala di Seta), Ravel'in "Le Tombeau de Couperin – Pvane pour une İnfante Défunte" ve Mendelssohn'in "İtalyan Senfonisi (no 4)" eserleri yer alıyor.

Her yıl 100'e yakın genç müzisyenin yer aldığı orkestraya bu yıl salgın önlemleri nedeniyle 44 genç müzisyen seçildi.

BURSA(AA) – Bursa’daki Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Karacabey Tarım İşletmesinde yetiştirilen şampiyon adayı safkan Arap atları, açık artırmayla satılıyor.

“Osmanlı payitahtı” Bursa’da 7 asır önce sarayın ve ordunun at ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Çiftlikat-ı Hümayun, 1926’dan sonra Karacabey Harası ve 1984’ten bu yana ise TİGEM Karacabey İşletmesi adıyla faaliyetini sürdürüyor.

Karacabey ile Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında yaklaşık 87 bin 500 dekar alanda bulunan tesiste, geçen yıl 90 tay açık artırmayla satılarak 7 milyon 300 bin lira gelir elde edildi. En yüksek bedelli satış geliri ise 560 bin lira ile 2 yaşındaki “Hasanım” isimli taydan sağlandı.

Bu yıl “elit” ve “koşu tayı” olmak üzere iki kategoride yapılacak satışlar için ilk açık artırma 27 Temmuz’da düzenlenecek. Yıl boyunca tesisteki satışlarda 103 tay görücüye çıkacak.

Taylar, özel ilgiyle adeta bebek gibi yetiştirilip, 1-2 yaşına geldiklerinde açık artırmayla satışa çıkarılıyor.

1932’den itibaren Arap atları yetiştirilen işletme, at yarışı sektörüne milyonlarca liralık değer katıyor.

“Gözümüz gibi bakıyoruz”

İşletmenin Atçılık Şefi Veteriner Hekim Ali Yağlıcı, AA muhabirine, işletmede yıllık ortalama 600 baş at bulunduğunu söyledi.

Yılda 130-135 tayın dünyaya geldiğinde belirten Yağlıcı, bunların büyük çoğunluğunu açık artırmayla sattıklarını dile getirdi.

Tay doğumlarının ocak ayında olduğunu anlatan Yağlıcı, “İlk ay anne sütüyle besleniyorlar. 6 aylık olana kadar annesinden ayrılmıyor. Dişi ve erkek taylar daha sonra farklı tavlalara ayrılıyor. 1 yaşına gelene kadar bakıyoruz. Daha sonra oluşturulan komisyonla koşu tayları olarak sınıflandırılıyorlar.” dedi.

Yağlıcı, son aşamada tayların 1-2 yaşlarında satışa sunulduğu ifade etti.

Satılan taylar 3 yaşına geldiğinde hipodromlarda koşmaya başlayınca ve yarış kazandıklarında çok heyecanlandıklarını vurgulayan Yağlıcı, şöyle konuştu:

“Atlarımızın tamamı bizim için çok kıymetli. Gözümüz gibi bakıyoruz. Hepsi bizim için birer şampiyon adayı. Elimizde camia tarafından kabul görmüş çok kıymetli soydan gelen aygırların yavruları var. ‘Baba Mevlüt’, ‘Özhaber’, ‘Sonalp’ ve ‘Berksoy’ bunlardan dikkat çekenleri. Her tayımıza biz şampiyon adayı olarak bakıyor, ona göre bakımlarını ve tüm ihtiyaçlarını eksiksiz, titizlikle yerine getiriyoruz.”