Uluabat Gölü'nde dizlerine kadar suya giren atların sırtında 'safari' keyfi

BURSA (AA) – Emekli astsubay, milli binici ve antrenör Metin Çakır’ın kurduğu atlı spor kulübünce Bursa’daki Uluabat Gölü’nün kıyısında dizlerine kadar suya girebilen atlarla yapılan gezintiler, ilgi görüyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında uzun süre görev yapıp emekliye ayrılan Çakır, kurduğu Nilüfer Atlı Spor Kulübü ile at sevgisini hem kendisi hem ziyaretçileri için canlı tutuyor.

Nilüfer ilçesi Akçalar Mahallesi’nde binicilik sporuyla uğraşanların antrenmanlarını yapabildiği ve ziyaretçilerin ata binebildiği tesisler, özellikle Uluabat Gölü Havzası’nda düzenlenen atlı gezinti turlarıyla öne çıkıyor. Yaklaşık 40 dakika süren ve ister tek başına ister grupla çıkılabilen “Atlı Safari Turu”nda ziyaretçiler, göl kıyısında atla gezintinin keyfini çıkarıyor.

Turun bir bölümünde atlarla yaklaşık 1 metre derinliğe kadar göl sularının içine giren biniciler, doğal yaşamı at üstünde gözlemleyip manzaranın tadına varıyor.

Grubun büyüklüğüne göre bir ya da iki rehberle çıkılan turlarda, özel eğitilmiş atlarla hem güvenli hem de eğlenceli vakit geçirilebiliyor.

Günlük turlarda yaş sınırı yok

AA muhabirine konuşan Metin Çakır, süvari birliğinde yaklaşık 20 yıl çalıştıktan sonra 2017’de emekli olduğunu söyledi.

Atçılıkla ilgisi ve bilgisinin buradan geldiğini bildiren Çakır, “Emekli olduktan sonra hep hayalim olan kendi çiftliğimi kurmaya başladım. Çok eğlenceli ve yorucu bir süreç, yaklaşık 2 yıl oldu çiftliği kurmaya başlayalı. Bu süreçte hep burada yatıp kalktım, her alana elim değdi. Buradaki her şeyde bir parmak izim var. Çok yorucu bir süreç ama azimli olup çalışırsanız çok keyifli oluyor.” dedi.

Çakır, her yaştan insanın kulüpte atlarla temas edebileceğini belirtti.

Çocukların atlara temas edebilmesi ve hayvan sevgisini tadabilmesi için günlük turlarda yaş sınırı bulunmadığını aktaran Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tesis içinde turlarımız var, safari turlarımız var, atlarla ormanlık alan içinden göle düzenlediğimiz. Burası göçmen kuşların da uğrak yeri. Ormanlık alan içinden doğayla baş başa at sırtında güzel bir tur yapıyorsunuz. Bu tur sırasında sizi göle sokuyoruz, biraz da ıslanıyorsunuz, atlarımız suyla oynamayı sevdiği için. Çok keyifli, çok eğlenceli bir tur oluyor. Profesyonel binicilik kulübü olmanın yanında bir sosyal yaşam alanıyız.”

“Binicilik eğitimini 7 yaşından itibaren herkese verebiliyoruz”

Metin Çakır, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında ara verdikleri yemek ve kahvaltı, at sırtında evlilik teklifi, düğün organizasyonu gibi etkinlikler de yaptıklarını anlattı.

Kulüp alanında 20’ye yakın at, keçi, tavuk, tavşan gibi hayvanların da bulunduğu bilgisini veren Çakır, şunları kaydetti:

“İnsanlar buraya binicilik eğitimi almak için veya sadece çiftlikte vakit geçirmek için de gelebilir. Her yaştan ziyaretçimize uygun atlarımız var. Atlara temas ederek şehrin stresinden kaçabilir, kurtulabilirler. Binicilik eğitimini 7 yaşından itibaren herkese verebiliyoruz. Biz aslında insanlara ata binmeyi değil, atçılık kültürünü öğretiyoruz. Ziyaretçilerimize ata nasıl bakacağından, atı nasıl eğiteceğine kadar her şeyi öğretiyoruz. Öğrencilerimiz çiftlikte sabahtan akşama kadar vakit geçirerek atçılık kültürüne dair her şeyi yaşayarak öğrenebiliyorlar. İngiliz, Arap ve Pony’den başlayan 7 farklı ırktan atımız var.”

Binicilik eğitimine devam eden 7 yaşındaki İpek Kılıçarslan ise atları çok sevdiği için bu sporu yaptığına değinerek, İstanbul’da düzenlenecek yarışlar için hazırlıklarını sürdürdüğünü dile getirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – Kuruluşunun 182’nci yılını kutlayan Jandarma Genel Komutanlığına bağlı trafik birimleri ile motosikletli trafik (Hızır) ve motosikletli asayiş (Huzur) timlerinde görev yapacak personel, Bursa’daki yerleşkede zorlu eğitimlerden geçiriliyor.

Osmangazi ilçesindeki Yunuseli Kışlası’nda 2 yıldır faaliyetini sürdüren Jandarma Trafik Okul Komutanlığındaki eğitimler, Anadolu Ajansı (AA) ekibince görüntülendi.

Kışlada, trafik, motosiklet güvenli ve ileri sürüş teknikleri, tehlikeli madde taşımacılığı denetimi, kaza araştırma, inceleme ve trafik eğitimcisi gibi kurslar veriliyor.

Trafik ihtisasına seçilen jandarma astsubaylarına yönelik kursa katılan personel, trafik mevzuatı, denetimi ve planlama esasları, alkol test cihazı kullanımı ve kalibrasyon ayarları, görüntülü radar hız tespit kayıt cihazının kullanımı, sürücü belgeleri ile tescil belgeleri sahteciliği, trafik kontrol uygulaması, dijital sayısal takograf, trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi ile kaza yeri inceleme ve bilirkişilik eğitimleri alıyor.

Motosiklet güvenli sürüş teorisi, pasif güvenlik, korumalı kıyafet ve önemi, ileri seviye görüş, yol tutuşu ve yolda konumlanma, güvenlik balonu, hız, vites, frenleme, sollama, viraj, risk alma biçimi ve yolculu sürüşü konularındaki eğitimler görsel materyallerle destekleniyor.

Kapalı alan hakimiyeti bölümünde ise kursa katılan personel, kışla içindeki pistlerde uzman eğiticiler tarafından binme, inme, fren, park etme, düşen motosikleti kaldırma, slalom yavaş sürüş, sekiz çizme ve dar alanda seri manevra, çember, kalan hız, artçılı fren, slalom, yavaş sürüş, artçılı artan slalom ve engelden kaçma konularında uygulamalı eğitime tabi tutuluyor.

Hızır ve Huzur timlerinin eğitimleri

Ayrıca, motosikletleriyle zorlu arazi şartlarında görev yapacak Hızır ve Huzur timlerine, kışladaki kros parkurunda aksiyon filmlerini aratmayan uygulamalı sürüş eğitimleri düzenleniyor.

Birlik dışı yol sürüş eğitimleri kapsamında da güvenlik ve hakimiyet, konumlanma, ayna kullanımı, cankurtaran bakış, tehlike algılaması ve yöntemi, planlama ve öngörü, vites kullanımı ve debriyaj kontrolü, hızlanma duygusu, fren kullanımı, yönlendirme ve sinyal kullanımı, dönüş, sollama, odaklanma ve konsantrasyon, yavaş sürüş, nezaket ve saygı konularında uygulamalı sürüş eğitimleri yapılıyor.

Eğitimler süresince personelin kurs becerileri ve tutumları gözlemlenerek kayıt altına alınıyor.

Okul Komutanlığının Trafik Bölüm Başkanı Jandarma Binbaşı Necati Okan, AA muhabirine, trafik birimlerinde görev alacak personele kara yollarındaki trafiğin denetimi ve düzenlenmesi, kazalara müdahale ve kaza incelemesi konularında eğitim verildiğini söyledi.

Okan, Genel Komutanlık bünyesinde kurulan Hızır ve Huzur timlerinin ise motosiklet güvenli ve ileri sürüş tekniği eğitimine tabi tutulduğunu ifade etti.

Jandarma Üsteğmen Ali Ak da jandarmanın sorumluluk alanındaki yerleşim birimlerinde asfalt ve stabilize yollar bulunduğunu anımsatarak, personele çeşitli zorluk dereceli yollarda yol sürüş eğitimleri verdiklerini söyledi.

BURSA(AA) – Eskiden ormancılıkla ve tarımla geçimini sağlayan Çökene köyü sakinleri, 1988 yılından itibaren kent merkezine göç etmeye başladı. Köy, 1994’ten sonra uzun süre boş kalması üzerine 2008’de statüsü iptal edilerek yakınındaki kırsal Bademli Mahallesi’ne bağlandı.

Sağlam birkaç yapının kaldığı yerleşim biriminde yaşam 2016’da yeniden başladı. Emekliye ayrıldıktan sonra köy özlemiyle geri dönenlerden oluşan 3 hanedeki 6 kişi, eski komşularının, akrabalarının da dönmesini, Çökene’nin güzel günlerine yeniden kavuşmasını istiyor.

Eski köy muhtarı 72 yaşındaki Hüseyin Kaya, AA muhabirine, 1988’den itibaren 28 yıl uzak kaldığı ve eşiyle 5 sene önce döndüğü Çökene’nin 450 yıllık geçmişe sahip olduğunu söyledi.

Köye 30-35 yıl önce bir cami yapıldığını belirten Kaya, “O zamanlar burada cıvıl cıvıl insanlar, 35-40 hane vardı. Köy susuz kaldı. Suyumuz yeterli olmadı. Jeoloji mühendisleri buradaki suyun içmeye elverişsiz olduğunu söylediler. Bir türlü bize yardımcı olamadılar. Ondan sonra köyün önü bir açıldı, tamamı Bursa’ya gitti.” dedi.

Kaya, eskiden halkın ormancılık, çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağladığını, öküzlerle çifte koşulduğunu, düvenle harman yapıldığını aktardı.

Sürekli yaşayan 3 hanenin dışında 4 hanenin de yazları Çökene’de, kışları Bursa’da oturduğunu dile getiren Kaya, şöyle konuştu:

“3 dönüm kadar bahçem var. Bahçemde soğan, patates, domates, kavun, karpuz, meyvelerim var. Üzüm bağından elma, armuda, çileğe kadar her şey var. Diğer ihtiyaçlar için haftada bir gün ilçeye gidiyorum. Pazar günleri de buraya bir satıcı geliyor, eğer çağırırsak. Evimi tekrar düzenledim. Şehirde bir evde ne varsa benim evimde de var. Birkaç keçim var, onları güdüyorum akşam oluyor. Tavuklarım da var. Sağlığım sıhhatim çok iyi. Burası tertemiz. Hiçbir sıkıntımız yok. Bizim ölümüz de dirimiz de burada artık.”

Kaya, buraya tekrar muhtarlık statüsü verilirse geri dönüşlerin artacağına inandığını vurguladı.

“Komşularımı, herkesi özlüyorum”

Eşi Fadime Kaya (60) da köyde en çok komşu özlemi çektiğini ifade etti.

Eskiden köyün komşularıyla daha güzel olduğunu dile getiren Kaya, “Bursa’da yaşarken buraya gelip köy cemiyeti yapıyorduk. O zamanlarda da ‘Bu köyün insanları, o cıvıl cıvıl sesleri nereye gitti’ diye oturup ağlıyordum. O eski halini, o cıvıl cıvıl komşularımı, herkesi özlüyorum. İnşallah dönenler olur.” ifadelerini kullandı.

Yaşar Doğan (57) ise bölgede su az olduğu için tarım ve hayvancılığın pek gelişmediğini, bahçesinde soğan, patates yetiştirdiğini, arılarına baktığını anlattı.