Uluslararası Damla Gönüllüleri “Diyarbakır anneleri”ni ziyaret etti

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemine destek ziyaretleri devam ediyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün ev sahipliğinde Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneğinin her yıl düzenlediği Damla Ekspresi kapsamında gönüllüler ve gönüllülerin anneleri, HDP İl Başkanlığı önünde evlatları kavuşmak için 150 gündür nöbet tutan aileleri ziyaret etti.

20 ilden 18 anne ve 22 gönüllü gencin ziyaretinde anneler ve gönüllüler gözyaşlarına hakim olamadı.

Gönüllüler beraberlerinde getirdikleri yiyecekleri annelere ikram etti.

– "Bu illeti bu beraberlikle yok edeceğiz"

Gönüllülerden Şevval Ceyhan yaptığı açıklamada, çok duygusal anlar yaşadıklarını söyledi.

"Olabildiğince metanetli kalmaya çalışıyoruz. Annelerimizde gördüğümüz o güçlülüğü, metaneti biz de yaşıyoruz." ifadelerini kullanan Ceyhan, şunları kaydetti:

"Onlardan güç aldık. Burada çok güçlü bir millete sahip olduğumuzun farkına vardım. Başımızdaki bu illeti bu güçlülükle atacağımızdan eminim. Burada nasıl üzüntülerini paylaştı isek inşallah sevinçlerini de onlarla birlikte paylaşacağız. Hep beraberiz, birlikteyiz. Bu illeti beraberlikle yok edeceğiz."

– "Dik duruşu gösterdikleri için sonsuz gurur duyuyoruz"

Gönüllü İlknur Barut da duygularını anlatacak kelime bulamadığını ifade ederek, "Her zaman için yanlarındayız onlara destek olmak için geldik. Böyle bir hareketi başlattıkları ve dik duruş gösterdikleri için gurur duyuyoruz." dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR (AA) – Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019’da başlattığı oturma eylemi 663. gününde sürüyor.

İstanbul’dan 7 yıl önce kandırılarak dağa götürülen oğlu Arafat için Bingöl’den gelen Ahmet Bayram da oturma eylemine dahil oldu.

Baba Bayram, Bingöl’ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünden geldiğini söyledi.

Evladının bir lokantada çalıştığını ve yıllardır oğlundan haber alamadığını kaydeden Bayram, “Oğlum Ümraniye’de HDP tarafından kaçırıldı. İstanbul’da onlara yalvardım ama çare etmedi, bana oğlumu vermediler.” diye konuştu.

Oğlunu bulmak için her yıl HDP binasına gittiğini ancak sonuç alamadığını dile getiren Bayram, evladına güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.

Bu arada, oturma eylemini sürdüren ailelere, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Eyyüp Kadir İnan ve bir grup partili ile Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Korkmazcan ziyarette bulunarak, desteklerini iletti.

ANKARA (AA) – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin tarafından hazırlanan iddianamede, HDP tarafından örgütün dağ kadrosuna gönderildiği belirtilenlerin bazılarına ilişkin isim, kod adı, katılım yılı ve katılım yerini gösteren tabloya yer verildi.

Söz konusu tabloda, adı geçen örgüt mensuplarının PKK’ya katılım yeri olarak HDP il ve ilçe başkanlıklarının gösterilmesi dikkati çekti.

İddianamede, HDP’nin Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 3 Eylül 2019’da başlatılan evlat nöbetindeki ailelerin beyanları da yer aldı. Aileler, evlatlarının HDP aracılığıyla örgüte katıldığını anlattı.

Bu kapsamda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesine yer verilen Hatice Ay, oğlunun 2015 yılında terör örgütü PKK’ya katıldığını bildirdi.

Oğlunun sabah saatlerinde arkadaşlarının yanına gittiğini söyleyerek evden ayrıldığını anlatan Ay, “Akşam saatlerinde kapı çalındı, isimlerini bilmediğim arkadaşlarından birkaçı gelerek, oğlumu ve yanında Recep isimli kişiyi dağa, örgüte teslim etmek üzere öncelikle Bağlar HDP İlçe binasına götürdüklerini sonrasında Sur ilçesi tarafında bulunan Özgür Yurttaş Derneğine götürdüklerini söylediler.” dedi.

Diyarbakır annelerinden Gülbahar Teker de 2014 yılında Batman’a kaybolan oğlunu aramak için gittiğinde tanımadığı bir numara üzerinden kendisine ulaşan çocuğunun, “Batman HDP’liler beni kaçırdı, kurtarın.” şeklinde mesaj geldiğini bildirdi.

Diyarbakır HDP il binası önünde başlatılan eyleme kendisinin de katıldığını aktaran Teker, “Oğlumun HDP tarafından kandırılarak veya zorla PKK terör örgütüne götürüldüğünden eminim.” ifadelerini kullandı.

“Kızım Elazığ HDP il binasına gidip oradan terör örgütüne götürülmüştür”

Songül Demir de kızının terör örgütüne katıldığında henüz 15 yaşında olduğuna işaret ederek, “Kızım Elazığ HDP il binasına gidip oradan terör örgütüne eleman kazandıran şahıslar vasıtasıyla terör örgütünün Tunceli kırsal kadrosuna götürülmüştür. Kızım 2017 yılı Mayıs ayında kendi isteğiyle terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olmuş, terör örgütü ile ilgili tüm bildiklerini emniyet ve jandarmaya anlatmıştır. Ben bizim gibi çocuğu kandırılarak terör örgütüne kaçırılan ailelerin Diyarbakır HDP il binası önünde oturma eylemi yaptığını duymam üzerine oğlumla beraber gittik ve oturma eylemine destek verdik.” dedi.

“HDP binasında beyni yıkandı, örgüte katıldı”

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren Emine Üstek, oğlunun 2015’te kaybolduğunu, HDP binasında zorla tutulmasının akabinde bölücü örgüte katıldığını anlattı.

Üstek, “Oğlumun kayıp olduğu tarihten itibaren hiçbir şekilde bilgi alamadım. Oğlum, HDP binasında zorla tutulup beyni yıkanarak, Şırnak HDP’Iiler tarafından kandırılarak devletimizi bölmeye çalışan PKK terör örgütüne katıldı.” şeklinde beyanda bulundu.

Kübar Ötken ise oğlunun ablası ile alışverişe çıktığını, “Sen dükkanda bekle, ben yeşil kartımı çıkartıp geleceğim.” dedikten sonra geri dönmediğini aktardı.

Bunun üzerine emniyete bilgi verdiklerini, oradan Yüksekova HDP ilçe binasına oğlunu sormaya gittiğini vurgulayan Ötken, “Orada bulunanlardan birisi bana, ‘Oğlun bize katıldı, bizdedir.’ dedi. Benim oğlumu Yüksekova HDP binasından dağa, PKK’ya gönderdiler.” dedi.

Latife Ödümlü de HDP’lilerce oğluna otobüs bileti alındığını, örgüte katılmak üzere Irak’a götürüldüğünü aktararak, “Soy ismini bilmediğim Murat isimli otobüs şoförü bana, HDP’lilerce otobüs biletinin alındığını ve onların getirdiğini bana söyledi. Oğlumun HDP içinde faaliyet gösteren kişiler tarafından kandırılıp dağa götürüldüğünü biliyorum.” şeklinde ifade verdi.