Pts. Eyl 23rd, 2019

UNESCO Yürütme Kurulu Üyesi Ülkeler Milli Komisyonları İstişare Toplantısı

İSTANBUL (AA) – Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, "Bir ülkenin kültürel mirasını tahrip ederseniz, o ülkenin benliğini de yok etmiş olursunuz. Bunu çok iyi bilen terör örgütlerine karşı bu amansız mücadeleyi vermek için UNESCO'muza ve bu masanın etrafındaki temsilcilerimize çok önemli görevler düşüyor. Türkiye olarak bu mirasa sahip çıkma noktasında çabalarımızı aynı kararlılıkla, heyecanla ve samimiyetle devam ettireceğiz." dedi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu (UTMK) tarafından düzenlenen "UNESCO Yürütme Kurulu Üyesi Ülkeler Milli Komisyonları İstişare Toplantısı"nda konuşan Kıran, toplantının UNESCO'nun reform sürecine değerli katkılar sağlayacağını yürekten inandığını, bu sürece Türkiye olarak aktif katkılar verdiklerini ifade etti.

Kıran, UNESCO'nun gelecek hedeflerini, dünya tarihini, medeniyetleri, hoşgörüyü ve barışı konuşurken bu platforma önemli katkılar sunan yakın zamanda trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun'u rahmetle yad etti.

Dünyanın çok önemli sınamalardan geçtiğine dikkati çeken Kıran, dünyada bir yandan aşırıcı akımlar, yeni karşılaşılan sorunlar, çözümü son derece çetrefilli olan sınamalar, krizler, etrafı saran ateş çemberi, bir yandan da savaşların, kıtlıkların, açlıkların ve son derece negatif bir gündemin yaşandığı dönemde UNESCO'nun çalışmalarının çok daha önemli hale geldiğini vurguladı.

"Çatışmaları önlemek" ve "bu zehirleri ortadan kaldırmak" için en etkili panzehirin kültürel miras olduğunu belirten Kıran, "Çünkü kültür birleştiricidir, özümseyicidir, bir araya getirendir. Kültürel miraslarımız bu masa etrafında bulunan her bir ülkenin son derece kıymetli, insanlık için ortak bir hazine olan kültür mirasları var. Türkiye olarak bugün UNESCO'da 18 eserimizle kültürel miras listesinde yer almaktan onur uyuyoruz." diye konuştu.

– "Kültürel hazinelerimize hep birlikte sahip çıkmalıyız"

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, bunun çok daha ötesinde somut olmayan kültürel mirasların olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehirlerimizin UNESCO bünyesindeki platformlarda son derece önemli bir temsili var ve bunu artırabilmek için çalışmalarını değerlendiriyoruz. Çünkü şuna inanıyoruz. Şehirler bir araya gelirse ülkeler de bir araya gelir. Şehirlerin bugün İstanbul'un sahibi olduğu UNESCO listesinde bulunan tarihi yarım adamız. Urfa'da Göbeklitepe. Efesimiz, Hattuşamız, Boğazköyümüz. Bunların her biri sadece Türkiye'nin değil, insanlığa bahşedilen çok kıymetli hazineleridir. Tıpkı sizlerin ülkelerinin sahip olduğu miraslar gibi. O yüzden Göbeklitepe'yi anlamadan dünya tarihini anlamak mümkün değildir. Tarihi yarımadanın ihtiva ettiği önemi anlamadan dünya tarihinin ne yönde seyredeceğini anlamak mümkün değildir. O yüzden bu kültürel hazinelerimize hep birlikte sahip çıkmak durumundayız."

Terör örgütlerinin veya herhangi bir ülkeye savaş açmak isteyen ülkenin, başka bir ülkeyi çıkmaza sürüklemek için kültürel mirasını tahrip ettiğine dikkati çeken Kıran, "Çünkü bir ülkenin kültürel mirasını tahrip ederseniz, o ülkenin benliğini de yok etmiş olursunuz. Bunu çok iyi bilen terör örgütlerine karşı bu amansız mücadeleyi vermek için UNESCO'muza ve bu masanın etrafındaki temsilcilerimize çok önemli görevler düşüyor. Türkiye olarak bu mirasa sahip çıkma noktasında çabalarımızı aynı kararlılıkla, heyecanla ve samimiyetle devam ettireceğiz. Bu çabalarımızı taçlandırmak için de özellikle 70. yılını idrak ettiğimiz UNESCO Türkiye Milli Komisyonumuz'un çalışmalarına da hız kazandırmış durumdayız. UNECO'yu bugünün koşullarına ve insanlığın ihtiyaçlarına göre reforme etmediğimiz takdirde insanlık için en önemli umut kaynaklarından birini de heba edeceğimiz düşünüyoruz. O yüzden her zaman bu öncü ve aktif çabalarımızı devam ettireceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Kıran, bu yıl gerçekleştirilecek UNESCO Genel Konferansı'nın da çok önemli bir milat olacağına inandıklarını dile getirerek, bu miladı gerçekleştirmek, kararlılığı bir kez daha sergilemek için konferans başkanlığına adaylığını ilan eden UNESCO Daimi Temsilcisi Altay Cengizer için temsilcilerden destek istedi.

– "Bütün ülkeler eğitimin, niteliğinin ve kalitesinin farkında"

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Safran da 15 kişiden oluşan UNESCO Türkiye Milli Komisyonunda Mili Eğitim Bakanlığının 2 temsilcisi bulunduğunu ve bakanlığın milli komisyona her türlü desteği verdiğini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 17. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin dördüncüsü olan "kapsayıcı, eşit ve kaliteli eğitimi sağlamak ve herkes için hayat boyu öğrenme imkanlarını geliştirmek hedefinin, UNESCO tarafından da merkeze alındığını hatırlatan Safran, "Aslında dünyadaki bütün ülkeler eğitimin, eğitimin niteliğinin, eğitimin kalitesinin farkında, farkında olmayan hiçbir ülke olduğuna inanmıyorum. Ama hedeflere ulaşma noktasında uyguladığımız yöntem ve tekniklerin bazen bizi şaşırtıcı sonuçlarla karşı karşıya bıraktığını söyleyebiliriz." diye konuştu.

Safran, Milli Eğitim Bakanlığının UNESCO'nun eğitim konusundaki sayfasından her zaman yararlandığını belirterek, "2030 hedeflerine odaklandığımızı ve 2030 hedeflerinden istifade ederek, bakanlığın bir vizyon belgesi oluşturduğunu belirtmek istiyorum. 2030 hedefleri Milli Eğitim Bakanlığının ilham aldığı, etkilendiği ve faydalandığı hedefler zinciridir." dedi.

UNESCO'nun altındaki birimlerin, UNESCO'nun hedefleri doğrultusunda komite ve komisyonlar aracılığıyla ülkenin kılcal damarlarına inebilecek kadar çalışma ve faaliyetlerini sürdürdüğünü anlatan Safran, UNESCO ve Milli Eğitim Bakanlığının iç içe çalıştığını belirtti.

Safran, son birkaç aydır bakanlığın, Milli Komisyonun Eğitim ve Somut Olmayan Kültürel Miras komiteleri işbirliğiyle öğretmenlere hikaye ve masal eğiticilerin eğitimi kursu düzenlediğini ve programa önemli oranda talep olduğunu söyledi.

– "UNESCO, insanlığın vicdanı ve ümididir"

UTMK Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz da UNESCO'nun İkinci Dünya Savaşı sonrasında barış toplumları yaratmak ve yeryüzünde barışı sürdürülebilir kılmak amacıyla kurulduğunu anımsattı.

UNESCO'nun 21. yüzyılın etkin, güçlü ve kapsayıcı yapılanmasını gerçekleştirmeyi hedeflediğini Oğuz, şöyle konuştu:

"Hor kullanımından dolayı yorgun gezegenimizin gelecek kuşakların da yaşamaya devam edeceği bir şekilde korunması en temel hedef haline gelmiştir. Başta kuzey-güney uçurumu olmak üzere dünyanın pek çok yerinde refah toplumları yaratmakta hala uzağız. Okuryazarlık konusunda çok iyi bir ilerleme gerçekleştirdik ama nitelikli eğitim programlarına henüz erişebilmiş değiliz. Dünyanın bilinçsiz ve hor kullanımı, tatlı su kaynaklarının azalması, iklim dengesinin bozulması, eriyen buzullar, çevre kirliliği, nesli tükenen hayvanlar ve bitkiler başta olmak üzere gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğumuzu bugün daha da arttırmış. Dünyanın pek çok yerinde açlık ve yoksulluk hat safhada iken silahlanmaya ayrılan bütçelerin yüksekliği kaygı vericidir. UNESCO, Birleşmiş Milletler'in eğitim, bilim ve kültür kurumu olarak bu konularda insanlığın vicdanı ve ümididir.

UTMK Önceki Başkanı Prof. Dr. Nabi Avcı ise dünyanın bütün kültürlerine eşit mesafede olma idealini yaşatan UNESCO'nun bu toplantısının, İspanya'dan kaçan Musevilere, Polonya'dan kaçan göçmenlere, Nazi baskısından kaçan bilim adamlarına, sanatçılara, yazarlara, Bolşevik Devriminden kaçan Rusların, bugün de Afganistan, Irak ve Suriye'dan savaş ve terör nedeniyle kaçan sığınmacılara ev sahipliği yapan bir şehir olan İstanbul'da yapılmasını çok anlamlı bulduğunu ifade etti.

– "Ortaklıkları geliştirmek istiyoruz"

UNESCO Dönüşüm Destek Birimi Başkanı Charaf Ahmimed ise UNESCO'nun stratejik dönüşümüne ilişkin bilgi verdiği konuşmasında, sürecin Nisan 2018'den itibaren süreç başladığını, ana hedeflerden birinin BM'nin 2030 gündemini gerçekleştirmek olduğunu belirtti.

BM'nin yapı ve süreçleriyle ilgili bir reform başlatıldığını hatırlatan Ahmimed, "Büyük kapsamlı zirveler ve etkinlikler eylülde yapılacak. Buradaki kararların, uluslararası çok taraflı sistem ve UNESCO üzerinde etkisi olacak. UNESCO, büyük zorlukların üzerinden gelme noktasında önemli bir role sahip. UNESCO, eğitimde kız çocukların yer alması konusunda, uluslararası normatif çalışmalarda, bilimsel alandaki etik ve yapay zeka çalışmalarına ilişkin etikte ve ulusal kültür mirasının korunmasına önemli rol üstleniyor. Ortaklıkları geliştirmek istiyoruz." diye konuştu.

Açılışın ardından aile fotoğrafı çekildi.

Üç oturum yapılacak toplantıda, UNESCO program, liste, ağ ve yönetişimde milli komisyonların rollerinin tartışılması, yürütme kurulu üyeliği sürecinde edinilmiş deneyimlerin paylaşılması, UNESCO bünyesinde gerçekleştirilen genel ve bölgesel toplantılarda elde edinilen sonuçlar doğrultusunda milli komisyonların tanımlanmış rolleri dikkate alınarak, yürütme kurulunda yer alan ülkelerin milli komisyonlarının katkılarının neler olacağının tartışılması amaçlanıyor.