Üretici kırsal kalkınma destekleriyle güçleniyor

ANKARA(AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “2021 sonuna kadar ise yatırım aşamasında olan 3 bin 422 projeden bu yıl içerisinde tamamlanacak olanlara 2,1 milyar lira hibe ödemesi gerçekleştirilmesi hedefleniyor.” dedi.

Bakan Pakdemirli, AA muhabirine, tarımsal desteklere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Tarımdaki tüm gelişmelerin arkasında üreticiye ve yatırımcıya verilen desteklerin büyük rolü olduğuna işaret eden Pakdemirli, 2002 öncesinde tarımsal desteklerin neredeyse olmadığını ve birkaç müdahale alımı yapıldığını söyledi.

Pakdemirli, 2002 sonrasında ise artan destekler ve sınırlı müdahale alımı bulunurken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında hem desteklerde artışı hem de etkin müdahale alımlarını birlikte uyguladıklarını bildirdi.

Bakan Pakdemirli, nakdi desteklerin yanı sıra müdahale alımları, altyapı yatırımları, düşük faizli krediler gibi birçok alanda üreticilere destek verildiğini anlattı.

Bakanlık olarak tarımda verimliğin artırılması ve üretimin doğru yönlendirilmesi için ellerindeki en önemli araçlardan birisinin tarımsal destekler olduğunu vurgulayan Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Son 3 yılda tarımsal destek miktarını yüzde 65 artırarak 24 milyar liraya çıkardık. Desteklere yeni konuları dahil ederken, bazı önemli destek kalemlerinde de ciddi artışlar sağladık. Son 18 yılda tarımsal destek miktarında 12 katlık rekor artış gerçekleştirdik. 2002 yılında 1,8 milyar lira olan tarımsal destek miktarını, 2020’de 22 milyar liraya yükselttik. 2018-2020 döneminde ise 51,6 milyar lira destek ödemesi yaptık. Üretici dostu politikalarla alım fiyatlarını belirledik.”

Kırsal kalkınma desteklerine ilişkin bilgi veren Pakdemirli, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından 2017 yılında uygulanmaya başlanan ve 2023 yılı sonuna kadar devam edecek olan IPARD II Programı kapsamında, hayvancılık, et, süt, su ürünleri ve meyve sebze işleme ile kırsalda ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi sektörlerinden bugüne kadar 5.5 milyar lira yatırım tutarına sahip 5 bin 711 projeye toplam 2,5 milyar lira hibe ödemesi yapıldığını belirtti.

Program çerçevesinde 2020 yılında salgının ortaya çıkardığı tüm olumsuz koşullara rağmen yoğun bir çalışmayla yaklaşık 1 milyar lira hibe ödemesi gerçekleştirildiğine işaret eden Pakdemirli, “2021 yılında önceki yıllara kıyasla en yüksek ilk çeyrek ödeme performansı gerçekleştirildi ve mayıs ayı sonu itibarıyla 577 milyon lira hibe ödemesi yapıldı. 2021 yılı sonuna kadar ise yatırım aşamasında olan 3 bin 422 projeden bu yıl içerisinde tamamlanacak olanlara 2,1 milyar lira hibe ödemesi gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Bu hibe desteği ile kırsal alanlarımızda yaklaşık 4,5 milyar lira tutarında yatırım yapılacak olup, 10 bin yeni istihdam imkanı oluşturulacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl çıkılan ve bütçesi 195 milyon avroya yükseltilen 10. Başvuru Çağrısı kapsamında sunulan 1940 projenin değerlendirmesinin devam ettiğini ve uygun bulunan yatırımlarla sözleşme imzalanacağını aktaran Pakdemirli, “Bu sayede desteklenecek proje sayısı ve 2023 sonuna kadar yapılacak ödeme miktarı artacak, yeni istihdam imkanları oluşacaktır.” dedi.

“Suyu etkin kullanmak için 150 milyon lira hibe”

Pakdemirli, bu yıl Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı kapsamında 925 ekonomik yatırım projesine 888 milyon lira, 2 bin 351 altyapı yatırım projesine ise 196 milyon lira olmak üzere 1,1 milyar lirası hibe olarak toplam 2,3 milyar liralık yatırım yapılacağını aktararak, “Toplam 3 bin 456 kırsal kalkınma projesiyle 9 bin 824 kişi için istihdam yaratılacak.” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, kırsal kalkınma yatırımları kapsamında suyu daha etkin kullanmak için bu yıl 150 milyon lira hibe ile çiftçilerin projelerini destekleyeceklerini bildirdi.

Lisanslı depoculuk alanında da destek sağladıklarını anımsatan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Lisanslı depolara, lisanslı depoculuk desteklemelerinin başladığı 2014 yılından 2017’ye kadar 28,5 milyon lira, 2018-2021 yıllarında ise 235,8 milyon lira kira desteği ödenmiştir. Lisanslı depolara toplam ödenen destek miktarı 264,3 milyon liradır. Ayrıca 2019 yılından itibaren ürünlerini lisanslı depolarda muhafaza eden üreticilere ilave kira, nakliye ve analiz ücreti desteği olarak bugüne kadar 83 bin 929 üreticiye 116,7 milyon lira destek ödemesi yapılmıştır.”

Pakdemirli, Kırsal Kalkınmada Uzman Eller Projesi’nin de pilot olarak İzmir, Düzce, Mardin ve Amasya’da uygulandığını ve 2020 yılında hibe sözleşmesini imzalayan ve proje işlemlerini tamamlayan 98 proje sahibine 9,7 milyon lira hibe desteği ödemesi yapıldığını, 11,9 milyon lira tutarında yatırımın faaliyete geçmesinin sağlandığını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği ve kuraklığın olumsuz etkilerini azaltmak üzere tarımda su kullanımı yeniden düzenleniyor.

Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıdının olduğu havzaları belirleyen bakanlık, buralarda su tüketimi yüksek mısır gibi ürünler yerine, su tüketimi az olan bitkileri yaygınlaştıracak tedbirler aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 1’inci Su Şurası kapsamında gerçekleştirilen çalışma grubu toplantılarında tarımsal sulamada yeni destek ve yöntemler önerildiğini bildirdi.

Sulama sistemlerinin modernizasyonuna ağırlık verilerek, “suya göre tarım” yapılacağını vurgulayan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“İklim değişikliği ve kuraklık koşullarını dikkate alarak su tasarrufu sağlayan modern sulama sistem ve yöntemlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalara hız verdik. Yeraltı su kullanımını azaltmaya ve daha az su tüketen bitkilerin üretimini artırmaya yönelik destekleme modelleri oluşturuluyor. Su ihtiyacı fazla olan havzalarda, yüksek su tüketen ürünlerin ekiminden kaçınmak gerek. Yörelerin iklimsel koşullarına uygun, daha az su tüketen ürünler teşvik edilecek.”

Teknoloji ve inovasyon önceliği

Pakdemirli, sulama suyunda tasarruf tedbirlerini almaya devam ettiklerine dikkati çekerek, “Tarla içi geliştirme hizmetlerinin yerine getirilmesi gibi sulama açısından önemli altyapı çalışmalarının tamamlanması ve kapalı sulama sistemlerine geçişle birlikte sulama suyunda çok yüksek düzeyde tasarruf sağlanacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Arazi toplulaştırma projelerinin sulama projeleriyle uyumlu şekilde yapılmasına devam edilmesi gibi uygulamaların da su verimliliğini artıracağına dikkati çeken Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Borulu sistemler ve bu sistemlerle tasarlanan proje alanlarında yağmurlama ve damla sulama yöntemlerinin uygulanması daha fazla alanın sulanmasına imkan sağlayacak ve ilave sulanan alanlarla ulusal ekonomiye daha fazla katkı sunulacak. Atmosfer-toprak-bitki ilişkilerini devamlı izleyerek çiftçiye sulama konusunda bildirimde bulunan akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması için çalışmalar yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde tarımda suyun etkin kullanımına yönelik sulama yönetimi teknolojilerine öncelik verilecek. Teknoloji ve inovasyona ne kadar öncelik verirsek geleceğimizi garanti altına alacak adımları süratle atmış oluruz. Güçlü tarımsal Ar-Ge altyapımızla tarım konusunda imza projeler oluşturacağız. Teknolojiyi kullanarak, verimlilik artırıcı önlemleri alıp, vatanımızın suyuna sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

Bakanlık, daha önce su kısıdı olan tarım havzalarında damla sulama yapmayan dane mısır üreticilerine fark ödemesi desteği verilmeyeceğini, buna karşılık bu havzalarda daha az su tüketen mercimek veya nohut yetiştiren çiftçilere ilave yüzde 50 fark ödemesi desteği, yem bezelyesi, fiğ, Macar fiği, burçak ve mürdümük eken çiftçilere ise ilave yüzde 50 yem bitkileri üretim desteği ödeneceğini açıklamıştı.

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yazılı açıklamasında, Türkiye’nin son 19 yılda, geçmiş 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın bir buçuk katını yaparak 5,4 milyar fidanı toprakla buluşturduğunu bildirdi.

Mümkün olan en kısa sürede yanan alanların yeniden yeşillendirileceğini vurgulayan Pakdemirli, “Anayasa’nın 169’uncu maddesi, ‘Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.’ der. Bu madde uyarınca, yanan alanlar tekrar ağaçlandırılır ve başka amaçla kullanılmaz. Bu konuda kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ağaçlandırmada arazi yapısına göre 3 yöntem uygulanacak”

Bakan Pakdemirli, yanan alanların 3 yöntemle yeniden yeşillendirileceğine işaret ederek, planlamaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Yangınlar soğutulduktan sonra yanan odun emvali sahadan çıkarılacaktır. Ardından detaylı bir arazi etüdü yapılacak ve bu alanların hangi yöntemlerle yeşillendirileceği netleşecek. Ağaçlandırma, doğal bitki örtüsüyle uyumlu olacak. Ağaçlandırmada arazi yapısına göre 3 yöntem uygulanacak. Birincisi, özellikle yangın öncesinde yoğun olarak maki bitki formasyonunda yer alan bitki türlerinin var olduğu bir kısım taşlık, kayalık alanlar doğal haline bırakılacak ve bu alanların doğal haliyle kendini yenilemesi beklenecek. Önümüzdeki ilkbahar aylarında bu alanlardaki bitkilerin yeni sürgünler verdiğini hep birlikte göreceğiz inşallah. İkinci yöntemde, yangın öncesi yeterli tohuma sahip ağaçların var olduğu alanlarda saha temizliğine müteakip bu tohumların çimlenmesi beklenecek, çimlenme sonucunda elde edilen fidanlar ile bu alanların da yeşillendirilmesi sağlanmış olacak. Üçüncü yöntemde ise doğal haline bırakılsa da eski haline kavuşamayacak alanlar da saha etüdünden hemen sonra fidan dikimi için hazırlanacak ve ilk yağmurların ardından hızlıca fidan dikimine başlanacak. Bu dikimlerin de kasım ayının ikinci haftasından itibaren başlamasını öngörüyoruz. Geleceğe Nefes Kampanyası ile her vatandaşımız için 3 fidan olacak şekilde toplam 252 milyon fidanı yıl bitmeden dikeceğiz.”

Türkiye’nin yanan alanlar başta olmak üzere, yapılacak bütün ağaçlandırma ve erozyonla mücadele faaliyetleri için 500 milyon adet fidan üretim kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Pakdemirli, “Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış 137 adet orman fidanlığında her yıl ortalama 300 milyon adet fidan üretimi yapılmaktadır. 2021 yılı için de fidanlıklarımızda dikilmeye hazır 273 milyon adet fidanımız mevcuttur. Ayrıca tohum stok merkezlerimizde de yaklaşık 3 milyar tohumumuz vardır.” ifadelerini kullandı.

“Meyveli orman ağacı türleri ile de ağaçlandırma yapılacak”

Pakdemirli, yanan alanların 3-5 yıl içinde tamamen yeşil bir örtüye dönüşmesinin sağlanacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Yeni yapılacak ağaçlandırmalarda ıslah edilmiş bireylerden elde edilmiş nitelikli tohumlardan üretilen fidanlar kullanılacak. Geçmişte kızılçam ağaçlarının 40-50 yılda geldiği çap ve boy miktarına 25-30 yıl gibi daha kısa bir sürede ulaşması sağlanacak. Yangınlarda sadece bitkiler yok olmadı, yaban hayatı da olumsuz etkilendi. Buralarda yapılacak ağaçlandırmada yeni ormanlar oluştururken yaban hayatı da düşünülerek meyveli orman ağacı türleriyle de ağaçlandırma yapılacak.”

Akdeniz ekosisteminin kendi doğal yapısı gereği yanan bölgelerde kızılçam ormanları ve maki bitki formasyonundaki ağaçların olduğunu anımsatan Pakdemirli, yeni ormanlar kurulurken türlerin değiştirilmeyeceğini ancak tamamı kızılçam ağaçlarıyla da ağaçlandırılmayacağını bildirdi.

Pakdemirli, yeni alanlarda yapılacak ağaçlandırmalarda asgari yüzde 30 oranında yangına dirençli, aylantus, keçiboynuzu, gladiçya, dişbudak, defne, alıç, meşe gibi yapraklı orman ağacı türleri de kullanılacağına dikkati çekerek, “Yapılacak yeni ağaçlandırmalarda yangın emniyet şeritleri oluşturulacak. Bu şeritler daha da geniş tutularak gerektiğinde 60-80 metreye kadar çıkarılacak. Bu şeritler etrafında da bantlar halinde servi gibi yangına dirençli türlerle ağaçlandırma yapılacak.” değerlendirmesinde bulundu.