Üreticilere yüzde 75 hibe desteğiyle 6 bin 100 ton tohum dağıtıldı

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında üreticilere, 21 ilde yüzde 75 hibe desteğiyle toplam 6 bin 100 ton buğday, arpa, mercimek, kuru fasulye, mısır, ayçiçeği, çeltik tohumu dağıttı.

Bakanlık, salgın nedeniyle yaz dönemi ekilişlerinde kesinti olmaması ve tüm işlenebilir arazilerde ekimlerin yapılabilmesi amacıyla Bitkisel Üretimin Geliştirilmesi Projesi kapsamında 21 ilde Yazlık Ekiliş Programı başlatmıştı.

Programla öncelikli olarak Türkiye için stratejik öneme sahip ve arz açığı olan ürünlerde rekolte artışı sağlanabilmesi, aynı zamanda üreticilerin bu dönemde arazilerinde üretime yönlendirilmesi amaçlandı.

AA muhabirinin Bakanlıktan edindiği bilgiye göre, program çerçevesinde 350 bin dekar alandaki topraklar tohumla buluştu.

Kısıtlı zaman içinde 21 ilde üreticilere toplam 6 bin 100 ton buğday, arpa, mercimek, kuru fasulye, mısır, ayçiçeği, çeltik tohumları yüzde 75 hibeyle dağıtıldı.

Üreticiden yoğun ilgi gören Yazlık Ekiliş Programı’nın, ülke genelinde uygulanması için çalışmalar yürütülüyor. Ayrıca, 81 ilde sertifikalı tohum destekleri de devam ediyor.

“Hibe desteği çiftçimizi üretime teşvik etti”

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, AA muhabirine, tarımsal desteklerin üretimin devamlılığı için çok önemli olduğunu söyledi.

Akcan, “Tohum için verilen yüzde 75 hibe desteği özellikle bu dönemde üretimin artmasına katkı sağladı. Hibe desteği çiftçimizin tarlaya gidip üretim yapmasını teşvik etti.” dedi.

Desteklerin üreticilerin girdi maliyetlerini aşağı çektiğini belirten Akcan, şunları kaydetti:

“Söz konusu yüzde 75 hibe desteği sadece tohumda değil, diğer girdilerde de verilmeli. Desteklerin üreticiye çok faydası olacaktır. Salgın sürecinde verilen desteklerle birlikte yerli tohum kullanım oranı da arttı. Çiftçilerimiz bu sayede yerli tohumların en az ithal tohumlar kadar verimli olduğunu daha iyi anladı.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA(AA) – Firmanın çeşitli illerde sözleşmeli olarak ürettirdiği sebze, yem ve tarla bitkisi tohumları, şirketin Konya’daki tesislerinde işleniyor. Tarımsal araştırma enstitüleriyle ortak yürütülen çalışmalarla tohumlar ıslah edilip çeşitlendiriliyor.

Firmanın yönetim kurulu üyesi ziraat mühendisi Mualla Özen, AA muhabirine, işletmeyi 20 yıl önce kendisi gibi ziraat mühendisi olan eşiyle kurduklarını söyledi.

Şimdi oğullarının da kendileriyle çalıştığını dile getiren Özen, “İş paylaşımı yapıyoruz. Ben tarım ekonomistiyim. Firmanın finans işlerine bakıyorum. Eşim, üretim bölümüne bakıyor, oğlumuz da dış ticaret bölümüne bakıyor.” dedi.

Özen, sebze, yem bitkileri ve tarla bitkilerinin tohumlarını çiftçilere sözleşmeli olarak ektirdiklerini belirterek, “Ürünlerimizde genlerle oynama yok. Islah ederek yeni çeşit oluşturuyoruz. Tohum, önce depolama kısmına geliyor. Burada eleme makinelerinden geçtikten sonra ilaçlama ve renklendirme yapıyoruz. Daha sonra ambalajlama yapılıyor.” diye konuştu.

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Özen, şunları kaydetti:

“Yoncada ilk akla gelen firma oluyoruz. Ayçiçeği tohumlarımız çok tercih ediliyor. 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracatımızı Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine yapıyoruz. Genellikle mısır, ayçiçeği, bezelye talep ediyorlar. Cezayir’e 15 yıldır bezelye ve fasulye çeşitlerimizi gönderiyoruz. Özbekistan’a küçük taneli domates, İran, Irak’a mısır, ayçiçeği, karpuz tohumu ihraç ediyoruz. Üretimimizin yüzde 40’ını yurt dışına gönderiyoruz.”

Ege, Marmara, İç Anadolu’da tohum üretimi yaptıklarını dile getiren Özen, bazı bölgelerde de deneme üretimi için çalıştıklarını ifade etti.

ANTALYA(AA) – Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yaşayan eski banka çalışanı Mutlu Ergin, 3 yıldır “sağlıklı bir nesil” hedefi doğrultusunda atalık buğday tohumlarıyla üretim yapıyor.

Bankacılık sektöründe 14 yıl çalıştıktan sonra stres nedeniyle şehir yaşamından uzaklaşıp eşiyle Korkuteli ilçesindeki Bayat Mahallesi’ne yerleşen Ergin, ailesine ait arazilerde tarım yapmaya karar verdi.

Doğal ve sağlıklı tohum üretmek isteyen Ergin, atalık buğday tohumlarını araştırmaya başladı.

Ergin, 3 yıl önce Anadolu’nun çeşitli kentlerinden temin ettiği siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğday tohumlarını ekti.

Üretimden hasada işinin başında olan Ergin, elde ettiği ürünleri taş değirmende un ve bulgur haline getirdikten sonra paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyor. Ev makarnası da üreten Ergin, bir taraftan da arpa ekimi yaparak hem üretimini hem de ürün çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.

“Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek”

Ergin, AA muhabirine, zor ve stresli koşullara sahip bankacılık sektöründeki işinden ayrılıp tarımsal üretime yöneldiğinde ilk zamanlar zorlandıklarını ancak tarlada zaman geçirdikçe alıştığını söyledi.

“Tamamen doğal ve sağlıklı tohumlar elde etmek adına bu işe girdik.” ifadesini kullanan Ergin, “Üç yıldır da atalık tohum üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öncelikle işe başlarken kendimiz için bu adımı atmıştık ancak arazilerimizi değerlendirmek adına şu anda herkes için bunu yapmaya çalışıyoruz. Eşimle tohumların ekiminden toplanmasına kadar işin başındayız. Yapabildiklerimizi kendimiz yapıyoruz, zorlandığımız konularda da diğer çiftçilerden destek alıyoruz.” dedi.

Ergin, şunları kaydetti:

“Ata tohumundan elde ettiğimiz siyez, karakılçık, akçalıbasan, kızıl güzlük ve köse buğdayları ihtiyaç oldukça taş değirmende tamamen doğal yöntemlerle un haline getiriyoruz. Ayrıca, bulgur ve ev makarnası da yapıyoruz. Ürünleri daha sonra kendimiz paketleyerek internet üzerinden satışa sunuyoruz. Ne üretimde ne de paketlemede herhangi bir katkı maddesi ve kimyasal kullanmıyoruz. Tamamen doğal yöntemlerle üretim yapıyoruz. Sadece ilk ekimde bir gübre kullanıyorduk, bu yıldan itibaren de hayvan gübresine dönüyoruz. Amacımız, doğal ve sağlıklı ürünler elde etmek. En büyük hedefimiz bu.”

Atalık tohumlardan dönüm başına 150-200 kilogram ürün alabildiklerini belirten Ergin, talebin artması halinde şu anda yaklaşık 40 ton olan üretim miktarını artırmayı düşündüğünü ifade etti.