Uşak'ta bir çiftçi kamu kurumlarının desteğiyle 55 dönüme lavanta bahçesi kurdu

UŞAK (AA) – Uşak'ta çiftçilikle uğraşan Haşim Deniz Öziş, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresinden aldığı hibe 55 bin fidan desteğiyle 55 dönümde lavanta bahçesi oluşturdu.

Ulubey ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Haşim Deniz Öziş, lavanta bahçesi için İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresinden "Tıbbı Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi" kapsamında 55 bin fidan desteği aldı.

Öziş, aldığı fidanları 55 dönümlük arazide yetiştirerek, "Lavanta Denizi" ismini verdiği bahçenin içerisine fotoğraf çekmek isteyenler için özel alanlar oluşturdu.

İçerisinde küçük bir dinlenme alanının da yer aldığı lavanta bahçesi, vatandaşların ilgi odağı olurken, Öziş, lavantanın yağını çıkarıp temizlik ürünleri de üretmeye başladı.

Uzun yıllardır çiftçilik yaptığını aktaran Öziş, lavanta bahçesinin bölgeye yeni bir çehre kazandıracağını ve bu yüzden böyle bir girişimde bulunduğunu ifade etti.

Lavanta bahçesinin de vatandaşlar tarafından da ilgi gördüğünü belirten Öziş, şunları söyledi:

"Lavantanın gücünün, renginin burada yeni bir çehre oluşturduğuna inanıyoruz. Biz bu sayede burada küçük kafeterya gibi bir şey yaptık. Gelen arkadaşlarımız için dinlenme yerleri var. Fotoğraf çekim alanlarımız var. Oldukça ilgi de görüyor. Biz endüstriyel olarak da yararlanmayı planlıyoruz. Evlerde hoş koku vermesi amacıyla temizlik ürünlerinde de kullanıyoruz. Uşak Valiliği ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmalarıyla ilçemizde distilasyon makineleri kurulacak. Bunların yatırımları yapıldı. Belki bundan sonra lavanta Ulubey ilçesinde ayrı bir sektör olacak. Her tarafımız lavanta kokacak. Yağlarını çıkarttık. Yüzey temizleyici ve sıvı sabunlarını da yaptık. Uşak'ın simgelerinden olan helvayla ilgili denemeler yapıyoruz. İlerleyen dönemlerde lavantalı helvalar da olacak. Ulubey'i daha fazla tanıtacağız ve daha hoş olacağına inanıyorum."

Öziş, lavanta bahçesi için destek veren Uşak Valiliğine, Ulubey Kaymakamlığına, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ve İl Özel İdaresine teşekkür etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile kayıtlı üretici ve yetiştiricilerin, isteğe bağlı olarak tarımsal varlıklarını teminat altına almaları sağlanıyor. Her yıl alınan kararlarla TARSİM kapsamındaki riskler genişletiliyor.

Buna göre, 2020’den itibaren bitkisel ürünlerdeki don riskinin kapsamı genişletilirken, açık alanda yetiştirilen meyveler için don riski, yaban domuzunun tarla ürünlerine verdiği zararlar, kiraz, incir ve üzüm ürünlerinde yağmur riski, kuraklık kaynaklı verim azalışları, seraların maruz kaldığı hava koşulları, hayvanlar için ölüm ve hırsızlık riski ile kovanlara yönelik fırtına, sel, su baskını ve nakliye riski gibi konular da teminat altına alındı.

Tarım sigortası uygulamasıyla çiftçinin doğal afetlerden korunması için poliçe bedelinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Ayrıca açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresindeki don riski için verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, ilçe bazlı kuraklık verim sigortasında sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteği sağlanıyor.

Geçen yıl ülke genelinde, kapsam dahilindeki tüm branşlarda toplam 2 milyon 235 bin 626 devlet destekli tarım sigortası poliçesi kesildi. Kesilen poliçeler karşılığında 1,7 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 1,3 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı. Sigortalanan alan 26,9 milyon dekara, hayvan sayısı ise yaklaşık 10,3 milyon başa ulaştı.

Devlet destekli tarım sigortaları uygulamasının başladığı 1 Haziran 2006’dan 31 Aralık 2020’ye kadar tüm branşlarda toplam 14 milyon 973 bin 534 tarım sigortası poliçesi tanzim edildi. Bu dönemde 7,5 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 7,4 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı.

Doğal afetlerin etkileri izleniyor

Öte yandan doğal afetlerin tarımsal üretime olan etkileri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yapılan tespitlere göre düzenlenen afet ihbar formlarıyla izleniyor. Afetlerden etkilenen çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Afetlerden zarar gören çiftçilerin zararının bir miktarının karşılanabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığınca il acil destek ödemeleri de veriliyor.

TRABZON(AA) – Dik ve sarp yamaçlara sahip Doğu Karadeniz’de zorlu koşullara rağmen hayatlarını sürdüren çiftçi ailelerin tarlalarında yeni ekim öncesinde hareketli günler başladı.

Kışın ardından gelen ilkbahar ve sıcak havayla tarlalarında kalan otları temizlemeye başlayan çiftçiler, ekecekleri mısır ve çeşitli sebzeleri satarak elde edecekleri gelirle ev ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Coğrafi yapı nedeniyle ekilebilir alanların sınırlı olması nedeniyle her karış toprağı değerlendirmeye çalışan emektar çiftçiler, oldukça yorucu bu çalışmayı imece usulü yapıyor.

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Doğanköy Mahallesi’nde yaşayan Bayram Sepetçi de kendisine ait tarlada yetiştirdiği mısır, patates, domates ve çeşitli sebzelerle evinin geçimini sağlıyor.

İlkbaharın gelmesiyle eşi ve iki çocuğuyla erken saatlerde tarlada güne başlayan Sepetçi, akşama kadar ekim hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor.

Sepetçi, AA muhabirine, ekim öncesinde ilk aşamanın temizlik olduğunu, biriken otların kökleriyle temizlenmesinin yeni ürünün kalitesi ve verimini doğrudan etkilediğini belirtti.

Tarlanın temizlenmesinin ardından beden gücüyle belleme işlemi yapıldığını anlatan Sepetçi, daha sonra ahırlardan demir kovalara konulup sırtta taşınarak getirilen gübrelerin toprakla buluşturulduğunu söyledi.

Kendi tarlasında bu sezon ekilecek ürünler arasında önceliğin mısırdan yana olacağına işaret eden Sepetçi, “Erken kalkıp çalışabildiğimiz zamana kadar tarlada oluyoruz. Yorulduğumuzda dinlenip tekrar öğleden sonra devam ediyoruz. İlkbaharda yapılan bu çalışmaların ardından biz ve diğer komşularımız genelde mısır ekiyor. Ayrıca turp, lahana ve diğer sebze çeşitleri de yetiştirmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yazın hasat edilecek mısırların büyük çoğunluğunu satacaklarını belirten Sepetçi, şunları kaydetti:

“Burada hayat güzel ve memnunuz. Tarlada olduğumuz zaman komşularımızla dahi olsa pandemi nedeniyle mesafeyi koruyabiliyoruz. Şehre gittiğimiz zaman kalabalığa giremiyorsun, bir yerde oturup bir şey yiyemiyorsun. O nedenle burada ailecek güzel bir ortamımız var. Bu sene inşallah kuraklık olmayacak diye düşünüyoruz. Pandemi sürecini de inşallah bu sene atlatırız.”

Bu arada, ilkbaharla açan pancar ve lahanaların çiçekleri güzergahta yolculuk yapanlar için adeta görsel şölen sunuyor.