Uydudan izlenen yeşil deniz kaplumbağası 'Talay' 3 günde 30 kilometre yol aldı

MUĞLA(AA) – Marmaris ilçesinde 9 ay kadar önce olta iğnesi ve misina yutarak yaralanan kaplumbağa, Ortaca ilçesinin Dalyan Mahallesi’nde bulunan Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine (DEKAMER) getirildi.

Merkezde tedavisi tamamlanan ve “Talay” ismi verilen yeşil deniz kaplumbağası, uydu takip cihazı takılarak 3 gün önce doğal yaşam alanına salındı.

Kaplumbağanın ilk gün 10 kilometre mesafe alarak Ekincik Koyu’na ulaştığı tespit edildi. “Talay”ın 3 gün sonunda ise 20 kilometre daha yol katederek Marmaris’in Aksaz mevkisine ulaştığı belirlendi.

DEKAMER’den yapılan açıklamada, tedavisinin ardından TUI Care Foundation desteğiyle uydu izleme cihazı takılan Talay’ın, ülkede izlenecek ilk genç yeşil deniz kaplumbağası olması nedeniyle heyecan uyandırdığı bildirildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MUĞLA (AA) – Deniz, kum, güneş turizminin yanı sıra tarihi ve kültürel yapısıyla Gökova Körfezi’nin kıyısında bulunan, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Akyaka’daki tarihi alanların gün yüzüne çıkarılması amacıyla Kültür Turizm Bakanlığı ve Muğla Valiliği koordinesinde çalışma yürütülüyor.

Yaklaşık 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen yerleşim yerinde, Orta Çağ’dan kaldığı belirtilen surların büyük bölümü 10 aylık çalışma sonucu ortaya çıkarıldı.

Bölgedeki daha eski dönemlere ait 4 kaya mezarında temizlik ve kazı çalışmaları gerçekleştirildi.

“Bu alanları yavaş yavaş gezilebilir ve görülebilir hale getirmek için çalışıyoruz”

Kazı Başkanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Baran, AA muhabirine, bölgede kazı çalışmalarının yaklaşık 10 aydır kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti.

Buranın, Karya’nın önemli kentlerinden biri olduğunu anlatan Baran, “Şu anda Helenistik dönem izlerinin bulunduğu, olasılıkla limanla bağlantılı mekanların kazılarını gerçekleştiriyoruz. Kentte kazı yaptığımız ve ayağa kaldırdığımız en önemli alanlardan bir tanesi de Orta Çağ kalesi.” dedi.

Kazı çalışmalarında, kalenin, sonraki dönemlerde Osmanlı ve Selçuklular döneminde de kullanıldığını belirlediklerini aktaran Baran, ağırlıklı olarak kale duvarlarının açılması ve bunların konservasyonunu yaptıklarını dile getirdi.

Kazı çalışmalarının yanı sıra kentte arkeolojik araştırma ve bilimsel çalışmaların da devam ettiğine işaret eden Baran, “Çalışmalarımız ilerledikçe bu bölgenin geçmiş kadim kültürlerinden Karya kültürü hakkındaki bilgilerimiz eksiksiz şekilde tamamlanmış olacak. Yürüttüğümüz bütün çalışmalarda Akyaka ile Ula ilçesini birbirine bir kültür rotası gibi bağlamaya çalışıyoruz. Biz bölgedeki bu kültür rotamızı oluşturacak bu alanları, yavaş yavaş gezilebilir ve görülebilir hale getirmek için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Baran, önceki yıllarda bulunan kilise ve mozaik alanlarında da çalışma yürüttüklerini, gün yüzüne çıkarılan kiliselerde de çalışma yürütüleceğini ifade etti.

MUĞLA (AA) – Özel konumu ve geçmişte birçok uygarlığa ev sahipliği yapmasıyla bilinen Datça, temiz denizi ve el değmemiş doğasıyla dikkati çekiyor.

Yerli ve yabancı turistlerin bayram tatilini geçirmek için rağbet gösterdiği Datça’da yer bulamayan bazı ziyaretçiler çadır kamp alanlarında tatillerini geçiriyor.

Eski Datça Mahallesi’nde tarihi yapıların bulunduğu alanlarda özellikle yerli turist yoğunluğu yaşanıyor. İlçede tatilini geçiren ve diğer ilçelerden günübirlik gelen çok sayıda ziyaretçi, buradaki yapıları gezerek alanda bulunan doğal ürünleri tatma ve alma imkanı buluyor.

Nüfusu 23 bin 700 olan ilçede, şu an ziyaretçi sayısı 100 bini geçti.

İlçeye gelmek isteyenlere rezervasyon uyarısı

Datça Kaymakamı Mesut Çoban, AA muhabirine, ülkenin en güzel noktalarından biri olan Datça’nın özellikle deniz turizmi açısından tercih edilen bir destinasyon olduğunu söyledi.

Datça Yarımadası’nın Akdeniz ve Ege’nin ayrıldığı önemli bir nokta olduğunu vurgulayan Çoban, “Şu an Datça, nüfusunun dört katı turisti misafir ediyor. Bu yıl haziranla birlikte yerli turist sayısında salgın öncesi döneme döndük sayılır. Özellikle temmuz ve ağustos döneminde ciddi bir yoğunluğumuz var. Datça planı yapan misafirlerden ricamız, özellikle temmuz ve ağustosta rezervasyon yaptırmadan gelmesinler.” dedi.

Çoban, bayram tatiliyle Datça turizminin daha da hareketlendiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Datça şu anda turizmde tarihi yoğunluğunu yaşıyor. Denizi temiz bir yarımada burası. Bunun yanında Knidos Antik Kenti’ni gezerek burada gün batımını izliyorlar. Eski Datça’da tarihi evleri ziyaret edip, kumluk plajı ve liman bölgesinde denize giriyorlar. Özellikle Palamutbükü, Boğabükü ve Hayıtbükü koylarında bugünlerde yoğunluk yaşanıyor. Çok sayıda lüks yat el değmemiş koylarda mavi yolculuğa çıkıyor. Turistler burada da izole tatil yapıyor. Bunun iki ay daha devam edeceğini umuyoruz.”

Muğla’nın aşılamada Türkiye’nin en iyi illerinden biri olduğunu anlatan Çoban, tatilcilerin randevu almamış olsa dahi aşı yaptırabileceğini, bunun için belirlenen noktalarda ekiplerin çalışma yürüttüğünü dile getirdi.

Denizden ve karadan gün batımını izlemek için geliyorlar

Knidos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı ve Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı, ilçeye gelen tatilci yoğunluğunun antik kentte de kendini hissettirdiğini kaydetti.

Özellikle akşam saatlerinde çok sayıda turistin gün batımını izlemek için antik kenti ziyaret ettiğine dikkati çeken Doksanaltı, ziyaretçilerin aynı zamanda kentte yeni kazılarla açığa çıkarılan ve restore edilen anıtları da görme imkanı bulduğunu ifade etti.