Uzmanından yaz aylarında hijyenik maske kullanımı tavsiyeleri

SAKARYA(AA) – Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar (Dermatoloji) Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahizer Yaldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz aylarında sıcak, nem ve terin etkisiyle maske kullanımına bağlı cilt probleminin daha fazla ortaya çıkabileceğini söyledi.

Maskenin temas ettiği yerlerde egzama hastalığının çıkabileceğini, kızarıklık, kabuklanma, kuruluk olabileceğini, ayrıca terlemenin de eşlik etmesiyle kulak arkasında tahriş ve çatlakların oluşabileceğini, sivilceye eğilimin artabileceğini ifade eden Yaldız, bunların küçük önlemlerle engellenebileceğini anlattı.

“Maske nemlendiğinde değiştirilmesi gerekiyor”

Yaldız, maskeliyken aşırı sıcak ortamlarda bulunulmaması, gün içerisinde maskenin nemlendiği an muhakkak değiştirilmesi ve aynı maskeyle gün boyu dolaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, şu tavsiyelerde bulundu:

“Eğer hastada maskeye bağlı temas egzaması varsa bu kişiler pamuklu kumaşlardan diktikleri maskeleri giyip üzerine cerrahi maskeleri takabilirler. Bu da cerrahi maskenin deriye temasını engelleyerek şikayetlerin rahatlamasını, geçmesini sağlayabilir. Eve geldiğimiz zaman maskeyi çıkardıktan sonra cildinize uygun bir temizleyiciyle yüzünüzü yıkamanız, yine yıkama sonrası cilt tipine uygun bir nemlendiriciyle yüz cildini nemlendirme yapmamız gerekiyor. Ciltte ton rengindeki değişiklikleri önlemek amacıyla dışarı çıkarken muhakkak maske dışında kalan alanlara güneş koruyucu sürmemiz gerekiyor.”

Koronavirüs sürecinde alkol bazlı dezenfektanlar kullanıldığını anlatan Yaldız, bu maddelerin yüz kısmında kullanılmasını önermediklerini kaydetti.

Yaldız, dezenfektanların aşırı kullanılmasının deride irritasyonlara neden olabileceğini, bunun da el egzamasını arttırabileceğini dile getirerek, “Yüze dezenfektan kullanmayı önermiyoruz ve eller için de her dezenfektan kullandıktan sonra sık sık muhakkak yağ bazlı nemlendiricilerle derimizi nemlendirmeyi öneriyoruz.” dedi.

Uzun süre maske takmak durumunda kalanlara önerilerde bulunan Yaldız, “Temas eden basınç yerlerine özellikle kulak arkası ve diğer kısımlara gazlı bezler konulabilir, teması azaltmak için. Bunun dışında lastikli maskeler değil de ipli, bağlanabilir maskeler kullanmanın da kulak arkasındaki tahrişi önlemede faydası olur.” şeklinde konuştu.

“Maske olmazsa olmazımız”

Yaldız, koronavirüsten korunma açısından günlük hayatta maskenin olmazsa olmaz olduğuna dikkati çekerek, “Maske kullanımı bazı cilt problemlerine neden olabiliyor ama bunları belirli önlemler alarak ortadan kaldırabiliriz, en aza indirebiliriz. ‘Bunlar oluyor diye maske takmayalım’ diye bir şeyi önermiyoruz, kesinlikle maske takılacak. En önemlisi nemli maskeyle dolaşmamak, çok sıcak ortamlarda bulunmamaya çalışmak, eve geldiğimizde cildimizi temizlemek ve nemlendirmek, birçok maskeye bağlı cilt problemlerini önlemede bize yardımcı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliği ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımı oldukça önemli." ifadesini kullandı.

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, salgın döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemler hakkında bilgi verdi.

Maske kullanımı cilt bakımının önemini artırdığını belirten Öztaş, cilt sağlığı için maskenin altına makyaj yapılmaması tavsiyesinde bulundu.

Öztaş, güneşli günlerin gelmesi ile birlikte hem terlemeye hem de güneş ışığına bağlı dermatolojik hastalıklarda artış görüldüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ancak diğer yandan güneş cildimizden D vitamini sentezlenmesine yardımcı olurken, bilinen en kuvvetli antidepresan olarak da görev alıyor. Güneş ile olan ilişkimizde orta yolu bulmamız gerek. Pandemi döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemlere de dikkat etmek gerek. Güneş en önemli ultraviyole kaynağı. Cildimizden D vitamini sentezini sağlıyor ve bilinen en kuvvetli antidepresan olarak rol alıyor. Tüm olumlu etkilerine karşın yaz aylarına adım attığımız şu günlerde güneşten faydalanırken dikkatli olmamız gerek, güneş altında uzun süre korumasız kalmak cildimize zarar verir.

Yaz aylarında güneş ile temasımızın daha fazla olması sonucunda cildimiz tepki verebiliyor. Güneşin temasıyla öncelikle vücutta kızarıklık başlıyor, temasın uzamasıyla birlikte ise bronzlaşma meydana geliyor. Bazı cilt tiplerinde ise kızarma olmaksızın da bronzlaşma gerçekleşiyor. Bronzlaşma aslında cildin kendini korumak için geliştirmiş olduğu bir tepkidir, cilt adeta korunmak için bir perde çekmeye çalışır. Mavi göz, açık renk veya kızıl saç, beyaz ten, güneş ile kolayca güneş yanığı olabilen cilde sahip olmak, vücutta çok sayıda benlerin olması ve yüksek dozda UV ışınına maruz kalmak cilt kanserlerinin gelişimi açısından önemli risk faktörleridir."

– "Mutlaka güneş kremi kullanılmalı"

Güneşe çıkmadan yarım saat önce yüksek koruma faktörlü güneş kreminin mutlaka sürülmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Ancak krem sürdüm diye güvende hissedilerek uzun saatler güneş altında kalınması son derece yanlış bir durum. Bu kremlerin özellikle yaz aylarında 3-4 saatte bir tekrarlanması gerekiyor." uyarısında bulundu.

Öztaş, özellikle güneş hassasiyeti olanların, romatizmal hastalığı bulunanların, güneş duyarlılığını artırdığı bilinen ilaç kullananların, hamilelerin ve önceden deri kanseri geçmişi olanların güneşten daha fazla korunması gerektiğini aktardı.

Bazı kozmetiklerin, parfümlerin, kolonyaların ya da ilaç içeren kremlerin de güneş ile temas etmesiyle kızarıklık ve leke yapabileceğini bildiren Öztaş, şu bilgileri verdi:

"Bu ürünler güneşli günlerde mümkün olduğunca kullanılmamalı. Eğer gerekiyorsa güneş koruyucu ile beraber kullanılmasını öneriyoruz. Güneş ve etkilerinden bahsederken dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun ise benler ve melanoma olarak isimlendirilen 'ben kanserleri.' Benlerin vücutta nerede, ne boyutta ve ne şekilde olduğunun dikkatle gözlemlenmesi, yeni çıkanların ise farkında olunması gerekiyor.

Ayrıca benlerin şekilleri açısından da değerlendirilmesi gerekir. Asimetrik, kenar düzensizliği olan, siyah, kahverengi, gri, kırmızı gibi farklı renkler içeren, çapı genellikle 5 mm'den büyük olan benler kanser öncüsü olabilecek ben olarak tanımlanır ve melanoma gelişimi açısından risk grubuna girer. Doğuştan, özellikle 1.5 cm'den daha büyük olan benlerin de takip edilmesi gereklidir. Ancak, ben boyutundan bağımsız olacak şekilde, yeni beliren lezyonların da melanom olma riski vardır."

– "Maske kullanımı sivilce ve alerjiye yol açıyor"

Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliğinin ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımının oldukça önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Pınar Öztaş, şu ifadeleri kullandı:

"Aksi takdirde maske altında kendi nefesimizle bile ısınan, ıslanan cildimizde sivilce ve alerji daha kolay ortaya çıkabiliyor. Maske altına fondöten gibi örtücü makyaj uygulanması da bu durumu kolaylaştıracaktır. Maske altına örtücü makyaj yapmamak ve maskelerin sık sık değiştirilmesi önemlidir. Yazın böcek ısırıkları, siğiller ve mantar enfeksiyonları da sık izlenebilir. Cildinizde fark ettiğiniz her türlü değişiklik için dermatoloğunuza başvurmalısınız."

ANKARA (AA) – Bakanlıktan yapılan açıklamada, MSB’nin şimdiye kadar 200 milyondan fazla cerrahi maske, 154 bin N95 maske, 700 bin tulum ve 550 ton dezenfektan üreterek Kovid-19’la mücadeleye destek verdiği belirtildi.

Açıklamada, “İnsanlık için Kovid-19 salgınıyla mücadelemizi kararlı şekilde sürdürüyoruz. Salgının ülkemizde görülmesiyle birlikte Bakanlığımız birimleriyle maske ve dezenfektan üreterek hem Türk Silahlı Kuvvetlerimizin hem de milletimizin ihtiyaçlarını karşıladık.” ifadelerine yer verildi.