Uzmanlardan Kovid-19 önlemleriyle başlayacak yüz yüze eğitim öncesi ebeveynlere öneriler

ANKARA (AA) – Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemen Işık Taner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle çocukların 1,5 senedir zamanlarının büyük çoğunluğunu evde geçirdiğini ve çok sıkıldıklarını söyledi.

İnsanın psiko-sosyal gelişimi için sosyalleşmeye ihtiyacı olduğunu belirten Taner, okulların da çocuklara, arkadaşlarıyla iletişim kurma ve sosyalleşme gibi çeşitli imkanlar sunduğunu, bu nedenle yüz yüze eğitim kararını desteklediğini ifade etti.

Çocukların 1,5 yıllık aranın ardından okula kısa sürede adapte olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Taner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocuklar, salgın şartlarına, dışarda maskeli insanlar görmeye alıştı. Çünkü artık 1,5 sene geçti, ilk girecekleri sosyal ortam okul değil. Dolayısıyla bu sürece çok hızla adapte olacaklar. Burada anne babanın yapması gereken, çocuklara okulda dikkat etmesi gereken kuralları anlatmasıdır. ‘Çok dikkat ettik, kurallara uyduk, aşımızı olduk ve okullar açıldı, bundan sonra da dikkat edelim ki okullar kapanmasın’ gibi cümlelerle, bunu olumlayıp anlatmak gerekiyor.”

“Fizyolojik ön hazırlık uyum sürecini kolaylaştırır”

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez de öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde farklı bir yaşam tarzı benimsediğini anlattı.

Doç. Dr. Sökmez, “Salgın sürecinde uyku düzenimiz, beslenme şeklimiz değişti. Şimdi bu yeni düzene alışmak için ebeveynlerin çocuklarıyla fizyolojik ön hazırlık yapmaları uyum sürecini kolaylaştıracaktır. Çocuğun uyku düzenini okul saatine göre ayarlamak veya kahvaltı saatini buna uygun şekilde hazırlamak gibi.” diye konuştu.

Çocukların dijital alışkanlıklarının değiştiğine, ekran karşısında daha çok zaman geçirmeye başladıklarına dikkati çeken Sökmez, yeni eğitim öğretim yılıyla bu durumun kademeli olarak ve saat sınırlandırmalarıyla düzenlenebileceğini aktardı. Sökmez, “Salgın sürecinde çocuklar dijital dünyada yaşamaya alıştı. Ders için eline zorla tablet verdiğimiz çocuktan geri almak zaman ve sabır gerektirecek.” ifadelerini kullandı.

“Çocuklar yeni duruma yetişkinlerden daha hızlı uyum sağlar”

Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez, ebeveynlerin okulla agresif iletişim kurmaması gerektiğini de vurgulayarak şunları kaydetti:

“Okulun aldığı kurallara, okulların açılmasına veya kapanmasına kızan ebeveynler oluyor. Ancak alınan bir kararı tekrar tekrar sorgulamak, ‘Okulu neden açıyorlar’ ya da ‘Neden kapattılar ki’ gibi konuşmalar, çocuğun okula uyumunu sabote ediyor. Dolayısıyla ebeveynler, çocuğun önünde okulu veya eğitim sistemini sorgulamayı bırakmalı. Bunu, çocuğun önünde konuştuklarında, çocuğun okula uyumunu zorlaştırıyorlar. Çünkü çocuk, sizin okula güvenmediğinizi hissettiğinde asla okuluna, öğretmenine güven duymuyor.”

Çocukların her yeni duruma yetişkinlerden daha hızlı uyum sağlayacaklarına işaret eden Sökmez, “Ebeveynler hiç kaygılanmasın, çocuğunun adaptasyon gücüne güvensinler.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

WASHINGTON(AA) – Amerikan basınına konuşan üst düzey yetkililer, Biden yönetiminin, uluslararası seyahatte Kovid-19 önlemlerine ilişkin bugün yeni politikalarını açıklayacağını bildirdi.

Yetkililer, Biden yönetiminin, ABD’ye seyahat edecek 18 yaş üzerindeki tüm yabancı ülke vatandaşlarına Kovid-19’a karşı tam aşılı olma zorunluluğu getireceğini kaydetti.

Şu anda tüm uluslararası uçuşlarda ülkeye giriş için PCR testi isteyen ABD yönetiminin, söz konusu seyahat düzenlemesine ilişkin duyuruyu bugün ilerleyen saatlerde yapması bekleniyor.

İzmir’de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan 45 yaşındaki Ferit Zorer, aşı yaptırmamanın pişmanlığını yaşıyor.

Urla ilçesinde müteahhitlik yapan Ferit Zorer ile eşi Handan Zorer’in 10 gün önce yaşadıkları sağlık sorunlarının ardından yapılan Kovid-19 testleri pozitif çıktı.

Tek doz aşı olan Handan Zorer, evdeki karantina sürecini eşine göre daha rahat geçirdi. Bir süre sonra solunum güçlüğü çekmeye başlayan Ferit Zorer ise Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırıldı.

Kovid-19 servisine alınan Zorer, yoğun oksijen tedavisi ve sağlık çalışanlarının desteğiyle yeniden rahat nefes almaya başladı.

“İhmalkar davrandım”

Ferit Zorer, AA muhabirine, Kovid-19’un çok tehlikeli bir hastalık olduğunu, yaşayınca daha iyi anladığını belirtti.

Doktorların çabası sayesinde hayatta olduğunu belirten Zorer, “Bu süreçte, bir insan nasıl ölüme gider, ben bunu yaşadım çünkü 3 kere nefesim gitti. Aşı olmak istedim aslında ama ihmalkar davrandım. Keşke bütün işlerim batsaydı da aşı olsaydım, hayatımda böyle bir şey yaşamadım. Nefessiz ve oksijensiz kaldım. Buradan çıkar çıkmaz ilk işim, çocuklarım ve kendime aşı yaptırmak olacak. Eşim aşı yaptırdığı için hastalığı hafif atlattı ama ben bittim.” dedi.

Her nefes aldığında yaşadığı o zor günlerin aklına geldiğini ifade eden Zorer, aşı yaptırmadığı için çok pişman olduğunu dile getirdi.

“Aşı olmayan büyük hata eder.” diye uyarıda bulunan Zorer, 4 gün nefes almakta güçlük çektiğini belirterek, “Hastanede olmasaydım bitmiştim. Aşı yaptırmadığım için doktorlarımın yüzüne bakamıyorum. Aşımı yaptırsaydım bu hastalığı böyle atlatmayacağımı biliyorum. Kayınbiraderimin de testi pozitif çıktı ama 2 aşısı olduğu için bir şey olmadı.” diye konuştu.

Handan Zorer de eşinin Kovid-19 nedeniyle çok zor günler geçirdiğini anlattı.

İlk doz aşı olduğu için hastalığı hafif atlattığını vurgulayan Zorer, “Bu hastalıktan insanlar oksijensiz kalıyor. Eşimi o şekilde görmek beni çok üzdü.” dedi.

“Aslında birçok hastamız bize ‘keşke aşı olsaydık’ diyor”

DEÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Oya Eren Kutsoylu da son günlerde aşı olmayan vatandaşların hastane yoğun bakım ve servislerini doldurmaya başladığını ifade etti.

Ferit Zorer’in de genç bir Kovid-19 hastası olduğunu anlatan Kutsoylu, “Hastamızı yoğun bakım servisine göndermemek için çok mücadele ettik. 2 gün önce artık kendi rahat nefes alır duruma geldi. Hastamız aşı olmadığı için yaşadığı pişmanlığı anlattı. Aslında birçok hastamız bize ‘keşke aşı olsaydık’ diyor. Aşı olan kişiler bu hastalığa yakalanınca daha rahat geçiriyor. Onların yoğun bakımda nefes alamayışlarını görmek bizleri çok üzüyor.” diye konuştu.

Hemşire Kazime Kandemir de hastanede artık, daha çok genç hastaların Kovid-19 tedavisi gördüğünü söyledi.



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri