Uzmanlardan “Kronik hastalar, Kovid-19 aşısı yaptırmalı” uyarısı

İSTANBUL (AA) – MUSAB TURAN – Tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınına karşı Türkiye'de yakında aşılama çalışmalarının başlayacağı belirtilirken, aşılamada önceliğin sağlıklı çalışanlarında olduğunu, 65 yaş üstü, engelli ve kritik işlerde çalışanlar ile diğer kişilerin sonrasında aşılanacağını hatırlatan uzmanlar, hangi kronik hastaların Kovid-19 aşısı yaptırması ve nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda da uyarılarda bulunuyor.

Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 aşısının kronik rahatsızlığı olan kişilerde görülecek yan etkilerinin sağlıklı kişilerde görülebilecek yan etkilerden farklı olmadığını, mutlaka aşılamanın gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sadece Kovid-19 aşısı değil, grip ve zatürre gibi aşıların da yapılmasının sebebinin kişiyi enfeksiyondan korumak olduğunu vurgulayan Sakarya, koronavirüsle ilgili bilinen, eskiden beri üretilen Kovid aşıları olduğunu anlattı.

Sakarya, "Günümüzde yeni teknolojilerle üretilen RNA, DNA ve vektör aşıları dediğimiz aşılar da var. Bu aşılar ise dünyada ilk defa kullanılacak olan teknolojiler. Ülkemize yakında gelecek olan aşılara baktığımızda, uzun yıllardır denenmiş teknolojilerle üretilen aşılar olduğunu görüyoruz ve bu aşıların kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur." ifadelerini kullandı.

– "Kronik rahatsızlığı olan kişilerin mutlaka aşılanarak bağışıklı hale getirilmesi şart"

Prof. Dr. Serhan Sakarya, kronik kalp hastalığı, diyaliz, kronik akciğer hastalığı, karaciğer bozukluğu, kronik tansiyon rahatsızlığı gibi hastalığı bulunan kişilerin risk grubu içerisine girdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü gibi diğer kurumların önerdiği, 2. sırada aşılanması gereken hasta grubunun içerisine giriyor. Dolayısıyla önce sağlık çalışanları, sonrasında da risk grupları aşılanacaktır. Bu kişilerin aşı olmasında, sağlıklı kişilerde oluşabilecek yan etkiler dışında herhangi bir yan etki yoktur. Sadece aşının kendisinin oluşturduğu, alerjik reaksiyonlar gibi yan etkiler olabilir.

Kızamık aşısı yaptırılmazsa çocuklarda ölüm oranı yüzde 5-7 arasında değişir. Aşılandığında ölüm oranı sıfır olur. Ancak çocuklarda yüz binde 1 ya da milyonda 1 oranında ileriki dönemlerde sorun oluşturabilir. Kar-zarar hesabı yapıldığında aşı olmanın çok daha hayat kurtarıcı olduğunu söyleyebilirim. Kovid, öldürücü ve çok hızlı yayılabilen bir hastalık. Bunu engellemek ve hayatı normale sokabilmek için kronik rahatsızlığı olan kişilerin mutlaka aşılanarak bağışıklı hale getirilmesi şart."

– "Kronik hastalıkları olan bireylerde solunum yolu hastalıkları ve enfeksiyonlar çok ciddi sonuçlar yaratabilir"

Medicana Çamlıca Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Yalçın da birçok enfeksiyonda olduğu gibi Kovid-19'un da kalp krizini tetikleyebileceğine dikkati çekerek, "Kalp-damar hastalığı olanlar, yüksek tansiyon hastalığı olanlar, şeker hastalığı olanlar başta olmak üzere kronik hastalıkları olan bireylerde solunum yolu hastalıkları ve enfeksiyonlar çok ciddi sonuçlar yaratabilir. Sağlık Bakanlığının Kovid-19 aşısı için öncelikle aşılanması gereken grup olarak belirlediği ileri yaş ve kronik hastalığı olanların uzman hekimlerin de takibinde ve Bakanlık takvimine göre Kovid-19 aşısı olmaları gerektiğini önemle vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.

Kalp, damar ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanların, 65 yaş üzeri yetişkinlerin Kovid-19'dan en çok etkilenen ve ölüm oranı en fazla görülen grup olduğunu vurgulayan Yalçın, bu kriterlerde olanların Kovid-19 aşısı açısından ilk değerlendirilecek gruplar arasında bulunduğunu söyledi.

Kovid-19 aşısı ile ilgili gelişmenin herkes için umut verici olduğunu ifade eden Yalçın, şöyle konuştu:

"Tüm dünyayı etkisi altına alan, ciddi kayıplara neden olan Kovid-19 salgınında aşı ile ilgili geldiğimiz nokta kişisel sağlığımızın yanı sıra toplum sağlığı açısından da hayati derecede önem taşıyor. Çünkü salgını durdurabilmek ancak toplumda belli bir bağışıklık oranı sağlamakla mümkün olacaktır. Bu nedenle aşılanmanın bireysel olarak sağlığımızı ilgilendirdiği kadar salgının durdurulabilmesi açısından da hayati önemi vardır. Sağlık Bakanlığının belirleyeceği takvim ve öneriler doğrultusunda, hekimlerin yönlendirmesi ile aşılanmak için belirgin bir engeli olmayan tüm bireylerin Kovid-19 aşısı olması salgının durdurulması ve kayıpların önlenmesi adına önemlidir."

– "Maske-mesafe-hijyen kurallarından henüz taviz veremeyiz"

Doç. Dr. Murat Yalçın, aşının bulunması gibi her türlü olumlu tabloya rağmen aşılanmanın yaygınlaşıp salgın kontrol altına alınıncaya kadar maske, mesafe ve hijyenden taviz verilemeyeceğini belirterek, "Kronik kalp hastalığı bulunan kişilerin, yüksek tansiyon hastalarının, ileri yaş grubunda olanların, Kovid-19'un şu ana kadar bilinen ateş, öksürük, soluk almada zorlanma, nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluk, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, koku ve tat alamama gibi belirtilerinden bir veya birkaçını yaşamaya başladıkları an hiç vakit kaybetmeden hekimlerine ve sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir." dedi.

Kovid-19 olan bazı kişilerde "sitokin fırtınası" adı verilen durumun görülebildiğini ifade eden Yalçın, "Vücutta enfeksiyon görülmesi durumunda sitokin salınımı bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşabilmesi için gereklidir. Ancak Kovid-19'un bağışıklık sistemi üzerinde yarattığı değişim nedeniyle yüksek miktarda sitokin çok hızlı bir şekilde kana salındığından sitokin fırtınası denen olay meydana gelebilir. Sitokin fırtınası, çoklu organ yetmezliğine yol açabilir, kalp kasında inflamasyona (iltihaplanmaya) neden olabilir." diye konuştu.

– "Romatoloji hastaları Kovid-19 aşısı yaptırabilir"

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Yeliz Zahiroğlu ise romatolojik hastalığı olan kişilerin, hem romatizmal hastalığın kendisinden hem de kullanılması gereken ilaçlardan dolayı enfeksiyonlara daha yatkın olabildiğini, bu nedenle romatoloji hastalarının Kovid-19 aşısı yaptırabileceğini söyledi.

Romatizmal hastalıkların aşının yan etki yapması için bir neden olmadığını ancak hastaların kullandığı bazı ilaçlar nedeniyle aşının etkinliğinin azalabileceğini ifade eden Zahiroğlu, şunları kaydetti:

"İlaçlar nedeniyle aşının etkisiz kalmaması için aşı yaptırmadan önce hastaların hekime başvurmaları ve ilaç düzenlemesi konusunda bilgi almaları gerekir. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanan hastalarda canlı aşılar yapılamaz, canlı aşıların enfeksiyon yapma riski olabilir. İnaktif ya da cansız aşılar bu hastalarda kullanılabilir. Yapılması planlanan Kovid-19 aşılarının hiçbiri canlı aşı değildir. Bu nedenle bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanan hastalara yakın zamanda yapılması planlanan Kovid-19 aşıları uygulanabilir. Aşının yeterli düzeyde etkili olabilmesi için bazı ilaçların düzenlenmesi gereklidir."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Türkiye’de üniversite sıralamaları yapan kuruluş olan ODTÜ URAP Laboratuvarı Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut ile dünyanın önde gelen hakemli bilimsel tıp dergilerinden The Lancet’te, Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ural Akbulut, Kovid-19 salgını nedeniyle, bazı bilimsel dergiler ile Oxford Yayıncılık ve Avrupa Üniversiteler Birliği gibi 160 saygın kuruluşun, 31 Ocak 2020’de yazılı bir basın açıklaması yaparak, Kovid-19 konusunda dergilere ulaşan makalelerin hakem incelemesine göndermeden önce dergilerin internet sayfalarında yayımlanmasının yararlı olacağını açıkladığını ve bu önerinin saygın bilimsel dergilerin çoğu tarafından uygulamaya konulduğunu belirtti.

Saygın bilimsel dergilerin, kendilerine sunulan makaleleri bilim insanlarından oluşan hakemlerin olumlu görüşlerini aldıktan sonra yayımladığına dikkati çeken Akbulut, bu nedenle makalelerin basılmasının genellikle bir yıl, bazen daha uzun zaman aldığını söyledi.

Kovid-19 salgını ortaya çıktıktan sonra aşı, ilaç ve virüs gibi, salgınla ilgili çeşitli konularda 10 binlerce makalenin bilimsel dergilere sunulduğunu aktaran Akbulut, şöyle konuştu:

“Salgının ilk 10 ayında dergilere Kovid-19 ile ilgili 125 bin makale gönderildi. Makale sayısı 1 Ağustos 2021’de 210 bin 183’e ulaştı. Kısa sürede sadece bir konuda bu kadar çok sayıda makale yazılması bilim dünyasında ilk kez gerçekleşti. Bu makalelerin hakemlere gönderilip görüş alınması çok zaman alacağı ve sürmekte olan salgına hızla önlem alınıp çözüm bulunabilmesi için Kovid-19 makalelerine ayrıcalık tanıdı. Yayın kuruluşları Kovid-19 makalelerini kısa süren bir ön incelemenin ardından ‘preprint’ (ön baskı) adı altında internet sayfalarında yayımlıyorlar. Burada amaç, salgının önlenmesine yardımcı olabilecek verilerin bilimsel çevreye ve topluma kısa sürede duyurulması. Bilim insanları, bu makaleler hakkındaki olumlu ve olumsuz görüşlerini ilgili web sayfasına ekleyebiliyor.”

Bu yöntemle bilimsel olarak doğruluğu ve salgını önlemeye yardımcı olacağı anlaşılan makalelerdeki verilerin kısa sürede tüm dünyada bilim insanlarına ışık tuttuğunu dile getiren Akbulut, bilimsel açıdan güvenilir olmayan, verilerinin hatalı olduğu anlaşılan veya önerilen yöntemlerin zararlı olabileceği belirlenen makalelerin ise web sitelerinden çıkartıldığını aktardı.

Böylece, bilim insanlarının yanlış bilgiler nedeniyle zaman kaybetmesinin önlenmeye çalışıldığını ifade eden Akbulut, bu yöntemle dergilerin internet sayfalarında hakem incelemesi olmadan yayımlanan Kovid-19 makalelerinin bazılarının çok ilgi çektiğini, binlerce atıf alabildiğini anlattı.

Bazı makaleler negatif atıf alıyor

Hakem aşamasından geçmedikleri için bazı Kovid-19 makalelerindeki verilerin ve sonuçların güvenilmez olduğunu fark eden bilim insanlarının, “negatif atıf” da yaptığını belirten Akbulut, şöyle devam etti:

“Bu tür negatif atıf alan çok sayıda makale, yayıncı kuruluşlarca sayfadan kaldırılıyor veya makale yazarları tarafından geri çekiliyor. Bu tür tartışmalı makaleler nedeniyle, bazı ülkelerde Kovid-19 hastalarına yararsız ve tehlikeli olduğu kanıtlanan ilaçların verilmeye devam edildiği rapor ediliyor. Kovid-19 ile ilgili çok sayıda makalenin hakem incelemesi olmadan kısa sürede internet sayfalarında yayımlanması faydalı bilgilerin sağlıkçılara ulaşmasını hızlandırmaktadır. Ancak hatalı verilere dayanan makalelerin salgının önlenmesini yavaşlatma tehlikesi bulunmaktadır.”

Ural Akbulut, bilimsel dergilerin hakem incelemesinden geçmeden internet sayfalarında yayımladıkları makaleleri hakemlere gönderip, olumlu görüş alanları cilt ve sayfa numaralarıyla yayımlayacaklarını kaydetti.

“Akademik yükseltmelerde hakemsiz yayımlanmış makaleler dikkate alınmamalı”

Akbulut, URAP’ın her yıl üniversite sıralaması yapan kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, geçen yıl hakemsiz ve sadece internet sitelerinde yayımlanan makalelerle ilgili aldıkları yeni kararı da açıkladı.

Prof. Dr. Ural Akbulut, şunları kaydetti:

“Hakem incelemesinden geçmeyen ve aralarında çok sayıda hatalı veriye dayalı Kovid-19 makalesi, binlerce atıf alabildiği için bu makaleler üniversite sıralamalarının güvenirliğini sarsacaktır. Bu tür makalelerin önemli bir bölümü hakemlerce reddedilince, bu yıl üniversite sıralamalarında çok üst sıralara çıkan bazı üniversiteler önümüzdeki yıl alt sıralara düşecektir. Bu nedenle URAP sıralamalarında bu yıl, 2020 yılında sadece internet sitesinde yayımlanmış ve hakem kontrolü olmayan Kovid-19 makaleleri değerlendirme dışında tutulmuştur. Bu makalelerden, hakemlerden olumlu görüş alıp normal şekilde yayımlananlar, önümüzdeki yıldan itibaren sıralamalarda değerlendirmeye alınacaktır. Öte yandan, hakemsiz makaleler çok sayıda atıf da alabiliyor. Bu nedenle üniversite yönetimlerinin, öğretim üyesi atama ve yükseltme kriterlerinde, sayı ve cilt numarası olmayan, web sitelerinde sadece malumat olması için hakemsiz yayımlanmış dergilerdeki makaleleri dikkate almamaları gerekir.”

Türkiye’nin makalesi, 5 farklı hakem sürecinden geçirildi

The Lancet’te yayımlanan Türkiye’nin Sinovac aşısına ilişkin Faz-3 çalışmasının sonuçlarını dünyaya duyuran makalenin koordinatör yazarı Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova ise bu yıl mayıs ayında gönderdikleri makalelerinin, temmuz ayında basıldığını ve 5 farklı hakem kontrolünden geçtiğini bildirdi.

Normal koşullarda bir makalenin basılma süresinin 4-5 ayı geçebildiğini dile getiren Akova, “Kovid-19 salgını, bilgi paylaşımını acilen gerektiren bir durum yarattı. Bazı tıp dergileri, bu durumu hızlandırmak için yayın öncesi web siteleri adını verdikleri sayfalarda makaleleri yayımlamaya başladılar. Bu makaleler, bu sayfalarda yayımlanmadan önce sadece şekilsel olarak bakılıyor ve hakem kontrolünden geçirilmiyor. Aslında hakemden geçmeyen bu makalelerin, bilimsel olarak içerikleri ve nitelikleri de belli değil.” diye konuştu.

Yayın öncesi internet sitelerinde yayımlanan ve yeterli niteliğe sahip makalelerin hızlı şekilde hakem kontrolünden geçtikten sonra dergide basıldığını anlatan Akova, bu konudaki bir istatistiği kaynak göstererek, “Mayıs 2021 tarihine kadar hakemli dergilerdeki Kovid-19 ile ilişkili makalelerin sadece yüzde 5’i önceden preprint (ön baskı) olarak yayımlanmış.” bilgisini aktardı.

Ön baskıya, çok önemli bilimsel dergilerde yayımlanacak önemli makalelerin yanı sıra bilimsel olarak çok değeri olmayan bilimsel içeriklerin de alınabildiğine dikkati çeken Akova, “Bu nedenle bilimsel anlamda bir verinin doğru olduğunun kanıtlanabilmesi için ancak hakem eleştirisinden geçmesi gerekir ve ciddi bir dergide yayımlandıktan sonra bilimsel kanıt olarak kabul edilebilir. Bazı veri tabanlarında, hakem eleştirisinden geçmeyen bazı makaleler de taranır hale geldi.” dedi.

Sinovac ile ilgili Brezilya’nın hakemsiz yayını bir şekilde yayıldı

Akova, bu duruma örnek gösterirken, hakemli dergide yayımladıkları ve Sinovac aşısına ilişkin ilk Faz-3 araştırmasının sonuçlarının bir benzerinin Brezilya’da yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Brezilyalıların bu çalışmaları, bizden önce bir internet sitesinde yer aldı ancak o çalışma hiç bir zaman bir dergide yayımlanmadı. Ancak Sinovac ile ilgili bu çalışmalara çok sayıda atıf aldı. O makalede aşının etkinliği yüzde 50 gösterilmişti. Bu durumu bilmeyen çoğu kişi ise ‘Çin aşısı yüzde 50 etkili’ diye o makaleyi örnek gösterdi. Halbuki o makale bir hakem eleştirisinden bile geçmedi. Makalemizin yayımlandığı The Lancet ise dünyanın bu konudaki en önemli ikinci yayınevi, buradaki makalemizde Sinovac aşısının etkinlik oranını yüzde 83 gösterdik. Hala bu aşıyla ilgili hakemli bir dergide yayımlanmış başka bir Faz-3 çalışması yok. Bazen internet sitelerindeki bu hakemsiz yayınlar, böyle çelişkiler de yaratabiliyor, insanlar duymak istediklerini orada duyunca hakemsiz şekilde yayımlanan bir makaleye bile bir şekilde itibar edebiliyor.”

ANKARA (AA) – Yeni sanat sezonunda zengin bir repertuvarla sanatseverlerin karşına çıkmaya hazırlanan Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB), ünlü opera “Saraydan Kız Kaçırma”nın kısaltılmış versiyonunu, 2 Ekim’de izleyiciyle buluşturacak.

Doğumundan ölümüne kadar geçen süreçte insanın iyi ve kötü davranış biçimlerinin ve üzerine çöken büyük bir felaket karşısında bile aymazlığını sürdürmesinin ele alındığı “C-19” balesi, 9 Ekim’de prömiyer yapacak.

Bu sezon birçok farklı konsepte konseri izleyicinin beğenisine sunacak ADOB, Gala Konseri’ni ise 13 Ekim’de CSO Ada Ankara Ana Salon’da verecek.

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, yeni sanat sezonuna ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 aylık bir salgın sürecinden sonra sanatseverlerle kapalı salonlarda buluşmaya başlamanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Sahnede olmayı ve seyircinin alkışlarını duymayı çok özlediklerini dile getiren Türkoğlu, Kovid-19 önlemlerine uyarak yeni sanat sezonunu yürüteceklerini belirtti.

Seyircilerden aşı kartı ya da en az 48 saat önce yapılmış negatif sonuçlu PCR testi isteyeceklerini, salonda bir boş bir dolu koltuk şekilde oturumu sağlayacaklarını, salonun dezenfekte edileceğini anlatan Türkoğlu, “Seyircilerimiz gönül rahatlığıyla salonlarımıza gelebilirler. Ben hiç şüphe duymuyorum, buradaki ortam evlerinden farklı olmayacak.” dedi.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz”

Türkoğlu, sanatseverlerin yanı sıra sanatçılar için de önlemler aldıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çalışma odalarımızda piyanoyla sanatçının arasına kalın naylon perdeler yaptırdık. Çalışma anında herhangi bir virüs yayılımını önlemek için onları çekiyoruz. Bütün provalarımızı sahnede yapıyoruz. Çalışma salonlarımıza henüz sanatçılarımızı sokmadık. Provalarda genellikle koroyu seyirci kısmına, solistleri yan tarafa orkestrayı da sahneye yerleştiriyoruz. 1,5 metre sosyal mesafeye riayet ediyoruz.”

Feryal Türkoğlu, provaları henüz kostümlü yapmadıklarını, tedbirli davrandıklarını belirterek, sosyal mesafeyi koruma adına kadrosu daha dar eserleri seçtiklerini, orkestra çukurunu kullanmadıklarını, orkestra üyelerini sahnenin arkasına yerleştirdiklerini anlattı.

“Hem sağlığımızdan hem sanatımızdan fazla ödün vermeden ortada buluşmaya çalışıyoruz.” diyen Türkoğlu, balede orkestrayı çukura indirmeden sahneyi kullanmanın mümkün olmadığını, bu nedenle bale eserlerini bant eşliğinde sergilediklerini dile getirdi.

“Bol bol konser yapacağız”

ADOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Feryal Türkoğlu, Kovid-19 salgını öncesi hazırlanan ve sahneye çıkarmak üzere oldukları eserleri, salgın nedeniyle ertelemek zorunda kaldıklarını belirterek, yeni sanat sezonunda bunları seyirciyle buluşturacaklarını ifade etti.

Maskeli Balo, Tosca, C-19, Midas’ın Kulakları’nın yeni eserler arasında yer aldığını dile getiren Feryal Türkoğlu, şöyle konuştu:

“Ayrıca sahne üzerinde bol bol konser yapacağız, orkestralı, piyanolu. Hatta belki bazı eserlerimizi konsertan şeklinde yapmaya çalışacağız. Sahne üzerinde küçük gruplarımız var, kuartetlerimiz var. Onlarla baleyi birleştirerek bir tango akşamı yapıyoruz. Ben de eserin içinde tango söylüyorum. Bir A planı bir de B planı yaparak programlarımızı yürütmeye çalışıyoruz. Bu çok da kolay olmuyor. Ama yeter ki sanatımız ve bizler sağlıkla devam edelim, gerisi önemli değil.”



Koronavirüs Haber Indeksi


Rusya Koronavirüs  | Hindistan Koronavirüs | İngiltere Koronavirüs | Almanya Koronavirüs | Fransa Koronavirüs | İtalya KoronavirüsKoronavirüs AşısıKoronavirüs TedbirleriSokağa Çıkma KısıtlamasıSağlık Bakanı AşıBrezilya KoronavirüsBioNTechSputnik-VYerli Aşıİran KoronavirüsABD KoronavirüsKoronavirüsü YenenJaponya KoronavirüsEsnaf Koronavirüs Haberleri